SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1520

Karar No

2024/1689

Karar Tarihi

13 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1520

KARAR NO: 2024/1689

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/03/2022

ESAS NO: 2018/203

KARAR NO: 2022/189

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ:23/09/2024

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarih ve 2018/203 Esas 2022/189 Karar sayılı ilamına karşı,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in muris ...'ın kızı olduğunu, diğer iki mirasçının ise ... ile ... olduğunu ve davalı ...'in bu mirasçılardan ...'in eşi olduğunu, müteveffanın vefatından 11 yıl sonra, alacaklı olduğunu iddia eden ...'in mirasçılar aleyhine Kayseri 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile asıl alacağı 480.000,00/TL olan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davalının eşi ...'e karşı takip başlatmadığı, diğer mirasçıya başlatıldığı halde hakkında işlem yapılmadığı dikkate alındığında sadece müvekkilinin üzerine gidildiğini, müteveffanın öldüğünde alacaklı olduğunu iddia eden davalının da müteveffanın tedavi gördüğü Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yaptığını, eşi olan diğer mirasçı... ile birlikte murisin bu durumundan yararlanarak aklı başında olmadığı bir anda murise bir şekilde bu senedin imzalatılmış olabileceğini, böyle bir senedin verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek bu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalının bu aşamaya kadar müvekkilinden 37.669,16-TL tahsil ettiğini, icra tehdidi altında cebri icra yolu ile ödenen bu bedelin de yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:

Murisin, damadı ...'den aldığı borca karşılık takibe konu edilen senedi imzaladığını, takibe konu senetteki borcun vadesinin uzun olmasının mevcut somut durumlar dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olmadığını, murisin geniş çaplı mobilya ticareti yaptığını, ancak işlerinin bozulması ve önemli miktarda borçlanması, bunun ardından sağlık sorunları da yaşaması üzerine damadı ...'in uzun vadede ödeyebileceği şekilde üst üste borç aldığını, akabinde bunların karşılığında muris ...'ın tek bir senet imzalayıp verdiğini, dolayısıyla alacağın varlığının ortada olduğunu, davacının davasında haksız olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Tüm dosya kapsamındaki deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının senedi düzenleyen muris ...'ın kızı olduğu, murisin diğer çocukları olan... ve ... ile davacının anneleri ayrı ancak babalarının bir olduğu,senedin alacaklısının davacının kardeşi olan ...'in eşi davalı ... olduğu,davalı tarafından murisin iş yerini kapatması ve borcunun bulunması nedeniyle kendisinden 480.000 YTL borç alması nedeniyle takibe konu senedin düzenlendiğini beyan etmiş olsa da muris ...'ın mobilya imalatı işinden dolayı faaliyetini senedin düzenlenme tarihi olan 2005 tarihinden çok önce 1995 yılında sonlandırdığının vergi dairesinden gelen yazı cevabından anaşıldığı,davalının 2005 tarihinde murisin kendisinden borç almasını gerektirir sebeplerin olduğunu,ayrıca bu miktarda parayı murise verebilecek ekonomik güçte olduğunu dosya kapsamında ispatlayamadığı, kaldı ki bu miktarda paranın herhangi bir belge olmadan murise elden verilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi bunun tanıkla ispatının da mümkün olmadığı, dinlenen tanık beyanlarından murisin ikinci eşinden olan çocuğuna(davacıya) miras payı gitmemesi için ilk eşinden olan çocuklarının baskısı sonucu senedin düzenlendiğinin anlaşıldığı,yine davalı tarafından senedin Kayseri 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı icra dosyasında davacı ile dava dışı ... aleyhine takibe konulduğu, icra dosyasında davalı vekili tarafından davacının Kayseri 2 Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun... satış dosyasında davacının hissesine isabet eden paraya haciz işlemi uygulatılmış olmasına ve davacıya babaannesinin annesinden kalan birden fazla taşınmaz üzerine davacıya düşecek hisselere haciz konulması talep edilmiş olmasına rağmen diğer borçlu... hakkında herhangi bir haciz işlemi talep edilmediği gözetildiğinde davacıyı miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla takibe konu senedin muvazaalı olarak düzenlendiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur. 1-Davanın KABULÜ ile, Kayseri 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu; borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 25/07/2005 düzenleme, 25/07/2014 ödeme tarihli, 480.000,00 YTL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı tarafından icra dosyasına ödenen 37.669,16-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,2-Dava değeri olan 480.000,00-TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.

Bu kararın istinafı nedeniyle dosya dairemize gelerek 2022/1251 Esasına kaydedilen davanın yapılan istinaf incelemesi sonunda 2022/1212 Karar sayılı ilamı ile ;

"...HMK'nun 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunduğundan işbu madde hükmüne göre inceleme yapılmak gerekmiştir. Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine istemine yöneliktir.Somut olayda davacı, murisi ...'in muvazaalı olarak kendisini mirastan mahrum etmek maksadıyla damadı olan davalı ...'e yargılamaya konu seneti verdiğini iddia etmiş davalı ise murisin kendisinden borç aldığını ve aldığı bu borç karşılığı dava konusu senedin verildiğini savunmuştur. HMK’nın 201. Maddesine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı ancak senetle ispat edilebileceği düzenlenmiştir. Bu durumda davada ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olup davacı somut olayda iddialarını ancak yazılı deliller ispat edilebilecektir. Dosya kapsamında sunulan belgelerden davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece somut uyuşmazlıkta davacı tarafa dava dilekçesindeki yemin hakkı hatırlatılmasına ve davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmamasına rağmen tanık dinlenmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, ancak bu yanılgı yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzelterek esas hakkında yeniden bir karar vermek üzere mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ancak yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 , 2018/203 E. ve 2022/189 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Düzeltilerek esas hakkında yeniden bir karar verilmesini,buna göre;"1-Davanın REDDİNE.2-Davacı tarafından yatırılan peşin harcı toplamı 8.197,20 TL harçtan, alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye artan 8.116,50 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 48.266,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-HMK 333 maddesi gereğince,Dosya kapsamında bakiye gider avansı var ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yatırana iadesine,"2-Davalının istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yaptığı 220,70 TL istinaf başvuru harcı, tebligat gideri 127,3 ile dosya gönderi gideri 73,60 TL olmak üzere toplam 421,6 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,4-Taraflarca yatırılıp harcanmaması nedeniyle dosyada kalan gider avansı varsa taraflara iadesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi...." şeklinde hüküm kurulmuştur.

Bu kararın temyizi nedeniyle dosya Yargıtay 11.HD ne gönderilmiştir.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 'nin 2022/4795 Esas ve 2024/2030 Karar sayılı ilamı ile;

"...1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının murisinin keşidecisi olduğu icra takibine konu bonodan dolayı davalı lehtara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201, 203, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dava, davacının murisinin keşidecisi olduğu icra takibine konu bonodan dolayı davalı lehtara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacının, keşidecinin mirasından mahrum bırakılmaya yönelik muvazaalı olarak senedin tanzim edildiği yönündeki iddiası senedin tarafı olmayan mirasçı yönünden her türlü delille ispatlanabilir. Davalı vekili, davacının murisinin geniş çaplı mobilya ticareti yaptığını, işlerinin bozulması ve önemli miktarda borçlanması, ardından sağlık sorunları da yaşaması üzerine damadı olan davalı ...'den üst üste borç aldığını, akabinde muris ...'ın tek bir senet imzalayıp davalıya verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı bu savunması ile ispat yükünü üzerine almış, senedin tanzim tarihinden 10 yıl önce davacının murisi keşidecinin mobilya işini sonlandırdığının vergi dairesinden gelen yazı cevabından tespit edilmesi karşısında bu savunmasını ispat edememiştir. Davalının 2005 tarihinde murisin kendisinden borç almasını gerektirir sebepler olduğunu, ayrıca bu miktarda parayı murise verebilecek ekonomik güçte olduğunu dosya kapsamında ispatlayamadığı, dinlenen tanık beyanlarından murisin ikinci eşinden olan çocuğuna (davacıya) miras payı gitmemesi için ilk eşinden olan çocuklarının baskısı sonucu senedin düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından senedin icra dosyasında davacı ile dava dışı ... aleyhine takibe konulduğu, icra dosyasında davalı vekili tarafından davacının Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2016/24 Satış dosyasında davacının hissesine isabet eden paraya haciz işlemi uygulatılmış olmasına ve davacıya babaannesinin annesinden kalan taşınmazlardan düşecek hisselere haciz konulmasının talep edilmesine rağmen diğer borçlu murisin ilk eşinden olan çocuğu ...hakkında herhangi bir haciz işlemi talep edilmediği gözetildiğinde davacıyı miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla takibe konu senedin muvazaalı olarak düzenlendiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. " şeklinde karar verilmiştir.

Dairemize bozularak gelen ilgili dosya dairemizin 2024/1520 nolu işbu Esasına kaydedilmiştir.Taraflara tebligatlar yapılmış,duruşmada hazır olarak taraf vekilleri dinlenmiş ve beyanları alınmıştır. Davalı vekili yazılı beyanlarını sunarak dairemizin önceki kararında direnilmesini talep etmiş,duruşmada da aynı mahiyette beyanda bulunmuştur.Davacı vekili ise beyanında Yargıtay 11.HD nin işbu bozma ilamına uyulmasını ve lehlerine kötüniyet tazminatına da karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

İlk derece mahkemesince verilen kararla ilgili yapılan istinaf incelemesi sonunda dairemizce verilen yukarıdaki sözkonusu karar ilamı yönünden Yargıtay 11.HD nin işbu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 11.HD nin sözkonusu bozma ilamına uyulmuş olması nedeniyle bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi usuli zorunluluktur.

Hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere, dava, davacının murisinin keşidecisi olduğu icra takibine konu bonodan dolayı davalı lehtara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacının, keşidecinin mirasından mahrum bırakılmaya yönelik muvazaalı olarak senedin tanzim edildiği yönündeki iddiası senedin tarafı olmayan mirasçı yönünden her türlü delille ispatlanabilir. Davalı vekili, davacının murisinin geniş çaplı mobilya ticareti yaptığını, işlerinin bozulması ve önemli miktarda borçlanması, ardından sağlık sorunları da yaşaması üzerine damadı olan davalı ...'den üst üste borç aldığını, akabinde muris ...'ın tek bir senet imzalayıp davalıya verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı bu savunması ile ispat yükünü üzerine almış, senedin tanzim tarihinden 10 yıl önce davacının murisi keşidecinin mobilya işini sonlandırdığının vergi dairesinden gelen yazı cevabından tespit edilmesi karşısında bu savunmasını ispat edememiştir. Davalının 2005 tarihinde murisin kendisinden borç almasını gerektirir sebepler olduğunu, ayrıca bu miktarda parayı murise verebilecek ekonomik güçte olduğunu dosya kapsamında ispatlayamadığı, dinlenen tanık beyanlarından murisin ikinci eşinden olan çocuğuna (davacıya) miras payı gitmemesi için ilk eşinden olan çocuklarının baskısı sonucu senedin düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından senedin icra dosyasında davacı ile dava dışı ... aleyhine takibe konulduğu, icra dosyasında davalı vekili tarafından davacının Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2016/24 Satış dosyasında davacının hissesine isabet eden paraya haciz işlemi uygulatılmış olmasına ve davacıya babaannesinin annesinden kalan taşınmazlardan düşecek hisselere haciz konulmasının talep edilmesine rağmen diğer borçlu murisin ilk eşinden olan çocuğu ... hakkında herhangi bir haciz işlemi talep edilmediği gözetildiğinde davacıyı miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla takibe konu senedin muvazaalı olarak düzenlendiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Yargıtay 2.HD nin 2021/3375 esas-2021/4650 karar sayılı emsal içtihadında "...5235 sayılı Kanun uyarınca bölge adliye mahkemelerinin denetim ve hüküm mahkemesi sıfatlarına haiz adli yargı ikinci derece mahkemeleri olduğu, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı tarafların itirazları doğrultusunda istinaf kanun yolu incelemesi görevini yerine getirirken istinaf başvurusunun esastan reddi veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil denetim ve hüküm mahkemesi olarak gerekli tüm kararları verebileceği, ancak ilk derece mahkemesi kararına müdahale ettiği noktalarda Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda dosyanın karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderildiği, bu noktada bölge adliye mahkemesinin alt derece hüküm mahkemesi olarak ilk derece mahkemesiyle aynı sıfatla yargılama yaptığına göre bu halde kanun yolu denetim mahkemesi yetkisinden söz edilemeyecektir. Temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmayacağı hususunda karar vermek üzere aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapmadığı, AÜTT Genel Hükümleri uyarınca bölge adliye mahkemelerinin istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin “Duruşmalı işler” tanımlamasından, Yargıtay bozmasından sonra alt derece hüküm mahkemesi olarak HMK’nın 373/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak yaptığı duruşma değil, HMK’nın 353. maddesinde belirtilen hâller dışında istinaf kanun yolu incelemesini duruşmalı olarak yapması gereken işlerden bahsedildiği tartışmasız olup, bu nedenle bölge adliye mahkemesi tarafından zorunlu açılan ve alt derece hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan duruşma nedeniyle yeni bir vekâlet ücretine hükmedilemez.(HGK’nın 04.03.2021 tarih ve 2021/2-96 esas-2021/205 karar sayılı ilamı)..." şeklinde hüküm altına alındığından, Yargıtay 11. HD nin işbu bozma ilamı nedeniyle dairemizce usul yasası gereğince zorunlu olarak duruşmalı yapılan inceleme sonucu verilen işbu nihai karar yönünden AAÜT uyarınca ayrıca istinaf vekalet ücretine karar verilmemiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın KABULÜ ile, Kayseri 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına konu; borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 25/07/2005 düzenleme, 25/07/2014 ödeme tarihli, 480.000,00 YTL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı tarafından icra dosyasına ödenen 37.669,16. TL'nin dava tarihi olan 19/03/2018 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  2. Dava değeri olan 480.000,00. TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gerekli 37.788,80TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafından yatırılan 8.197,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 24.591,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı ile 8.197,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 73.200,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan/artan gider avansı kısımlarının, HMK 333. Md gereğince ve hükmün kesinleşmesinden sonra, yatıran ilgili taraflarına ayrı ayrı iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı HMK 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntespitinekabulüneTespit(KambiyokabulübozulmasınaolmadığınınkaldırılmasınaSenetlerindenkonusutarihiMenfiborçlukayseriKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim