SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1594

Karar No

2024/1713

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1594

KARAR NO: 2024/1713

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/04/2024

ESAS NO: 2020/487

KARAR NO: 2024/436

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ:24/09/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2024 tarih ve 2020/487 Esas 2024/436 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Kayseri 8. Noterliği tarafından düzenlenen... tarihli ... yevmiye numaralı vekaletname ile ...’i vekil tayin ettiğini, davalı ...’e ‘Bilcümle murisi evvellerimizden diğer mirasçılar yanında bize her türlü yolla intikal eden veya edecek olan T.C. hudutları dahilindeki bilcümle taşınmaz ve taşınır mallardaki hak ve taşınmaz hisselerinin tamamını mirasçılık belgelerine göre adımıza intikal ettirmeye ve tescillerini yaptırmaya…’ ifadeleriyle Türk Medeni Kanun hükümleri kapsamında miras hukukundan kaynaklı paylara göre taşınırlar ve taşınmazlar üzerinde hisse devri yapma yetkisi verildiğini, öncelikle 30/03/2015 tarihinde yapılan toplantıda,... Ltd. Şti. üzerindeki müteveffa ...’e ait hisselerin mirasçılık oranında dağıtıldığını, davacı ...’a üç pay oranında hisse verildiğin ve yapılan bu işlemin ... tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edildiğini ancak aynı tarihte yapılan toplantıda, ismi geçen şirket üzerinde davacının sahibi olduğu bütün hisselerin şirkete dışarıdan katılan davalı ...’e bedelsiz olarak devredildiğini, yapılan bu işlemin davacının talimatı ve bilgisi dahilinde olmayıp, davalı ... tarafından yapılan davaya konu hisse devriyle ilgili davacıya bir izahat verilmediği gibi herhangi bir ödemede de bulunulmadığını, bu durumun vekilin sadakat ve özen yükümlülüğüyle bağdaşmadığı gibi, davacının maddi ve manevi zarara uğramasına neden olduğunu, bu kararların davacının miras ortaklığı hiçe sayılarak, davalı ...’in talimatıyla yerine getirildiğini,...’in ... Petrol şirketinin ve kendisinin mali müşaviri olan ...’e talimat vererek davacıya ait hisselerin oğlu olan diğer davalı ...’e haksız bir şekilde bedelsiz olarak devrettirdiğini, somut olayda vekalet görevi ... tarafından kötüye kullanıldığını ve davacının dava konusu şirket üzerinde ortaklık ve pay hakkından mahrum edildiğini, Medeni Kanun’un miras hükümlerine göre intikal etmesi gereken hisselerin mirasçılık belgesine göre intikali yapıldığını ve hisselerin aynı gün apar topar ...’e bedelsiz, koşulsuz olarak devredildiğini, miras intikali gereğince hisselerin davacıya devri yapılması ve aynı gün bu hisselerin şirkete dışarıdan katılan davalı ...’e bedelsiz, koşulsuz olarak devredilmesi hayatın olağan akışına, genel hayat tecrübelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek 30/03/2012 tarihli şirket toplantısında davacıların hisselerinin haksız ve hukuka aykırı devredilmesi işleminin iptaline, müteveffa ...’den miras yoluyla intikal eden şirket hisselerinin eski hale iadesine ve davacı adına tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde hisselerin güncel bedelinin ve mahrum kalınan kar payının davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALILAR ..., ... VE ... A.Ş'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:

Davalılar ..., ...ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde hukuki sebeplerin gösterilmediğini, davacı tarafın somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının 30/03/2012 tarihli şirket toplantısında yapılan devir işleminin iptalini talep ettiğini, ancak limited şirket hissesini devir edenlerle devir alanlar arasında hisse devrine ilişkin davanın 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davalı şirketin hisse devrinde bir dahilinin olmadığını bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalılardan ...’in davacının erkek kardeşi ve davalılardan ...’ın da davacının yeğeni olduğunu, 21/03/212 tarihinde tarafların murisi olan...’in vefat ettiğini, mirasçı olarak davacının, davalı ...’in ve anneleri ...’in kaldığını, mirasçıların miras taksimine ilişkin şahitler huzurunda sözlü olarak anlaştıklarını, dava dışı ... ve davacının, intikal işlemlerinin yapılması ve ve şahitler huzurunda sözlü olarak yapılan miras taksim anlaşmasına göre mal varlığının paylaşılması işleminin tamamlanması için davalı...’in vekil olarak tayin edildiğini, davalı ...’in asillerin talimatlarını yerine getirdiğini, davacının hisse devir işleminden haberdar olmamasının mümkün olamayacağını, davacı tarafın kendi adına tescil edilen 9 adet taşınmazdan haberdar iken şirket hisse devrinden haberdar olmamasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın miras taksimi sonucu adına tescil edilen taşınmazları 8 yıldır kullandığını, davacının miras payını fazlası ile aldığını, muris ...’in mirasçıları arasında yapılan anlaşmada sadece bir taşınmazın...’e bırakıldığını, taraflarca yapılan taksimde davacı hissesine düşen taşınmazlardan kendi istediklerinin tamamının verildiğini, şirket hisselerinin ise ... uhdesinde kalmasına karar verildiğini, bununla birlikte şirketten davacı adına düşecek 98.300,00 TL’lik bedelin ...’e verilmesinin kararlaştırıldığını ve şahitler huzurunda ...’e 30/03/2012 tarihinde 93.800,00 TL’nin ödendiğini, yapılan ödeme ile birlikte şirket hisse devir temlik ve ibra sözleşmesi imzalandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DAVALILAR ... VE ... A.Ş'NİN İLKDERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:

Davalılar ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açarken eksik harç yatırdığını ve harcın tamamlanması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dayandığı hukuki sebepleri göstermediğini, davacının dava dilekçesinin açıklamaya muhtaç olduğunu, davacının hile hukuksal nedenine dayandığını, hilenin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde bu davanın açılmadığını, davacı tarafça ...’in vekil tayin edildiğini, vekalet ilişkisi çerçevesinde gerekli işlemlerin yapıldığını, taksim işlemine ilişkin 27/03/2012 tarihli ibraname ve muvafakatname düzenlendiğini, taksimin üzerinden uzunca bir süre geçmesinin icazet niteliğinde olduğunu, davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin hala devam ettiğini, limited şirket hiise devrinin iptali davasının beş yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, zaman aşımı süresinin ticaret sicil gazetesinde ilan tarihinde başladığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... davacının ... Ltd. Şti.'nde hisse sahibi iken Kayseri 8.Noterliğinin ... tarihli... yevmiye numaralı Limited Şirket hisse devri sözleşmesi ile hisselerini Kayseri 7. Noterliğinin ... tarih...yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vekaletnamesine dayalı olarak vekil ...'in devrettiği, davada temsil ve vekalet ilişkisi üzerinde durulması gerektiğinden, 6098 s. Türk Borçlar Kanununda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır" hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır (Yargıtay 1. HD. E:2016/16619-K: 2020/3680 sayılı ilamı). Kuşkusuz vekilin temsil yetkisi sınırını vekil eden tayin eder. Vekilin vekil edenin tayin ettiği bu sınır dışında iş ve işlem yapma olanağı bulunmamaktadır. Vekille ilişki içerisine giren taraf da vekaletname ile vekile verilen temsil sınırını bilmek zorundadır. Şayet, vekaletname ile verilen yetki temsil sınırı dışında kullanılmışsa vekil eden vekaletname metninden yararlanarak üçüncü kişilere karşı vekilin temsil yetkisini aşmak suretiyle iş ve işlem yaptığı iddiasını ileri sürebilir. (Yargıtay 14.H.D nin E:2009/7564 K: 2009/8343 sayılı ilamı) Hisse devrinin temelini oluşturan Kayseri 7. Noterliğinin... tarih ... yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vekaletnamesinde; "...Halen kurulu bulunan veya kurulacak olan veya bilcümle muris ve murisi evvelimizden diğer vereseler meyanında bizlerede intikali iktiza eyleyen bilcümle şirketlerden dilediği miktar, dilediği bedel ve şartlarda hisseler devir almaya, devir bedellerini tediyeye, hisse devir sözleşmesi tanzim ve imzaya, ayrıca bilcümle şirketlerde gerek halen kayıtlı ve gerekse bundan sonra devir alınacak veya bilcümle murislerimizden intikal edecek olan hisselerin bir kısmını veya tamamını dilediği kimse veya kimselere dilediği bedel ve şartlarla devretmeye, devir bedellerini, talep, tahsil ve ahzu kabza, sulh ve ibraya, devir senet ve ..." yetkileri ile ...'in vekil tayin edildiği, görülmekte olup, hisse devir işlemi gerçekleştiren vekile verdiği vekaletnamedeki hisse devrine ilişkin yetkilerin vekalet verenin şirketteki hisselerin devrini öngördüğü, bu durumda Kayseri 8.Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye numaralı Limited Şirket hisse devri sözleşmesinde vekilin vekaletnamenin sınır ve kapsamını aşan hukuki işlem yapmadığı, dava her ne kadar hisse devrinin usulsüz yapıldığı iddiası ile açılmış ise de vekaletin kötüye kullanmasından kaynaklı olduğu, davacının davasını hisse devrinden yaklaşık sekiz yıl sonra açmış olması ve bu süre içerisinde bedelsiz devre sessiz kalınmış olması, yapılan hisse devrinin vekaletname geçersiz olsa dahi 6762 sayılı TTK’nın 520. Maddesi gereğince devrinin yapıldığı, davalı A.Ş ve davalı ...'e yönelik yöneltilecek husumet olmadığı ve... yönünden yapılan işlemlerin talimatıyla yapıldığı iddiası dışında somut delil bulunmadığı anlaşılmakla eldeki davada karar vermek gerekmiş( Yargıtay HGK 2021/11-917 E., 2022/1616K., 11.HD 2022/279 E., 2023/3564 K., 2006/12259E., 2007/14905 K., 2017/947E., 2019/449 K.) ve hüküm kurulmuştur. 1-Davanın davalılar ... ve ...A.Ş yönünden PASİF HUSUMET YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE,2-Davanın davalılar ... ve ... yönünden REDDİNE..." dair karar verilmiştir.

İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkilinin davalılardan ...'e Kayseri 8. Noterliği tarafından düzenlenen ...tarihli, ... Yevmiye no'lu vekaletname ile Türk Medeni kanunu hükümleri kapsamında miras hukukundan kaynaklı paylara göre taşınırlar ve taşınmazlar üzerinde hisse devri yapma yetkisi verildiğini, 30/03/2012 tarihinde yapılan toplantıda müteveffa ...'in davalı şirket ... A.ş payları miras payları oranında dağıtıldığını, müvekkiline üç pay oranında hisse verildiğini, bu işlemin ... tarihinde ticaret sicil gazetesinde tescil edildiğini, davalı ... tarafından müvekkilinin hisseleri, aynı tarihte yapılan toplantıda müvekkilinden habersiz ve müvekkilinin işlem öncesinde, işlem anında veya işlemden sonra onayı olmamasına rağmen bedelsiz şekilde davalı...'e devredildiğini, devir işlemlerinin miras ortaklığının hiçe sayılarak davalı ...'in talimatıyla yerine getirildiğini, ilk derece mahkemesinde yazılan gerekçeli kararda devrin bedelsiz olduğunun kabul edilmesine rağmen vekaletin kötüye kullanılması hususunun değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için pay devir işleminin müvekkilinden habersiz ve müvekkilinin haberi olmadan yapılabileceğinin kabulü halinde dahi tarafların sorumluluklarının doğacağını, ilgili Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere vekile sınırsız yetki verilmesi halinde dahi sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış veya devir yapma hakkını vermeyeceğini, yerel mahkeme tarafından pay defterlerinin sunulması için süre verilmesine rağmen davalı tarafça pay defteri sunulmadığını, yerel mahkemece 06/07/2021 tarihli duruşmada davalılara pay defterlerini sunmaları ve 2012 yılına ait bilançoyu sunmaları ve bilançonun aktifinde görünen taşınır- taşınmaz mal, araçların listesini, taşınmaz malların tapu bilgilerini içerecek şekilde, taşınır malların cinsini, türünü, markasını, modelini, motorlu araç ise plakasını vs tüm bilgilerini, banka mevduatları var ise banka bilgilerini bir liste halinde sunmaları ve dayanak belgelerini eklemek için 2 hafta süre verildiğini, yerel mahkemece davanın 8 yıl sonra açılmasında red gerekçesi yapılmışsa da huzurdaki dava zamanaşımı ya da hak düşürücü sürelere tabi olmadığını, ilk derece mahkemesi kararında davanın hisse devrinden 8 yıl sonra açılmışsa davanın red sebeplerinden biri olarak gösterildiğini, yönetim kurulu üyelerinin işledikleri haksız fillerden şirket sorumlu olduğundan pasif husumet yokluğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporlarının taraflara tebliğ edilmediği gibi usul işlemlerin dikkate alınmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme tarafından usul ve yasaya aykırı eksik incelemeyle verilen kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulünü, yargılamanın sonlandırmasına kadar tehir-i icra kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili Av. ...'ın istinafa cevap dilekçesinden özetle; yerel mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle yapılan hisse devirlerinin iptali ile eski hale iadesine ve yeniden davacı adına tesciline bu talep kabul olmadığı taktirde hisselerin güncel bedelinin ve mahrum kalınan kazancın (kar payının) davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davacı tarafından davalılardan ...'e verilen vekaletnamede mevcut bulunan yetkiler, mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan raporlardaki tespit ve değerlendirmeler bir bütün olarak nazara alındığında yargılamaya konu olayda vekaletnamenin kötüye kullanıldığının ispatlanamadığı dolayısıyla ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir. Sonuçta; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının hiç birinin yerinde olmadığı görülmüştür.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 26/04/2024 tarih ve 2020/487 E. . 2024/436 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacıdan alınması gerekli olan 427,60. TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile,HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınyokluğupasifPayı(ŞirketOrtaklıkTahsilikonusuTicaritarihiŞirketkayseriAlacağınınreddine"Kaynaklı)husumetsebebiylehüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim