SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1621

Karar No

2024/1707

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1621

KARAR NO: 2024/1707

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/04/2024

NUMARASI: 2022/538 E. 2024/412 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2024

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/04/2024 tarih ve 2022/538 E - 2024/412 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında güneş enerjisi projelerinin satımına ilişkin sözleşme imzalandığını, işbu projelere ilişkin müvekkili şirket tarafından davalı...A.Ş'ne borç açıklaması ile... Şubesi'nden29/06/2018 tarihinde 250.000,00-TL, ... Şubesi'nden 05/07/2018 tarihinde 200.000,00-TL banka havalesi yapıldığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin alacakları için 01/10/2018 vade tarihli bono düzenlenerek müvekkiline verildiğini, davalı tarafından hiçbir yükümlülüğün yerine getirilmediğini ve ön protokolün 17. Maddesinde yer alan asıl sözleşmenin imzalanamadığını, müvekkili şirketin borç olarak ödediği paraları ve bonoda yer alan tutarın geri ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takibinin devamına, alacak likit olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin, uzun yıllardır Türkiye'nin çeşitli yerlerinde güneş enerjisi santrali kurulumu işlemi yaptığını, Ülkemiz adına birçok önemli enerji yatırımının altında yüklenici firma olarak imzası bulunan müvekkil şirket olduğunu, 2018 yılında dosyada adı geçen ... ve ortakları ..., ...,..., ..., ...'ın ortakları arasında bulunan şirket adına Güneş Enerji Santrali kurmak amacıyla ... ili ... ve ... ilçelerinde 10 MW'lık güneş enerji santralinin kurulumuna başladığını, davacı tarafın müvekkil şirketten talep ettiği alacak gerçek ve mevcut bir alacak olmadığını, Zira müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığını, Müvekkil şirketin, taraflar arasında imzalanan ön protokolden de anlaşılacağı üzere bahsi geçen GES'lerin yüklenici firması konumunda olduğunu, yüklenici olarak sadece santralin kurulum aşamasında yer aldığını, Çelik konstrüksiyonlar, panel montajına hazır olduğunda müvekkil borcunu ifa ettiğini ve santralin kurulum aşaması tamamlanmış olacağını, müvekkilin çelik kontsrüksiyonları, panel montajına hazır hale getirdiğini ve santralleri teslim ettiğini, santralin diğer aşamalarından sorumlu olan... Grup olduğunu, Davacı tarafından yapılan bu ödemeler ...Grup adına gönderildiğini, ancak ödeme tarihinde... Grup' un fazlaca borcu bulunduğundan ve mevcut malları hacizli olduğundan ödemeler müvekkil şirkete yapıldığını, Müvekkil şirket, bu ödemeleri ... Grup adına alt taşeronlara gönderdiğini, mezkur olayda sadece para transferi yapıldığını, ödemeleri ... Grup adına gerekli yerlere gönderdiğini, Bu sebeple, müvekkil şirket davacı tarafın iddia ettiğinin aksine borçtan sorumlu olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu meblağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "...Eldeki davada davalı taraf, davacı tarafça gönderilen bu ödemelerin aslında ... Grup adına gönderildiğini, davalı tarafça bu ödemelerin ... Grup adına alt taşeronlara gönderdiği, yani davalı şirketin mezkur olayda sadece para transferi yaptığını iddiası etmiş olduğu gözetildiğinde davalının, ikrar ettiği maddi vakıanın hukuki vasfının ileri sürülenden farklı bulunduğunu bildirmesi karşısında, basit (adi) veya bileşik ikrarın söz konusu olamayacağı çok açıktır. Zira, her ikisinin de temel koşulu, ileri sürülen maddi vakıanın ve onun hukuki vasfının birlikte kabul edilmiş olmasıdır. Vakıa kabul edilmekle birlikte, onun farklı bir hukuki vasıfta olduğunun ileri sürülmesi durumunda, vasıflı ikrardan söz edilmesi gerektiği ve vasıflı ikrarın bölünemeyeceği açıktır.

O halde, somut olayda davalının savunması, vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğindedir ve bu ikrar bölünemez. Buna göre, vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalıya) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) aittir. ( Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2016 gün ve 2016/19-269 E., 2016/529 K.sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu davacının davalıya avans olarak 450.00,00-TL ödeme yaptığı sabittir. Nitekim dosya kapsamındaki dekontlar incelendiğinde davacının davalıya gönderdiği ödemelerde "borç olarak verilen" açıklamasının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda davacı taraf yaptığı ödemenin avans ödemesi olduğunu ispatlamıştır. Hal böyle iken takibe konu bononun teminat olarak alındığı gözetilerek temel ilişki kapsamında davacının yaptığı havaleler sebebiyle davalıdan 450.000,00-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup, ispat külfeti üzerinde olan davacı 450.000-TL yönünden davasını ispatlamıştır. Talebin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak niteliğinde bulunması nedeniyle takip öncesi dönem için temerrüt faizi talep edilmesinin ancak borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde söz konusu olacağı, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı gözetilerek ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2648 E. 2020/4865 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir) davanın kısmen kabulü ile 450.000,00 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş olup alacak likit olduğundan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. Davanın kısmen kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 450.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacak miktarı olan 450.000,00-TL'nin %20'si oranında (90.000,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, güneş enerjisi projelerinin satımına ilişkin Ön Protokol niteliğindeki sözleşme imzalandığını, işbu projelere ilişkin müvekkili şirket tarafından davalı...A.Ş'ne Borç açıklaması ile ...Şubesinden 29.06.2018 tarihinde 250.000,00 TL ve ... Şubesinden 05.07.2018 tarihinde 200.000,00 TL. banka havalesi yapıldığını, bu bedellerin davalı şirkete borç olarak ön protokolün 17. maddesi uyarınca asıl sözleşme yapılması amacıyla gönderildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin alacakları için 01.10.2018 vade tarihli bono düzenlenerek müvekkiline verildiğini, davalı tarafından hiç bir yükümlülüğün yerine getirilmediğini ve ön protokolün 17. maddesinde yer alan asıl sözleşmenin imzalanamadığını, asıl sözleşme yapılmadığından ve limited şirket hisse devirlerinin de gerçekleşmediğinden, başka bir deyişle 6102 sayılı kanunun 595. Maddesine uyarınca sözleşme imzalanmadığından müvekkili şirketin borç olarak ödediği paraların ve bonoda yer olan tutarın iadesi gerektiğini, yerel Mahkemece verilen kararda "davacının yaptığı havaleler sebebiyle davalıdan 450.000,00-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup, ispat külfeti üzerinde olan davacı 450.000-TL yönünden davasını ispatlamıştır" dendiğini, yapılan tespitin eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının temel dayanağının 04/03/2024 tarihli Bilirkişi Raporu olduğunu, ancak bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, yerel mahkemece müvekkili şirketin 450.000,00 TL. alacaklı olduğu belirtilmiş olsa da, yazılı delilleri olan bononun 500.000,00 TL. olduğu ve davalı tarafından bono üzerindeki imzaya itiraz edilmediği nazara alındığında 500.000,00 TL. tutar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği yargıtay kararlarında da hüküm altına alınmışken davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel Mahkemece verilen kararda "davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği" belirtilmişse de bu tespitin hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davaya konu itirazın iptali dosyasına vaki itirazın yapıldığı icra dosyası Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası olduğunu, İlgili icra dosyasının takip dayanağı 29.06.2018 Keşide Tarihli, 01.10.2018 Vadeli ve 500.000,00-TL bedelli bono olduğunu, bonoda yazılı vadenin, temerrüt ihtarına gerek olmaksızın temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu hususta kanun hükmünün açık olduğunu, alacağın muaccel hale geldiği tarihin bononun vade tarihi olan 01.10.2018 tarihi olduğunu, bunun sonucu olarak da işlemiş faiz bononun vade tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, yerel mahkemece dosyada bulunan deliller, bilgi, belge ve evrakın tümüyle değerlendirilmediğini, neticeten eksik ve hatalı değerlendirme ile hukuka aykırı olarak hükmün tesis edildiğini ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/538 E. - 2024/412 K. Sayılı Davanın reddedilen Kısım Yönünden kaldırılmasına, davanın tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava, zamanaşımına uğramış bonodan dolayı temel ilişkiden doğan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; davacı tarafın davalı aleyhine 08.04.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalıdan 500.000 TL asıl alacak, 295.462,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 795.462,33 TL talep edildiği, takip dayanağının takip dayanağı olarak 29.06.2018 düzenleme tarihli 01.10.2018 vadeli 500.000 TL bedelli bono olduğu görülmektedir.

Somut olayda davacı şirket ile dava dışı ... grubu arasında Osmaniye ili Düziçi ve Yaveriye Isparta ve Adana illerinde bulunan GES projelerinin KDV dahil 9.650.000,00 TL karşılığında davacıya satışına ilişkin 23.05.2018 tarihli ön protokol isimli belge imzalandığı, davalının protokole konu GES projelerinde Çelik konstruksiyon panel montajı, topraklama alt yapısı ve tel çit işlerini eksiksiz şekilde teslimini yüklendiği projelere ait faturaların davalı şirket tarafından sözleşmede belirtilen şirketlere fatura edileceği bu şirketlerin de kesilen fatura tutarını davalıya ödeyecekleri 11 maddede belirtilen ödeme planı ve miktarlarının öncelikle Düziçi ve Yaveri'ye sahalarına yapılan işlerin kalan bakiye borçlarında yapılacak olan işlerde ve daha sonra ... limited şirketinin keşide etmiş olduğu çeklerin ödenmesinde kullanılacağı, mezkur ön sözleşmeye istinaden asıl sözleşmenin 15 gün içerisinde yapılacağının belirtildiği belgenin incelenmesinden anlaşılmaktadır.

Dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında güneş enerjisi projelerinin satımına ilişkin ön protokol imzalandığı, bu projelere ilişkin davacı şirket tarafından davalı ...A.Ş.'ye borç açıklaması ile 29.06.2018 tarihinde 250.000,00 TL ve 05.07.2018 tarihinde 200.000,00 TL banka havalesi yapıldığı, davalı şirket tarafından davacının alacakları için 01.10.2018 vade tarihli bono düzenlenerek davacıya verildiğini, takibe konu senedin davalıya borç olarak verilen 450.000 TL karşılığında düzenlendiğini kabul etmiştir.

Davalı ise yapılan ödemelerin ...Grup adına gönderildiğini ancak ödeme tarihinde ... Grup'un fazlaca borcu bulunduğundan ve mevcut malları hacizli olduğundan ödemelerin davalı şirkete gönderildiğini, davalı tarafça bu ödemeleri ... Grup adına alt taşeronlara gönderdiğini, yani davalı şirketin mezkur olayda sadece para transferi yaptığını, ödemeleri ...Grup adına gerekli yerlere gönderdiğini ileri sürmüştür.

6098 sayılı TBK 12. Maddesi ; Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz." şeklindedir.

"Önsözleşme" başlıklı 29. Maddesi incelendiğinde; "Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir.

Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, önsözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır."

Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 35. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen şartların tam olarak sağlanması halinde devrin nasıl gerçekleşeceği hangi prosedürlerin yerine getirilmesi gerektiği ise 35. Maddenin 2. Fıkrasında belirtilmiştir.

"Üretim tesisi devri" başlıklı 35/1-2 Maddesi ; "

(1) Kabulü yapılmış olmak kaydıyla, bu Yönetmelik kapsamındaki üretim tesisi; satış, devir veya diğer bir düzenleme ile bu Yönetmelik veya ilgili mevzuat kapsamında devretmek isteyen kişinin statüsünden kaynaklanan şartlar dahil kapasite tahsisini sağlayan şartları haiz üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişiye devredilebilir. 11 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında yer alan üretim tesisleri hariç olmak üzere kabulü yapılmamış üretim tesisleri bu fıkra kapsamında devre konu edilemez.

(2)Birinci fıkra kapsamında üretim tesisini devredecek ve devir alacak gerçek veya tüzel kişiler, devir işlemi gerçekleşmeden önce eşzamanlı olarak ayın ilk on günü içerisinde ilgili şebeke işletmecisine başvuruda bulunur. İlgili şebeke işletmecisi, bu fıkra kapsamında yapılan başvuruları devir için gerekli

belgelerin tam ve eksiksiz olması halinde fatura dönemi sonu itibarıyla sonuçlandırarak görevli tedarik şirketine bildirir. Devir işlemi, devir alacak gerçek veya tüzel kişinin bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşmasını imzalamadığı sürece ilgili şebeke işletmecisi nezdinde geçerlilik kazanmaz. Tam ve eksiksiz olarak başvuruda bulunulmaması halinde ilgili şebeke işletmecilerince talep değerlendirmeye alınmaz ve 5 işgünü içerisinde muhataplara eksikliklere ilişkin bildirimde bulunulur."

Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 11/1 maddesi ;

(1) Bu Yönetmelik kapsamında Bakanlık veya Bakanlık tarafından yetkilendirilen kurum tarafından 10 kW’a (10 kW dahil) kadar tip proje hazırlanması uygun görülen, yenilenebilir enerji kaynağına dayalı ve kendi tüketim tesisinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücüne kadar, üretimi ve tüketimi aynı noktadan bağlı üretim tesisleri için başvuru ve ihtiyaç fazlası enerjinin değerlendirilmesinde Kurum tarafından belirlenen usul ve esaslar ile bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu formatı kapsamında işlem tesis edilir. Bu kapsamda gerçekleşecek olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerine ilişkin başvurular, Kurum tarafından belirlenen usul ve esaslar

uyarınca değerlendirilir." şeklindedir.

Tarafların kabulünde olan 23.05.2018 tarihli ön protokole konu tesislerin Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde belirtilen şekilde davacı şirkete devir edildiğine dair dosyada bir iddia bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta davacı şirket ile dava dışı...grup arasında güneş enerjisi projelerinin satımına ilişkin ön protokol imzalanmasına, bu ön protokol kapsamında davacı şirket tarafından davalı ...A.Ş.'ye borç açıklaması ile 29.06.2018 tarihinde 250.000,00 TL ve 05.07.2018 tarihinde 200.000,00 TL banka havalesi yapılmasına, takibe konu senedin davacı tarafından davalı şirkete borç olarak verilen 450.000 TL karşılığı düzenlendiğinin anlaşılmasına, dava dışı ...Grup ile davacı şirket arasında asıl sözleşmenin imzalanmamasına, bu durumda tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade etmelerinin gerekmesine, Davalı tarafından dosyaya davacı tarafından gönderilen paranın davacının talimatları doğrultusunda üçüncü kişilere ödendiği yönünde yazılı delil sunulmamış olmasına, davacının takip yapmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada yazılı delil bulunmamasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.

Tarafların iddia, savunma, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine, yukarıda belirtilen hukuk kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçele göre davacı tarafın istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1 uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/04/2024 tarih ve 2022/538 E . 2024/412 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinSözleşmesindenasliyeİptaliticaretkonusuhükümkayseriKaynaklanan)İtirazın(Hizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim