Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1602
2024/1693
18 Eylül 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1602
KARAR NO: 2024/1693
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2024
NUMARASI: 2020/362 E. 2024/492 K.
Asıl dava bilgileri :
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/06/2020
Birleşen Dosya Bilgileri: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/260 - 2022/413 E-K
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/05/2024 tarih ve 2020/362 E - 2024/492 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirketin Kayseri ...İlçesinde bulunan ... tesislerinin işletmecisi olduğunu, davacı adına 21.12.2018 tarihinde ... referans numarası ile elektrik aboneliği nin bulunduğunu, davacı firmanın işletmecisi olduğu restorana iki dönem elektrik faturası tahakkuku yapıldığını ve müvekkili firma tarafından elektrik faturalarının düzenli olarak ödendiğini, ancak müvekkilinin işletmecisi olduğu restoranın, önce eski işletmecisi firmanın elektrik borcu olduğundan bahisle usulsüz olarak elektriğinin kesildiğini, saat mühürleme veya saat sökümü yapılmadığını, elektrik saatinden davalı firmanın çalışanlarının enerji nakil eden kabloları usulsüz olarak söktüklerini, davacının elektrikçi çağırarak, elektrik saatine gelen kabloları bağlatması sonrasında ise davalı firma çalışanlarının yaklaşık 50 metre uzunluğunda olan iki elektrik direği arasında bulunan ana elektrik tellerini, direklerden keserek müvekkil firmanın işletmesini elektriksiz bıraktıklarını, müvekkilinin elektrik borcunun bulunmadığını, davalı firma tarafından illegal olarak 06.02.2019 tarihinden itibaren, enerji dağıtım görevini ve enerji nakil hatlarına bakım yapma yükümlülüğünün ihlal edildiğini bilinçli olarak enerji nakil hatfarının tamamen kullanılamaz hale getirilerek, müvekkili olan işletmenin elektriksiz bırakıldığını, elektrik kesintisi nedeniyle firmaya ait soğuk hava deposunda bulunan 21.000-TL tutarında gıda maddesinin buzlarının eridiğini, kokuşmasına bağlı olarak Jandarma nezaretinde imha edildiğini, müvekkili tarafından, defaten ... Şefliği ile görüşüldüğünü, defalarca arıza şikayetinde bulunulduğunu ancak enerji nakil hatlarının yeniden bağlanmadığını, yaşanan hadiseler nedeniyle, davalı firma görevlileri hakkında 13.02.2019 tarihinde Develi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/209 soruşturma sırasına kayıtlı şikayette bulunulduğunu, davalı firmanın Develi Cumhuriyet Savcılığınca yazılan müzekkerelere cevap verilmediğini, soruşturma dosyasının bilinçli olarak sürüncemede bırakılmaya çalışıldığını, elektrik direkleri arasında bulunan ana dağıtıcı kabloların hangi hakka istinaden kesildiği, hangi yasa ve yönetmelik gereğince böyle bir işlem tesis ettikleri, sonrasında enerji nakil hattını neden bağlamadıkları veyahut tamir etmedikleri hususunda Savcılık makamına bir izahta bulunmadıklarını,...Mahallesi ... Mevkiinde söz konusu restoranın bulunduğu istikamete enerji nakleden elektrik iletim hattı direklerinde 5 adet iletim kablosu bulunduğunu, restoran istikametine devam eden iki enerji hat kablolu elektrik direkleri arasındaki mesafenin 43 metre olarak ölçüldüğü, kesildiği iddia edilen direkler arasında enerji nakil hattı kablosunun iki adet olarak devam ettiğini, restoran enerjisinin 80kVA kapasiteli bir adet jeneratörden karşıladığının tespit edildiğini, davalı firmanın elektriği kesmesi nedeniyle ticari işletmenin elektriksiz bırakılması sonrasında, müvekkili olan firmanın jeneratör satın almak mecburiyetinde kaldığını, üç adet jeneratöre 153.400,00-TL ödeme yapıldığını, iki adet jeneratörün gıda depolamakta kullanılan soğuk hava deposunun elektiriğini sağlamak için aralıksız çalıştığı için, defalarca tamir edildiğini ve sonrasında kullanılmaz hale geldiğini, işletmenin elektrik ihtiyacının karşılanması amacı ile satın alınan jeneratörün çalıştırılması için arabulucuya başvuru tarihine kadar kadar 196.339,81-TL tutarında mazot satın alındığını, müvekkilinin davalı firmanın usulsüz ve hukuka aykırı işlemi sebebi ile toplamda 370.739,81-TL maddi zarara uğradığını, bu zararın karşılanması taleplerini içerir Kayseri 7. Noterliğinin... tarih, ... yevmiyeli numaralı ihtarının davalıya gönderildiğini ancak, davalı tarafça, zararın hiçbir şekilde karşılanmadığı gibi gönderilen ihtarnameye de herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle enerji nakil hatlarının kasten kesildiği 06.02.2019 tarihinden başlamak kaydı ile, tespit olunacak her bir zarara zararın vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, noter ihtarname giderleri ve Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan tespit masrafları da dahil olmak üzere yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusunun belirli bir alacağa yönelik olmasına rağmen belirsiz alacak davası açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının şirket kayıtları incelendiğinde “... Mahallesi ... Sokak... .../Kayseri” adresinde ...referans numaralı kaydının bulunduğunu, aynı adreste aynı referans numarası ile aynı sayaç üzerinde ... Limited Şirketi isimli şirketin de aboneliğinin bulunduğunu ve iki firmanın elektrik aboneliğine ilişkin tüm işlemlerinde ...'nün muhatap alındığının anlaşıldığını, bu davanın tarafı olan davacı firmanın yetkilisi ...'nün ise ...'nün annesi olduğunu, ...ve...firmaları adına yapılan bağlantı sözleşmelerinde ve tutulan iki usulsüz elektrik tespit tutanağında muhatabın hep söz konusu adreste ... Restaurant'ı işleten ... olduğunu,... firması adına tahakkuk eden borcundan dolayı ...'nün ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak ödemediğini, buna karşılık aynı adreste ve aynı referans numarasıyla ...Ltd. Şirketi yetkilisi ... adına yeni bir abonelik sözleşmesi imzalamak suretiyle kötü niyetli olarak elektriğin kullanıma açılmasını sağladıklarını, dolayısıyla somut olayda farklı tüzel kişilikler kurularak muvazaalı işlemler ile kamu hizmetinden karşılıksız yararlanmaya çalışıldığını, karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin şikayette bulunulduğunu ve Develi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/526 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, dava dilekçesinde elektrik enerjisinin müvekkili şirket tarafından kesildikten sonra davacı tarafından elektrikçi çağrılarak elektrik saatine gelen kabloların bağlatıldığından bahsedildiğini, davalı şirketin Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) denetiminde hizmet veren elektrik dağıtım lisansı sahibi bir belediye iştiraki olduğunu dolayısıyla elektrik bağlantısının kurulması veya kesilmesi işlemlerinin mevzuata uygun olarak bu konuda eğitimli ve yetkili çalışanları ile gerçekleştirildiğini, davacının elektrik dağıtım sistemine, dağıtım şirketinin bilgisi, izni ve onayı olmadan, müdahale etmesinin kanuna aykırı olduğu gibi kullanılan elektriğin sağlıklı ölçümünün de engellendiğini, davacının söz konusu usulsüz, hukuka aykırı ve hayati tehlike içeren eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, enerji hatlarının tesisi ve tadilatı gibi işlemlerin yatırım planlarına uygun olarak üst kurum ve kuruluşların denetiminde gerçekleştirildiğini, bahsi geçen enerji hatlarının toplandığı bölgede aktif abone bulunmadığı gibi davacının restoranı dışında da bir yerleşim yeri bulunmadığını, dolayısıyla davacıya ait ticari işletmenin bulunduğu bölgede ne bir bakım/onarım eksikliği ne de arızanın varlığından söz edilemeyeceğini, tesis enerjisine müdahale edildiği sırada davacının zaten müvekkili şirketin bilgisi dışında, usulsüz şekilde elektrik enerjisi tükettiğini, söz konusu "Usulsüz Elektrik Tespit Tutanakları" Develi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/526 Soruşturma sayılı şikâyetine konu edildiğini, Müvekkili şirket çalışanlarınca mevzuata uygun olarak elektrik enerjisinin kesildiğini, sayacın fotoğrafının çekilerek mühürlendiğini, ancak bu sırada çıkan arbede sebebiyle mühürleme tutanağının düzenlenemediğini, davacı tarafından usulsüz olduğu ve davacıyı zarara uğrattığı iddia edilen elektrik kesme işlemine ilişkin konunun açıkça anlaşılabilmesi için... referans numaralı abonelik hakkında yapılan işlemlere dair tüm evrakların Develi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/209 Soruştuma numaralı dosyasına sunulduğunu, davacının Develi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş...Karar sayılı tespitiyle jeneratör kullandığını belgelediğini ancak söz konusu jeneratörün hangi tarihte satın alındığının bilinmediğini, davacı işletmenin elektrik ihtiyacının tamamını jeneratörden karşılamasının müvekkili şirketin kusuru değil davacının tercihi olduğunu, zira davacı tarafın kamuya ait bir mülkiyette kamu hizmetinden bedelsiz yararlanmak için muvazaalı işlemler ve suç teşkil eden eylemler gerçekleştirdiğini, tespit dosyasına üç adet jeneratörün faturalarının sunulduğu iddia edilmesine karşın tespit kararında bir adet jeneratörün bahsinin geçtiğini dolayısıyla jeneratörün çalışması için kullanıldığı iddia edilen mazotun da faturalarının celbini talep ettiklerini, davacının Kayseri 7. Noterliğinin ... Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarının da dava dilekçesi gibi soyut iddialar içermesi sebebiyle cevapsız bırakıldığını, müvekkili şirketin kayıtlarında davacının mağduriyet iddialarını kanıtlar hiçbir belgeye rastlanmadığını, davacı ... firmasının elektrik kesintisinin abonelik sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının iddia ettiği üzere soğuk hava deposunda bulunan gıda malzemelerinin bozulmasından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, abonelik sözleşmesinin tarafı ... A.Ş. (...) olması sebebiyle davanın KEPSAŞ'a ihbar edilmesi gerektiğini, ayrıca abonelik dosyasının celbinin ardından standart formdaki abonelik sözleşme hükümleri incelendiğinde feshin geçerli olduğunun anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın işletmecisi olduğu restoranın eski işletmecisi olan firmanın elektrik borcu nedeni ile elektriğinin kesildiği ve sonrasında ise; iki elektrik direği arasında bulunan ana elektrik hattının (yaklaşık olarak 50 metre) tamamının kesilerek müvekkili firmaya ait işletmeye, fatura borcu olmasa da, illegal olarak 06/02/2019 tarihinden itibaren, restoranın eski işletmecisinin elektrik taahkuk borcundan ötürü müvekkili firmanın bir borcu olmasa da, davalı firma görevlilerinin görev ve yetkilerini kötüye kullanmak sureti ile elektrik hatları tamamen kullanılamaz hale getirdiklerini, müvekkili firmaya ait ticari işletmeyi elektriksiz bıraktıklarını, elektrik kesintisi nedeni ile müvekkili firmaya ait soğuk hava deposunda bulunan gıda maddesinin buzlarının erimesi nedeni ile kokuştuğunu, jandarma nezaretinde imha edildiğini, müvekkili firmanın işletmeciliğini yaptığı ticarethanenin bilinçli olarak elektiriksiz bırakılması nedeni ile uğramış oldukları maddi zararın, yaptıkları bütün yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili firmaya verilmesi talepli olarak davalı ... A.Ş. aleyhine 19/06/2020 tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/362 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını, ancak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/362 Esas sayılı davasına, dava tarihi olan 19/06/2020 tarihinden önceki maddi zararların konu edilmesi karşısında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/362 Esas sayılı davasında, dava tarihi olan 19/06/2020 tarihinden önceki maddi zararlarımızın tazmini yönünde hüküm tesis olunacağını, bu sebeple 19/06/2020 tarihinden sonra ki uğramış olduğumuz maddi zararın fazlaya ilişkin talep etme ve tanzim olunacak bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla ticari faizi ile davalı tarafça tazmin edilmesi talepli olarak işbu davayı açtıklarını ve davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/362 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
Birleşen dava dosyasında davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile ... tarihinde imzalanan Görev Verme Sözleşmesi ve TEK ile 1990 yılında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereği görev bölgesinde (18.Görev Bölgesi) elektrik dağıtım hizmeti veren bir belediye iştiraki olduğunu, müvekkili şirket kayıtları incelendiğinde davacının “...Mahallesi ... Sokak... ...-.../Kayseri” adresinde ... referans numaralı kaydı bulunduğunu, aynı adreste aynı referans numarası ile aynı sayaç üzerinde ... Limited Şirketi isimli şirketin de aboneliğinin bulunduğu ve iki firmanın elektrik aboneliğine ilişkin tüm işlemlerinde ...'nün muhatap alındığının anlaşıldığını, işbu davanın tarafı olan davacı firmanın yetkilisi ...ise...'nün annesi olduğunu, ... ve ...firmaları adına yapılan bağlantı sözleşmelerinde ve tutulan iki usulsüz elektrik tespit tutanağında muhatabın hep söz konusu adreste ... Restaurant'ı işleten ...olduğunu, ... firması adına tahakkuk eden borcundan dolayı ...'nün ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ancak ödemediğini, buna karşılık aynı adreste ve aynı referans numarasıyla ... Ltd. Şti. yetkilisi ... adına yeni bir abonelik sözleşmesi imzalamak suretiyle kötü niyetli olarak elektriğin kullanıma açılmasını sağladıklarını, dolayısıyla somut olayda farklı tüzel kişilikler kurularak muvazaalı işlemler ile kamu hizmetinden karşılıksız yararlanmaya çalışıldığını, karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin şikayetleri üzerine konunun Develi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/526 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturulduğunu, davacı ... firmasının elektrik kesintisinin abonelik sözleşmesinden kaynaklandığını, bu sebeple davacının iddia ettiği üzere soğuk hava deposunda bulunan gıda malzemelerinin bozulmasından müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, abonelik sözleşmesinin tarafının ... A.Ş. (...) olması sebebiyle, ilgili şirkete müzekkere yazılarak abonelik sözleşmesinin fesih sebeplerinin sorulması ve davanın KEPSAŞ'a ihbarının gerektiğini, ayrıca abonelik dosyasının celbinin ardından standart formdaki abonelik sözleşme hükümleri incelendiğinde feshin geçerli olduğu anlaşılacağını, ... ve ...şeklinde iki farklı isimle ... Belediyesi'ne ait mülkiyette yıllardır aynı restoranı işleterek elektrik enerjisi tüketen buna karşılık borcunu ödememek için muvazaalı yollara başvuran ve de usulsüz elektrik kullanan aboneye mevzuata ve sözleşmeye uygun işlem tesis edildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin iş ve eylemleri usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığından iş bu tazminat talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ait ...ilçesinde bulunan...tesislerinin 21/12/2018 tarihinde ... referans numarası ile elektrik abonelik sözleşmesinin imzalandığı, davacının vergi levhasına göre ise 18/10/2016 tarihinde işe başladığı, bu tarihten elektrik aboneliğinin yapıldığı tarihe kadar elektrik ihtiyacını nereden karşıladığının anlaşılamadığı, elektrik aboneliği yapıldıktan sonra davacının elektriğinin birkaç kez kesildiği, son olarak sebebi belirtilmeksizin 06/02/2019 tarihinde kesildiği, dosyaya sunulan tüm delil ve belgelere göre davacının faturasını ödediği halde elektriğinin kesildiği, dolayısıyla davalı elektrik idaresinin davacının elektriğini haksız yere kestiğinin sabit olduğu,
Asıl dava dosyasında davacının 20.000,00-TL bozulan gıda talepleri yönünden davacının Develi CBS 2019/209 soruşturma sayılı dosyasında 21.000,00-TL'lik imha tutanağı bulunduğunu iddia ettiği, savcılığa müteaddit kereler yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda dosya içerisinde böyle bir imha tutanağının bulunmadığının bildirildiği, davacı tarafça da ilgili tutanağın aslı ya da örneği sunulamadığı, bunun dışında bozulan gıdalara dair başkaca bir delil sunulamadığından davacının zararını ispat edememesi nedeniyle bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine jeneratör bedeli talepleri yönünden davacının elektriğinin 06/02/2019 tarihinde kesildiği, jeneratörlerin ise sunulan faturalara göre 03/02/2019 ve 05/02/2019 tarihlerinde alındığı, gerek elektrik kesim tarihinden önce satın alınması gerekse de jeneratörü davacının kendisine alması nedeniyle 20.000,00-TL jeneratör bedeli talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl ve birleşen davadaki jeneratör yakıt bedeli talepleri yönünden ise yapılan 21/12/2018 tarihli elektrik abonelik sözleşmesi uyarınca davalı elektrik idaresinin davacıya kesintisiz olarak elektrik sağlama yükümlülüğü altında olduğu, dosya kapsamında yapılan keşif ve alınan tüm bilirkişi kök ve ek raporları ile sabit olduğu üzere davalının davacı işletmenin elektriğini yasal sebeplerle kestiğine dair her hangi bir delil sunamadığı, davacının bu haksız kesinti nedeniyle jeneratör kullanmak zorunda kaldığı, bu zarar kaleminden ise sözleşmeye aykırılık hükümleri uyarınca davalı elektrik idaresinin sorumlu olduğu, asıl dava yönünden 06/02/2019-19/06/2020 tarihleri arası 476.478,79-TL, birleşen dava yönünden 19/06/2020 tarihinden sonraki dönem için ise 615.238,19-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça elektriğin kesildiği 06/02/2019 tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş ise davacının hükmedilen zararının bu tarihte henüz doğmadığı, daha sonradan peyder pey alınan mazot bedelleri ile zararın doğduğu, sonradan doğan bu zararlardan dolayı dava tarihinden önce davalının temerrüde de düşürülmediği, temerrüt olmadan faiz de istenemeyeceği dikkate alındığında, hükmedilen alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren ticari avans faizi işletilmiştir.
Davalı tarafça davacının aynı sayaç ile aynı kişi adına iki farklı abonelik yaptırmak suretiyle muvazaalı olarak elektrik kullandığının tespiti amacıyla mahkememizin 2023/298 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiği talep edilmiş ise de gerek ilgili davanın mahkememiz dosyasının karar aşamasına geldikten sonra açılması, gerekse de mahkememiz dosyasında 21/12/2018 tarihli abonelik sözleşmesine aykırılıktan kaynaklı olarak alacak davası açılmasına rağmen bekletici mesele yapılması talep edilen davada bu tarihten önceki olaylara dayanılması, önceki tarihlerde muvazaalı kullanım yapılmış olmasının sonraki abonelik yönünden davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davalının muvazaa iddiasında bulunmasına rağmen davacıya abonelik verdikten sonra davacının uğrayacağı zarardan her halükarda sorumlu olacak olması nedeniyle bekletici mesele talebi yerinde görülmemiş ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Asıl dava dosyası yönünden: Davanın kısmen kabulü ile, 436.478,79-TL jeneratör yakıt bedelinin 60.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 19/06/2020 tarihinden, 376.478,79-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 28/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 20.000,00-TL bozulan gıda bedeli ve 20.000,00-TL jeneratör tamir bedeli taleplerinin reddine, Birleşen Mahkememizin 2022/260 Esas sayılı dava dosyası yönünden: Davanın kabulü ile, 615.238,19-TL jeneratör yakıt bedelinin 10.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 24/03/2022 tarihinden, 605.238,19-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 28/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın elektrik kesintisi nedeniyle davacının uğradığı zararın giderilmesine ilişkin olduğunu, asıl davada davacı işlettiği restorandaki elektrik kesintisi nedeniyle satın aldığı jeneratör bedelini, jeneratör tamir bedelini, jeneratörün yakıtının bedelini, bozulan yiyeceklerin bedelini talep ettiğini, birleşen davada ise yargılama devam ederken yapılan jeneratör yakıt bedeli harcamalarını istediğini, ancak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/260 E. Sayılı birleşen dava dosyası için davacı taraf arabuluculuk yoluna başvurmadığı gibi bu eksikliğin yerel mahkeme tarafından da tespit edilmediğini, 2018 yılı itibariyle ticari alacak davalarında arabuluculuk yoluna başvurmanın bir dava şartı olduğundan söz konusu eksikliğin sonradan giderilemeyeceğini, dava şartı yokluğu nedeniyle birleşen dava yönünden usulden red kararı verilmesi gerekirken hatalı olarak kurulan hükmün usule aykırılık nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından bekletici mesele taleplerinin reddedilerek yeterli inceleme yapılmadan hatalı hüküm kurulduğunu, davacının muvazaalı olarak iki farklı abonelik almak suretiyle borcunu ödemeden elektrik kullandığının tespiti yönünde açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/298 E. sayılı tespitin davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, zira söz konusu dosyada yapılan incelemelerle müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunun anlaşılacağını, bu nedenle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve tespit davasının sonucu beklendikten sonra yeniden hüküm kurulmasını talep ettiklerini, davacının vergi levhasında belirtilen işe başlama tarihi ile abonelik tarihine kadar geçen sürede elektrik kullandığını iddia etmesinin açıkça kaçak elektrik kullanımını kabul etmek olduğu, davacının bu süreçte aboneliği olmadığı için elektriğinin kesilmesinin de mümkün olmadığı, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle elektriğin kesilmesinin ise hukuka uygun bir işlem olduğu, bu nedenle jeneratörlerin önceden satın alınmasından müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağı yönünde olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından açıkça "davalı şirket sahip olduğu dağıtım lisansı gereğince elektrik dağıtım faaliyetlerini yürütmekle yetkili iken davacının elektrik hattının bağlantısını ve tamiratını neden ... adında bir elektrikçiye yaptırdığını anlayamadıklarını" ifade ettiğini, müvekkili şirketin işlettiği elektrik hattına izinsiz müdahale edilmesinin suç olduğu gibi bu nedenle uğranılan zararın tazmininin de davacıdan ayrıca talep edileceğini, dosyada yer alan bilirkişi raporlarında davacı tarafından jeneratörlerin elektrikler kesilmeden önce satın alındığı açıkça belirtildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketinin eylemi ile davacının jeneratör alması arasında hukuki bağ bulunmadığını, aksi yöndeki kabul ise davacının elektriğinin kesilmesine neden olacak hukuka aykırı bir nedeninin varlığından haberdar olduğu anlamına geldiğini, buna rağmen yerel mahkeme kararında davacının talep ettiği jeneratör satın alma bedelleri hakkında hüküm kurulmadığını, jeneratör tamir bedeli hakkında hüküm kurulduğunu, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemeleriyle ispatlanamadığı halde davacının beyanlarının kabul edildiğini, keşif esnasında jeneratörler ve onların çalıştırdığı cihazlar hazır bulunmadığından, jeneratörlerin yakıt tüketimi hakkında somut bir tespit yapılamadığını, bilirkişiler tarafından raporlarda "firmanın hangi cihazları çalıştırdığı tespit edilemediğinden hangi yükte kaç saat jeneratörün çalıştığı belirlenemeyeceğinden yakıt tüketimi hakkında bir şey söylemenin mümkün olmadığı" belirtilmesine rağmen davacı tarafından açıkça beyanda bulunmak yerine sadece aslını ispatlayamadıkları gider belgelerinin ibraz edildiğini, dolayısıyla davacının dayanaksız/ farazi taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmün bu yönüyle de ortadan kaldırılması gerektiğini, bilirkişi heyet ek raporunda fatura ve gider belgelerinin geçerliliği hakkında Vergi Usul Kanununa ve ticari teamüllere uygun olduğu tespit edildiğini, fişlerin kayıt düzeni açısından yapılan işlem vergilendirme sistemine uygun olabileceğini, ancak davacının iş hacminin söz konusu harcamaları yapabilecek büyüklükte olup olmadığı değerlendirilmediğinden sadece bu yönüyle banka hesap hareketlilikleriyle birlikte alanında uzman bir başka bilirkişi tarafından değerlendirilme yapılması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulmasının da hukuka aykırı nitelikte olduğunu, faturaların gerçek alım - satıma dayalı olup olmadığının belirlenmesi açısından, sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri araştırılıp ödeme şekillerinin, ticari yaşam gözlemlerine ve teamüle uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğini, faturaların gerçek bir hizmet karşılığı düzenlenip düzenlenmediklerinin belirlenmesi için, bedellerinin ödendiğine ve düzenleyenin hesabına girdiğine dair, ticari teamüle uygun kanıtlama yeterliliği olan, banka ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler de araştırıldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan hesaplama hükme esas alınamayacağını ileri sürerek yerel mahkeme kararının asıl dava ve birleşen dava yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; Davalı tarafın istinaf gerekçeleri haksız olup istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğini savunarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. .
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında 21.12.2018 Tarih ... numaralı Elektrik Abonelik sözleşmesi imzalandığı davalı şirket tarafından 06.02.2019 tarihinde davacı şirketin elektriğinin kesildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır .
Davalı davacı şirketin şirketleri nezdinde “...Mahallesi ... Sokak ... .../Kayseri” adresinde ... referans numaralı kaydı bulunduğunu aynı adreste aynı referans numarası ile aynı sayaç üzerinde... isimli şirketin de aboneliğinin bulunduğunu, ...şirketinin önceki borçlarından dolayı elektriğinin kesildiğini, her iki şirketin elektrik aboneliğine ilişkin tüm işlemlerinde...'nün muhatap alındığını, bu davanın tarafı olan davacı firmanın yetkilisi ... 'nün ise ...'nün annesi olduğunu ... ve ... firmaları adına yapılan bağlantı sözleşmelerinde ve tutulan iki usulsüz elektrik tespit tutanağında muhatap hep söz konusu adreste ...RESTAURANT'ı işleten ... olduğunu ... firması adına tahakkuk eden borcundan dolayı... tarafından ödeme taahhüdünde bulunulduğunu ancak ödenmediğin buna karşılık aynı adreste ve aynı referans numarasıyla ...LTD. ŞTİ. yetkilisi ...adına yeni bir abonelik sözleşmesi imzalamak suretiyle kötü niyetli olarak elektriğin kullanıma açılmasını sağlandığını somut olayda farklı tüzel kişilikler kurularak muvazaalı işlemler ile kamu hizmetinden karşılıksız yararlanmaya çalışıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık davalı şirket tarafından davacının elektriğinin kesilmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı haksız neden ile kesilmiş ise davacının talep edebileceği zarar miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya davalı şirket tarafından sunulan... Limited şirketine ait 21.12.2018 Tarih ... numaralı Elektrik Aboneliğine ait belgeler arasında "Dilekçe pusulası" isimli belge incelendiğinde; "Kaçak servisiyle görüşüldü abonelik yapılmasında sakınca olmadığı " şeklinde ibarenin olduğu görülmüştür.
Davalı şirket 6102 sayılı TTK 18/2 maddesi gereği işlem ve eylemlerinde basiretli bir tacir gibi davranmak mecburiyetinde olup davalı şirketin kendi kayıtlarında davacı şirket ile abonelik yapılmasında sakınca olmadığının belirtildiği sabittir. Davalı şirketin bu bilgi notu çerçevesinde davacı şirket ile abonelik işlemi tesis edip sonrasında dava dışı ... şirketinin borçlarını ileri sürerek davacı şirketin elektriğini kesmesi yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
Bu durumda davalı şirketin 6098 sayılı TBK da düzenlenen haksız fiilden ve sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk hükümleri çerçevesinde sorumluluğu yolunu gidilmesi gerekmektedir.
Kural olarak herkes hakkını dayandırdığı olayları ispat etmek zorundadır. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 6; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 109/1).
6098 sayılı TBK'nun 60. Madde hükmünde; Bir kişinin sorumluluğunun, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği düzenlenmiştir.
Haksız fiilden dolayı uğranılan zararı ve zarar verenin kusurunun ispatını yasa koyucu 6098 sayılı TBK'nun 50. Maddesinde zarar görene yüklemiştir.
6098 sayılı TBK'nun 50. Maddesinde bu husus; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
6098 sayılı TBK 'nun 52. Maddesinde; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 112. Maddesinde"Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."
6098 sayılı TBK'nun "Yapma ve yapmama borçlarında" başlıklı 113. Maddesinde; "Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır.
Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu, bu aykırı davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür.
Alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir."
6098 sayılı TBK'nun 114. Maddesin de; " Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir.
Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır."
6098 sayılı TBK'nun " Sürekli edimli sözleşmelerde" başlıklı 126. Maddesinde; İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." Şeklinde düzenlemeler içerdiği görülmektedir.
4721 sayılı TMK 'nun "Dürüst davranma" başlıklı 2. Maddesi incelendiğinde:" Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz."
4721 sayılı TMK'nun İyiniyet başlıklı 3. Maddesinin; " Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz." Şeklinde düzenlemeler içerdiği görülmektedir.
Mahkemece 06.03.2023 tarihli rapor doğrultusunda asıl davanın kısman kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
a-) Davacı şirkete ait elektrik aboneliğinin davalı şirket tarafından 06.02.2019 tarihinde kesildiği asıl davanın 19.06.2020 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Davacı şirket yetkilisi ...'nün elektriğinin kesildiği 06.02.2019 tarihinden sonra 08.02.2019 tarihinde Develi Cumhuriyet Başsavcılığına müşteki sıfatıyla ifade verdiği davacı şirketinde 21.01.2020 tarihinde Develi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak ...Değişik iş dosyası ile delil tespiti yaptırdığı görülmüştür.
Davacı şirketin davalı şirkete gönderdiği Kayseri 7. noterliğinin ... yevmiye ...tarihli ihtarnamesi incelendiğinde; davalı şirketten 180.000 TL mazot, 82.600 TL jenaratör, 21.000 TL gıda bedeli olmak üzere toplam 283.600 TL zarar tutarını ihtarın kendilerine tebliğinden itibaren 15 gün içinde yatırmaları için talepte bulunduğu bahse konu ihtarnamenin davalı şirkete 07.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı şirketçe bu süre zarfında zarar talebinin karşılanmadığı gibi iptal edilen aboneliğinde işler hale getirilmediği davacı şirket tarafından 21.01.2020 tarihinde Develi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulduğu görülmüştür.
Davacı elektriğin kesildiği tarihten sonra makul süre içerisinde mahkemeden abonelik işleminin tekrar tesisi yönünde dava ve tedbir isteyebilecek durumda olup nitekim davalı şirkete Kayseri 7. noterliğinin ... Yevmiye ... tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete baş vurmuştur. Mahkemece zarar tespiti yapılırken davacı şirketin davalıya verdiği süre yada davacının Develi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulduğu tarih olan 21.01.2020 tarihi dikkate alınarak zarar hesaplaması yaptırılması gerekirken bu husus nazara alınmadan davacının ilanihaye zarar talebinde bulunabileceği değerlendirilerek asıl ve birleşen davada 06.02.2019- 24.03.2022 tarihleri arası zarar hesabı yapılması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
b- )Hükme esas alının 036.03.2020 tarihli raporda; davacı şirketin hangi cihazları çalıştırdığı tespit edilemediğinden hangi yükte kaç saat jeneratörün çalıştığı belirlenemeyeceğinden yakıt tüketimi hakkında bir tespit yapmanın mümkün olmadığının belirtildiği görülmüştür.
Dosyada davacı tarafça satın alındığı belirtilen ... ve ... Numaralı jeneratörlerin faturaları incelendiğinde her birinin 40 KWA gücünde olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Develi Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik iş dosyasında aldırılan rapor incelendiğinde; "Restoran enerjisinin 80 KWA kapasiteli bir adet jeneratör önünden karşıladığının belirtildiği görülmüştür.
Bilirkişilerce 80 KWA kapasiteli bir adet jeneratör esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken bu husus irdelenmeden eksik inceleme ile rapor tanzim edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
c- ) Yine davacı şirketin uğradığı zarar hesaplanırken işletmenin elektriğini kesik olduğu dönemde elektrik harcamadığı bu oranda tasarruf ettiği dikkate alınmadan hesap yapıldığı görülmüştür.
d-) Kabule göre de; mahkemece bilirkişiye zarar hesabı yaptırılırken davacının asıl dava dilekçesinde ara bulucuya başvuru tarihi olan 02.03.2020 tarihine kadar 196.339,81 TL mazot satın aldığı yönündeki beyanı dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı görülmüştür.
Belirtilen eksiklikler usul ve yasaya aykırı olup davalı şirketin bu yöndeki istinaf taleplerinin kabulü ile mahkemece bilirkişi kurulundan bu hususlarda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi amacıyla ilk derece kararının HMK 353/1-a-6 md uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-
HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/05/2024 tarih ve 2020/362 E . 2024/492 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32