SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1391

Karar No

2024/1671

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1391

KARAR NO: 2024/1671

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/04/2024

ESAS NO: 2022/404

KARAR NO: 2024/410

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin

Sorumluluğundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 13/09/2024

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/04/2024 tarih ve 2022/404 E - 2024/410 K kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davacı... A.Ş Pansiyon ve Otel İşletmecili alanında faaliyet gösteren uzun ve kısa süreli konaklama imkanı sunan bir şirket olduğunu, davalılar ..., ... ve ...'nın müvekkili şirket bünyesinde uzun yıllar yönetim kurulu üyeliği yaptığını, müvekkili şirkette 16/07/2020 tarihinde yönetim kurulu seçimi yapıldığını ve davalıların yer aldığı yönetim kurulunun görevine son verilerek 15/07/2020 tarihinden itibaren ..., ... ve...'dan oluşan yönetim kurulunun göreve geldiğini, yeni yönetim kurulu göreve geldikten sonra kanunen şirkette olması gereken defterlerin, makbuzların, resmi evrakların ve paranın şirkette olmadığının anlaşıldığını ve yönetim kurulu üyelerinin kullanmakta olduğu odalarda çokça miktarda tahsilat makbuzu koçanı ile konaklayan misafirlerden alınmış borç senetlerinin bulunduğunu, davalıların şirket kayıtlarının, gelir ve giderlerinin yeni yönetim tarafından incelenememesi için büyük çaba sarf ettiğini, yeni yönetimin tüm yazılı ihtarlarına rağmen şirkete ilişkin belgelerin verilmediğini, yeni yönetim tarafından Kayseri 10. Noterliği'nin ... tarih ve..., ... ve... yevmiye nolu ihtarnameleri ile eski yönetim kurulu üyelerinden şirkete ait evrak, bilgi ve belgelerin talep edildiğini, ancak 1 yıl sonra bir kısım evrakların davalı vekili tarafından teslim edildiğini, davalılar hakkında daha önce Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/775 esas sayılı dosyası ile yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası açıldığını, işbu dava açıldıktan sonra 2019 yılında yapılan usulsüz işlemlerin varlığı nedeniyle tahsilat ve fatura uyumluluğu içi denetim raporunun sonuçlandığını, davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde kanundan doğan özen ve sadakat yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple müvekkili şirketi zarara uğrattıklarına, müşteri hesaplarının indirim adı altında düzeltilmesi ve buna göre fatura kesildiğini, pos ve bankadan gelen havaleler dışında kalan nakit ödemelere fatura kesilmediğini, müşterilere toplu olarak fatura kesildiği ve bazı ödemelerin faturalara yansıtılmadığını, kredi ve banka kartı ile yapılan ödemelere ait pos sliplerinin nakit ödeme yapan başka müşterilerin faturalarına iliştirildiğini, hesap hareketlerine yansıtılmayan depozito bedellerinin daha sonra depozito adı altında bedeller cari hesaptan düşüldüğünü, serbest muhasebeci mali müşavir ... tarafından hazırlanan 2019 yılı tahsilat ve fatura uyumluluğu iç denedim ilk raporu soncuna göre yıl boyunca yapılan toplam tahsilat tutarının 500.769,12-TL olduğunu, yansıtılmayan ve faturalandırılmayan bedelin ise 157.938,25-TL olduğunun belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2019 yılına ait tüm kayıtlar dahil olmak üzere davalıların 2019 yılı içerisinde yapmış oldukları usulsüz işlemler nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın, zarara uğrattıkları tarihten itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte şimdilik (belirsiz alacak davası) geçici olarak 10.000,00 TL'nin tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı şirket tarafından açılan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin mümkün olmadığını, alacak miktarının objektif ve sübjektif olarak belirlenebilir olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle öncelikle reddi gerektiğini, dava açılmadan önce yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde bir genel kurul kararı bulunmadığını, davacı tarafın Kayseri 10. Noterliği'nin ... tarih ve ...yevmiye numaralı defter ve belgelerin teslim edilmesine dair ihtarnameye karşılık Kayseri 7. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini, işbu ihtarnamede teslim yapılmamasının gerekçesinin açıkça yeni yönetim kurulundan kaynaklandığının belirtildiğini, 30/10/2020 tarihinde şirket merkezine defterlerin teslimi amacıyla gidildiğini, defter ve belgeler üzerinde incelemeler yapıldığını tutanakla teslimin kayıt altına alınmasının istendiğini ancak yeni yönetim kurulu tarafından tutanak altına alınmasından imtina edildiğini, bunun üzerine Kayseri 7. Noterliği'nin... tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ilgili belgelerin teslim alınması aksi takdirde vergi dairesine teslim edileceğinin ihtar edildiğini, davacı şirkete ait defter kayıtların teslim alınmaması üzerine vergi dairesine teslim edildiğini, vergi dairesinden de tesim alınmayan defter ve kayıtların yine müvekkili tarafından teslim alındığını, daha önce tüm uğraşlara rağmen teslim alınmayan ve müvekkilinin uhdesinde bulunan evrakların tümünün 10/08/2021 tarihinde yönetim kurulu başkanına teslim belgesi ile teslim edildiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde iddia edilen müşterilerin odaya giriş anında bir miktar ödeme alındığını daha sonra indirim adı altında iade gerçekleştirildiği, bakiye tutar kadar eksik faturalandırma işleminin yapıldığı beyan edilmiş ise de otelcilik faaliyetinde kimi zaman müşterilerin erken çıkış yapma durumu olduğunda, müşteri memnuniyeti kapsamında, kahvaltı hizmetleri vb gibi durumlarda indirim yapılmasının söz konusu olduğunu, indirimler doğrultusunda fatura kesildiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde nakit ödemelere fatura kesilmediği beyan edilmiş ise de bunun doğru olmadığını, başlangıçta alınan ancak kalmaya devam edilen misafirlerin otelden ayrıldıktan sonra faturalandırılmasının bir sonucu olduğunu, müşterilerin otelden ayrılırken faturalarının kesildiğini ve bir nüshasının müşteriye teslim edildiğini, davacı tarafça iddia edilen depozito bedellerinin hesap hareketlerine yansıtılmadığı ileri sürülmüş ise de depozito bedellerinin müşterilerin odada kaldıkları dönem boyunca odaya verilebilecek zararlar dolayısı ile önceden yapılan rezervasyonlar çoğunlukla alınan bedellerdir, zarara uğrama söz konusu olursa zarar miktarının depozitodan alındığını, kalan kısmının müşteriye iade edildiğini, TTK m 557/1 hükmünde açıkça anlaşılacağı üzere yönetim kurulu kusurunun ağırlığınca sorumlu olacaktır, müvekkilleri yönetim kurulu üyelerinin herhangi bir kusuru ve zararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın dava konusu ettiği hususların tamamının genel kurulda sorulduğunu, sorulan sorulara yönetim kurulunca yazılı olarak cevap verildiğinin bunun üzerine tekrar yönetim kurulu olarak müvekkillerinin seçildiğini, işbu davayı ikame etmenin gerekçesinin aynı zamanda şirket pay sahipleri olan müvekkili adına şirketin devamlılığının mümkün olmaması gerekçe gösterilmek suretiyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/549 esas sayılı dosyası ile şirketin tasfiyesinin talep edilmiş olması olduğunu, müvekkillerinin yönetimde olduğu süre boyunca gerekli özen ve sadakat yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirterek davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmaması göz önüne alınarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, dava açılmadan önce genel kurul kararının dava şartı olmasından mütevellit davanın dava şartı yokluğundan reddine, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, aksi halde davanın esas reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Somut uyuşmazlıkta pansiyon ve otel işletmeciliği alanında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından açılan eldeki davada; 2019 yılında şirket yöneticisi olan davalıların müşteri hesaplarında indirim adı altında düzeltmeler yapılarak faturaların buna göre düzenlenmesi, nakit ödemelere fatura kesilmemesi, müşterilere toplu olarak fatura kesilmesi ve bazı ödemelerin faturalara yansıtılmaması ve depozito bedellerinin hesaplara yansıtılmaması nedeniyle şirketin zarara uğratıldığı iddiası ile tazminat talep edildiği görülmektedir. Davalılar davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur. Davalıların 22/07/2020 tarihli ilan ile şirket ortaklığının sona ermiş olduğu ve ...'nun şirket ortağı olduğu görülmektedir. Davacı şirkete ait kayıtlar mali müşavir ve ticari uyuşmazlıklarda nitelikli hesap uzmanı bilirkişi marifetiyle incelenerek kök rapor hazırlanmış ise de davacı şirket tarafından 2020 yılına ilişkin aynı davalılara karşı açılan sorumluluk davası mahkememizin 2021/775 E. Sayılı dosyasında görülmüş olup anılan dosyada verilen karar Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1039 E. 2023/1088 K. Sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma gerekçesinde sektör bilirkişisinden rapor alınması gerektiği vurgulandığından eldeki dosyada bilirkişi heyetine Turizm ve Otel İşletmeciliği alanında bilirkişi de eklenmek suretiyle ek rapor alınmıştır. Bu şekilde gerek 11/06/2023 tarihli kök rapor gerekse 01/04/2024 tarihli ek rapor birlikte tetkik edilmekle; davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin kayıp olması nedeniyle sunulmadığı, davacı ... A.Ş.'nin 2019 yılı ...Bilgileri verileri ışığında; 919 kayıtta farklılıklar tespit edilmiş olup, ... sistemine girilen 332.401,75 TL tutarındaki tahsilata karşılık 159.631,16 TL tutarında fatura düzenlendiği, aradaki tahsilatı yapılıp faturası düzenlenmeyen 172.770,59 TL tutarında farkın oluştuğu, 2019 yılı ticari defterlerinin kayıp olması sebebiyle ticari defter karşılaştırmasının yapılamadığı, şirketin 2018 yılında - 47.610,32 TL tutarında zarar ettiği, 2019-2020 yıllarının gelir tablolarının karşılaştırması yapıldığında; brüt satışların 2020 yılında 2019 yılına göre % 8 azaldığı, dönem net karının 2020 yılında 2019 yılına göre %27 artış gösterdiği, 2020 yılı faaliyetlerinin daha verimli ve karlı geçtiği, 2019-2020 yıllarının bilançolarının karşılaştırması yapıldığında, dönen varlıkların 128.619,55 TL ve %39 artış gösterdiği, duran varlıkların -56.603,91 TL ve % 3 azalış gösterdiği, kısa vadeli yabancı kaynakların -80.441,07 TL ve % 35 azalış gösterdiği, öz kaynakların 152.456,71 TL ve % 7 artış gösterdiği, aktif/pasif toplamlarının 72.015,64 TL ve % 3 artış gösterdiği, 2020 yılında dönen varlıklardaki artış ve duran varlıklardaki azalış ile şirketin daha kısa vadede daha likit yönetildiğini gösterdiği, kısa vadeli borçlardaki azalış ile öz kaynaklardaki artışla borçlanmanın daha çok öz kaynaklar ile mali yapıyı güçlendirmek üzerine kurgulandığını gösterdiği, şirketin aktif/pasif toplamlarının % 3 büyümesinin ise gelir tablosu verileri de dikkate alındığında daha az maliyet, etkin satış politikası ile artan karlılık ve finansmanda öz sermayenin güçlendirilmesi olarak algılanması gerektiğini gösterdiği, davacı ... A.Ş.'nin borca batıklık yönünden yapılan inceleme sonucu ilgili hiçbir dönemde borca batık olmadığı, ... A.Ş. kayıtlı ve rayiç hisse değerleri tablosuna istinaden; bilançosunda kayıtlı öz sermayesinin 2.300.000,00 TL olduğu, 31.12.2020 yılı bilançosuna göre öz sermayesinin 2.471.404,43 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilince 07/02/2024 havale tarihli dilekçe ekinde davalılar tarafından davacı şirkete teslim edilen defter ve belgelere ilişkin tutanaklar sunulmuş olup tutanak içeriğinde 2019 yılna ait ticari detflerlerin yer almadığı ayrıca davacı şirket tarafından Kayseri 10. Noterliği'nin... tarih...-...-... yevmiye nolu ihtarnameleri ile davalılardan 2019 yılına ilişkin ticari defterlerin istenildiği görülmektedir. Şirketin ... sistemi üzerinde yapılan incelemede 2019 yılı verilerine göre 919 kayıtta farklılıklar tespit edilmiş olup, ... sistemine girilen 332.401,75 TL tutarındaki tahsilata karşılık 159.631,16 TL tutarında fatura düzenlendiği, aradaki tahsilatı yapılıp faturası düzenlenmeyen 172.770,59 TL tutarında farkın oluştuğu tespit edilmiş olup, davalı tarafça bu fark; girişte kaydı yapılarak ödemesi alınan ve otelde kalmaya devam eden şirket müşterilerine, otelden ayrılırken kaldığı güne ve aldığı hizmete göre fatura kesilmesi nedeniyle ve müşteri memnuniyetini sağlamak ve müşteri kaybetmemek amacıyla; kahvaltı ve transfer ücreti dahil oda fiyatı sunulan ancak daha sonra kullanılmayan kahvaltı ve transfer hizmeti nedeniyle, beyan ettiği süreden daha az konaklayarak ayrılan müşterilere erken çıkış yapması nedeniyle, odaların boş kalıp şirketin zarara uğramaması ve şirket gelirlerinin arttırılması amacıyla ve müşteri memnuniyeti kapsamında konaklamak isteyen müşterilere, uzun süre konaklayan öğrencilerin yakın akrabalarına (anne-babası vs.) ve devamlı konaklayan şirket müşterilerine yapılan indirimler ve uzun dönem müşterilerden giriş yaparken alınan ancak kullanılmayan depozito ücretlerinin çıkış yaparken müşterilere iade edilmesinden kaynakladığı ileri sürülmüş ise de Turizm ve Otelcilik alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde uygulamada bu yönde bir iadenin sözkonusu olmadığı belirtilmiştir. Kaldı ki bölgede ve sektörde müşteriden tahsil edilen bedelin iadesine ilişkin bir uygulamanın olduğu kabul edilmiş olsaydı dahi bu hususta hangi müşteriye somut olarak hangi sebeple ne kadar iade yapıldığı hususunda ispat külfeti davalılarda olup davalıların bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı açıktır. Başka bir deyişle şirket yöneticisi olan davalılar zararın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını ispatlayamamışlardır. ( Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/4461 E. 2023/4517 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir) Bu durumda davacı şirket zararı olan 172.770,59 TL'nin davalı şirket müdürlerinin kusurlu davranışı sonucu meydana geldiği gözetilerek 172.770,59 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf zararın doğduğu tarihten itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı da gözetilerek 172.770,59 TL yönünden dava tarihi olan 16/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, faize ilişkin fazlaya yönelik talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 172.770,59 TL'nin dava tarihi olan 16/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, faize ilişkin fazlaya yönelik talebin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkillerin şirket yönetiminde olduğu dava konusu edilen dönemde müşterilerden tahsil edilen her bir ödeme için fatura kesildiğini, ödemeler kredi kartı veyahut nakit olarak tahsil edildiğini, nakit olarak tahsil edilen tüm ödemeler gün sonunda ilgili müşterinin TC kimlik numarası ile TC kimlik numarası bulunmayan yabancı müşteriler için ise yönetim kurulu üyesi müvekkil ... tarafından şirket hesabına yatırıldığını, ödemelerin kredi kartıyla/banka havalesi yoluyla tahsil edilmesi durumunda ilgili slip/dekont; nakit olarak alınan ödemelerde de para yatırma dekontu faturalara ilintilenerek hem takip kolaylığı sağlanmış hem de ne, ne kadar ve nasıl tahsil edilmiş olduğu hususunu takip etme imkanı ve kolaylığı sağlandığını, bu husus, mevcut şirket yönetimi tarafından müvekkiller aleyhine benzer iddialarla ikame edilen yerel mahkemenin 2023/640 E. Sayılı (eski 2021/775 E.) dosyası kapsamına 03/01/2023 havale tarihli dilekçe ekinde örnek mahiyetinde sunmuş olduğumuz fatura örnekleri ile sabit olup otelde satış yetkilisi olarak çalışan ve yerel mahkemece dinlenen tanık ...'in; "Davalıların kendi menfaatlerine bir uygulamaları yoktu, her şeyi faturalandırıyorlardı. Nakit ödemelere de fatura kesilirdi" şeklindeki yeminli beyanı ile de sübuta erdiğini, davalı müvekkillerin yönetimde olduğu dönemde; ... Tur, ..., ..., ..., ..., ... gibi reklam ve rezervasyon sitelerine üye olunduğunu ve daha önce yalnızca, öğrencilere ve beyaz yakalı müşterilere uzun süreli konaklama şeklinde hizmet veren davacı şirket, müvekkillerin yönetimde olduğu dönemde uzun süreli konaklamanın yanı sıra günlük konaklama şeklinde de hizmet vermeye başladığını ve böylelikle şirket gelirlerinde büyük artış sağlandığını, bu durum, mevcut şirket yönetimi tarafından müvekkiller aleyhine benzer iddialarla ikame edilen yerel mahkemenin 2023/640 E. sayılı dosyası kapsamında alınan 14/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "davacı şirkette; uzun süreli, kısa süreli ve uzun süreli konaklayan müşterilerin yakınları veyahut misafirlerinin konaklaması şeklinde üç tür konaklama hizmeti verildiği" şeklinde açıkça tespit edildiğini, davalı müvekkiller, şirket yönetiminde oldukları dönemde ... Sisteminini kurarak ve şirket yönetiminde, söz konusu programın kullanımını başlatarak şirket yönetimini kolaylaştırdığını, etkin, verimli ve başarılı bir şekilde şirket yönetim faaliyetini gerçekleştirdiklerini, davalı müvekkillerin yönetiminde kullanılmaya başlanan ... Sisteminde oda ve kişi bazlı fiyat tipi oluşturulduğunu, otele gelen müşterilerin öncelikle ... sistemine kaydı yapıldığını ve kaydı yapılan müşterilere, otelden ayrılacağı zaman kaldığı güne, aldığı hizmete ve varsa yapılan indirime göre faturası kesildiğini, dolayısıyla müşterilere, ... Sisteminde tutulan kayıtlar üzerinden doğrudan fatura kesilmediğini, sistemde tutulan kayıtlar, müşteri otelden ayrılacağı zaman fatuturalandırılmış ve müşterilere; kaldığı güne, verilen hizmete ve yapılan indirime göre fatura kesildiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporundan hareketle; bundan 5 yıl önce davacı şirkette konaklayan ve şirket çalışanları tarafından muhtelif sebeplerle indirim yapılmış olan müşterilerle ilgili; hangi müşteriye somut olarak hangi sebeple ne kadar iade yapıldığının müvekkiller tarafından ispatlanamadığından bahisle davanın kısmen kabulüne ilişkin usul ve yasaya; hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde karar verildiğini, bu yönüyle yerel mahkeme kararının ve yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabulü mümkün olmayıp yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, raporda, ... kaydı ile fatura tutarı arasında fark tespit edilen müşterilerle ilgili olarak şirket çalışanları tarafından hazırlanarak şirket yönetimine sunulan ve uhdemizde bulunan bir kısım rapor örneğini, dilekçemiz ekinde örnek mahiyetinde dosya kapsamına ibraz etmekle birlikte söz konusu kayıt ve belgelerin aslı davacı şirket uhdesinde olmasına rağmen davacı şirket tarafından bilirkişi incelemesi için ibraz edilmediğini, ..., davacı şirkete 08/02/2019 tarihinde gelmiş ve 2 gece konaklayarak ayrıldığını, kahvaltı hizmetini kullanmaması sebebiyle şirket çalışanı tarafından gerekli indirim yapıldığını, bahsi geçen konaklamaya ilişkin düzenlenen fatura ve şirket çalışanı tarafından yapılan indirim ve tahsilata ilişkin düzenlenen rapor dilekçemiz ekinde dosya kapsamına sunulduğunu, ..., daha sonra 24/07/2019 tarihinde arkadaşları ile birlikte tekrar gelerek 1 gece konaklamak istediğini, kahvaltısız ve grup şeklinde konaklayan müşteriler için müşteri memnuniyeti kapsamında gerekli indirim yapıldığını, bahsi geçen konaklamalara ilişkin düzenlenen fatura ve şirket çalışanı tarafından yapılan indirim ve tahsilata ilişkin düzenlenen rapor dilekçemiz ekinde dosya kapsamına sunulduğunu, ... nolu fatura tutarı 290,02 TL olmasına karşın yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fatura tutarı hatalı şekilde 290,00 TL olarak tespit edildiğini, bu nedenlerle yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, hatalı olup hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda turizm ve otelcilik bilirkişisi tarafından, şirket yönetiminde kullanılan ... Sistemi kayıtları ve kayıtların nasıl ve ne şekilde tutulmuş olduğuna dair herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın yalnızca; "uygulamada rezervasyonlar 2 günlük oda kahvaltı şeklinde yapıldıysa ve teyitleşildiyse çok ekstra bir durum söz konusu değilse iade sistemi olmayacağı, 2 günlük rezervasyon yaptırıldığında ancak 1 gün kalındığında kalan 1 günlük ücret iadesinin istenilmesinin mümkün olmadığı aynı hususun kahvaltı için de geçerli olacağı" ifade edilerek şirketin kanunen ücret iade yükümlülüğünün olmadığından bahsedilmişse de gerek müvekkillerin yönetimde olduğu gerekse müvekkillerden önceki şirket yönetimlerinde; odaların boş kalıp şirketin zarara uğramaması ve şirket gelirlerinin arttırılması amacıyla ve müşteri memnuniyeti kapsamında konaklamak isteyen müşterilere ve devamlı konaklayan şirket müşterilerine gerekli indirimler yapılarak satışlar artırıldığını ve netice itibariyle şirket gelirlerinde artış sağlandığını, yine girişte kaydı yapılarak ödemesi alınan ve otelde kalmaya devam eden şirket müşterilerine, otelden ayrılırken kaldığı güne ve aldığı hizmete göre fatura kesilmesi nedeniyle ve müşteri memnuniyetini sağlamak ve müşteri kaybetmemek amacıyla; kahvaltı ve transfer ücreti dahil oda fiyatı sunulan ancak daha sonra kullanılmayan kahvaltı ve transfer hizmeti nedeniyle, beyan ettiği süreden daha az konaklayarak ayrılan müşterilere erken çıkış yapması nedeniyle, odaların boş kalıp şirketin zarara uğramaması ve şirket gelirlerinin arttırılması amacıyla ve müşteri memnuniyeti kapsamında müşterilere, uzun süre konaklayan öğrencilerin yakın akrabalarına (anne-babası vs.) ve devamlı konaklayan şirket müşterilerine yapılan indirimler ve uzun dönem müşterilerden giriş yaparken alınan ancak kullanılmayan depozito ücretlerinin çıkış yaparken müşterilere çoğunlukla iade edilmesi gibi davacı şirketin mutad iş ve işleyişinden kaynaklı işlemler ve tutulan kayıtlar ile ilgili olan bu durum hakkında tarafımızca birçok kez beyan ve açıklamalarda bulunulduğunu; söz konusu beyan ve açıklamalarımız yerel mahkemece dinlenen tanık anlatımları ile sübuta erdiğini, bu nedenle şirketin mutad iş ve işleyişi,...kayıtlarının nasıl ve ne şekilde tutulduğu ve hususlar dikkate alınmaksızın turizm otelcilik bilirkişisi tarafından yapılan tespit ve değerlendirme eksik ve hatalı olup söz konusu değerlendirmeyi kabul etmediğini, itiraz ettiklerini, ayrıca gerek ilimizde gerekse diğer illerde turizm ve otelcilik alanında faaliyet gösteren şirketlerde ücretsiz rezervasyon iptali dahil olmak üzere odaların boş kalıp şirketin zarara uğramaması ve şirket gelirlerinin arttırılması amacıyla ve müşteri memnuniyeti kapsamında konaklamak isteyen ve devamlı konaklayan şirket müşterilerine birçok nedenle indirim yapılmakta ve gereken kolaylıklar sağlandığını, bu nedenlerle, turizm otelcilik bilirkişisi tarafından yapılan tespit ve değerlendirme eksik ve hatalı olup söz konusu değerlendirmeyi kabul etmediklerini, ayrıca hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer iddia edildiği gibi tahsilatı yapılan ödemelere fatura kesilmeyecek olsa idi; bu ödemeler zaten en baştan ... sistemine kayıt edilmez ve bu şekilde bir değerlendirme yapılmasına müsaade edilmeyeceğini, zira aksi durumun kabulü hayatın olağan akışına, akla ve mantığa aykırı olup kabulü mümkün olmadığını, müvekkillerin şirket yönetiminde olduğu dava konusu dönemde (2019 yılında) dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ve yerel mahkemenin gerekçeli kararında ifade edildiği gibi tahsilatı yapılıp faturası düzenlenmeyen bir fark bir ödeme veyahut davacı şirketin uğradığı bir zarar kesinlikle söz konusu olmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının ve yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabulü mümkün olmayıp yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, netice itibariyle, müvekkillerin şirket yönetiminde olduğu dava konusu dönemde müşterilere otelden ayrılacağı zaman kaldığı güne, aldığı hizmete ve yapılan indirime göre fatura kesildiğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarından hareketle; bundan 5 yıl önce davacı şirkette konaklayan ve muhtelif sebeplerle şirket çalışanları tarafından indirim yapılmış olan müşterilerle ilgili; hangi müşteriye somut olarak hangi sebeple ne kadar iade yapıldığının davalı müvekkiller tarafından ispatlanamadığından bahisle usul ve yasaya; hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde karar verildiğini, anılan tüm bu hususlar müvekkillerin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlaline sebep olduğunu, bu nedenlerle usul ve yasaya; hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde verilen yerel mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını, kaldırılması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamında olmamakla birlikte davaya konu edilen talepler zamanaşımına uğramış olup, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece anılan şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kabulü mümkün olmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı taraf talep artıtım dilekçesinde açılan davanın HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası olduğunu ifade ettiğini, alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için alacak miktarının tam ve kesin olarak gerçekten belirlenmesi mümkün olmamalı, objektif ve sübjektif olarak belirlenmesi imkânsız olması gerektiğini, alacağın miktarı belirlenebiliyor veya belirlenmesi mümkün olduğu takdirde belirsiz alacak davası açılamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hakkında dava açılabilmesi için genel kurul kararı alınması gerektiğini, her ne kadar bu husus yeni TTK’da açıkça düzenlenmemiş ise de TTK m. 479/3.c düzenlenmesinden anlaşıldığını, nitekim aralarında A... K...’in de bulunduğu doktrin görüşleri ve Yargıtay uygulaması da aynı doğrultuda olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2024 T. 2022/404 E. 2024/410 K. sayılı kararının kaldırılmasına, mahkemenizce yeniden yargılama yapılarak huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Bilirkişi rtaporunda 919 adet kayıtta usulsüzlük tespit edilmesine rağmen davalıların ıslaha karşı cevap dilekçesinin ekinde, ne zaman ve nasıl düzenlendiği belli olmayan, şirket kayıtlarında ve defterlerinde bulunmayan, şirket yönetiminin 2020 yılında devredilmesine karşın davalıların ellerinde nasıl bulundurduklarını izah etmedikleri, sadece 6 adet fatura ile ilgili 6 adet fotokopi indirime ilişkin belge sunduğu, istinaf dilekçelerinde de bunlardan bahsettiği istinaf dilekçesinin tarafımıza tebliği ile görüldüğünü, öncelikle davalıların daha önce davaya cevap, kök bilirkişi raporuna itiraz, ek bilirkişi raporuna itiraz ve diğer beyanlarında sunmadıkları fotokopi 6 adet indirime ilişikin belgenin savunmanın genişletilmesi kapsamında olduğundan öncelikle muvaffakatları olmadığını, ayrıca şirket kayıtlarında olmayan, hiç bir şekilde şirket defterlerinde yer almayan, davalıların yönetim kurulunu oluşturduğu dönemde yönetim kurulu raporunda, mali tabloda yer almayan 2019 yılında işten çıkan bir kişi tarafından düzenlendiği iddia edilen 6 adet belgenin ıslaha ceva dilekçesi ile sunulmasının davalıların sorumluluktan kurtulmaya yönelik yaptığını, davalıların istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı şirket yöneticilerinin kusurunun tespiti ile ispatlanan zarar miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalıların istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/04/2024 tarih ve 2022/404 E . 2024/410 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 11.801,95 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.950,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.851,45 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılardan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

  5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 12/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KooperatifkesinÜyelerininKuruluasliyeVeticaretTazminatYönetimkonusukayseriDenetimhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim