Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1571
2024/1726
18 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1571
KARAR NO: 2024/1726
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2024
ESAS NO: 2023/401
KARAR NO: 2024/364
DAVANIN KONUSU: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/09/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:23/09/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2024 tarih ve 2023/401 Esas 2024/364 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yıllardır Kayseri ... ofis başta olmak üzere hava limanı iç hat ve dış hat ofisleriyle ...Seyahat Acentesi olarak hizmet vermekte olduğunu, ... İstasyon, ... Bölge Müdürlüğü, hava yolları temsil hizmetleriyle Kayseri ve çevresine uçak bileti, tatil rezervasyonları, firma bayi toplantıları, kongre ve konferans hizmetlerini ekibiyle birlikte sunmakta olduğunu, Davalı alacaklı, davacı ... ve... Turizm şirketi aleyhine Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’ nün... E. Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve davacıyı zarara uğratmak kastıyla tahsil etmiş olduğunu, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde tahsil etmeye çalıştığı sözleşmeye konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdadı için iş bu davayı açmak gerektiğini, Davalı alacaklı, davacı aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle 10/03/2022 tarihinde icra takibi başlatmış olduğunu, bu sebeple davacı dosya borcunu haciz tehdidi altında ödemiş; davalı, davacıdan sözde alacağını bu yolla tahsil etmiş olduğunu, davacının, bahsetmiş oldukları gibi turizm işiyle uğraşan bir tacir olduğunu, Turizm sektöründe ticaret işiyle uğraşması nedeniyle Akbank'tan limitsiz sanal pos cihazı almış olduğunu, yurt dışında yaşayan bir müşterisi, davacının İstanbul acentesinden ekte de dekontunu belirtmiş olduğu şekilde konaklama ve uçak bileti satın aldığını ancak hemen ertesi gün banka hukuka uygun olarak gerçekleştirilen bu satış işlemini, hiçbir gerekçe göstermeden sadece işlemin hukuka aykırı olduğunu öne sürerek acenteye gelip sanal pos cihazına el koymuş olduğunu, Bankanın gerçekleştirmiş olduğu bu haksız fiil, müşteri potansiyeli geniş olan ve yabancı uyruklu insanları da barındıran bir işyeri olması sebebiyle davacı açısından ekonomik kaybın yanı sıra güven zedeleyici hareket olarak algılanıp itibar kaybına yol açmış olduğunu, ...'nın Akbank'tan çekmiş olduğu ticari krediden dolayı banka ile tek taraflı değil çift taraflı ticari ilişkisi mevcut olduğunu, kendisi bu krediyi çekerken taşınmazını teminat göstermiş, davacının kredi borcunun tamamını her ay düzenli taksitlerle aksatmadan ödemiş olduğunu ancak borcun tamamının tahsil edilmesine rağmen teminat olarak gösterilen evden ipotek kaldırılmamış olduğunu, yukarıda bahsi geçen olay neticesinde haksız yere borçlu gösterilen davacının kredinin ödenmemesine karşılık teminat gösterdiği evi hukuka aykırı nedenlerle satışa çıkarılmış olduğunu, çünkü söz konusu taşınmaz kredinin ödenmemesine karşılık teminat gösterilmiş olup çekilen ticari kredi borcunun tamamı da ödendiğini, davacının, borcu olmamasına rağmen sadece evi satılmasın diye tüm faiz ve satış bedeli dahil olmak üzere tamamını ödemek mecburiyetinde kalmış olduğunu, cebri icra tehdidi altında ödediği bu para haksız yere ödenmiş olup satışa çıkarılan taşınmazın da olayla hiçbir bağlantısı bulunmadığını, Banka tarafından davacıya gönderilen ihtar metni taraflarına ulaşmış olup gönderilen ihtara ilişkin olarak ve ihtar içeriğinde yer alan 47.015,35 TL risk ile ilgili olarak ilgili kurumla iletişime geçilmiş itirazların açık ve net şekilde taraflarına bildirmelerini talep etmelerine rağmen yapılan açıklamalar yetersiz ve eksik olmuş olduğunu, yapılan işlemlerde, mail order kuralları gereğince müşterinin pasaport fotokopisi ve mail order formları yer almakta olup kart hamili işlem onaylarının bulunmaması mümkün olmadığını, kaldı ki bu evraklar bankanın nezdine de ulaştırılmış olduğunu, İtiraz sebepleri ve miktarları için evraklar davacıya eksik ve geç (4 ay sonra) şekilde ulaştırılmış olup herhangi bir tatmin edici bilgi içermediğini, zorunlu arabuluculuk görüşmeleri kapsamında da Akbank, paranın iadesinin gerçekleştirildiğini ileri sürse de herhangi bir dekont gösterememiş olduğunu, İcra İflas Kanunu m. 72 hükmü gereğince borçlu olmadığı bir borcu ödemek zorunda kalan borçlu, genel mahkemelerde istirdat davası açabilecek olduğunu, İstirdat davası, bir icra takibinde, takip borçlusunun maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını iddia ettiği bir borcu, cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalması durumunda başvurabileceği bir hukuki çare olup bu konuya ilişkin, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8181 E. 2021/6683 K ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.02.2017, 2015/935 E, 2017/315 K ilamlarının dikkate alınması gerektiğini, Davalı alacaklının, davacı ... ve ... Turizm şirketi aleyhine Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve davacıyı zarara uğratmak kastıyla tahsil etmiş olduğunu, davalı alacaklının kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde kazanç elde ettiği açık olup davacıların bahsi geçen şekilde borcunun bulunmadığının tespit edilmesi ve devamında tahsil edilen miktarın istirdatı için iş bu davanın ikame edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla; Davacılar ... ve ...ltd.ştinin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takibin iptaline, davacıların borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı tutarın ödeme tarihi olan 09/08/2022 tarihinden bu yana işleyecek TCMB avans faizi üzerinden ticari temerrüt faizi ile birlikte 72.262,00 TL nin istirdatına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Davacı tarafın tüm iddia ve taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket ile davalı banka arasında 16/07/2019 tarihinde yapılan Üye İş Yeri Sözleşmesi uyarınca davacı tüzel kişi adına sanal pos hesabı ve cihazı tahsis edilmiş olduğunu, davacı şirketin iş bu sanal pos hesabı aracılığıyla 29/08/2019 tarihinde tahsil etmiş olduğu bir harcamaya ilişkin olarak uluslararası ters ibraz kuralları gereğince çin menşeili ... Bank tarafından yapılan harcama itirazı üzerine davalı banka üye iş yerinden harcamaya ilişkin belgeleri ibraz etmesini istemiş olup davacı şirket tarafından ibraz edilen belgeler üzerinde banka yetkililerince yapılan incelemelerde bu belgelerin yeterli olmadığı tespitiyle itiraza konu tutar 3. Kişiye iade edilmiş olduğunu, bu sebeple davalı banka nezdinde oluşan riskin ödenmesi amacıyla... tarihinde Kayseri 8. Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ihtar düzenlenmiş olup şirketin üye iş yeri sözleşmesinde tebligat adresi olarak belirttiği adreste usulüne uygun şekilde 10/02/2022 tarihinde, diğer davacıya ise 23/02/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, ihtara rağmen davalı banka alacağının ödenmemesi üzerine ise Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Dairesi nezdinde ... esas sayılı dosya kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmış, iş bu icra dosyası kapsamında alacak tahsil edilmiş olduğunu, davalı bankaca yapılan işlemler uluslararası ters ibraz kurallarına ve taraflar arasında yapılan üye iş yeri sözleşmesine uygun olduğunu, ters ibraz; ..., ..., ..., ... gibi uluslararası ödeme kuruluşlarının şartları arasında yer alan ve kart kullanıcısını korumayı amaçlayan kural olduğunu, harcama itiraz kuralları dahilinde, ön ödemeli kart, banka kartı ve kredi kartı hamilleri işlem itirazlarını kart çıkaran finansal kuruluşlara iletmek hakkına sahip olduğunu, kart sahibi finansal kuruluş, müşteri itirazını üye iş yerinin üye iş yeri anlaşması olan finansal kuruluşa ileteceğini, bu iletim finansal kuruluşlar arasında sistemsel olarak gerçekleşir ve Chargeback (ters ibraz) olarak adlandırıldığını, üye iş yerleri, finansal kuruluşlar aracılığı ile kendilerine ulaşan her itirazı incelemek, gerekli araştırmayı yapmak ve finansal kuruluşlarına süresi içinde bilgi/belge akışını sağlamak ile yükümlü olduklarını, işlemin gerçekleştirildiği fiziki POS\sanal POS\Imprinter vs. hangi üye iş yerine kayıtlı ise ilgili chargeback riskinden o iş yeri sorumlu olduğunu, davalı banka ile davacı şirket arasında 16/07/2019 tarihinde yapılan üye iş yeri sözleşmesinde; VIII. Akbank Sanal Pos İşlemleri başlığı altında 1. Maddesinin, VI. Kredi Kartı/Banka Kartı Kabulüne İlişkin Hükümler başlığı altında 1. Maddesinin, VI. Kredi Kartı/Banka Kartı Kabulüne İlişkin Hükümler başlığı altında 3. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı banka üye iş yerinden belgeleri ibraz etmesini talep edilmiş, ancak davacı şirket tarafından anılan maddede belirtildiği üzere müşteri imzalı harcama belgesinin 1. nüshası sunulmamış olduğunu, VI. Kredi Kartı/Banka Kartı Kabulüne İlişkin Hükümler başlığı altında 12. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı bankanın talebi üzerine sözleşmede belirtildiği üzere 7 iş günü içerisinde harcamaya ilişkin belgeleri ibraz etmeyen, akabinde geç ibraz eden davacı şirket harcama belgesinin 1. Nüshasını sunmamış, bunun yerine itiraza konu tutarın sadece 14.950 TL kısmına ilişkin müşteride bulunması gereken 2. Nüshasını sunmuş olup bu durum harcama işleminin davalı banka tarafından şüpheli olarak değerlendirilmesine sebep olmuş olduğunu, itiraza konu harcamanın kalan kısmına ilişkin pos slipi ise hiç bir şekilde sunulmadığını, VIII. Akbank Sanal Pos İşlemleri başlığı altında 7. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı banka tarafından, yapılan işleme ait IP bilgileri talep edilmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından bu bilgi ibraz edilmemiş olduğunu, X. Mail order(MO/TO) İşlemleri başlığı altında 1. Maddesinin bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, buna karşılık davacı şirket tarafından davalı bankaya ibraz edilen "kredi kartı(mail order) ödeme formu" başlıklı belgede sipariş verilen malın niteliği, cinsi, adedi gibi açıklayıcı bilgilerin bulunmadığı, bu haliyle belgeye konu ödemenin ne amaçla alındığının tespit edilemediği görülmekte olduğunu ayrıca mail order ödeme formuna konu tutarın sadece 14.950 TL olduğu, itiraza konu harcamanın tamamına ilişkin formun ibraz edilmediği görülmüş olduğunu, X. Mail Order (MO/TO) işlemleri başlığı altında 4. Maddesinin, X. Mail Order (MO/TO) işlemleri başlığı altında 5. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, anılan sözleşme maddeleri gereğince üye iş yerinin sanal pos işlemlerinde belirlenen kurallara uymaması, hata, kusur ya da ihmali nedeniyle harcamanın iadesi gerekmesi halinde banka nezdinde doğan riski rücu etme hakkına sahip olduğunu, yukarıda ifade ettiği üzere davacı şirket harcamayı doğrulamak için gerekli olan bilgi ve belgeleri eksiksiz şekilde sunamamış, bu sebeple davalı banka yabancı menşeili finans kuruluşuna ilgili harcamayı iade etmek zorunda kalmış olduğunu, ayrıca üye iş yeri sözleşmesinin hükümleri ve kart çıkaran kuruluşların kuralları gereğince mesafeli satışlarda, sanal pos aracılığı ile yapılan ödemelere itiraz edilmesi halinde üye iş yerinin satılan malın teslim edildiği ya da hizmetin ifa edildiğine dair de belge ve bilgi ibraz etmesi gerekmekte olduğunu, buna karşılık somut olaya bakıldığında davacı şirketin 3. Kişiye uçak bileti ve konaklama hizmeti sattığı ancak 3. Kişi tarafından yolculuk yapıldığı ve tur paketinden faydalandığına yani hizmetin ifa edildiğine ilişkin bir belge ve bilgi sunulmadığını, davacı tarafça bu hususta mahkemeye ibraz edilen faturalar incelendiğinde konaklama bedeli olarak ödenen tutarların harcamaya itiraz eden yabancı uyruklu kart hamili adına olduğu ilişkin herhangi bir belge bulunmamakla birlikte bu otellerde kart hamili adına rezervasyon yapıldığına ilişkin de herhangi bir bilgi yer almadığını ayrıca davacı tarafça her zaman ve her şekilde düzenlenebilecek ve en önemlisi kart hamilinin imzasını taşımayan faturaların tek başına ispat gücü bulunmadığını, dosyaya sunulan mail order ödeme formu incelendiğinde ise sadece 14.950 TL ödemeyi içerdiği, itiraza konu harcamanın tamamına ilişkin bir ödeme formu sunulmadığı da görülecek olduğunu, kaldı ki sunulan mail order talep formundaki imzanın kart hamiline ait olmadığı değerlendirilmekte olduğunu, bu sebeple de davalı bankaya iletilen harcama itirazının yerinde olduğu kanaati oluşmuş olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/17313 Esas, 2016/3591 Karar ve 01/03/2016 tarihli ilamı gereğince sanal pos işlemlerine itiraz olması halinde ispat ve belgelendirme yükü ile mali sorumluluğun üye iş yeri sözleşmesi ile iş yerine bırakıldığı açıkça ifade edilmiş olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/9676 Esas, 2018/4974 Karar ve 29/06/2018 tarihli ilamının dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay kararında ifade edildiği üzere fiziki kart ibraz edilmeksizin elektronik ortamda yapılan ödemelerde kötüniyetli kullanımlara karşı sorumluluk iş yerlerine bırakılmakta olduğunu ayrıca mesafeli işlemlerde iş yerlerinin müşterilerine en güvenli sistemi sağlama yükümlülükleri bulunmakta olup mevcut teknolojik imkanlarla bu güvenli ödeme ortamını sağlamak için davacının 3D secure güvenlik alt yapısını kurmuş olması gerekmekte olduğunu ayrıca daha önce belirttiği üzere davacı, sattığını iddia ettiği hizmetin ifa edildiğini ispat etmek yükü altında olduğunu ancak davalı bankaya ters ibraz kuralları gereğince bu olguyu ispata yarar bir belge sunulmadığını, davalı banka alacağını tahsil etmek amacıyla yasal icra yoluna başvurmuş ve bu kapsamda alacağını tahsil etmiş olduğunu belirterek, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olan davasının reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda"...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacıların Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ve muhtelif dosyalardan dolayı ödemiş oldukları bedelin iadesi talebi ile dava açılmış ise de, süresi içinde açıldığı anlaşılan davada, delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetinden 11/03/2024 tarihli rapor alındığı ve raporda ve yukarda açıklanan içtihatlarda belirtildiği üzere davalının talebi üzerine davacının gerekli evrakları davalıya sunmamış olması ile yükümlülüğüne uygun davranmadığı da dikkate alınarak davalının yapmış olduğu işlemlerin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın reddine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacının istinaf başvuru dilekçesinden özetle;ilk derece mahkemesi kararının incelendiğinde kararın eksik inceleme ve araştırma ile verdiği, yüzeysel olarak inceleme yapıldığı, bilirkişi raporuna itirazların ve araştırılması istenilen hususlara ilişkin taleplerin karşılanmadığı, bu hususlarda gerekçenin bulunmadığının görüldüğünü, ayrıca gerekçeli kararda yer alan içtihatların dosyaya sunulan somut olayla herhangi bir bağlantısı olmadığını, davalı alacaklının, müvekkili aleyhine aslen hak kazanmış olmadığını, sözde alacağı için kötü niyetle 10/03/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, bu sebeple müvekkilinin dosya borcunu haciz tehdidi altında ödediğini, davalı, davacı müvekkilinden sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, bu noktada mahkemece söz konusu icra dava dosyasının celbini talep ettiklerini, müvekkilinin bahsetmiş oldukları üzere turizm işiyle uğraşan bir tacir olduğunu, turizm sektöründe ticaret işiyle uğraşması nedeniyle Akbank'tan limitsiz sanal pos cihazı aldığını,...'nın Akbank'tan çekmiş olduğu ticari krediden dolayı banka ile tek taraflı değil çift taraflı ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, kendisinin krediyi çekerken taşınmazını teminat gösterdiğini, müvekkilinin kredi borcunun tamamını her ay düzenli taksitlerle aksatmadan ödediğini, banka tarafından müvekkiline gönderilen ihtar metninin taraflarına ulaştığını, gönderilen ihtara ilişkin olarak ve ihtar içeriğinde yer alan 47.015,35 TL risk ile ilgili olarak ilgili kurumla iletişime geçildiğini, itirazların açık ve net şekilde taraflarına bildirmelerin talep ettiklerini, buna rağmen yapılan açıklamaların yetersiz ve eksik olduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmeleri kapsamında da Akbank paranın iadesinin gerçekleştirildiğinin ileri sürseler de herhangi bir dekont gösterilmediğini, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile verildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulü ile davacı müvekkillerin ...ve ... Ltd Şti nin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitini, Kayseri Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin iptalini, müvekkillerinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı tutarın ödeme tarihi olan 09/08/2022 tarihinden bu yana işleyecek TCMB avans faizi üzerinden ticari temerrüt faizi ile birlikte 72.262,00 TL nin istirdatına karar verilmesini, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tehiri icra kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olan istinaf taleplerinin hukuka aykırı olan istinaf taleplerinin reddini, yerel mahkeme kararının onanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, menfi tespit, icra takibinin iptali ile istirdat taleplerine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 17/04/2024 tarih ve 2023/401E . 2024/364K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf eden davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32