SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1622

Karar No

2024/1602

Karar Tarihi

11 Eylül 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1622

KARAR NO: 2024/1602

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/05/2024 ARA KARAR

NUMARASI: 2024/295 Esas

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/09/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ: 11/09/2024

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/295 Esas sayılı 28/05/2024 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili 05/04/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin hali hazırda sermayesinin 10000 paya ayrılmış ... Ltd. Şti'nin 7600 adet payına sahip (%76) ortağı olduğunu, şirketin tadilden önceki ünvanı ile ... Ltd. Şti'nde bulunan %20 hissesini ... tarihinde... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen devirler sonucu hisse değerinin %76'ya çıktığını, yapılan devir neticesinde şirketin iki ortağa düştüğünü ve müvekkilinin yurt dışında ikamet etmesi ve Alman vatandaşı olması nedeniyle şirketin temsil ve yönetim yetkisinin kurulan ortaklık ilişkisinin temeli olan güven duygusu ile davalıya münferiden verilmişse de, davalının bu yönetim ve temsil yetkisini şahsi çıkarları için kötüye kullandığını, bu durumu müvekkilinin haricen öğrendiğini, davalı tarafından müvekkilinin Türkiye'de dahi olmadığı tarihlerde, şekil, usul ve çağrı şartlarına riayet edilmeksizin temsil ve yönetim yetkisinin kötüye kullanılarak gerçekleştirilen genel kurul toplantılarında davalı tarafından müvekkili namına sahte imza atılmak suretiyle 07/09/2020, 31/05/2023 ve 30/11/2023 tarihlerinde kararlar alındığını, bu kararlara muvafakatlerinin bulunmadığını bildirerek, hukuka aykırı olarak alınan genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ile yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; Türk Ticaret Kanunu'nun 449. maddesi "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükümleri uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde dava konusu genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilebileceği dikkate alındığında; TTK'nın 449. Maddesi uyarınca söz konusu tedbir talebi hakkında öncelikle davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı ...'a tedbir hususundaki görüşünün bildirilmesi için ihtaratlı tebligat çıkarıldığı ve verilen kesin süre içerisinde tedbir hususunda herhangi bir görüş bildirilmediği anlaşılmıştır. Davanın, genel kurul kararının yasalara, afaki iyi niyet kurallarına ve emsal yüksek mahkeme kararlarına aykırılık iddiası ile açıldığı, davacının davalı şirketteki hisselerin %76'sına sahip olması ve sahte imza iddiasına dayandığı görülmekle, henüz sahte imzaya yönelik alınmış bir rapor bulunmaması, davacının iddiasında haklı olup olmadığının yargılamaya muhtaç olduğu, dolayısıyla genel kurul kararlarının yürütülmesinin tedbiren durdurulabilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartlarının sağlanamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin TTK 449.madde uyarınca 07/09/2020, 31/05/2023 ve 30/11/2023 tarihli genel kurul kararlarının tedbiren yürütmesinin geri bırakılması talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1-Davacı vekilinin genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin REDDİNE, " şeklinde ara karar kurulmuştur.

Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Mahkemece davalının cevap vermemesi talebin reddine gerekçe gösterilmişse de aleyhine iddia ve talepte bulunulan davalının davaya cevap verse idi bile inkarda bulunacağı, dolayısı ile yürütmenin durdurulması kararına ilişkin değerlendirmede bulunması zorunlu bir unsur olmadığını, mahkemece işbu itiraza konu ara kararda gerekçe gösterilenbir diğer husus ise imzanın sahte olup olmadığı hakkında bir rapor alınmadığı ve bu hususun yargılamaya muhtaç olduğunu, oysa dava dilekçesinde celbi talep edilen savcılık dosyasında işbu genel kurul kararlarının alındığı tarihte müvekkilin Türkiye'de bulunmadığına ilişkin müzekkere cevabı mevcut olduğunu, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın, üstelik tek başına müvekkilin Türkiye'de bulunmaması bile imzanın sahte olduğunu göstermekte iken yerel mahkemece imzaya ilişkin rapor bulunmaması nedeniyle verilen karar kabul edilebilir olmadığını, bilindiği üzere Limited Şirketlerde Genel Kurulun toplantıya çağrılması müdürün devredilemez yetkilerinden olduğunu, oysa davalı tarafından müvekkile usulüne uygun toplantı çağrısı yapılmadığı gibi müvekkil namına sahte imza atılmak suretiyle müvekkilin pay sahipliği yok sayıldığını, TTK m. 447 uyarınca, anonim şirket genel kurul kararlarından, “pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran”, “pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran” veya “anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan” kararların bâtıl olduğunu, davalı müvekkilin dil bilmemesi ve yurt dışında yaşamasını fırsat bilerek toplantıya katılma ve oy hakkını ortadan kaldırır nitelikte yönetim yetkisini kötüye kullandığını, davalı tarafça iptali istenen kararlar ile şirketin şubesi kisvesi altında başkaca firmalar lehine iş ve işlemler yapmakta ve şirketi borçlandırmadığını, arz ve izah edildigi üzere ; istinaf taleplerinin ve gerekçelerinin kabulü ile tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak Yerel Mahkemeye gönderilmesine veya bu yönde başkanlığınızca yeniden karar kurulmasını talep etmiştir.

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :

Derdest dava, davalı şirketin 07/09/2020 tarihli genel kurulda, 31/05/2023 tarihli genel kurulda ve 30/11/2023 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali talebine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesi ile dava konusu genel kurul kararlarının yürütmelerinin durdurulmasını ihtiyati tedbir olarak istemiştir. Mahkeme 28/05/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile işbu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Bu ara karar davacı vekiline e-tebligat yoluyla 04/06/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili bu ara kararını UYAP'tan 20/06/2024 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçe ile süresinde istinaf etmiştir.. İstinaf harçlarını da aynı tarihte yatırmıştır. (HMK 345.-346,İstinaf edilen ara kararda davacı vekiline e-tebligat yoluyla 04/06/2024 tarihinde tebliğ edildiğinden istinaf yoluna başvurma süresinin son günü 18/06/2024 ise de bu tarih Kurban Bayramı tarihine denk geldiği , tatil sonrası ilk mesai gününde 20/06/2024 olduğu ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 20/06/2024 tarihinde sunduğu için istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmıştır.)

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest işbu davada, dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerek HMK 389.vd. Gerekse TTK 449 VD. Maddesi gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/295 Esas sayılı 28/05/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Alınması gereken İstinaf karar ve ilam harcı istinaf eden eden davacı tarafça peşin yatırıldığından harçla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.. 11/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınŞirketesastanKararınınİptali(Genelözetisavunmalarınınistinafİstemli)reddinederecesebepleriKurulkararınınTicarikesinilerikayseriiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim