Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1624
2024/1752
19 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1624
KARAR NO: 2024/1752
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2024
ESAS NO: 2023/432
KARAR NO: 2024/388
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 20/09/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2024 tarih ve 2023/432 Esas - 2024/388 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;: Davacı Banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere davacı Bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senedin, ...kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedilmiş olduğunu, dava konusu çekin; Keşidecisi..., lehdarı ...olan, son yetkili hamil ...Limited Şirketi olan ve davacı Bankaya tahsile verilen 06.01.2023 tanzim tarihli 45.000,00 TL bedelli düzenleme yeri Niğde olan söz konusu çekin taşınması işini gerçekleştiren ...kargo tarafından taşıma işi esnasında kaybedilmiş ve akabinde davacı Bankaca 06.01.2023 tarihli tutanak tutulmuş olduğunu, 02.01.2023 tarihinde mezkur çekin Banka nezdinde iken taşıma esnasında kaybolduğuna ve bütün aramalara rağmen bulunamadığına dair 06.01.2023 tarihli tutanak örneğinin dosyaya sunulduğunu, çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023 /28 Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açıldığını, çekin irade dışı elden çıkması nedeniyle kötü niyetli kişilerin çek bedelini tahsil etmelerinin önüne geçmek amacıyla da ödemeden men kararı alınmış olduğunu, çekin irade dışı elden çıkması nedeniyle kötü niyetli kişilerin çek bedelini tahsil etmelerinin önüne geçmek amacıyla da ödemeden men kararı alınmış olduğunu, ilgili çek ödeme yasağı kararından önce davalı tarafından ibraz edilmiş ve çek bedeli davalı tarafından tahsil edilmiş olduğunu, çek tutarı davacı banka tarafından son yetkili hamil... Limited Şirketi'ne ödenmiş, çeke ilişkin tüm hak ve alacaklar hamilden temlik alınmış olduğunu, ödeme dekontu ve temlik sözleşmesi ekte olduğunu, mezkur çekin de aralarında bulunduğu çek ve senetlerin ... kargo tarafından taşındığı esnada çalınmış olmaları sebebiyle yapmış oldukları suç duyurusu tahtında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1478 Soruşturma no'su ile soruşturma başlatıldığını, mezkur soruşturma kapsamında söz konusu çeklerin ibrazı halinde çekleri ibraz eden şüpheli şahıslar ile ilgili kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması ve çek asıllarının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yönünde karar verilmiş olduğunu, davaya konu çekin davalı ... Tarafından Halkbank'tan karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu çek bankasının beyanı ile tespit edilmiş olup, mezkur çeki haksız bir şekilde elinde bulunduran davalıya karşı huzurdaki davayı dermeyan etme gereği hasıl olmuş olduğunu, iş bu çeklerin tamamı farklı şehirlerden keşide edilmiş, davacı Bankanın farklı şehirlerindeki müşterileri tarafından Bankaya tahsil için verilmiş, kargo taşıması sırasında çalınmış olduğunu, hayatın olağan akışında herhangi bir ticari ilişkisi olmayan farklı keşidecilerin çeklerinin ilgisiz bir firma tarafından yasal bir şekilde elinde bulundurup ibraz edebilmesi mümkün olmadığını, dava konusu çek haricinde listesi bulunan ve davalı tarafından ibraz edilen çekler Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1478 Soruşturma no'su ile başlatılan soruşturmaya konu olan, çeklerin ibrazı halinde çekleri ibraz eden şüpheli şahıslar ile ilgili kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması ve çek asıllarının Cumhuriyet Bassavcılıgına gönderilmesi yönünde karar verilen çekler olduğunu, davacı Bankanın uhdesindeyken ve ... kargo firması tarafından kaybedilen mezkur çekin iyiniyetli olmayan kişilerce ele geçirildiği aşikar olduğunu, keza, mezkur çekin davacı Banka müşterileri tarafından davacı Banka'ya teslim edildiği tarihteki ön ve arka yüz görüntüleri ile tevdi bordrosu ekte (Ek-6) olup, görüleceği üzere söz konusu kambiyo senetlerinin... kargo firması tarafından kaybedilmesinden önceki yetkili hamilin davalı değil, davacı Banka müşterisi olduğunu, davacı Banka'nın müşterisinden sonraki cirantalar, çekin ... kargo firması tarafından kaybedilmesini müteakiben kötüniyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro etmiş olduklarını, bu anlamda davacı Banka müşterisinin tahsil maksadıyla davacı Banka lehine yapmış olduğu cirodan sonraki tüm cirolar haksız ve hukuka aykırı olup, ciro zinciri kopmuş olduğunu, kopuk bir ciro silsilesine haiz olan senetleri halihazırda elinde bulundurmakta olan davalının mezkur çekin yetkili hamili olduğundan bahsedilemeyeceğini, dilekçede ekte belgesini sundukları haber incelendiğinde, davalının; çalıntı olan, soruşturmaya ve davaya konu çeki kötüniyetli olarak elde ederek bankaya ibraz etmiş olabileceği ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalının davaya konu çeki yukarıda belirttikleri operasyona konu suç çetesi nezdinde ele geçirmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı Banka’ya müşterilerce tahsile verilmiş ve ... kargoda taşıma esnasında kaybolan birçok çeki tahsile koyan ... isimli şahıs olup, bu kimsenin kargoda taşıma esnasında çek çalmaktan dolayı tutuklanmış olduğu haberi ve bu kişi hakkında çek çalma(hırsızlık) suçundan başlatılmış olan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/2907, 2022/6223 ve 2023/542 nolu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64019 no'lu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığılığı'nın 2019/118581, 2021/136502 ve 2023/14713 nolu soruşturma dosyaları olduğu da gözetildiğinde aynı suretle kargodayken çalınan davaya konu çekin de söz konusu suça konu olduğu ve dolayısıyla davalının davaya konu çekin yetkili hamili olmadığı hususunu ortaya koymakta olduğunu belirterek, dava konusu çek, ödeme yasağı kararından önce ibraz edilerek davalı tarafça tahsil edildiğinden, çek bedeli davacı banka tarafından yetkili hamile ödenerek çeke ilişkin tüm hak ve alacaklar temlik alındığından, huzurdaki davanın kabulü ile dava konusu çek bedeli olan 45.000 TL'nin davalı taraftan ödeme gününden başlayacak ticari temerrüt faizi ile birlikte İstirdatına, davalı hakkında yürütülmekte olan soruşturmalar da gözetilerek davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kaçmaya ve bu maksatla davacının haklarını ihlal etmesi ihtimali bulunması sebebiyle davaya konu olan 45.000,00-TL tutarında menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Taraflar arasında direkt ilişki olmaması ve HMK madde 225 gereği bu durumda dava konusunun yemin ile ispatlanacak durumda olmaması nedeni ile davacı vekiline yeminin hatırlatılması yoluna gidilmemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça Keşidecisi ..., lehdarı... olan, son yetkili hamil ... Limited Şirketi olan 06.01.2023 tanzim tarihli 45.000,00 TL bedelli düzenleme yeri Niğde olan çekin rızaları dışında ellerinden çıkmış olması nedeni ile yapmış oldukları ödemeden kaynaklı çek bedelinin taraflarına iadesi amacı ile dava açılmış ise de, yukarda açıklandığı üzere davacı tarafça davalının davaya konu çeki kötü niyetle veya ağır kusuru ile iktisap ettiğinin kanıtlanamamış olması nedeni ile...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının çeki bir ticari ilişki kapsamında ciro yoluyla devralmadığını, davaya konu çekin kargo taşıması sırasında çalındığını, çekin son yetkili hamili olan ... Ltd. Şti. şirketinden sonra yapılan cirolar kötü niyetli olup çeki piyasaya sürebilmek amacıyla yapıldığını, davalının da ilgili çeki bu kötü niyetli ciro silsilesiyle edindiğini, davalının ilgili çeki dava dışı ...'tan edinmesini gerektirecek bir ticari ilişki bulunmadığını, ancak yerel mahkeme tarafından davalının çeki ne suretle elde ettiği, davalıdan önce ciro silsilesinde yer alan şirket ile davalı arasında, çekin davalıya devrini gerektiren bir ticari ilişkinin var olup olmadığı araştırılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, Türkiye genelinde kargo taşıması sırasında çekleri çalan suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını, dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere davaya konu çekin de içinde olduğu birçok çek farklı şehirlerde ... kargo tarafından gerçekleştirilen taşıma işi sırasında çalındığını, bu olaylara ilişkin olarak müvekkili banka tarafından ilgili savcılıklar nezdinde ivedilikle suç duyurularında bulunulduğunu, dosyaya sunmuş olduğu 02.04.2024 tarihli beyan dilekçede de belirtmiş olduğu üzere davaya konu çekin de aralarında olduğu kıymetli evrakı çalan kişiler hakkında operasyon gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen operasyon kapsamında bir takım şüpheliler yakalanmış ve şüphelilere ait olan şirketlerin de mal varlıklarına el konulduğunu, davaya konu çek incelendiği zaman çekin son yetkili hamili olan ... Ltd. Şti.'den sonra çeki çalan kişilerin çeki farklı şirketlere ve şahıslara ciro ederek tedavüle sokmaya çalıştığını, dava konusu çekin operasyona konu örgütlü suç kapsamında çalındığı ve kötüniyetli kişilerce tedavüle sokulmak suretiyle haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla, davalı ...'un iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ortada olduğunu, her ne kadar HMK md. 128 uyarınca davalının davaya cevap vermemiş olmasının tüm iddiaları inkar ettiği anlamına gelecekse de davalının tamamen hayatın olağan akışına aykırı olarak huzurdaki davayı hiçbir şekilde takip etmemiş olması dahi davanın haklılığını ortaya çıkarttğını, bu nedenle TTK. Md. 792 uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından verilen ret kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu aşikar olduğunu, dosyadaki bunca delile rağmen dava konusu çekin davalı yedinde bırakılması, çeki çalan ve bundan menfaat sağlamaya çalışan suçluları ödüllendirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceğini belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile kanuna ve hukuka aykırı olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/432 esas ve 2024/388 karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarıncan çek istirdadı istemine ilişkindir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının çeki ağır kusur veya kötüniyetle iktisap edip etmediği, davalının yetkili hamil olup olmadığı noktasındadır.
Dava konusu çek, dava dışı ... tarafından 06/01/2023 tarihinde dava dışı... lehine 45.000,00 TL bedelli olarak ... Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş çek ciro silsilesiyle en son davalıya ciro edilmiştir.
Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamile ödemede bulunduğu, çekin kargoda taşıma sırasında kaybolduğu iddiasıyla çek bedelinin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir. (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).
Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.
Davacı, çekin kargoya teslim edildiğini, ancak çekin çalındığını belirtmiş, çek bedelini yetkili hamile ödediğini, çekin bedelinin istirdadını istemiştir. Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda dava konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmakla çekin borçtan mücerret olma niteliği karşısında, davacı, davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği, iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair delil sunamamış, bu iddiasını kanıtlayamamış, olayda davalı yönünden açılmış bir ceza davası, soruşturması vs bulunmadığı, ciro silsilesinde benzerlik olduğunun kanıtlanamadığı görülmekle davanın reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nınn 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 24/04/2024 tarih ve 2023/432 E. . 2024/388 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32