Kayseri BAM 6. HD 2024/927 E. 2024/1579 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/927
2024/1579
3 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/927
KARAR NO: 2024/1579
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2024
ESAS NO: 2023/60
KARAR NO: 2024/274
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/06/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2024 tarih ve 2023/60 Esas - 2024/274 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile alacaklısı ...A.Ş, borçluları müvekkilleri olan, takip dayanağının 11/04/2013 tanzim ve 18/12/2015 vade tarihli 8.250,00 TL bedelli senet olan, 5.700.000 TL anapara, 28.109,59 TL işlemiş faiz, 17.100 TL %0,3 komisyon olmak üzere 5.745.331,59 TL üzerinden takip başlatıldığını ve takip talebinde yıllık %36 temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında BSMV talep edildiğini, işbu alacaklar nedeniyle ... A.Ş tarafından Beyoğlu 35. Noterliği'nin ... tarih ve...yevmiye numarası ile davalı/alacaklıya temlik edildiğini ve icra takibine alacaklı olarak davalı şirketin devam ettiğini, müvekkili ... adına kayıtlı... İli,... İlçesi... Mah. ... parselde kayıtlı kargır fabrika binası ve arsası vasfındaki taşınmazın satış işlemlerine başlanarak satış günü alınması nedeni ile malvarlığının satılacağı endişesi ve tehdidi altında olan müvekkillerinin 02/08/2022 tarihinde yapılan icra kapak hesabına göre aynı gün içerisinde 17.834.008,33 TL ödeyerek BSMV dahil olmak üzere dosya borucunun kapattığını, 678.565,48 TL'lik BSMV kısmının müvekkiline iadesi gerektiğini, davalı tarafın faiz oranını haksız olarak %36 olarak belirleyerek takip sonrası temerrüt faizi olarak fahiş ve fazla bir tutar tahsil ettiğini, BK ve TTK'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık %12 oranı üzerinden yapılır hükmünün havi olduğunu, davalının haksız ve fazla temerrüt faizi tahsil ettiğini belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasından cebri icra tahdidi ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde fazla tahsil ettiği temerrüt faizi ve BSMV yönünden 10.000 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihi olan 02/08/2022 tarihinden itibaren takip faiz oranı olan %36 üzerinden işleyecek faizi ile birlikte istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacıların borçlu olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı (eski dosya no Kayseri 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı) ve Kayseri Gayrimenkul Satış Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalı müvekkili şirket tarafından dosya alacaklısı ... A.Ş'den Beyoğlu 35. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile alacağın tamamını temlik aldığını, müvekkili şirketin icra dosyasındaki alacağın temlik aldıktan sonra borçlu ... adına kayıtlı olan taşınmazın satış işlemlerine Kayseri Gayrimenkul satış müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, icra müdürlüğünce e satış sisteminden satış günü verilmiş ve satış gününden bir gün öncesinde de dosya borcunun kapatılarak satışın düşürüldüğünü, borçlunun kredi çekerken çekmiş olduğu kredi sözleşmesinin 3. Maddesinde de banka ve sigorta muamele vergisi (BSMV) ödeyeceği sözleşme ile kayıt altına alındığını, davacı tarafın BSMV'ye yönelik istirdat taleplerinin reddine, davacı tarafın temerrüt faiz oranına ve temerrüt faizine yönelik istirdat taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olması nedeniyle reddine, alacağın temlik alındığı ...A.Ş'nin davacılardan kredi sözleşmesinde belirlenen faiz dışında fazla bir faiz oranı ve faiz talep etmediğini, davacı tarafın 02/08/2022 tarihinden itibaren %36 oranında faiz talep ettiğini, böyle bir faiz başlanığının ve faiz oranını kabul edilemeyeceğini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafın davasının ve tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Davacı taraf ıslah dilekçesi ile davasını 6.669.420.80 TL'ye çıkarmış olup icra dosyası kapsamında yer alan 02/08/2022 tarihli tahsilat fişi incelendiğinde 17.834.008,33-TL ödemenin... Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, bu kapsamda senette keşideci olan ... tarafından ödeme yapılmadı açıktır. Bu hususta 05/03/2024 tarihli celsede icra dosyası kapsamında yer alan 02/08/2022 tarihli tahsilat fişi incelendiğinde 17.834.008,33-TL ödemenin ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığı görülmekle HMK 31. Madde uyarınca davacılar vekilinden ... tarafından istirdatı istenen ödemeye ilişkin açıklama yapılması istenilmiş olup, davacılar vekili 12/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile ...'nun, ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olması sebebiyle ödemenin müştereken yapılmış sayılması gerektiği belirtilmiş ise de tahsilat fişinden ödemenin ...Ltd. Şti. tarafından yapıldığı sabit olup ... adına ödeme yapılmadığından ...'nun istirdat davasında aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek bu davacı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... Ltd. Şti'nin davasının ise kısmen kabulü ile 6.669.420,80 TL'nin ödeme tarihi olan 02/08/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... Ltd. Şti'ye verilmesine, faize ilişkin fazla talebin reddine karar verilmiş..." gerekçesiyle DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Davacı ...'nun davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davacı ... Limited Şirketi'nin davasının kısmen kabulü ile 6.669.420,80 TL'nin ödeme tarihi olan 02/08/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... Limited Şirketi'ne verilmesine, faize ilişkin fazla talebin reddine karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin itirazları gidermeden, sadece davacı talepleri yönünde inceleme yaparak, dava dosyasına konu icra takip dosyasının sadece faiz kısmı yönünden inceleme yapmış, davalı ... Enerjinin yalnızca ciro yoluyla kambiyo senedine dayalı alacağı değil, temlik yoluyla temel ilişki ile birlikte alacağı bir bütün olarak devir aldığı, taraflar arasındaki temel ilişki kapsamında talep ve tahsil edilen faiz alacağının davalı ... Enerjinin temel ilişki kapsamında hakkı olduğu bu nedenle müvekkiline açılan İstirdat davasının ancak maddi hukuk açısından borçlu olunmayan bir miktarın ödenmesi halinde açılabileceği bu nedenle müvekkili aleyhine açılan istirdat davasının dinlenemeyeceği yönündeki itirazların mahkemece alınan bilirkişi raporunda hiçbir şekilde incelenmemiş, bilirkişi raporuna yönelik itirazların somut nedenlere dayanmasına rağmen giderilmemiş, davanın miktarı, özelliği gereği özellikle şehir dışından başka bir bilirkişiden rapor aldırılması talepleri reddedilerek davanın kabulüne karar verilmesi çok büyük bir hata olup bu hatalı kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının hatalarla dolu olduğunu örneğin bilirkişinin ek raporunun sonuç kısmında "-Davanın dayanağı olan Kayseri Genel İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına davacı ... tarafından 6.669,420,80 TL fazla ödeme yapıldığının hesaplandığı; " şeklinde beyanı bile gerek icra dosyasının gerekse itirazların incelenmediğini gösterdiğini, zira, Kayseri Genel İcra müdürlüğünün ...E. Sayılı takip dosyasına 02.08.2023 tarihinde parayı yatıran ... iken bilirkişi paranın ... tarafından yatırıldığını beyan ettiğini, taraflarınca sunulan delil ve beyanların irdelenmediğini bu raporun yok hükmünde kabul edilen bir rapor olduğunu beyan etmemize rağmen Yerel mahkemece taleplerin reddedildiğini, davada davalı tarafın hiçbir beyanı delilleri incelenmediğini, davacının beyanlarına göre bilirkişi incelemesi yapılacaksa yargılamaya ne gerek olduğunu, dava dosyası incelendiğinde çok önemli ve dava değerinin yüksek olduğu bir dava dosyasında bilirkişilerin daha özenli davranmaları bekleneceğini, davacı/borçlu aleyhine 23.12.2015 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takip dosyası (eski dosya nosu Kayseri 4. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı) ile takip başlatılmış ve takip talebinde yıllık % 36 oranında faiz talep edildiğini, davacı/borçlunun bu talebe hiçbir zaman itiraz etmediği, borç ödenmesine rağmen itiraz etmediği dosyada açıkça görüldüğünü, bilirkişinin sabit oranlı faiz konusunu hiç irdelemediğini, yine Bilirkişiler dosyayı sadece Kayseri Genel İcra Müdürlüğü dosyasının... E. Sayılı (Kayseri 4. İcra Müdürlüğü... E. sayılı) takip dosyasındaki kambiyo senedine göre İncelediğini, bu dosyanın müvekkili şirkete ... A.Ş tarafından temlik edildiğini, bu dosyanın taraflarına temlik edilmeden önce ve temlik edildikten sonra davacı/borçlu tarafından bir çok defa dosya hesabı yapıldığını, bu dosyanın hesaplarında hep aynı faiz ve faiz oranı uygulandığını, davacı/borçlu bunların hiçbirisine itiraz etmediğini, kaldı ki davacı/borçlu adına tarafımızca bu dosya temlik edilmeden önce ... ili, ... ilçesi ... mah.... ada, ... parselde kayıtlı 6849 m2’lik bir taşınmaz satılmış, sıra cetveli yapılmış, dosya hesabı yapılmış olup hep aynı faiz ve faiz oranı (%36) aynı olduğunu, davacı/borçlu tarafın bunların hiçbirisine itiraz da etmediğini, davacı/alacaklı ile dosyanın ilk alacaklısı olan ...A.Ş. arasındaki hukuki ilişki 08.04.2013 tarihli 8.250.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesine dayandığını, Dava dosyası ve icra dosyası içinde bulunan ve delilleri arasında yer alan temlik sözleşmesi ve taraflar arasındaki kredi ve ipotek sözleşmelerinde (ipotek sözleşmesinin 2.maddesinde) taraflar arasında borçlunun temerrüdü halinde hangi faizin uygulanacağı açıkça yazdığını, Bu maddeye göre: “İşbu ipotek alacaklısı bankanın yukarıda belirtilen miktara kadar olan alacakları ve ayrıca bu alacakların halen %(100) nispetinde faizinin, faiz değişken olup FAİZ ORANLARI ARTIRILDIĞI takdirde hiçbir ihbar yapmaksızın artan faizin uygulanması kaydıyla gider vergisinin sigorta ücretinin diğer masrafların kanuni takibe geçildiği takdirde yapılacak masrafların ve takip tarihinde alacaklı bankanın uyguladığı en yüksek kredi faiz oranına yüz puan eklenmek suretiyle tespit edilecek orandaki temerrüt faizinin, avukatlık ücretinin teminatını teşkil etmek ve kapsamı içinde olmak üzere tesis edilmiştir”. hal böyle iken, taraflar arasında temerrüt faizinin nasıl uygulanacağı taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılmışken bilirkişilerin normal kambiyo takibi olarak dosyayı değerlendirmeleri hatalı olduğunu, taraflar arasında temerrüt halinde uygulanacak olan özel faiz oranına ilişkin sözleşme bulunmasına rağmen bilirkişi heyeti bu sözleşmeleri göz ardı ettiğini, yine ...A.Ş.ile davacı/borçlu arasındaki 08.04.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin 10. maddesinde de taraflar arasındaki faizin ve oranının nasıl uygulanacağı açıkça belirlendiğini, bilirkişi heyetinin bu sözleşmeyi dikkate almaksızın faiz hesabı yapmış olması da hatalı olduğunu, bilirkişilerin hem cevap dilekçesindeki itirazları hem de dosyanın kaynağını, taraflar arasındaki sözleşmeleri incelemeden faiz hesaplaması yapmıştır ki bunun kabulünün de mümkün olmadığını, bilirkişi heyeti raporu birbirinden habersiz şekilde hazırladığını, raporun dosyaya sunulmuş olmasına rağmen diğer bilirkişilerden biri tarafından bilirkişi raporu hazırlamak için sayın mahkemeden ek süre talebinde bulunulduğunu, bu hususun bilirkişi heyetinin bir birinden ne kadar habersiz olduklarının en açık kanıtı olup en basit tabirle çok özensiz davrandıklarının göstergesi olduğunu, buna yönelik itirazlarında dikkate alınmadığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, yanlış değerlendirmeler neticesinde hazırlandığını yargılama sırasında sık sık beyan ettiklerini, Yargıtayın bir çok kararında bilirkişi raporu ile uzman görüşü çeliştiği zaman bu çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerekir şeklinde kararları bulunduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin Esas: 2015/5127 Karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2019/748 Esas,2019/3857 K., Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Esas No:2017/492 Karar No:2017/2026 kararlarının emsal olduğunu, müvekkilinin temlik dosyasını bir bütün olarak aldığını, İcra müdürlüğünde yapılan dosya hesaplamaları (davacının itirazları olmadığı gibi bir çoğunu da kendileri yaptırmıştır) ile temlik aldığını, davacının bir talebi var ise bununu muhatabı müvekkili değil, icra dairesi olduğunu, müvekkili yönünden açılan davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olup, bu hatalı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz, izah olunan ve re’sen gözetilecek sebeplerle kamu düzeninden doğan sebepler de dikkate alınarak usul ve yasaya aykırı Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.03.2024 Tarih ve 2023/60 E.-2024/274 K.sayılı ilamının tümden ortadan kaldırılmasına, icranın geri bırakılması talebimizin kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf taleplerinin usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının dilekçesi HMK 342-2 ç) (Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih.) ve d) (Kararın özeti.) bentlerine aykırı olarak hazırlanmış olup öncelikle istinaf talep ve dilekçesinin HMK hükümlerine aykırı olarak düzenlenmiş olması nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının istinaf taleplerinin esastan da reddi gerektiğini, dava dilekçesinde de ifade ettiği üzere alacaklı tarafından her ne kadar kambiyo takibi yapılmışsa da temerrüt faiz oranu %36 üzerinden talep edilerek ayrıca % 5 de faizin BSMV'si talep edildiğini, halbuki; 3095 sayılı kanunun 1. maddesine göre; “Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır.” hükmü havi olduğunu, takip dayanağının da sadece dava konusu bono olduğunu, Asıl ilişkiden bağımsız olan kambiyo senedinin takip faiz oranın % 36 olarak düzenlendiğine dair davalı bir sözleşme de sunamamıştır. Zaten sunması halinde bu durumda takip konusu evrak teminat senedi olarak kabul edileceğinden kambiyo vasfını yitirecek, taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin genel mahkemelerde ispatı gerekceğinden bu durumda da davamızın müvekkillerce ödenen tam bedel üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekecekti( fazlaya ilişkin talep ve haklarımızı da ıslah dilekçemizde saklı tutmuştuk) Bu bağlamda davalı/alacaklının sözleşme olarak sunduğu evrak huzurdaki davada delil olarak değerlendirilemez, aksi durumda dahi sözleşmede kambiyo senetlerine dayalı takip faiz oranına ilişkin açıkça bir düzenleme de yer almadığını, dolayısı ile davalının mesnetsiz iddialarının reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda TBK 100'e göre müvekkillerce fazla ödenen bedelin kademeli hesabı çıkarıldığını, kendilerinin de hesaplamaya itirazları olmasına rağmen yerel mahkeme hesap bilirkişisinin raporunda bir hata görmediğini, dava ve iddiadaki haklılığı ortaya koyduğunu, yine davalı hukuki gerekçesi anlaşılamayacak şekilde istirdata konu edilen tutarın davalı tarafça tahsil edildiği ve haksız tahsil edilen tutarın davalının uhdesinde olmasına rağmen hesaplamaları icra müdürlüğünün yaptığını bu nedenle müvekkilinin talebini icra dairesine yöneltmesi gerektiği iddiasında bulunduğunu, bu talebin dahi davalının mesnetsiz iddialarına dayanak oluşturmaya çalıştığının en büyük göstergesi olduğunu, davacının kötüniyetli şekilde süreci uzatmak üzere istinaf yoluna başvurduğu aşikar olduğunu, HMK 321."İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca kötüniyetli istinaf başvurusu karşısında HMK 321 ve 329. maddeleri uyarınca davalı aleyine para cezasına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davalının mesnetsiz istinaf taleplerinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte fazladan ödenen BSMV ve temerrüt faizinin istirdadı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında takip talebinde takibin dayanağı olarak yalnızca senet gösterildiği ve takip yolu olarak da kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip seçildiği, takipte genel kredi sözleşmesine atıf yapılmadığı gibi genel kredi sözleşmesinde de takibe dayanak senede herhangi bir atıf yapılmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 19/03/2024 tarih ve 2023/60 E. . 2024/274 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 455.588,13 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 113.898,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 341.690,13 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19