SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1812

Karar No

2024/1769

Karar Tarihi

25 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1812

KARAR NO: 2024/1769

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/07/2024 ARA KARAR

NUMARASI: 2024/555Esas

DAVANIN KONUSU: Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ: 25/09/2024

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/555 Esas sayılı 18/07/2024 tarihli ara karara karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili 15/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkillerinin alacaklısı olduğu Sivas İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası borcundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile Sivas İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya alacağına ilişkin 738.592,58 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve müvekkilleri yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır taşınmaz mallarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; Davacının sunduğu takip talebi, mahkeme kararı, ticaret sicili kayıtları, arabuluculuk tutanağı ve diğer deliller davacının haklılığını yaklaşık da olsa ispata elverişli olmayıp, davacının haklılığı ancak yargılama sırasında toplanacak deliller, alınacak bilirkişi raporu ile ortaya çıkacaktır. Bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1-Davacı ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.

Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Davalı ... Ltd. Şti. Sivas İcra Müdürlüğü... dosyası kapsamında müvekkile borçlu olduğunu, davalının müvekkile borçlarını ödememesi, şirkete yönelik yapılan tebligatların ulaşmaması, şirketin gösterilen adresinin kullanılmaması sonucu icra takibi başlatıldığını, ... Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti. yetkilileri ... ve ... arasında evlilik birliği bulunduğunu, ... şirketi'nin kurucusu müşterek çocukları ... olduğunu, şirketler arasındaki organik bağ bu şekilde kolayca tespit edildiğini, ...'nin mal kaçırma şüphesi olduğunu, ... Ltd. Şti. ' ye ait belirtilen adresin kullanılmamasından dolayı, borçlu şirketin mallarını yeni kurdukları paravan şirket ... Ltd. Şti.' ye aktarıldığı ve devredildiği düşünüldüğünden... Ltd. Şti.' ye ait adrese hacze gidildiğiin, haciz için gidilen adresin aralarında evlilik bağı olan ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi ... ve...Ltd. Şti.'nin yetkilisi ...' un ikamet adresi olduğu görüldüğünü, ... şirketinin davalının borçlularından mal kaçırma amacıyla kurduğu paravan bir şirket olduğunu, ... LTD. ŞTİ., 27.12.1996 Tarihinde ... tarafından kurulduğunu, ... LTD. ŞTİ. İse 05.05.2020 tarihinde ... eşi ...üzerine kurulduğunu, bu şirketin adresi olarak ... çiftinin ikamet adresi gösterildiğini, önce kurulan şirketin borca batık hale gelmesinden sonra yeni şirketin kurulması, yeni kurulan paravan şirketin müdürünün önce kurulan şirket müdürünün eşi olması, şirketin adresinin çiftin ikamet adresi olması, şirketlerin faaliyet konularının aynı ve büyük ölçüde benzer olması hususları yeni kurulan şirketin muvazaalı olarak kurulduğunu, mal kaçırma amacı taşıdığını, borçlardan kurtulma amacıyla tüzel kişiliğin arkasına sığınıldığını gösterir mahiyette olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması noktasında şirketler arasındaki organik bağın tespiti de büyük önem taşıdığını, paravan şirketin kurucusunun, borçlu şirketin müdürünün eşi olduğunu, bu durumun yargıtay örnek ilamlarında da görüldüğü üzere tüzel kişiliğin kurucuları arasındaki bağ, kurulan diğer şirketin iyi niyetli olmadığını, işlemin muvazaalı yapıldığını, batıl olduğunu gösterir mahiyette olduğunu, aynı kişilerin tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanarak alacaklıları zarara sokmak amacıyla aynı iş kolunda faaliyet gösteren birden fazla şirket kurmaları durumunda perdenin kaldırılması gerektiği konusunda tereddüt olmaması gerektiğini , yeni kurulan şirketin kurucusu, borçlu şirketin kurucusunun eşi olduğunu, kurulan yeni şirket, borç ödemekten aciz hale gelen şirketten sonra kurulduğunu, şirketler arasında organik bağ olduğunu gösteren önemli deliller mevcut olduğunu, yeni kurulan şirket, borca batık şirketle aynı şehirde kurulduğunu, yeni şirketin adresi borca batık şirketin kurucusunun ikamet adresi olduğunu, yeni şirket ile borca batık şirketin faaliyet konuları büyük ölçüde aynı olduğunu, iki şirketin ortakları arasında evlilik bağı mevcut olduğunu, tüm bu durumlar organik bağın mevcut olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, Yargıtay tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yoluna gidebilmek için bazı kıstaslar belirlediğini, bu kıstaslardan bazıları şunlar olduğunu, yeni kurulan şirket ile eskisinin faaliyet alanları aynı olmalı, ortaklık yapısında ayniyet veya büyük ölçüde benzerlik bulunmalı, hukuken veya fiilen her iki şirket de aynı kişi yahut kişilerce yönetilmeli, yeni şirket alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kötüniyetli olarak kurulmuş olması gerektiğini, davalı şirketlere bakıldığında faaliyet alanlarının büyük ölçüde aynı olduğu, şirketlerin yönetiminde bulunan kişilerin yakın akraba olduğu, yeni şirketin mal kaçırma amacını gösterir mahiyette sonradan kurulduğu görüldüğünü, bu durumların tüzel kişilik perdesinin aralanmasını zorunlu kıldığını, davalı şirketlerin yöneticileri arasında evlilik birliği mevcut olduğunu, şirketler ile ortakları arasında artık ayrı bir varlık kalmayacak biçimde menfaat birliği, ekonomik bütünlük söz konusu olduğunu, müvekkil açısından, davalıların ayrı tüzel kişiliklerinin olduğundan bahisle şirket ve kurucuların birbirlerinin borçlarından ayrılık ilkesi gereği sorumlu olmadığına ilişkin yorum yapılması somut olay bakımından hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını, tüzel kişiliğin ardına kötüniyetli olarak gizlenmek TMK m.2'ye aykırılık arz edeceğini, bu durumun hukuk düzenince korunması gerektiğini, dolayısıyla tüzel kişilik perdesi aralanmalı ve tüzel kişilikleri oluşturan ortak ve üyelerin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, şirketler arasında faaliyet alanlarının büyük ölçüde benzerliği, her iki şirket ortaklarından ... ve ...' un evli olmaları şirketler arasındaki fiili bağlantıyı gösterir nitelikte olduğunu, ayrıca somut olayın aydınlatılması bakımından şirketler arasındaki hukuki ilişkinin varlığının tespiti de önem taşıdığını, bu hususa ilişkin gerekli araştırmalar mahkemece yapılmalı ilgili yerlere müzekkereler yazılması gerektiğini, davalı şirketlerin işbu dava ikame edildikten sonra mal kaçırmaları ve müvekkillerin dava sonucunda hüküm altına alınacak alacaklarının bir kez daha akim kalması kuvvetle muhtemel olup dava konusu somut olayda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin bütün şartları oluştuğunu, bu nedenle, Sayın Mahkemeden müvekkiller yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/555 Esas 18/07/2024 ara karar tarihli İhtiyati Tedbir Kararının reddine yönelik kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması ve talebin yönünde karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :

Derdest dava, "....Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce müvekkiller lehine re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; müvekkiller yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirketler arasındaki muvazaalı devirlerin tespiti ile tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak tüm davalıların müvekkilin alacağından sorumlu tutulmasına, müvekkilin alacaklısı olduğu Sivas İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası borcundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla Sivas Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyaya ilişkin şimdilik 738.592,58 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi..." taleplerine ilişkindir.

Davacı vekilinin dava dilekçesi ile istediği ihtiyati tedbir hakkında mahkemece 18/07/2024 tarihli gerekçeli ara kararI ile HMK 389 ve 390 maddesi gereğince yaklaşık ispata yeterli koşulları bulunmadığından bahisle reddine karar verİLmiş , davacı vekili bu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda mahkemece yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Derdest eldeki davada dava konusu bir miktar para alacağı yönünden , ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenen sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389 vd. Maddesi gereğince aranan gerekli ve ayrıca yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunmadığı , davanın bir miktar para alacağı talebine ilişkin olması nedeniyle , üzerine ihtiyati tedbir konulması istenen davalıların taşınır, taşınmaz malları ile banka hesaplarının bizzat kendilerinin, ayınlarının yani mülkiyetlerinin işbu davanın ve uyuşmazlığın doğrudan konusu olmadıkları , HMK 389.maddesine göre yaklaşık ispata dair yeterli koşulları varsa ancak doğrudan dava ve uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararının verilebileceği , bu nedenlerle davacı vekilinin istediği ihtiyati tedbirin yasaca aranan gerekli koşulları bulunmadığından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan istinaf edilen ara kararda usul , yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı ,ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/555 Esas sayılı, 18/07/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenTespitkonusutaraflarınesastanözetisavunmalarınınistinafreddinederecesebeplerikararınınreddine"kesinilerikayseriiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim