Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1569
2024/1735
19 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1569
KARAR NO: 2024/1735
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2024
ESAS NO: 2023/754
KARAR NO: 2024/258
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 20/09/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2023/754 E - 2024/258 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili kayseri ilinde konut yapı kooperatifi olarak faaliyet göstermekte olduğunu, davalının da kooperatifin üyesi olduğunu, davalı üyenin kooperatife olan borçları nedeniyle hakkında kayseri genel icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, çıkarılan ödeme emrine davalının itirazı nedeniyle takibin durmasına karar verildiğini, davalı borçlu üyeye taşınmaz teslimi yapıldığını, davalı borçlu üyeye ... İli ...- ... ilçesi...pafta ...ada ...parsel... blok ...kat ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın teslim ve tescil edildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/285 e 2022/45 k numaralı ilamından sonra tarafların anlaşmak istediklerini, akabinde davalı üye ile anlaşma sağlandığını ve 21/02/2022 tarihli protokol oluşturulduğunu, protokol gereğince davalının icra takibinin kapatılması akabinden davalı tarafından müvekkili şirkete senet verilmesi kararlaştırıldığını, ancak dosyalar kapatılmış olmasına karşılık davalı tarafında senet verilmediği gibi protokol gereği ödemeler de yapılmadığını, 21.02.2022 tarihli protokol gereği 30.07.2022 tarihinde ödemenin yapılmasını istediğini, ancak davalı taraf protokol şartlarına hiç bir şekilde uymadığını, iş bu sebeple davaya konu takibin başlatılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, iptalinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle tedbir taleplerinin kabulünü, davalıya ait ... ili ... ilçesi ... pafta ...ada... parsel ... blok ...kat ... bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerine taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, yapılacak yargılama sonunda davanın kabulü ile; kayseri genel icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlunun itirazının iptalini, icra dosyasında talep edilen asıl alacak, faiz ve ferileri üzerinden takibin devamını, haksız olarak takibe itiraz eden davalı borçlunun asıl alacak miktarının %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili davacı kooperatiften ... ili ...ilçesi ... pafta ... ada ... parsel ... blok ...kat ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazı satın aldığını, tescil sonrasında davacı kooperatif müvekkili aleyhine kesin maliyet bedelinin ödenmemesi iddiasıyla icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davacının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/285 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, sonrasında tarafların 21/02/2022 tarihli ödeme ve ibra protokolü ile anlaşmaya varıldığını, taraflar Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/285 esas sayılı dosyasında belirlenen alacak kalemleri üzerinden hesaplanan 16/02/2022 tarihi itibariyle toplamda 226.000,00-TL'nin 65.000,00-TL'sinin peşin olarak kalan 161.000,00-TL'nin ise 80.000,00-TL ve 81.000,00-TL bedelli 30/07/2023 ve 30/08/2023 vadeli bono senetleri ile iki taksitte müvekkili tarafından ödenmesi yolunda anlaşmaya varıldığını, yine protokol gereği müvekkilinin ödemelerinin tamamlaması neticesinde davacı kooperatifin konut maliyet hesabı adı altında bir daha hiçbir şekilde müvekkilinden para talep edemeyeceğini ve müvekkili aleyhine başlatılmış olan icra takiplerinin de durdurulacağı konusunda anlaşmaya sağlandığını, söz konusu senetlerin bedellerinin davacı kooperatif tarafından tahsil edilerek senet asıllarının müvekkiline iade edildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... davacının dava ve takip konusu alacağı, ilama bağlanmış bir alacaktır. Böyle bir alacağın takip ve tahsili maksadıyla başlatılacak tüm icra takiplerinin ilamlı icra takibi olması gerekir. Diğer bir ifadeyle davacının ilama bağlanmış bir alacağın tahsili istemiyle başlatacağı icra takibinin ilamlı icra takibi olması gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 26.05.2017 tarih, 2017/2 Esas, 2017/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (RG Tarih: 21.07.2017 Sayı: 30130)). Oysa ki davacının dava konusu alacağın tahsiline ilişkin borçlu ile aralarında yapmış oldukları harici ödeme protokolü bulunduğundan bahisle ve bu ödeme protokolüne dayalı olarak başlatacağı icra takibinin ilamsız icra takibi değil ilamlı icra takibi olması gerekmektedir. Zira borç, ödeme protokolüne dayalı olarak ödenecek ise de sırf taraflar arasında borç ödeme protokolü yapılması, ilama dayalı alacağı ilamsız alacak haline getirmeyecektir. Sonuç olarak; dava konusu icra takibinin mükerrer olduğu, ilama dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılacak icra takiplerinin mutlaka ilamlı icra takibi olması gerektiği ve fakat davacının yeni başlatmış olduğu icra takibinin ilamsız icra takibi olduğu anlaşılmakla davacının başlatılan bu ilamsız icra takibine dayalı olarak itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, dolayısıyla hukuki yarar dava şartının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davasının hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Numaralı takibin mükerrer bir takip olduğunu kararda ifade ettiğini, borçluya karşı başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Numaralı takip dosyası verilen dilekçe neticesinde kapandığını, davaya konu 2022/38561 E. Numaralı takip borçluya karşı başlatılan takibin devamı niteliğinde olmayıp münhasıran başlatılan bir takip olduğunu, dolayısıyla mükerrer bir takipten söz edilmesi de mümkün olmadığını, borçluya karşı başlatılan 2019/9601 E. No'lu takibe borçlunun itirazı üzerine duran takibin devamı için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu davada mahkeme 2021/285 E, 2022/45 K sayılı kararı ile takibin devamına karar verdiğini, müvekkil ile davalı bu aşamadan sonra bir araya gelerek 21.02.2022 tarihli ''ödeme ve ibra protokolü'' başlıklı bir protokol imzaladıklarını, taraflar mahkemenin vermiş olduğu karardan sonra bir araya gelerek yeni bir protokol oluşturduklarını, söz konusu takip protokole aykırılıktan dolayı başlatılan bir takip olduğunu, bahsi geçen bu protokolde Kayseri Barosu avukatlarından ...'in imzası bulunduğunu, borçlunun borcu ödememek için neler yaptığını da en iyi bilen kişi ...olduğunu, borçlu bu protokole uymadığı için müvekkil yeni bir icra takibi başlatmıştır ki bunda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, dolayısıyla açıklanan sebeplerden dolayı davamızın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf kanun yoluna başvurumuzun kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli, 2023/754 E, 2024/258 K sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, ilamsız icra takibine konu alacağın taraflar arasında görülen ve kesinleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/285 E - 2022/45 K sayılı hükmü ile ilama bağlanması nedeniyle işbu davada davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2023/754 E . 2024/258 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32