SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1572

Karar No

2024/1723

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1572

KARAR NO: 2024/1723

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/04/2024

ESAS NO: 2022/1061

KARAR NO: 2024/366

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ:20/09/2024

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2024 tarih ve 2022/1061 Esas 2024/366 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tacir olup ... Malzemeleri isimli işyerini işleten davacının davalı şirket ile 2017 yılında gerçekleşen ticari ilişkisi sebebi ile davacı tarafından davalı adına 22/06/2017 tarihli ve...seri nolu 38.394,52 TL tutarında faturanın düzenlendiğini, davalının fatura gereği ödeme yapmadığını, davalının şifahi görüşmeye rağmen ödeme yapmaması nedeni ile asıl alacak ve faiz için takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:

Dava dilekçesinde belirtilen hususların dayanağı olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli bir şekilde davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının borcu olmaması nedeni ile takibe itiraz ettiğini, davacının bunun üzerine haksız yeri dava açtığını, davacıya fatura bedelleri toplamı 175.747,53 TL karşılığı için davalının hesabının bulunduğu Akbank'a ait iki adet çek verildiğini, söz konusu çeklerin davacının oğlu olan ... firma kaşesi basılmak sureti ile imzalayarak davalı şirket yetkilisi olan ...'dan teslim alındığını ve çek bedellerinin tahsil edilidiğini bu nedenle davacıya borcun olmadığını, ticari defterlerin incelenmesi halinde durumun ortaya çıkacağını, davacının aldığı çekleri ciro ederek tahsilatı yaptığını, davaya konu fatura bedelinin bu çek bedelleri içerisinde olduğunu belirterek davanın reddi ile tazminat talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2022/2023 Esas-2022/2012 Karar sayılı kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, kaldırma ilamı gereğince Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2022/274 E sayılı dosyasının sonucu beklenmiş, vergi dairesine müzekkere yazılmış ve davacının defterlerini sunması için ara karar oluşturulmuş olup, vergi dairesinin yazı cevabı ile ayrı bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmış, davacı hakkında beraat kararı verilip kararın kesinleştiği görülmüş ve yine ihtarlı ara karara rağmen davacı tarafın defterlerini süresinde dosyaya sunmadığı ve davalının da yemine başvurmayacaklarına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılarak mahkememizce daha önce verilen karar sürecindeki durum ve delillerde herhangi bir değişikliğin olmadığı değerlendirilmiştir. Daha önce takip konusu olan 22/06/2017 tarihli,...nolu faturada yer alan imza ile fatura karşılığı verildiği iddia edilen çeklerdeki imzanın davacı tarafından inkar edilmesi üzerine söz konusu belgelerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden ... tarihli rapor alınmış ve raporda imzaların davacının eli ürünü olduğu yönünden tespit yapılamadığı görülmüştür. İstinaf kararı gereği verilen ara karara rağmen davacı tarafın defterlerinin sunmaması üzerine daha önce mahkememizce alınan 23/09/2019 tarihli bilirkişi raporu ile takip konusu faturanın davalı tarafından Form Ba ile beyan edilmesi ve davalının fatura bedelini ödediklerini iddia etmesi hep birlikte dikkate alınmış ve bu hali ile ödemenin, ödeme yapıldığı iddia edilen çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti ile ispat edilemediği görülerek davalı tarafın delilleri arasında yemin delilinin olması nedeni ile davalı tarafa yemin delili hatırlatılmışsa da yemine başvurulmamış ve bu şekilde davalının takip konusu fatura bedelini ödediğini yazılı delil ile ispat edememesi nedeni ile asıl alacak yönünden davacının davasında haklı olduğu değerlendirilmiştir. Davacının faiz talebi yönünden ise, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememesi nedeni ile faiz talebinin yerinde olmadığı görülmüş ve böylece davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri 6. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 38.349,52 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacak bedeli olan 38.349,52 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri 6. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 38.349,52 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen asıl alacak bedeli olan 38.349,52 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3- Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine..." dair karar verilmiştir.

İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.04.2024 karar tarihli 2022/1061 Esas 2024/366 Karar sayılı kararı ile davacının itirazın iptali talepli açmış olduğu davada : “Davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddi İle, Kayseri 6. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 38.349,52 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine , Kabul edilen asıl alacak bedeli olan 38.349,52 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine” şeklinde hüküm tesis edildiğini, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf kaldırma kararı öncesinde ilk karar olan Kayserİ 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli 2018/931 ESAS 2020/3221 Karar sayılı kararı ile davacının açmış olduğu davanın reddine karar verildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli 2018/931 ESAS 2020/3221 karar sayılı dosyasında davaya konu olan çekin ödenmiş olduğunun görüldüğünü, bu yargılama sırasında mali müşavir bilirkişisinden alınan 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirttiği üzere tarafların ibraz etmiş olduğu 2017/2018 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin mevcut olduğu davacı defterlerinde takip konusu kapalı faturada dahil olmak üzere davalıya toplam 175.747.53 TL tutarında satış faturası düzenlendiği , davalı müvekkili şirket defterlerinde tarafların müvekkili şirket defterleri incelendiğinde davacı tarafından kapalı fatura dahil olmak üzere davalıya toplam 175.747.53 TL tutarında alış faturalarının kayıtlarının mevcut olduğu taraf defterlerinde alım satım yönünden muhasebe kayıtlarının birbirini teyit ettiği , müvekkili şirketin takip konusu faturada dahil olmak üzere davacı tarafından düzenlenen bütün faturalarının karşılığı olarak 150.747.53 TL ve 25.000.00 TL tutarında iki adet Akbank hesabından çek düzenlemek suretiyle verdiği dava konusu çeklerin ödenmiş olduğundan dolayı bir borcun bulunmadığını bildirdiğini, kaldırma kararı sonrasında yapılan bilirkişi incelemesinde Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporun sonuç kısmında ; “Raporumuzun "DİĞER" başlıklı bölümünde tanımlanan iki adet irsaliyeli fatura mukayese dışı tutularak yapılan incelemede; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu... nolu irsaliyeli faturada "...ÜRNÜLERİ.." kaşe izleri üzerine atılı imzalar ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, inceleme konusu ... ve... nolu çek arka yüzlerde "......" kaşe izleri üzerinde atılı 1. ciro imzaları ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı” kanaatinin bildirildiğini, ... tarihli dilekçeleri ile dosyanın Adli Tıp kurumuna gönderilirken davacının oğlu ... tarafından aynı şekilde imzalanarak tahsilatları yapılan çekler ve bunlara ilişkin faturaların da incelenmesi yönünde talepte bulunulduğunu, kesilen 3 faturadaki imzalar ve kaşelerin her birinin farklı olup, tüm çekleri davacı ...’nin oğlu ... tahsil etmiştir ve çekteki imza aynı olmasına rağmen toplam 175.747.53 TL yapılan ödemeye dair olan 3 adet faturadan ilk faturaya ve son faturaya değil de 2. sıradaki faturaya itiraz edilmiş olmasının da hakkın kötüye kullanımı olmakla her bir faturadaki imzaların incelemesinin yapılması gerektiğini, dosyaya ibraz ettikleri 3 fatura aslındaki imzaların incelemesinin yapılması gerekirken raporun sonuç kısmında 25/05/2017 tarihli ve 31/07/2017 tarihli faturaların mukayese dışı tutulduğunun belirtildiğini, rapora itiraz etmiş olmalarına rağmen bu hususun değerlendirilmediğini, davacının, müvekkili şirkete kestiği faturaların ve diğer fatura ciltlerinin de incelenmesi gerektiğini, zira davacıya ait olan ... Malzemelerine ait tüm faturaları oğlu veya işyerindeki başka şahıslara imza attırmış bulunduğunu, kendisinin bizzat imzaladığı bir faturanın olmadığı tüm faturalara istinaden yazılan çekleri de davacının oğlu ...’nin tahsil ettiğinin bilindiğini, davaya konu edilmeyen ve müvekkilinin ibraz ettiği faturalara ilişkin davacının tüm ciltlerin celbinde davacının imzasının olmadığının görüleceğini, müvekkiline kesilen fatularının ciltleri ile davacının o dönemdeki hatta işyerinin açılışından dava tarihine kadar ve hatta halen kesilen faturalarının ciltlerinin ibraz edilmesi halinde davacının hiçbir yerde imzasının olmadığının görüleceğini, çekleri ciro yolu ile tahsil eden davacının oğlu ...'nin dinlenmesini ve çekleri kendisinin babasının adına nasıl ne şekilde imzayarak tahsil ettiğinin belirlenmesi ve faturalardaki imzaların kime ait olduğu kendisinin davacı babasına ait işyeri ile ilgili fatura tanzim etmeye , çek tahsil etmeye yetkisinini olup olmadığının belirlenmesi, böyle bir yetkisi olmaması halinde bunları nasıl tahsil ettiğine dair beyanının alınması ile ...'nin babasına ait bir vekaletinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının işyeri ile ilgili olarak kapanan faturalardan dolayı çek , senet ve fatura tahsilat ve cirolarının incelenmesi gerektiğini, davacının tüm ticari defterlerinin incelenmesi sonucu davacının hiçbir fatura ve çeke imzasının atmadığı çekleri de oğlu tarafından tahsil edildiğinin görüleceğini, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından ödenmiş olan faturayı davacı sanki ödeme yapılmamış gibi, müvekkili şirket aleyhinde Kayseri 6. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, müvekkilinin iş bu faturadan dolayı herhangi bir borcun olmaması nedeni ile itiraz ettiğini ve takbin durdurulduğunu, müvekkili şirketin kayıtlarında davaya konu olan fatura ile ile birlikte 3 adet faturada aynı şekilde ödendiğini, müvekkilinin çekini tahsil eden davacının oğlu olan ... olduğunu, davacı ... ile , oğlu ...'nin , vergi kaydının davacıya ait olan ...’de birlikte bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıya ait olan 3 adet fatura aslını mahkemeye sunduğunu ve 3 adet fatura toplamı kadar iki adet çek verildiğini ve bu çeklerin davacı tarafından tahsil edildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin fatura bedellerine karşılık verdiği çeklerdeki tahsil eden kişinin ... olup , davacı olmadığı, davacının imzasını inkar etmesi sonrası yapılan incelemede çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığına dair rapor verilmiş ise de ; 22.06.2017 tarih ve... nolu 32.499.60 TL tutarlı fatura üzerindeki İmza ile karşılaştırıldığını ve mukayese imzası ile uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, ancak; düzenlenen faturanın bağlı bulunduğu faturanın bağlı bulunduğu fatura koçanı mahkemeye istenilerek devam eden veya öncesinde düzenlenen faturalarda aynı imzanın olduğunu, aynı imza var ise bunun tespit edilmesi gerektiğini, bu imzayı atan kişinin açık veya zimni firma yetkilisi olduğunu, dolayısı ile davacı tarafından fatura düzenlemeye yetkilendirildiğini, ayrıca çekleri teslim alan ...’nin sosyal güvenlik kurumundan çalıştığı yerlerin dökümünün talep edilip bu kişinin davacı yanında çalıştığı olasılık dahilinde olduğunu, zira ...'nin davacı ...’nin oğlu olduğunu, davacının babası adına işlem yapan ...’nin muhtemelen davacıdan bu konuda yetkili olduğuna ilişkin vekaleti dahi olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle noterler birliğinden ... tarafından ...'ye düzenlenen vekalet olup olmadığının sorulması gerektiğini, davacının faturalarının fatura ciltlerindeki imzaların benzerliğinin bilirkişi marifetiyle de tespit edebildikten sonra kriminal incelemeye gönderilmesi gerektiğini, çekte cirosu olan ve çeki en son ciro eden ...’in çeki kimden aldığının sorulması sonrası söz konusu çeki davacı ...den aldığını beyan ettiğinde borcunu ödediğinin belli olacağını, faturanın kapalı olduğu dikkate alındığında fatura üzerinde imzası bulunan kişinin davacının düzenlediği diğer faturalarda imzası varsa zaten bu kişinin firma yetkilisi olduğundan kapalı faturadan kaynaklı talepte bulunmasının mümkün olmayacağını, müvekkilinin ticari defter kayıtlarındada zaten bu faturaların ilgili çekler ile ödendiği sabit olmakla , tüm beyanlarını doğrular şekilde defterin usulüne uygun bir şekilde tutulmuş olmasına rağmen davacı tarafın ticari defterlerini dahi sunamadığını, davacı tarafın defterlerinin incelemeye alınmış olup, bilirkişinin kaldırılma öncesi verilen ve davanın reddi ile sonuçlanan Kayseri 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/0931 Esas , 2020/322 karar sayılı kararının hükmüne esas teşkil eden ve ticari defterin incelemesi ile verilen kararında da dosya içinde bulunan ve sayın bilirkişi Mali Müşavir ... 'un 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporundada belirtildiği üzere , müvekkilinin ticari defterinde yaptığı inceleme ile 2017-2018 yıllarına ait icari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin mevcut olduğunu, davacı defterlerinde takip konusu kapalı faturada dahil olmak üzere davalı şirkete toplam 175. 747.53 TL tutarında satış faturasının dözünlendiğini, müvekkili şirket defterlerinde davacı tarafından düzenlenen takip konusu kapalı faturada dahil olmak üzere toplam 175.747.53 TL tutarında alış faturalarının kayıtlarının mevcut olduğu taraf defterlerinde alım satım yönünde muhasebe kayıtlarının birbirini teyit ettiğini , davalı müvekkili şirketin dava konusu faturada dahil olmak üzere davacı tarafından düzenlenen bütün faturaların karşılığı olarak 150.747.53 TL ve 25.000 TL tutarında iki adet akbank hesabından çek düzenlemek suretiyle verdiğini , sözkonusu çeklerin davacı tarafından ciro edilmesi ile tahsil edildiğini, davalı şirketin davacıya takip konusu faturada dahil olmak üzere herhangi bir borcu yoktur şeklindeki rapora rağmen davacı tarafın fatura içerisindeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle bu ödemeleri kabul etmediklerini beyan etmesine rağmen ; mahkeme hakiminin imza incelemesine dahi gerek görmeyerek davacının daha sonra imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesinin TMK 2. Maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı bulduğunu, davacı ile çekleri tahsil eden baba- oğul olup birlikte aynı işyerini çalıştırdıklarını, ...'nin her ne kadar bu işyerinde çalışan olarak gösterilmiş ise de aslında ticari faaliyeti bizzat yapan kişi olduğunu, iş yerinin sadece vergi levhasının ... adına ait olduğunu, ancak ...'nin hiçbir zaman kendi hesaplarını kullanan birisi olmadığını, bütün alacakların tahsilinin oğlu ... tarafından yapıldığını, bunun sadece müvekkili açısından değil tüm ticari ilişkiler içinde olduğu şirket ve şahsılar ile de aynı şekilde çek tahsil edildiğini, hatta ... adına çekleri dahi oğlu ...'nin imzaladığını, ...'nin , babası ... adına ticari ilişkide bulundukları şirketlerden ... limited şirketine düzenlenen ...şubesine ait ekte fotokopisini sundukları 30.01.2018 tarihli v.k. no:... çek no : ... olan çeki...'nin , babası ... adına imzaladığını ve bu çekin alacaklı şirket tarafından tahsil edildiğini, ...'nin hesabının olduğu ticari ilişkiler araştırıldığında tüm çeklerin ... tarafından imzalandığının görüleceğini, bu konuda gerekli araştırmanın hiç yapılmadığını, sürekli bir vekalet arandığını, ...'nin tacir olarak hesabının bulunduğu bankalara müzekkere yazılması ve bankalardaki vekaletname ve tahsilatlar araştırılmış olsa idi ... adına oğlu ...'nin yetkili olduğunun ortaya çıkacağını, hatta babası ...'nin de bankada işlem yapabilmesi , adına çek imzalaması gibi verdiği tüm yetkilerin ortaya çıkacağını, ...'nin borçlu olduğu çekteki imza ile müvekkili şirketin ...kereste'nin ... adına kestiği 05.11.2018 tarihli 150.747,53 TL ve diğer çeklerdeki "çekleri teslim aldım ... " altında ... kaşesi bulunan imzanın da ...'ye ait olması ve bu her iki çekin de ...'nın adına imzaların aynı olması ve ... imzası ile atılmış olmasından dolayı tahsilatların... tarafından yapılmış olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde bilirkişiler davacıya herhangi bir borcu olmadığını bildirmiş iseler de davacının defterlerinin incelenmesine mahkemenin , istinaf kararı gereğince davacının da defterlerinin incelenmesi gerektiğinden davacı tarafa defterlerin ibrazı için 13.09.2023 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre ile bilirkişi ücreti yatırılmasının yatırılmasına karar verilmiş olup bu kesin süre içerisinde ilgili işlemlerin yapılmaması durumunda HMK 324-2 maddesi uyarınca davacı tarafın bilirkişi delilden vazgeçmiş sayılacağı hususunda karar verdiğini, iş bu karara rağmen davacı tarafın 02.11.2023 günü belirlenen saatte davaya konu olan 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmesi kararına rağmen defterleri sunmadığını ve bu durumun mahkemenin 02.11.2023 tarihinde yaptığı belirleme ile tutanağa geçtiğini, mahkemenin bir sonraki celse olan 27.12.2023 tarihinde davacı vekilinin söz konusu defterlerin incelemede olması ve bu defterlerin ... vergi dairesinde bulunduğunu beyan ederek defter incelemesi konusunda bir ara karar kurulacak ise... vergi dairesine müzekkere yazılmasını ve müvekkiline ait defterlerin incelenmesini talep ettiği halde mahkemenin bir önceki ara kararına rağmen sanki böyle bir ara karar kurmamış gibi davacı tarafa kesin süre içerisinde defterleri sunmamış olduğunun görüldüğünü, yeniden bu hususta ara karar kurulmasına yer olmadığında dair bir karar vererek yargılamaya devam ettiğini ve, davalı taraf olarak , davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı yemin deliline başvurup başvurulmayacağına dair ara karar kurduğunu, oysaki davacının davasını ispat edemediğini, delili olan ticari defterini sunmadığını, ticari defterini sunmaması nedeni ile aynı celsede davalı vekili olarak davanın öncelikle usulen reddine karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde yerel mahkeme her iki tarafın da beyanlarına dikkat etmeksizin bambaşka bir ara karar ile hüküm kurmaya çalıştığını, taraflarına sunulan yemin deliline davanın reddini gerektirecek tüm yazılı delillerin dosyada mevcut olduğundan davacı tarafa bu konuda yemin metni hazırlanmadığını, kaldı ki yeminin muhattabının davacı taraf olması gerekirken müvekkilinin muhattap edildiğini, ara kararın bu yönden de hatalı kurulduğunu, yemin metni düzenlemesi gerekenin davacı taraf olduğunu, tam aksi yönde ara karar kurularak yanlış bir hüküm verildiğini, davacı tarafın defterlerinin davanın başından beri incelenmemiş olması usulü bir hata olduğunu, söz konusu işlemlerin kasdi olarak davacı ... ile oğlu ... arasında anlaşmalı olarak yapıldığının aşikar olduğunu, ticari defterlerin uzun müddet vergi incelemesinde olmasının da davacının işlemlerinde usulsüzlük olduğunun kanıtı olduğunu, ticari defterlerin incelenmesi ile davacının davasının yerinde olmadığı ortaya çıkacakken istinaf mahkemesinin kaldırılma kararına aykırı olarak bu işlemlerin yapılmadığını, aynı mahkeme başlangıçta davacının davasını reddettiği halde 2. kez verdiği kabul kararının kaldırılması sonrası eksik hususları tamamlamadığını ve bam kararına uymadığını, buna göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.04.2024 karar tarihli 2022/1061 Esas 2024/366 Karar sayılı yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davacının davasının tüm talepleri ile birlikte reddi ile dava harç, masraf, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/274-595E.K sayılı ceza yargılaması sonunda verilmiş ve kesinleşmiş ilamının kapsamı, Dairemiz kaldırma kararı öncesi ve sonrasında toplanan deliller ve ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden (Dairemiz kaldırma ilamı öncesinde ) aldırılan rapordaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında davalı yanın davaya / takibe konu fatura bedelini çeklerle ödediğine yönelik iddiasını ispatlayamadığı, mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 17/04/2024 tarih ve 2022/1061E . 2024/366K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalıdan alınması gerekli olan 2.619,66. TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 655,00. TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1964,66TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerilerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın"ürnüleri"kesinreddiİptalikabulüSatımdankonusutarihikayseri"diğer"Kaynaklanan)İtirazınkısmen(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim