SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1615

Karar No

2024/1721

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1615

KARAR NO: 2024/1721

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/03/2024

ESAS NO: 2022/709

KARAR NO: 2024/323

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ:24/09/2024

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2024 tarih ve 2022/709 Esas 2024/323 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında...tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı aleyhine tespit istenen sigorta şirketince ... numaralı poliçe ile kaskolanmış olduğunu, kaza sonrası, müvekkil kasko poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden aracın onarımını talep etmişse de sigorta şirketi tarafından müvekkilinin talebinin reddedildiğini, davalı sigorta şirketi... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği gerekçesiyle ödeme yapmadığını, işbu iddianın somut gerçeğe aykırı olduğunu, olay günü kaza gerçekleştikten sonra müvekkili şirket adına kayıtlı aracın sürücüsü ile kazaya karışan ... plakalı aracın sürücü arasında anlaşmalı tutanak düzenlendiğini ve taraflarca imza altına alındığını, müvekkilinin aracında meydana gelen zarar, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/23 D.İş sayılı dosyası ile belirlenmiş ve aracın onarım maliyeti 182.612,08-TL olarak hesaplandığını belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen 500,00-TL zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:

...plakalı araçın müvekkili sigorta şirketi... A.Ş.'de ... poliçe numaralı 21.05.2021-21.05.2022 arası geçerli olan kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından ikame edilen işbu davanın haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, dava açıldığı tarihte talep edilen tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarı yahut değeri tam ve kesin olarak tespit edilebilir olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacı vekilinin sadece talebini iletmesi sigorta şirketine başvuru yaptığı anlamına gelmediğini, gerçek zararın tespitine yarar ve gerekli görülen tüm belge ve bilgilerin sigorta şirketi’ne gönderilmiş olması gerektiğini, ilgili başvuruda eksik evrakla başvuru yapılmış olup başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmak zorunda olduğunu, meydana gelen kaza sonucu sürücünün olay yerini terketmesi durumunda sigorta şirketinin ödeme yapma yükümlülüğü ortadan kalkacağını, Kesinlikle bir kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketinin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğu poliçe limitleriyle ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilin temerrüdü gerçekleşmediğini, bu nedenle faize hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olayın değerlendirilmesinde; davacının meydana gelen trafik kazası sonrasında aracında oluşan hasar nedeniyle oluşan araç onarım bedelini, aracının kasko poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talep ettiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafından davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması nedeniyle sigorta şirketinin ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı ileri sürülmüşse de davacıya ait araç sürücüsü ...'nün olay günü ... Hastanesi Acil servisine giriş yaptığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden sigortalısı davacıya karşı rücu şartlarının oluşmayacağı, dolayısıyla davacıya tazminat ödemekle yükümlü olduğu,yine davalı sigorta şirketi sigortalısının zararının tümünden poliçe kapsamında sorumlu olup varsa dava dışı kazaya sebep olan gerçek/tüzel kişiye kusuru oranında rücu edebileceği değerlendirildiğinden ve alınan bilirkişi raporunda araç onarım bedelinin 182.682,08 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne ve davacı tarafından tazminat ödemesi için sigorta şirketine yapmış olduğu başvurunun sigorta şirketine ulaştığı tarih tespit edilemediğinden arabuluculuğa başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilerek karar verilmiştir.

  1. Davanın KABULÜ ile, 182.612,08. TL hasar bedeli tazminatının sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 28/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliyle davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.

İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; hükme esas alınan 01/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun usule uygun hazırlanmadığını, ayrıca kaza tarihindeki parça fiyatlarının hesaplamaya esas alınması gerekmekte iken bilirkişinin tespit yaptığı tarihteki parça fiyatlarını esas aldığını, bu nedenle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunmadığını, davanın açıldığı tarihte maddi tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak tespit edilebilir nitelikte olduğunu, bu tespitlerin yapılmış durumda olduğunu, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapmanın bir dava şartı olduğunu, davalı tarafından yapılan başvurunun eksik belgeler ihtiva etmesi nedeniyle başvurunun geçerli bir başvuru olmadığından bahsedilmeyeceğini, davanın açılmasından önce sigorta şirketine başvuruda bulunmamın dava şartı olduğundan söz konusu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı vekilinin sadece talebinin iletilmesinin sigorta şirketine başvuru yaptığı anlamına gelmediğini, gerçek zararın tespitine yarar ve gerekli görülen tüm belge ve bilgilerin sigorta şirketine gönderilmimş olması gerektiğini, ilgili başvuruda ise mevzuat hükümleri doğrultusunda eksik evrakla başvuru yapıldığını, başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın, dava konusu talebinin giderildiğine dair faturalarını ibraz etmediğini, KDV ödeme yükümlülüğünün meydana gelmediğini ancak hükme esas alının raporda KDV dahil hesaplama yapıldığını, ilgili hükme bu yönüyle itiraz edildiğini , dava konusu hasar bedeline ilişkin iskonto indirimi yapılmadan tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olacağını, bu hususta ilk derece mahkemesinin iskonto indirimi yapmadan tazminat hesabı yapmış olmasına itiraz ettiklerini, meydana gelen kaza sonucu sürücünün olay yerini terk etmesi durumunda sigorta şirketinin ödeme yapma yükümlülüğünün ortadan kalkacağını, müvekkili şirketin usuli kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiğini, huzurdaki davada müvekkili şirketin yapılan eksik evrakla başvuru sebebi ile temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddini, mahkeme kararının bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesini, tehiri icra kararı doğrultusunda icranın geriye bırakılmasına karar verilmesini, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacının katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden muhtıranın tebliğine rağmen istinaf harçlarını yatırmadığından mahkemece 24/06/2024 tarihli ek kararıyla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş,bu ek karar davacı vekiline tebliğ edilmiş,ek karara karşı istinaf talebinde bulunulmadığından davacı tarafın katılma yoluyla istinaf dilekçesi kapsamındaki istinaf sebebi yönünden bir inceleme yapılmamıştır.

Dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna ve davalı yanca ileri sürülen istinaf sebeplerine, mahkemece konusunda uzman makine mühendisi bilirkişilerden alınıp hükme esas alınan ( 25.04.2022- 01.06.2023 tarihli ) bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere,söz konusu raporların ayrıntılı, bilimsel, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli, somut olayın özelliklerine uygun nitelikte olmasına, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tarafın istinaf sebeplerinin tamamının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 29/03/2024 tarih ve 2022/709E. . 2024/323 Karar sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 12.474,24. TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 3.500. TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 8.974,24TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı taraftan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

  3. İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı ve istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSigortakesinSözleşmesinden(ÖzelTazminattarihikonusukayseriKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim