Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1616
2024/1747
19 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1616
KARAR NO: 2024/1747
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/03/2024
ESAS NO: 2023/537
KARAR NO: 2024/270
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 20/09/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2024 tarih ve 2023/537 Esas - 2024/270 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri Genel İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile davalı borçludan 31/05/2022 tarihli danışmanlık hizmeti sözleşmesi uyarınca belirlenen toplam 93.441,13-TL alacak için haciz yoluyla takip başlattığını, davalının borca itiraz ettiğini, itirazın yerinde olmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği, fesih tarihine kadar vermesi gereken hizmeti tam ve eksiksiz olarak verdiğini, ancak davalının hizmet karşılığı yapması gereken ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin gerek ihtar gerek de yazışma yoluyla davalıya bildirimde bulunduğunu, ancak davalının tüm bunlara rağmen ödeme yapmadığını, kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, icra icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme şartları yerine getirilmeden dava açıldığını, taraflar arasında imzalanan 31/05/2022 tarihli sözleşmenin 5.1 maddesinde "..Ayrıca Müşteri aylık finansal danışmanlık hizmeti talep edecek olursa aylık 10.000 TL maaş ödemesi yapacaktır..." şeklinde düzenlenmiş olup müvekkili şirketin alacaklı kişi olan ...'tan sözleşmede belirtildiği gibi "aylık finansal danışmanlık hizmeti talep etmediği" için ve alacaklı Müvekkil şirkete "talep üzerine danışmanlık hizmeti" vermediği için ve ayrıca müvekkili ile alacaklı arasında işçi-işveren ilişkisine konu bir hukuki bağ da söz konusu olmadığı için taraflarından talep edilen 3 aylık maaş karşılığı 30.000TL tutarlı bir borçlarının olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete 2.000.000,00-TL kredi tahsisi yapıldığı için sözleşme gereğince %3 komisyon talep edilmiş ise de, banka tarafından şartların sağlanamaması nedeniyle kredinin kullandırılmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta öncelikle davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.Takibe konu alacak ve davanın dayanağının 31/05/2022 tarihli protokol olduğu, protokolün davalı ve dava dışı şirket olan ... Ltd Şti adına davacı tarafından imzalandığı anlaşılmakla takip konusu alacağa ilişkin icra takibi başlatma ve itiraz üzerine duran takibe ilişkin itirazın iptali davası açma hak ve yetkisinin şirkete ait olduğu, davacının bu alacağı ticaret şirketinin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız olarak talep edemeyeceği dolayısıyla takip ve dava ehliyetinin bulunmadığı değerlendirildiğinden davanın davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davacının başlatmış olduğu icra takibinde kötü niyetli hareket ettiği kanıtlanamadığından talebin reddine karar verilmiş...." gerekçesiyle Açılan davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Söz konusu somut olay bakımından müvekkilinin dava ehliyetinin mevcut olduğunu, müvekkilinin sözleşme metninden de anlaşılacağı üzere bizzat ... olarak ve gerçek kişi sıfatı ile danışman olarak karşı tarafa hizmet vereceğini, Danışmanlık yapmanın sadece gerçek kişilere özgü bir durum ve tüzel kişilerin danışman olarak görev yapamayacağını, Danışman olarak görev yapamayacak olan tüzel kişinin danışmanlık ile ilgili bir sözleşme açısından da taraf olamayacağını ve taraf olamayacağı için de imza yetkisini kullanamayacağını, söz konusu olayda müvekkilinin kendi adına imza attığını ve kaşeyi de sadece adres belirtmek için kullandığını, kendisi taraf olan bir olayda davanın husumet yokluğunu gerekçe göstererek usulden reddetmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah ettiği ve mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle; mahkeme tarafından verilen ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak istinafın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde açıklanan nedenler ve re’sen mahkemece tespit edilecek sair nedenler ile; davacı tarafın istinaf taleplerinin reddi ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/537 E.-2024/270 K. sayılı; 15/03/2024 tarihli kararının onanması'na ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan danışmanlık sözleşmesi gereği davacı tarafça verilen hizmetin bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK.114 maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup HMK.114/1-d mad. Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması gerektiği belirtilmiştir. HMK.115 maddesinde "(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. " denmektedir.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın açılmasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmalıdır.
Kural olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmiş ve kurulmuş ise alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup bunun doğal sonucu olarak borçlu kime karşı ifa yükümlülüğü altına girmiş ise alacak ve ifa edilmeme halinde dava ve takip hakkı da o kişiye aittir.
Davacı yan davalı ile imzalanan danışmanlık sözleşmesi gereği verdiği danışmanlık hizmetinin bedelini talep etmekte olup taraflar arasında imzalandığı iddia olunan sözleşmenin tarafının ...Ltd. Şti olduğu, davacının bu şirketi temsilen sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmenin tarafları yönünden bağlayıcı olduğu, borç ve alacağın bu taraflar nezdinde doğduğu, davacının takip ve dava yönünden aktif ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/03/2024 tarih ve 2023/537 E. . 2024/270 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32