Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1863
2024/1766
25 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1863
KARAR NO: 2024/1766
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/07/2024 ARA KARAR
NUMARASI: 2024/573 Esas
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 25/09/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/573 Esas sayılı 19/07/2024 tarihli ara kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili 18/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Davalılar ...ve ...'nun, müvekkile devrettikleri ancak resmi olarak pay defterinde devre yanaşmadıkları şirket payları, nama yazılı olduğundan davalıların kötü niyetle hareket ettikleri gözetildiğinde müvekkile devretmeleri gereken ve müvekkilin hak sahibi olduğu ... A.Ş'deki paylarının, üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar payları üzerine ayrı ayrı teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ekinde bulunan 26/02/2024 tarihli protokol aslında davalılar ... ve ...'nun imzasının bulunmadığı ve dava dilekçesinin ekinde davacının iddiaları yönünden ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil sunulmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş "1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, " şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Davalılar ... ve ... aleyhine yerel mahkeme nezdinde, ...A.Ş'deki şirket ortaklığının fiilen sona erdirilmiş olması nedeniyle 26.02.2024 tarihli protokol hükümleri doğrultusunda ... A.Ş’de davalılar ... ve ...’na ait olan şirket paylarının davalılar tarafından müvekkilimiz ...’na devrettiklerinin tespiti ile davalı ...ve ...’NA ait olan tüm şirket paylarının ... A.Ş’ye ait pay defterinde müvekkil adına kayıt ve tesciline karar verilmesi talebi ile dava açıldığını, açılan bu davada "Davalılar ...ve ...'nun, müvekkile fiilen devrettikleri ancak resmi olarak pay defterinde devre yanaşmadıkları şirket payları, nama yazılı olduğundan davalıların kötü niyetle hareket ettikleri de gözetilmek suretiyle müvekkile devretmeleri gereken ve müvekkilin hak sahibi olduğu ...A.Ş'deki paylarının, üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar payları üzerine ayrı ayrı teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi tarafımızca talep edildiğini, sadece prokolde imzanın olmamasına dayanan bu gerekçenin isabetli olmadığını, zira dava dilekçesinin eki protokolden ibaret olmayıp mahkemeye pek çok delil sunulduğunu, ihtiyati tedbir bakımından haklılık durumu tartılırken sadece protokol değil, delillerin tamamının nazara alınması gerektiğini, bu itibarla, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararının reddine karar verilmesi açıkça hukuki dayanaktan yoksun olup talebimiz doğrultusunda dava sonuçlanıncaya kadar davalılara ait şirket paylarının üçüncü kişilere devrinin engellenmesi adına teminat karşılığında tedbir kararı verilmesi gerektiğini , davalı ... ve diğer ortaklar... A.Ş'den ayrıldıklarını ve ... A.Ş'nin tamamen müvekkilim ...'na ait olduğunu kabul ettiğini, hatta ... ticaret sicil kayıtlarında resmi olarak şirket ortağı olmamasına rağmen gayri resmi bu ortağın da payı bu belgede davalı ... ve diğer tüm ortaklar tarafından kabul edildiğini, yerel mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararda gerekçe olarak sadece 26.02.2024 tarihli protokolde davalıların imzalarının bulunmaması gösterilmişse de davalıların imzaları bulunmayan bu protokoldeki birbirinden farklı yükümlülüklerini protokol tarihinden öncesinde ve sonrasında yerine getirdikleri sunulan başkaca delillerle ispatlandığını, dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan davalı ...ile ...'nun ve dava dışı ortak...'ın 31.12.2023 tarihi itibariyle ... A.Ş'den ayrılması karşılığında bu şirketteki paylarına karşılık olmak üzere müvekkil tarafından davalıya ve dava dışı ortak ...'a ödenen bedellere ilişkin tüm ödeme dekontları ve taşınır-taşınmaz devir işlemleri ile davalı ...'na şirket bölünmesi neticesi kalan ...A.Ş'ye ilişkin belgeler ve ticaret sicil kayıtları da mahkeme tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bu yönüyle de ihtiyati tedbirin reddine karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu,...A.Ş dava dilekçesinde belirtildiği üzere bir aile şirketi olup, şirketin daha etkin ve sağlıklı yönetilebilmesi için müvekkil ..., davalı ... ve dava dışı ..., ...A.Ş’deki mevcut ortaklıklarını sona erdirme kararı aldığını, tarafların buna göre inşaat demiri satışı ile ilgili olan işletmenin ...’nda kalmasını, ...’ın emekliye ayrılarak şirketteki paylarının karşılığını almasını ve hasır demir imalatı ile ilgili olan OSB deki işletmenin ise müvekkil ...’nda kalmasını kararlaştırdığını, buna göre ortaklar Eylül-2023 tarihi itibariyle ayrılma sürecine ilişkin görüşmelere başladığını ve şirketten ayrılacak ortakların fiili paylarının tespiti ile pay bedellerinin nasıl ödeneceği konusunda şirketin hukuk müşavirleri, yeminli mali müşavirleri ve serbest muhasebeci-mali müşavirleri nezaretinde görüşmelerin gerçekleştirdiğini, ... A.Ş’nin tüm ortakları şirketin yeminli mali müşaviri olan ...’na başvurarak mali olarak da yük getirmeyecek bir formülle ... A.Ş’deki ortaklıklarını bitirmek istediklerini dile getirdiğini, bunun üzerine ... A.Ş’nin kısmi bölünmesi suretiyle ... A.Ş’nin kurulması kararlaştırıldığını ve kurulacak bu yeni şirketin tüm paylarının davalı ...’na diğer pay sahipleri tarafından devredilmesine ve ...’ ın da şirketteki payının karşılığının bir kısmının nakit ödeme ile menkul ve gayrimenkul devri yoluyla ödenmesine karar verdiğini, bunun neticesinde de..., ...ve diğer davalı oğlu ...’nun ...A.Ş ile herhangi bir ortaklığı ve bağlarının kalmamasına ve bu şirketteki paylarının tamamının da müvekkil ...’na devrine karar kılındığını, yerel mahkemeye sunulan şirket bölünme raporu, ticaret sicil gazetesi ve ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından açıkça görüldüğü üzere 11.12.2023 tarihinde şirket bölünmesi suretiyle ... A.Ş kurulduğunu, yine yerel mahkemeye sunduğu banka dekontlarından görüldüğü üzere 15.12.2023-25.12.2023 tarihleri arasında toplam 50.000.000,00 TL nakdi sermaye ...A.Ş tarafından, ... A.Ş’nin banka hesaplarına gönderildiğini, keza bölünme raporunda açıkça görüldüğü üzere ...A.Ş’ye ait 20 adet araç davalı ...’nun tek başına sahip olması kararlaştırılan şirketine devredildiğini, ...A.Ş. kısmi bölünme suretiyle meydana geldiği için... A.Ş’nin tüm ortakları yeni kurulan bu şirkette de aynen resmi payları oranında ortak olarak görünmüş ancak taraflar arasındaki anlaşma gereği ...ve ...’nun (...oğlu) ... A.Ş’den fiilen ayrılmaları ve bu şirkette ortaklıklarının kalmamasının kararlaştırılması nedeniyle ...A.Ş’nin 22.01.2024 Tarih, 2024-02 Tarihli Yönetim Kurulu kararı uyarınca müvekkil ..., dava dışı ..., ...(... oğlu), ... (... oğlu) bu şirketteki tüm paylarını bedelsiz olarak ...’na devrettiğini ve ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde açıkça yayınlandığı üzere ... A.Ş’nin tek ortağı ve sahibi davalı ... olduğunu, ... A.Ş’nin diğer ortağı ..., yaşının ilerlemiş olmasında da bahisle gerek ... A.Ş’de gerekse bölünme suretiyle kurulan ... A.Ş’de bulunmak istemediğini ve ...A.Ş’den ayrılması nedeniyle bu şirketteki ortaklık payının müvekkil ...’na devri karşılığında pay bedelinin ödenmesini talep ettiğini , ilgili anlaşma ve protokol gereği pay bedelleri kendisine eksiksiz ödenerek mahkemeye sunduğu ...A.Ş'ye ait pay defteri kayıtları ve pay devir sözleşmesinden açıkça görüleceği üzere bu şirketteki payını devrettiğini, davalılar ve... A.Ş’nin ortaklarının tamamı 31.12.2023 tarihi itibariyle bu şirketteki ortaklıklarını sonlandıracaklarını kararlaştırdığını ve karşılıklı iradelerine uyan tüm beyanları ile ortaya çıkan fiili durumun tespiti için anlaştıkları tüm hususları bir protokol ile yazılı hale getirdiğini, ilgili protokol davalılar da dahil tüm ortakların gerçek iradelerine uygun olarak hazırlandığını, ilgili protokolün tüm hükümlerini davalılar ...ve ...gerek protokolün tanzim tarihinden önce gerekse tanzim edildiği tarihten sonra (pay devri hariç) diğer tüm hükümleri harfiyen yerine getirmelerine ve müvekkil tarafından da kendileri lehine olan işlemler yerine getirilmesine rağmen farklı bahanelerle ve tamamen kötüniyetli olarak imzalamadığını, müvekkil ..., davalı ...’nun ağabeyi olması ve uzunca yıllar ortaklığının olması nedeniyle tamamen güvene dayalı olarak pay devrinin karşılığı olan önemli tutarlarda nakit ödemeler yaptığını, taşınmaz devri ile araç ve menkul devirlerini gerçekleştirdiğini , davalılar ... ve ..., pay devirleri karşılığı olarak kendilerine ödemeler yapıldığı ve taşınmaz ve araç devirleri yapıldığı süreçte müvekkilin iyi niyetinden ve güveninden faydalanarak hiçbir olumsuz tavır takınmadığını, lakin ödemelerin ve devirlerin tamamlanmasını ve kendilerine devredilmesi gereken ... A.Ş deki payların da alınmasını müteakip müvekkil ...’na, ... A.Ş’deki paylarını devretmeyeceklerini ve şirketin tüm işlerini sekteye uğratacaklarını bildirdiğini, oysa tarafların ortaklıklarının son bulduğu ve fiilen ayrıldıkları hususu gerek tarafların tüm akraba ve arkadaş çevresi ile ticari ilişkide bulunan bilumum ticari çevre tarafından da bilindiğini, kaldı ki, her iki davalı da ilgili protokol hükümlerine (pay devri hariç) harfiyen uyarak fiili davranışları ile ... A.Ş ile herhangi bir bağlarının kalmadıklarını ikrar ettiğini, davalıların ... A.Ş’deki paylarına karşılık gelen bedellerini ilgili protokol hükümlerine göre tahsil etmelerine ve bu paylar üzerinde herhangi bir hakları kalmamasına rağmen asıl hak sahibi olan müvekkil tarafından defalarca paylarını devretmeleri yönünde davalılara talepte bulunulduğunu ise de davalılar kötü niyetli bir şekilde devre yanaşmadıkları gibi bu payları müvekkile devretmemek adına haksız tutumlar içinde bulunmaya başladığını, anılan protokol ve davalıların ve dava dışı tüm ortakların ... A.Ş’den ayrılmaları neticesinde pay bedellerinin ödenmesi ve tüm sorumluluklarının belirlenmesinde bu gerçek ve fiili pay oranları esas alındığını ve bu fiili durum neticesinde ilgili protokol hükümleri yerine getirildiğini, davalı ... (...oğlu), her ne kadar ticaret sicil kayıtlarında ortak olarak görünse de onun olduğu payın babası-diğer davalı ...’na ait olduğu ve şirketten ayrılmaları neticesinde ...’na ödenen pay bedellerinin içinde onun pay bedelinin de bulunduğu taraflarca kabul edildiğini, ekte mahkemenize sunulan 26.02.2024 tarihli pay devir sözleşmesi ve ... Ortaklık Pay defterinden sabit olduğu üzere, ...A.Ş’nin ayrılan ortağı ...’a payını devir karşılığı protokolde belirlenen yükümlülükler yerine getirilerek ... hesabına ödendiğini, bunun neticesinde de müvekkilin ...’nun talebi doğrultusunda ......A.Ş’deki payının tamamını müvekkilin oğlu...’na devrettiğini, müvekkil tarafından davalı ... ve dava dışı...'a şirketten ayrılmaları neticesinde gerçek kabul edilen paylarına karşılık yapılan tüm bu taşınır ve taşınmaz devirleri ile dava dosyasına sunulan ödeme belgelerinden sabit olduğu üzere ortaklıktan ayrılmaları nedeniyle yapıldığını, zira müvekkil ve davalılar ile dava dışı ortak ...arasında gerçekleşen tüm bu devir ve ödemeler, ortaklıktan fiilen ayrılma olmasaydı zaten yapılmayacağını, bu fiili durumlar ve ödeme belgeleri ile devir işlemlerini gösteri tüm belgeler, yerel mahkemece hiçbir şekilde değerlendirilmediğini ve tedbir talebi bu devir ve ödeme belgeleri değerlendirilmeden haksız olarak reddedildiğini, protokoldeki ilgili düzenleme ve kabul gereği 9 adet araç ile şirketin diğer ayrılan ortağı ...’ın oğlu ... adına tapuda kayıtlı bir adet taşınmazın ileride uygun piyasa koşulları oluştuğunda satılarak paraya çevrilmesi ve elde edilecek bedelin ortaklar arasında şirketteki gerçek ve fiili pay durumuna göre paylaşılması kararlaştırıldığını, yine ilgili bölümün son kısmında şirketin iki farklı firmadan olan alacaklarının ileride tahsil edilmesi halinde bedelin ortaklar arasında şirketteki gerçek ve fiili pay durumuna göre paylaşılması kararlaştırıldığını, ayrıca davalı ...’nun dünürüne ait olan ... A.Ş ile birlikte Ziraat Bankası’ndan satın alınan fakat henüz taksitli borcu olduğu için tapudan devri gerçekleştirilemeyen ...ili, ... İlçesi, ... Ada, ...Parsel numarası ile tapuya kayıtlı taşınmazın 1/2 oranında hissesi ... A.Ş adına tapuda tescil edilebileceği için bu taşınmazda da davalılar ve dava dışı ...’ın şirketteki fiili ortaklıklarının sona ermesi nedeniyle ... A.Ş adına tapuda devredilse dahi bu taşınmazın aslen gerçek pay durumlarına göre ..., ... ve ... ve ...’ın hak sahibi olacakları kararlaştırıldığını, protokol gereği 31.12.2023 tarihinden sonra Ziraat Bankasına ödenmesi gereken taşınmazın taksit ödemelerinin, şirketten ayrılan ortaklar tarafından protokolde belirlenen gerçek pay oranları tutarında ödenmesi kararlaştırıldığını, Ziraat Bankası’na ...A.Ş tarafından aylık 1.181.365 TL, taksitler halinde ödendiğini, 31.12.2023 tarihine kadar bu taksitler şirket tarafından ödenmekteyken 31.12.2023 tarihinden sonraki ödemeler için davalı ... ve dava dışı ... tarafından gerçek ve fiili pay oranlarına göre şirket banka hesabına ödemeler yapıldığını, davalı ...’nun ayrılma sürecinde şirketteki gerçek pay oranı % 38,6943 olarak kabul edilmiş olup tam da bu orana tekabül eden 457.120,91 TL Aylık taksit tutarı ekte sunduğu banka dekontlarından görüleceği üzere açıklama kısmına da “Terminal arsa taksiti” yazılmak suretiyle davalı tarafından ... A.Ş hesabına gönderildiğini, sadece bu husus dahi tek başına her ne kadar davalıların 26.02.2024 tarihli protokolde imzaları olmasa da prtokolün tüm hükümlerinin davalıların kabulünde olduğunu ve şirketten fiilen ayrıldıklarını ve paylarının hak sahibinin müvekkil...'nun olduğunu gösterdiğini, davalı ... ve dava dışı ortak ... tarafından 31.12.2023 tarihinden sonra protokolde belirlenen ve "Terminal Arsa Ödemeleri" açıklamasıyla protokolde belirlenen gerçek pay oranlarına düşen miktarlardaki ödemeleri banka kanalıyla müvekkile kaldığı kararlaştırılan... A.Ş banka hesabına her ay düzenli bir şekilde gönderilmesi de yine yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, bu nedenle de tedbir kararının reddine karar verilmiş olaması açık bir hukuka aykırılık olduğunu, müvekkile kalacağı yukarıda belirtilen ve davalı dahil diğer tüm ortakların imzasını taşıyan belge ile sabit olduğu üzere... A.Ş’NİN 31.12.2023 tarihine kadarki dönemle ilgili vergi daireleri ve sgk tarafından tahakkuk ettirilecek borçlarının tüm ortakların gerçek ve fiili payları oranında sorumlu olacakları ve bu bedelleri ayrılan ortakların ...A.Ş hesabına ödeyeceği kararlaştırıldığını, hal böyleyken davalı ..., ...A.Ş’nin 31.12.2023 tarihine kadarki dönemle ilgili 2023 yılı kurumlar vergisi borcu olan ve ...Vergi Dairesi’nin ...Numaralı Tahakkuk Fişi ile sabit olduğu üzere TOPLAM 36.572.486,75 TL kurumlar vergi borcundan dolayı protokolde kabul edilen gerçek ve fiili pay oranı olan % 38,6943 payına isabet eden 14.151.467,74 TL’lik kısmı ... A.Ş hesabına 06.05.2024 tarihinde 4.103.677,52 TL ve 07.05.2024 tarihinde 10.047.790,22 TL olmak üzere ödediğini, yine dava dışı ortak ... da gerçek kabul edilen %13,6627 hissesine tekabül eden ve şirketin kurumlar vergi borcuna istinaden payına isabet eden 4.996.631,19 TL’yi şirket hesabına 06.05.2024 tarihinde ödediğini, davalı ..., bizzat kendi iradesini yansıtan ve fiilen tüm içerik ve sorumluluklarını kabul ettiği protokol hükümleri gereği şirketten (...AŞ’den) fiilen ayrılmasına ve bu ayrılık nedeniyle şirketteki payına karşılık olarak çok yüksek bedellerde taşınmaz, menkul, para vb. tüm ödemeleri müvekkilden tahsil etmesine ve hatta anlaşma gereği bölünme suretiyle oluşan ... A.Ş’ye tek başına sahip olmasına rağmen ilgili protokol gereği % 38,6943 gerçek hissesine tekabül eden 14.151.467,74 TL kurumlar vergisi bedelini şirket hesabına ödedikten sonra bu sefer tamamen kötü niyetli bir şekilde ve sehven ödediği iddiası ile bu bedeli Kayseri 4.Noterliği’nin... Tarih,...Yevmiye No’lu ihtarnamesi ile talep ettiğini, davalı ...'na ait olan ve bölünme suretiyle kurulan ... A.Ş, “... Bulvarı ...Sok. No:... Kayseri” adresinde faaliyet göstermekle birlikte bu adresteki işyeri, ... A.Ş tarafından daha önce TCDD’den kiralandığından ve kira sözleşmesinin ...A.Ş adına devam etmesi davalılar tarafından talep edildiğinden, 26.02.2024 Tarihli protokolde; Tcdd’den kiralanan bu yerin kira bedellerinin davalı ...'NA ait ... A.Ş tarafından müvekkile bırakılan ... A.ş’ye her ay gönderilmesi kararlaştırıldığını, davalıların yükümlülüklerine harfiyen uyduğunu ve 31.12.2023 tarihinden bu yana her ay aslen davalı ...'nun şirketinin (... A.Ş) fiili kullanımında olan ancak 31.12.2023 tarihinden önceki kira sözleşmesine dayanılarak müvekkile ait ... A.Ş’den TCDD’ye ödenen KDV dahil aylık kira bedeli miktarı olan 63.450,97 TL, 26.02.2024 tarihli protokol hükmü gereği her ay davalıya ait şirket tarafından müvekkile ait şirkete gönderildiğini, davalıya ait olacağı kararlaştırılan ve fiilen tek ortak olarak davalıya ait olan ve bölünme suretiyle kurulan ...A.Ş'den müvekkile kalacağı kararlaştırılan ... A.Ş banka hesabına her ay düzenli gönderilen bu kira ödemelerine ilişkin BANKA DEKONTLARI VE FATURALAR DA yerel mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen tedbir talebinde hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, zira fiilen ayrılma durumu olmasa bu işlemlerin yapılması da hayatın olağan akışına aykırı olacağından bu hususların ve delillerin hiçbiri yine yerel mahkemece değerlendirilmediğini ve tedbir talebinin eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı olarak reddedildiğini, tarafların iradeleri doğrultusunda düzenlenen ve kabul edilen 26.02.2024 tarihli protokol, TBK gereği herhangi bir şekil şartına bağlı olmayıp her ne kadar sadece davalıların imzaları bulunmasa dahi bu protokol hükümlerine davalıların ve dava dışı ortak ...’ın da harfiyen riayet ettikleri gözetildiğinde protokolün kendileri bakımından geçersiz olacağının ileri sürülmesi dürüstlük kuralına açıkça aykırı olacağını, bu nedenlerle yerel mahkeme tarafından yukarıda belirtilen ve dava dilekçesinin ekinde sunulan hiçbir delil ve fiili durum değerlendirilmeden sadece protokolde davalıların imzası olmadığından bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi açık bir hukuka ve fiili duruma aykırılık teşkil ettiğini, nedenleri açıklanan ve dava dosyasında bulunan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/573 Esas sayılı dosyasında 19.07.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf itirazların kabulü ile Davalılar ...ve...’nun, müvekkile fiilen devrettikleri ancak resmi olarak pay defterinde devre yanaşmadıkları şirket payları, nama yazılı olduğundan davalıların kötü niyetle hareket ettikleri de gözetilerek müvekkile devretmeleri gereken ve müvekkilin hak sahibi olduğu ... A.Ş’deki tüm resmi paylarının, üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar payları üzerine ayrı ayrı teminat karşılığında ve ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Derdest dava, "...Taraflar arasında şirket ortaklığının fiilen sona erdirilmiş olması nedeniyle 26.02.2024 tarihli protokol hükümleri doğrultusunda ... A.Ş'de davalılar ... ve ...'na ait olan şirket paylarının davalılar tarafından müvekkilimiz ...”na devrettiklerinin tespiti ile davalı ... ve ...”'NA ait olan tüm şirket paylarının ... A.Ş'ye ait pay defterinde müvekkil adına kayıt ve tesciline karar verilmesi talebi ve davalılar ...ve ...'nun, müvekkile devrettikleri ancak resmi olarak pay defterinde devre yanaşmadıkları şirket payları, nama yazılı olduğundan davalıların kötü niyetle hareket ettikleri gözetildiğinde müvekkile devretmeleri gereken ve müvekkilin hak sahibi olduğu ...A.Ş'deki paylarının, üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar payları üzerine ayrı ayrı teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ve ivedilikle tensiple ihtiyati tedbir kararı verilmesini, esasa ilişkin talebimizin kabulü ile ...A.Ş'de kayden davalılar ... ve ...'na ait görünen şirket paylarının tamamının müvekkil .../”'na devrettiklerinin tespiti ile davalı ... ve ...'na ait tüm şirket paylarının ... A.Ş” ye ait pay defterinde müvekkil adına kayıt ve tesciline karar verilmesi..." talebine ilişkindir.
Davacı taraf dava konusu davalıların davalı şirketteki hisselerinin 3.kişilere devrini engellemek amacıyla üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Mahkeme, 19/07/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile yaklaşık ispata yeterli koşulları bulunmadığından bahisle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş, davacı vekili bu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilen ara kararının içeriği ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest davanın doğrudan dava/uyuşmazlık konusu edilen ve davalı şirketteki diğer davalıların paylarının davacıya devir edildiğinin tespiti ile davalı şirketin pay defterine davacı adına kayıt ve tesciline ilişkin olması nedeniyle , üzerine ihtiyati tedbir konulması istenen davalıların şirketteki paylarının bizzat kendilerinin işbu davanın / uyuşmazlığın doğrudan konusu olmaları , HMK 389. maddesine göre "MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." şeklinde hüküm altına alınmış olup,yaklaşık ispata dair yeterli koşulları varsa doğrudan dava/uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararının verilebileceği,HMK 392/1 maddesine göre de: MADDE 392- (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez..." şeklinde düzenlenmiş olması ve bu aşamadaki incelenen mevcut derdest dava dosyası kapsamına,sunulan belgelere göre de davacının sözkonusu mahiyetteki ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389. Maddesi uyarınca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunması, zira burada yasaca aranan kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olması nedeniyle , HMK 389, 392/1 ve 87. Maddelerine göre dairemizce takdiren tayin edilen ve dava değeri olan 1.600.000TL'nin %25i oranındaki nakdi teminat yada aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, istinaf edilen ara kararı ile yanılgılı olarak davacının söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile istinaf edilen ara kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/573 Esas sayılı, 19/07/2024 tarihli ara kararına karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
HMK353/1-b-2 maddesi gereğince işbu 19/07/2024 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine , buna göre ;
"1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, HMK 389, 392/1 ve 87.maddeleri gereğince, dava konusu olan, davalılardan ...ve ...'nun diğer davalı ...ANONİM ŞİRKETİ'deki paylarının 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ve dava değeri olan 1.600.000TL'nin %25i kadar nakdi teminat yada aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında olmak üzere, üzerlerine ihtiyati tedbir konulmasına,
-
Teminatın yasal süresi içerisinde mahkemeye (ilk derece mahkemesine) sunulması/depo edilmesi halinde işbu tedbir kararından bir suretin mahkemece (ilk derece mahkemesince) davalı şirketin kayıtlı olduğu Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine , "
-
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine ,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
-
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
-
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15