Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1501
2024/1750
19 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1501
KARAR NO: 2024/1750
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/05/2024
ESAS NO: 2023/269
KARAR NO: 2024/433
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 20/09/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2024 tarih ve 2023/269 Esas - 2024/433 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere müvekkili bankaya teslim edilmiş bir kısım çek ve senetin, ...Kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, keşidecisi...Ltd.ŞTi, lehdarı ... Aş olan, son yetkili hamil ... Aş tarafından bankalarına tahsile verilen 17.03.2023 tanzim tarihli 150.000 TL bedelli düzenleme yeri Espiye olan çekin, taşınması için gerçekleştirilen ... Kargo tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, akabinde davacı bankaca 06.01.2023 tarihli tutanak tutulduğunu, davalının çekin yetkili hamili olmadığını, işbu çekin ne suretle ele geçirildiğinin taraflarınca bilinmediğini, birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlenen, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edilmiş, davacı bankanın farklı müşterileri tarafından tahsil için bankaya teslim edilmiş olan ve davaya konu olmayan başkaca icra takiplerine konu edilmiş senetlerin yetkili hamilinin benzer kişiler olmasının hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığının açık olduğunu, davacı bankanın müşterisinden sonraki cirantaların, çekin ...kargo firması tarafından kaybedilmesi müteakiben kötü niyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro ettiklerini, bu anlamda davacı banka müşterisinin tahsil maksadıyla davacı banka heline yapmış olduğu cirodan sonraki tüm ciroların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ciro zincirinin koptuğunu beyan ederek, takibe konu edilen çekin iadesine ve istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, müşterileri ile tekstil ürünlerinin ticaretini yaptığını, davacı tarafça davaya konu edilen ... Aş'ye ait 150.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 17.03.2023 keşide tarihli ve Espiye'de keşiden edilen çekin, davalı şirketin müşterisi olan... tarafından aralarındaki ticari ilişkiye istinaden davalı şirketin alacağına karşılık 10.01.2023 tarihinde elden teslim alındığını, dava dışı...'in, davalı şirketten 200.000,00 TL'lik tekstil ürünlerini aldığını, söz konusu satın alma karşılığında alacağın 150.000,00 TL'lik kısmı için davaya konu çeki davalı şirkete teslim ettiğini ve kalan 50.000,00 TL'lik kısmı içinde 10.01.2023 düzenlenme tarihli 10.02.2023 vade tarihli ... tarafından davalı şirket lehine keşide edilmiş bonoyu teslim ettiğini, davalı şirketin dava dışı ...arasındaki ticari mal alım satımından kaynaklanan ilişki kapsamında alınan ve davaya konu olan 150.000,00 TL bedelli çekin, davalı şirket tarafından ticari alacağını alabilmek amacıyla 17.02.2023 tarihinde takas sistemi kapsamında ... Şubesi'ne ibraz edildiğini, ancak ilgili banka tarafından, ibraz edilen söz konusu çek hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1478 soruşturma nolu dosyasındaki el koyma/alıkonulma kararı gereğince alıkonulduğunu, çek hakkında davalı şirket tarafından başkaca bir işlem yapılmadığını, davacı tarafça davalı şirketin söz konusu çeki kötü niyetli olarak elinde bulundurduğu iddia edildiğini, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin söz konusu çekin iktisabı açısından herhangi bir kötü niyeti bulunmadığı gibi davalı şirkete yüklenebilecek bir kusurun da bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Somut olayın değerlendirilmesinde;davacı tarafından ... Şubesine ait 150.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 17.03.2023 keşide tarihli ve Keşidecisi ...Ltd Şti olan çekin rıza dışında elden çıkmış olması nedeni ile çekin iade ve istirdadı talep edilmiş ise de, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1478 soruşturma numaralı dosyasında davalı şirketin yetkilisi olan ... hakkında soruşturma bulunmadığının anlaşıldığı, dava konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk da bulunmadığı, dosyada bulunan diğer delillerden davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun da kanıtlanamadığı dikkate alındığında ispatlanamayan davanın...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalının davaya konu çekin yetkili hamili olmadığını, davalının, davaya konu çekin yetkili hamili olmayıp; işbu çeki ne suretle ele geçirdiğinin taraflarınca bilinmediğini, müvekkili banka'ya tahsil için verilmiş ve ...kargo tarafından taşıma esnasında çalınmış olan çekler farklı kişilerce kötü niyetli olarak takibe konu edildiğini, bu çeklere ilişkin savcılık nezdinde suç duyuruları yapılmış, ayrıca çeklere ilişkin iptal ve istirdat davaları açıldığını, aşağıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere davalının çeki, dava dışı ...'den edinmesi gerektiren ticari bir ilişki bulunmadığını, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği zaman davalının çekinin kötü niyetle iktisap ettiğinin aşikar olduğunu, müvekkili Banka'nın müşterisinden sonraki cirantalar, çekin ... kargo firması tarafından kaybedilmesini müteakiben kötüniyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro ettiklerini, bu anlamda müvekkili Banka müşterisinin tahsil maksadıyla müvekkili Banka lehine yapmış olduğu cirodan sonraki tüm cirolar haksız ve hukuka aykırı olup, ciro zinciri koptuğunu, keza, bilineceği üzere, cironun çekin ve/veya senedin devrini sağlayabilmesi için çekin veya senedin arkasındaki ciro silsilesine göre yetkili hamil tarafından ciro edilmiş ve ciro edilene devredilmiş olması gerektiğini, bu anlatımlar kapsamında, kopuk bir ciro silsilesine haiz olan çeki halihazırda elinde bulundurmakta olan davalının mezkur çekin yetkili hamili olduğundan bahsedilemeyeceğini, davalı çekin bir ticari ilişki kapsamında ciro yoluyla devralmadığını, davaya konu çekin kargo taşıması sırasında çalındığını, davalının 2023 yılına ait ticari defterlerini dosyaya sunmadığını, 06/10/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafa "Davalı tarafından dava konusu çekin ticari ilişkiye istinaden...'den alındığı ileri sürüldüğü anlaşıldığından; DAVALI TARAFA HMK'nın 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereğince 2023 yılına ait 6102 sayılı T.T.K.'nun 64. maddesinde sayılan ve tacir tarafından tutulmak zorunda olan tüm ticari defterleri,(...) kesin süre verilmesine, bilirkişi incelemesi için belirlenen günde davalı tarafından ticari defterlerinin ibraz edilmemesi halinde, çekin elinde bulunmasına dayanak iddiasından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına," şeklinde ihtar yapılmıştır. Yapılan bu ihtara rağmen davalı tarafından 2023 yılına ait ticari defter kayıtları dosyaya sunulmamıştır. Bu husus 03/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda da "Davalı, 2023 yılına ait resmi defterlerini dosyaya sunmamıştır. Davalı 2023 yılına ait resmi defterlerini sunmadığından dolayı, dava konusu çekin, davalının yevmiye defterinde kayıtlı olup olmadığı da tespit edilememiştir." şeklinde ifade edildiğini, dolayısıyla davalının verilen kesin süreye rağmen 2023 yılına ait ticari defterlerini sunmadığı için çekin elinde bulunmasına dayanak iddiasından vazgeçmiş sayılması gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının 2023 yılına ait ticari defterleri sunmadığı, incelenmek üzere dosyaya 2022 yılına ait yevmiye defteri, envanter defteri ve defter-i kebiri sunduğunun beyan edildiğini, davalı tarafından dosyaya sunulan ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde tutulmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu başta olmak üzere tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde çekin davalı tarafından gerçek bir ticari ilişkisi karşılığında alınmadığı, çekin kötü niyetle iktisap edildiğinin aşikar olduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından tüm bu somut gerçekliklere rağmen davanın reddine karar verildiğini, Türkiye genelinde kargo taşıması sırasında çekleri çalan suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını, dava dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere davaya konu çekin de içinde olduğu birçok çek farklı şehirlerde ... kargo tarafından gerçekleştirilen taşıma işi sırasında çalındığını, bu olaylara ilişkin olarak müvekkili banka tarafından ilgili savcılıklar nezdinde ivedilikle suç duyurularında bulunulduğunu, dava konusu çekin operasyona konu örgütlü suç kapsamında çalınması ve kötüniyetli kişilerce tedavüle sokulmak suretiyle haksız kazanç elde edilmeye çalışılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, dolayısıyla, davalı ... Limited şirketi'nin iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ortada olduğunu, bu nedenle TTK. Md. 792 uyarınca davamızın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından verilen ret kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunun aşikar olduğunu, dosyadaki bunca delile rağmen dava konusu çekin davalı yedinde bırakılması, çeki çalan ve bundan menfaat sağlamaya çalışan suçluları ödüllendirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceğini belirterek; istinaf başvurusunun kabulü ile kanuna ve hukuka aykırı olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/269 esas ve 2024/433 karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın açılmasına müvekkili şirketin sebep olmaması; davaya konu çekin iktisabında müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ya da kötü niyeti olmaması; söz konusu çekin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nda olması nedenleriyle davacının istinaf başvurusunun reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarıncan çek istirdadı istemine ilişkindir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının çeki ağır kusur veya kötüniyetle iktisap edip etmediği, davalının yetkili hamil olup olmadığı noktasındadır.
Dava konusu çek, dava dışı ... Ltd.Şti tarafından 17/03/2023 tarihinde dava dışı ... A.Ş lehine 150.000,00 TL bedelli olarak ... Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş çek ciro silsilesiyle en son davalıya ciro edilmiştir.
Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamile ödemede bulunduğu, çekin kargoda taşıma sırasında kaybolduğu iddiasıyla çek bedelinin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir. (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).
Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.
Davacı, çekin kargoya teslim edildiğini, ancak çekin çalındığını belirtmiş, çek bedelini yetkili hamile ödediğini, çekin bedelinin istirdadını istemiştir. Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda dava konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmakla çekin borçtan mücerret olma niteliği karşısında, davacı, davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği, iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair delil sunamamış, bu iddiasını kanıtlayamamış, olayda davalı yönünden açılmış bir ceza davası, soruşturması vs bulunmadığı, ciro silsilesinde-cirantalarda benzerlik olduğunun kanıtlanamadığı görülmekle davanın reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davalının ticari defterlerine göre diğer cirantalarla ticari ilişkisinin bulunmaması, cirantaların farklı şehirlerde olması, davalının defterlerini ibraz etmemiş olması, davalı tarafın çeki kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap etmiş olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki, yukarıda da belirtildiği üzere davalı şirketin yetkili temsilcisi hakkında soruşturma dosyasının bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle, davacı vekilinin, davalının ticari defterlerinde inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına göre davacı, davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği, iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair delil sunamamış, bu iddiasını kanıtlayamamıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/05/2024 tarih ve 2023/269 E. . 2024/433 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32