Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1304
2024/1429
26 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1304
KARAR NO: 2024/1429
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2024
ESAS NO: 2023/996
KARAR NO: 2024/414
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/06/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:01/07/2024
kayseri 2. asliye ticaret mahkemesi'nin 30/04/2024 tarih ve 2023/996 Esas 2024/414 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafça müvekkili şirkete dava dışı ... Öğretim kurumları şirketinin müvekkilinden alacağı olup olmadığı sorulmadan haciz bildirimi gönderildiğini, dava dışı şirketin davacıdan alacağının olmadığı bildirilmesine rağmen ödeme emri gönderildiğini, mevzuat gereği ödeme emrine itiraz için vergi itiraz komisyonuna başvurulması gerektiğini, ancak kurulması gereken vergi itiraz komisyonunun halen kurulmadığını, bu sebeple derdest davacının açıldığını, dava dışı ... Öğretim Kurumları şirketinin ohal KHK kapsamında kapatılan bir şirketin olduğunu ve 2018 yılında tasfiye edildiğini, davacı şirketten kapatılan şirketin doğurmuş bir alacağının olmadığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine ve ödeme emrinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE Yargılamanın Vergi Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava dışı ... Öğretim Kurumları şirketinin vergi borçları için alacağı bulunan kurum ve kuruluşlara alacak haczi için ... tarih ve ... evrak numaralı dilekçesi ile talepte bulunulduğunu, davacının yasal sürede cevap vermediğini, 11/08/2022 tarihinde 3.803.324,56 TL borcun tahakkuk ettiğini, 3. Şahısların haciz bildirimleri üzerine süresinde itiraz etmemesi halinde malın elinde ve borcun zimmetinde sayılacağını ve 6183 sayılı kanun hükmünün uygulanacağını belirterek davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Tüm dosya kasamı tetkik edilmekle; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'unun 79/4. Maddesinde "Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır." düzenlemesi yer almaktadır. Eldeki davada dayanak olan 21/01/2021 tarih 4242 sayılı haciz bildirgesi e-tebliğ suretiyle 26/01/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş, davacı 7 günlük yasal sürede bu borca itiraz etmemiş ve haciz bildirisi kesinleşmiştir. Eldeki menfi tespit davası ise bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28/08/2022 tarihinde açılmıştır. Emsal nitelikteki Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2022/134 E. 2023/676 K. Sayılı ilamı, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/681 E. 2022/776 K. Sayılı ilamı ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/1035 E.2024/413 K. Sayılı ilamında da açıklandığı üzere 6183 sayılı yasanın 79/4 maddesi uyarınca açılacak menfi tespit davası için öngörülen süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79/4. Maddesindeki şartlar oluşmadığından inkar tazminatı uygulanmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. 1-Davanın hak düşürücü süre nedeni ile USULDEN REDDİNE ,6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'unun 79/4. Maddesindeki şartlar oluşmadığından inkar tazminatı uygulanmasına yer olmadığına..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinden özetle; Gerçekte var olmayan bir borç nedeniyle icra takibine maruz kalmak ve gerçekte borçlu bulunmadığımızı ispat için açacağımız menfi tespit davasının, kanun gereğince genel mahkemelerde açılması gerekli iken mahkemenin Anayasanın 36.maddesi ve AİHS 6 maddelerinde yer bulan hak arama ve adil yargılanma hakkına aykırı olarak verdiği kararın kaldırılmasını talep ettiğini, dava dilekçesinde, müvekkil şirkete 6183 Sayılı Yasanın 58. maddesi gereğince, 6183 Sayılı Kanun 62. maddesine aykırı olarak, hiçbir araştırma yapılmaksızın tebligat yapılarak,... Ltd.Şti.'nin müvekkil şirket nezdinde bir alacağı, bir poliçesi olup olmadığı sorulmadan haciz bildirisi gönderildiğini, akabinde AİHS, Anayasaya Hukukuna ve 6183 Sayılı Kanuna aykırı olarak, 20.08.2022 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, bu bildiriye süresinde iadeli taahhütlü olarak cevap verilmesine rağmen cevap ve iadeli taahhütlü evrağının bulunamadığını, 10.08.2022 tarihinde mükellefin nezdimizde bir alacağı olmadığı bildirilmesine rağmen 12.08.2022 düzenleme tarihli ödeme emri müvekkil şirkete 20.08.2022'de tebliğ edildiği belirtilmek suretiyle, 6183 Sayılı Kanun 58. Maddede açıkça ödeme emrine itiraz için vergi itiraz komisyonuna başvurulacağının düzenlendiğini, kanun gereği kurulması gereken vergi itiraz komisyonları halen kurulamamış olduğu için 6183 Sayılı Kanun 79. maddesinde düzenlenen "genel mahkemelerde menfi tespit davası açma" yoluna başvurulduğunun belirtildiğini, Yargıtay HGK. E. 2018/1022 K. 2020/496 T . 30.6.2020 kararında ödeme emrinin tebliğinden 7 gün içinde -01.01.2018 tarihinden itibaren 15 gün- menfi tespit davası açılabileceğine hükmettiğini, Yargıtay 21. HD. E. 2012/15794 K. 2013/5658 T. 26.03.2013 tarihli içtihadında ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süre geçse de menfi tespit davası açılabileceğine karar verdiğini, bu sebeplerle mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketçe her ne kadar Vergi Mahkemesinde de dava açılmışsa da karar davalı tarafça istinaf edildiğini, bu sebeple işbu mahkeme kararının istinaf edilmesi gereğinin doğduğunu, arz olunan nedenlerle ve re’sen nazara alınacak diğer tüm hususlar da dikkate alınarak, yerel mahkeme tarafından verilen kararın hukuka ve usule aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptalinin talep edildiğini, Ödeme emrinde de belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kayseri Vergi Mahkemesinde ödeme emrine karşı dava açılacağının belirtildiğini, netice itibariyle ödeme emrine karşı davalarda adli mahkemeler görevli değil vergi mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle de davanın öncelikle görev yönünden usulden reddinin gerektiğini, söz konusu ödeme emrine karşı Kayseri Vergi Mahkemesinin 2022/699 E. Sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, ilgili mahkemece karar verildiğini, davacının diğer bir talebi ise, vergi dairesine borcunun olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, dairece KEYS ortamında gönderilen Haciz Bildirisi kuruma 21.01.2021 tarihinde saat 10.58.50 de sistem tarafından otomatik olarak okunarak tebliğ edildiğini, ... vergi kimlik numaralı ... Şirketi tarafından haciz bildirisine süresi içinde cevap verilmediği için 6183 Sayılı A.A.T.U.H.Kanunun 79. maddesi gereği mal elinde ve borç zimmetinde kabul edilip, ilgili kanun maddesi gereği işlem yapılması kanuni bir zorunluluk olduğunu, tebliğ tarihleri de dikkate alındığında huzurdaki menfi tespit davasının açılabilmesi için kanuni sürenin geçtiğini, dolayısıyla hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden itirazlarımız doğrultusunda davanın yine usulden reddi gerektiğini, ödeme emrine karşı yargıya hangi durumlarda başvurulabileceği 6183 sayılı Yasanın 58. Maddesinde ayrıntılı olarak belirtildiğini, 6183 sayılı Kanunun ödeme emrine itirazı üç husus ile sınırlayan 58.maddesi irdelendiğinde, ödeme emrine karşı açılacak bir davada, kamu borçlusunun dayanak noktalarının, maddenin 1. fıkrası gereği, "Böyle bir borcun olmadığı, borcunu kısmen ödediği ya da borcun zamanaşımına uğradığı" iddialarıyla sınırlandırıldığının açık olduğunu, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle davanın usulden reddine karar verilmesinde herhangibir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, davacının istinaf talebinin reddini ve Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının onanmasını, davacının istinaf talebinin reddine, Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın usulden reddine şeklindeki kararının onanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosya kapsamında mevcut dayandıkları belgelere ve özellikle de dava konusu uyuşmazlığın yasal dayanağının 6183 Sayılı Yasanın 58 ile 79 maddelerine dayanılarak açılan menfi tespit davası olup ilk derece mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre mahkemece davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamış işbu nedenle davacı tarafça yapılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Sonuç itibariyle; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu, dolayısıyla usul ve yasaya uygun mahkeme kararına yapılan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Belirtilen nedenlerle, davacının yerinde görülmeyen tüm istinaf başvurusu itirazlarının HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'NİN 30/04/2024 tarih ve 2023/996 Esas 2024/414 Karar sayılı ilamına karşı davacı tarafın yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Davacıdan alınması gereken maktu istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile,HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25