Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1384
2024/1468
3 Temmuz 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1384
KARAR NO: 2024/1468
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/04/2024
NUMARASI: 2023/505 E. 2024/373 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/07/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/04/2024 tarih ve 2023/505 E - 2024/373 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının maliki bulunduğu ... plakalı aracın 13/03/2020 tarihinde sürücüsü... sevk ve idaresinde iken meydana gelen kaza sonucu ... plaka sayılı aracın hasarlanmasına sebep olduğunu, davalının maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkili şirkete ... nolu karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olması ve kaza sonucu ... plakalı aracın hasarlanması sebebiyle 28/05/2020 tarihinde ... Sigorta Şirketi'ne 15.264,84 TL, 29/12/2021 tarihinde ... Sigorta Şirketi'ne 2.531,00 TL olmak üzere toplam 17.795,84 TL tazminat ödemek zorunda kaldıklarını, ödenen bu tazminat miktarının 13.715,00 TL si için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlar kanununun ilgili maddesi uyarınca bir aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına sebebiyet verdiği takdirde araç malikinin de doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Müvekkil şirkette ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Policesi ile sigortalı ... plakalı aracın malikinin davalı şirket olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin yaptığı ödemeden davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ayrıca davalı şirketin maliki bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunu, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere ... 'un kaza anında 0,98 promil alkollü olduğunu, ... 'un alkollü olması nedeniyle müvekkil şirketin ödemiş olduğu tazminatı ve masrafları rücuen talep etme hakkı doğduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkil şirket tarafından ödenen bu tazminat ve masrafı tahsil etmek amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasıyla takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz etmesi sebebiyle bu takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını, anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davalıya ait ... plakalı aracın 3. Şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için trafik kaydı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, takibin devamını ve davanın kabulü ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğunu belirttiği belgelerin bir kısmının taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkil şirkete yöneltilen iş bu davada ileri sürülen iddia ve taleplerin hiçbiri fiili ve hukuki gerçekliğe uygun olmadığını, müvekkili şirketin olayın oluşunda ve meydana gelen sonuca etki eder hiç bir kusur bulunmadığını, olayın sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi sonucu meydana geldiğini, davanın ... isimli şahsa ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafın tazminat taleplerinin haksız olup sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, zarara sebep olan olayın tamamen müvekkil şirket haricinde zarar görenin kusurundan ve başkaca fiziksel faktörlerin bir araya gelmesinden kaynaklandığını, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafça kaza esnasında alkol kullanılmış olması nedeni ile davalıdan rücu alacağı olduğu belirtilerek takip yapılmış ve takibe itiraz edilmesi üzerine mahkememizde dava açılmış olup; davalıya ait aracın kaza tarihindeki sürücüsü (ihbar olunun) ... 'un kaza sırasında alkollü olduğu ve bu alkol miktarının 0,98 promil olduğu, 0,5-1,0 promil arasında kan alkol konsantrasyonu bulunan sürücünün kaza yapma riskini 1,5 kat arttığı, alkollü araç kullanması halinde rücu şartlarının oluşabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün kusurlu ve münhasıran alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerektiği, somut olayda davaya konu kazanın davacı sigorta şirketinin sigorta teminatı altına aldığı aracı kullanan araç sürücüsünün trafik kurallarını iihlali neticesi meydana geldiği ve ayrıca BAM kaldırma kararı sonrası nörolog bilirkişiden alınan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi raporuna göre kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kabulü gerektiği, sürücünün kanında tespit edilen alkol miktarı yasal alkol sınırı olan 0,5 promilin üzerinde ve kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşmesini gerektirecek ölçüde olduğunun anlaşılması ile yerleşik Yargıtay kararları gereğince davacı sigorta şirketinin davalı sigorta ettirene rücu şartlarının oluştuğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı her ne kadar başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz etmiş ise de takip konusu alacağın maddi tazminattan kaynaklı likit nitelikte olmayan alacak olması nedeniyle yasal koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın kabulü ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, Davacının icra inkar tazminatının reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin huzurdaki davaya konu olayda davacının meydana geldiğini iddia ettiği zararla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın ödemiş olduğunu iddia ettiği tazminat ve masraflara ilişkin talepleri bakımından müvekkil şirkete husumet yöneltmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu talepler bakımından müvekkil şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde müvekkil şirketin aracın işleteni olduğu ifade edilmişse de, bu iddianın tarafça kabulün mümkün olmadığını, davacı tarafın davasına konu icra takibinde borçlu olarak gösterilen... 'un huzurdaki davada davalı sıfatına sahip olması gerekirken, davacının dava konusu taleplerini müvekkil şirkete yöneltmesinde hukuki yararın bulunmadığını, nitekim tarafça huzurdaki davanın ... 'a ihbar edilmesi talebinde bulunulduğunu, öte yandan, ... plakalı araç sürücüsü ... huzurdaki davanın ikame edilmesi öncesinde arabuluculuk sürecine de dahil edilmediğini, davacının ... 'u arabuluculuk görüşmelerine dahil etmesi durumunda kendisiyle anlaşması söz konusu olabilecekken, doğrudan müvekkil şirkete dava açması yoluna gitmesi sonucu huzurdaki davanın açılmasına bizzat kendilerinin sebebiyet verdiğini, davacının talepleri bakımından huzurdaki davada husumetin araç sürücüsü ... 'a yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkil şirketin davacının dava konusu talepleri dolayısıyla herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından ödenen tazminat ve masrafların müvekkil şirketten müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi talebinde bulunulmuşsa da, huzurdaki rücuen tazminat davasında teselsül hükümlerinin uygulanması da hukuken mümkün olmadığını, bu çerçevede, müvekkil şirketin dava konusu zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının haksız davasının müvekkil şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, işbu dava kapsamında müvekkil şirkete husumet yönlendirilmesi ve müvekkilin davalı konumunda gösterilmesinin hatalı olduğunu, yer verilen beyanları gözetilmeksizin hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde tesis edilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin doğduğunu, huzurdaki davanın, ... plakalı araç ile yapmış olduğu kaza sonucu ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar için davacı tarafından ödenen tazminat ve masrafların rücuen tazmini istemine ilişkin olduğunu, husumeti kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, müvekkil şirket bakımından herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemek adına, dava kapsamında hasar bedeli ve sigortalıya yapılan ödemenin gerçek zararın karşılığı olup olmadığına yönelik hesap raporu tanzimi öncesinde kusur durumunun açıklığa kavuşturulmasının gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini belirtmek gerektiğini, davada müvekkil şirkete atfedilecek ihmal derecesinde dahi en ufak bir kusur bulunmadığını, huzurdaki davanın ihbar edildiği ... 02.02.2023 tarihli celsede, kaza yapmış olduğu diğer aracın sürücüsünün hızlı geldiğini açık bir şekilde beyan ettiğini, diğer araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun açık olduğunu, davacı tarafından gösterilen delillerin huzurdaki davaya konu talepler bakımından müvekkil şirketin sorumlu olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacı tarafın ibraz ettiği belgelerden, dava konusu olayın meydana gelmesine müvekkil şirketin sebep olduğunu gösteren somut herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığını, haksız fiilin şartlarının oluşup oluşmadığı ve haksız fiil nedeniyle sorumluluğun müvekkil şirkete ait olup olmadığı hususları değerlendirildiğinde, ayrıca davacı tarafından huzurdaki davada somut delillerin ortaya konulamamış olduğu gözetildiğinde, somut olayda meydana gelen zarara müvekkil şirketin sebebiyet vermediği açıkça görüleceğini, müvekkil şirket bakımından uygun illiyet bağının bulunmadığı olaya ilişkin olarak davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialarının reddinin gerektiğini, yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zarureti doğduğunu, müvekkil şirketin husumet ehliyetinin ve kusurunun bulunmadığını tekrarla, aksi yönde bir sonuca varılması durumunda dahi, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun da huzurdaki davada araştırılması bir zorunluluk olduğunu, bu kusurun illiyet bağı veya müterafik kusurun belirlenmesi açısından değerlendirilmesinin gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğunu, dava konusu olay, ... plakalı araç sürücüsünün kusurundan ve başkaca fiziksel aktörlerin bir araya gelmesinden meydana geldiğini, kaza olayı sonucu zararın meydana gelmesi ile müvekkil şirket arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, aksi yönde bir sonuca varılması durumunda dahi, ... plakalı aracın sürücüsünün olay ve sonucun gerçekleşmesindeki kusurunun derecesinin analiz edilmesi gerektiğini, kazanın sırf alkolün etkisiyle meydana geldiği konusundaki ispat yükü sigorta şirketine ait olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından bu konuda herhangi somut bir belge sunulmadığını, davayı somutlaştırma yükü yerine getirilmediğini, meydana geldiği iddia edilen hasarın teminat kapsamı dışında kalması için kazanın meydana gelmesinde alkolün münhasıran etkili olması koşulu arandığını, bilirkişi tarafından yalnız sürücünün almış olduğu alkolün promil seviyesine bakılarak eksik inceleme ile varsayımlara dayalı ve hatalı bir sonuca varıldığını, huzurdaki davanın ihbar edildiği ... 'un 02.02.2023 tarihli celsedeki, kaza yapmış olduğu diğer aracın sürücüsünün hızlı geldiği yönündeki beyanları bakımından herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, mahkemece aralarında nöroloji uzmanı bir hekim ve trafik konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi heyetine inceleme yaptırılması gerektiğini, yapılacak olan incelemede olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmeli, bu kapsamda rizikonun gerçekleşmesinde alkolün münhasıran etkili olup olmadığını, yoksa başka unsurların da rol oynayıp oynamadığı hususları açıklığa kavuşturulması gerektiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 27.04.2023 tarihli 2023/746 E. ve 2023/778 K. sayılı kararında da, "Bu durumda somut olayda kusur raporu alınırken davaya konu kazanın münhasıran alkol etkisinde meydana gelip gelmediği hususunun da tespitinin gerektiği, bunun için de içerisinde nörolog bir bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınmasının uygun olacağı" ifade edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.04.2006 tarihli, 2005/4690 E. ve 2006/4752 K. sayılı kararında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2007 tarihli, 2005/13456 E. ve 2007/133 K. Sayılı kararında bu hususa ilişkin olduğunu, kaza olayının meydana gelmesinde etkisi olan tüm faktörlerin incelenmesi bakımından nöroloji uzmanı bir hekim ve trafik konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı bilirkişi heyeti oluşturulmaksızın aldırılan bilirkişi raporu eksik ve yetersiz incelemeye dayandığını, Bilirkişinin açıklaması yapılan hususları göz ardı ederek hatalı değerlendirme ve tespitlerde bulunduğunu, hatalı bilirkişi raporunun bu yönüyle de hükme esas alınması mümkün olmadığını, bu hususlar gözetilmeksizin tesis edilen yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin doğduğunu,
Mahkemece aralarında nöroloji uzmanı bir hekim ve trafik konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmasının gerektiğini, yapılacak olan incelemede olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmeli, bu kapsamda rizikonun gerçekleşmesinde alkolün münhasıran etkili olup olmadığını, yoksa başka unsurların da rol oynayıp oynamadığı hususları açıklığa kavuşturulması gerektiğini, yerel mahkemece yalnız nöroloji uzmanı bir hekim tarafından eksik inceleme ile tanzim edilen bilirkişi raporu dikkate alınarak hatalı bir sonuca varıldığını, yerel mahkemenin hatalı bilirkişi raporunu hükme esas alması hukuka aykırı olmakla, usul, yasa ve içtihada aykırı işbu kararın istinaf incelemesi ile kaldırılması ve eksiklikler giderildikten sonra müvekkil şirket lehine hüküm tesis edilmesinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde alkolün münhasıran etkili olduğu kanaatine varıldığı şeklinde görüş bildirilmiş olmasına rağmen, dosya kapsamında daha önce tanzim edilen 30.11.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda dava konusu kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kabulünün mümkün görülmediği ifade edildiğini, iki raporda birbirinden tamamen farklı tespitlere yer verildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişkinin bulunduğunun açık olduğunu, bu durumda, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öncelikle söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, izah edilen hususlar gözetilmeksizin tesis edilen yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin doğduğunu, Mahkemece yapılan yargılamada gerçek zarar ilkesinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, bu itibarla ve müvekkil şirketin kusur yahut sorumluluğunun bulunmadığını tekrarla, mahkemece dava kapsamında hasar bedeli ve sigortalıya yapılan ödemenin gerçek zararın karşılığı olup olmadığına yönelik inceleme yapılmaksızın, alanında uzman bir bilirkişiden bu hususta hesap raporu alınmaksızın, yalnız davacının beyan ve talepleri gözetilerek eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi hatalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, davacı tarafından talep edilen ve mahkemece hüküm altına alınan hasar tutarı fahiş nitelikte olduğundan tarafça kabulünün mümkün olmadığını, istinafa konu karar harç, yargılama giderlerinin hesaplanması, vekalet ücretinin takdiri yönlerinden de hatalı olup kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, işbu istinaf dilekçesinin ile açıklaması yapılan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmak gerektiğini, belirtilen ve re ’sen gözetilecek nedenlerle, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18.04.2024 tarihli, 2023/505 E. ve 2024/373 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf cevap dilekçesinden özetle; dava değerinin 17.750,60 tl olduğunu, bu nedenle verilen kararın istinaf kanunyoluna başvuru sınırı altında kalan kesin bir karar olduğunu, söz konusu karara karşı istinaf kanunyoluna başvuru yapılması mümkün olmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin talep edildiğini, davalı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesinin 2023/746 Esas 2023/778 Karar sayılı dosyası ile önceki kararı sadece Nörolog bilirkişiden rapor alınarak Kazanın Münhasıran Alkol Etkisinde gerçekleşip gerçekleşmediği konusunun araştırılması ve buna göre karar verilmesi gerekçesi ile kaldırıldığını, bu nedenlerle sadece bu yöndeki istinaf itirazlarının değerlendirilmesi diğer itirazlar yönünden ise değerlendirme yapılmamasının gerektiğini, ... plakalı araç maliki ... A.Ş.olduğunu, Müvekkil şirkette ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın maliki ... A.Ş. olduğunu, bu nedenle müvekkil sigorta şirketince yapılan ödemeden ... A.Ş müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafın bu yöndeki itirazları yerinde olmadığını, dosya içerisinde yer alan Nöroloji uzmanı ... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunun sonuç kısmında kazanın meydana gelmesinde alkolün münhasıran etkili olduğu kanaatine varıldığını, dosya içerisinde yer alan ... plakalı araca dair fotoğraflar ve sigorta eksperi ... tarafından hazırlanan 03.04.2020 tarihli ekspertiz raporu incelendiğini, neticesinde sağ yan tarafından aldığı darbe ile hafif hasara uğradığı tespit edilen hasarlı aracın, ekspertiz raporunda belirtilen hasarlı parçaların kaza oluş şekline uygun olduğunu, yedek parça ve işçilik ücretlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilerek ... plakalı araç için ödenen tazminat miktarının 17.795,84 TL olduğuna kanaat getirdiklerini, bilirkişilerce gerekli açıklamaları yaparak hasar durumunu tespit ettiklerini, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, dosyada yer alan deliller değerlendirilerek verilen bir karar olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafın usul ve yasaya aykırı olan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle ve ve resen dikkate alınacak sair nedenlerle; davacı tarafın Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/505 Esas 2024/373 Karar sayılı dosyasına karşı yapmış oldukları usul ve yasaya aykırı olan istinaf başvurusunun öncelikle parasal sınır açısından istinaf sınırının altında kalması ve kararın kesin olması sebebiyle usulden reddini, aksi kanaatte ise esastan reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde davalının davacınında dahil olduğu kişiler hakkında toplam 17.570,60 TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Davacı dava dilekçesinde dava değerini 17.570,60 TL olarak göstermiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.”Mahkemece 18/04/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 28.250,00 TL’dir.Davalı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin/kabul karar miktarının ise 17.570,60TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 (yirmisekizbinikiyüzelli) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davalının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HMK 352/1-b maddesine göre kesin olan kararların istinafı halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk dairesince ön incelemede öncelikle gerekli karar verilir.Açıklanan nedenlerle davalının istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/kabul karar miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf dilekçesinin/talebinin HMK 341/2 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin istinafa konu dava değerinin/kabul karar miktarının karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 ve 352/1. b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
-
İstinaf eden davalının peşin yatırdığı 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 08/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09