SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1305

Karar No

2024/1426

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1305

KARAR NO: 2024/1426

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/04/2024

ESAS NO: 2022/1101

KARAR NO: 2024/357

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/06/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM

TARİHİ:02/07/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2024 tarih ve 2022/1101 Esas 2024/357 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 'nun, ... Limited Şirketi isimli şirketin ortaklarından olduğunu, davalı olarak gösterilen ... 'nin ise iş bu şirketin kuruluşundan beri şirket müdürü olarak görev yaptığını, şirketin aktif olarak hastane açıp yönetmek amacıyla davalının öncülüğünde ve onun seçtiği referans olduğu kişilerin ortaklığında kurulduğunu, sonrasında yapılan her neviden hisse devrinin de bizzat kendisi tarafından organize edildiğini, hali hazırda şirketin çatısı altında "... " adı altında bir çok alanda faaliyet gösterdiğini ve bir çok birimle sağlık hizmeti sunulduğunu, ancak şirkette hiç bir zaman şeffaf ve düzenli bir yönetim anlayışı olmadığını, şirket müdürü tarafından kanun ve nizama aykırı eylem ve işlemlerde bulunularak şirkete, ortakların haklarına, dolaylı ve vergisel olarak Devlet aleyhine işlem yapılırken şirket müdürünün kendi çıkarlarına hizmet eden bir anlayış oluştuğunu, limited şirketlerde müdürlük sıfatının kaybedilmesine ilişkin yapılmış açık bir kanuni düzenlemenin mevcut olmadığını, dolayısıyla doktrinde anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin sona ermesine ilişkin sebeplerin uygun düştüğü ölçüde limited şirket müdürleri için de uygulama alanı bulacağının kabul edildiğini, iş bu kapsamda limited şirketlerde müdürlük sıfatının sona ermesi, genel kurul kararı ile olabileceği gibi, şirket sözleşmesinde belirtilen sebeplerin vuku bulması, görev süresinin dolması, müdürün istifası, ölümü, kısıtlanması, şirket sözleşmesinde öngörülen niteliklerin kaybedilmesi sebepleriyle kendiliğinden veya dava yoluyla azil şeklinde mahkeme kararıyla da söz konusu olabileceğini, ortaklardan herhangi birinin müdürün azlini talep etmesi TTK m.630 f. 2 hükmü uyarınca haklı sebeplerin varlığına bağlı olduğunu, konu hakkında haklı nedenleri sıralamak mümkün olmayacağından, TTK m. 630 f. 3 hükmüyle haklı sebeplerin hangi esaslara dayanacağının özetlendiğini, bu kapsamda en geniş anlamıyla, müdürün özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlar ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul edildiğini, müdürün kendisine verilen talimatlara uymaması, ortaklara kasıtlı şekilde yanlış bilgi vermesi, ortaklıkla rekabet oluşturan faaliyetlerde bulunması, rüşvet alması, yetkilerini kötüye kullanması, tutuklanmaları, ağır bir hastalığa yakalanmaları, sadakat borcunun ihlali, zimmete para geçirme, hesapları düzgün tutmamak, şirketi kötü yönetmek ve ticari itibarını sarsılmasına neden olmak, şirket idaresinde hile yapmak, irtikap, ticari sırların ifşa edilmesi, ortaklık kar ettiği halde devamlılık arz edecek şekilde kar dağıtımının yapılmamasının doktrinde haklı sebebe verilen örneklemeler içerisinde olduğunu, haklı sebebin varlığı için müdürün kusurlu olması ya da şirketin ve/veya ortaklık haklarının zarara uğramış olmasının da şart olmadığını belirterek davanın kabulü ile şirket müdürü davalı ... 'nin şirket müdürlüğünden azline karar vermesini, bu kararla birlikte söz konusu durumun ticaret sicilinde tescil edilmesine ve şirkette başka bir müdür olmaması hasebiyle şirketin organsız kalmasından cihetle TMK m. 427 f. 1 b. 4 uyarınca yönetici kayyım atamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALILAR VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davalının ... Limited Şirketi'ne bağlı... adı altında faaliyet gösteren tıp merkezi statüsüne haiz kurumun kuruluşundan bugüne değin müvekkili ... 'nin maddi ve manevi anlamda yoğun bir desteğinin mevcut olduğunu, bu müvekkilinin daha önce Kayseri İli'nde faaliyet gösteren ... ve ... hastanelerinin de yönetim kadrosunda yer almış olup çevre illerde tanınan ve başarılı bir doktor, müvekkil kurum kurulduğu günden bugüne çok ortaklı yapıda olması ve bir takım sancılı günler geçirmiş olduğunu, bu durumun her ticari işletme olabilecek sorunlardan kaynaklandığını, huzurdaki davanın ve cevap dilekçesinin daha iyi anlaşılması adına şirket müdürü müvekkilinin ve huzurdaki davacı asillerin babası olan ... isimli şahsın arasında geçen olaylar silsilesini mahkemenize anlatmakta fayda gördüklerini, ... Grubu'nun kuruluş aşamasında müvekkili kurumun diğer hissedarlarından ... ve ... vasıtasıyla ... ile tanışan müvekkilinin, ... 'nın da kuruma hissedar olarak katılmasını kabul ettiklerini, ... , kızı ... ve oğlu ... adına %5'er olmak üzere toplamda %10 hisseyi, 1.800.000,00-TL karşılığında aldığını, aradan geçen bir süre sonra ... Grubu hasta kabulüne başladığını, müvekkilinin Kayseri İli'nde tanınan bir aileye mensup olmasının yanı sıra başarılı bir doktor ve tecrübeli bir yatırımcı olması sebebiyle ticari çevrelerde kendisinin müdürü ve büyük hissedarı olduğu ... Grubu'nun adının kısa sürede geniş çevrelere ulaştığını, müvekkilinin uzun süredir tanıdığı bir arkadaşının kendisine "diğer hissedarların kim olduğunu sorması üzerine" müvekkilinin bütün hissedarların isimlerini ve mesleklerini söylediğini, müvekkilinin arkadaşının, ... 'nın ismini duyması üzerine, müvekkilini ... 'nın eski ortaklarıyla arasının kötü olduğunu, kötü şekilde ayrıldıklarını, eski ortaklardan birine ortaklık katılım payı olarak gönderdiği paraların açıklamasına "borç" ibaresi yazdığını ve bu suretle ortağını borçlandırdığını beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin apar topar hem ... 'nın şirketlerinin hem de müvekkili kurumun defterlerini tutan mali müşavirleri olan ve yine müvekkili kurumda %1'er hissesi bulunan ... ve ... ile görüşerek durumu kendilerine anlattığını ve bu kişilerden ... 'nın hisse karşılığı kendisine gönderdiği paranın dekontlarını isteyerek açıklama kısımlarını kontrol etmelerini istediğini, müvekkilinin hesap hareketlerinin çıktısını alarak sunan ... ve ... , ... 'nın müvekkile gönderdiği paraların açıklama kısmında söz konusu paraların parça parça ve her bir parçanın açıklamasında borç olarak ibaresinin yer aldığı bilgisini gördüğünü ve durumu müvekkiline ilettiğini, aradan geçen bir süre sonra müvekkiline Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden gelen ödeme emrinde alacaklısının... , borçlusunun ise müvekkilinin olduğu bir ödeme emrinin tebliğ edildiğini, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrinin dayanağı olan iki adet senetlerde yazılı toplam tutarın 600.000,00-Euro olduğunu, bilahare Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden müvekkile gönderilen ödeme emrinde 300.000,00-Euro bedelli bir başka senedin daha ... tarafından takibe konu edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili ile ... arasındaki para alışverişi biraz yukarıda izah edilen 1.800.000,00-TL tutarındaki hisse alışverişi ve sonraki bir tarih olan 22/04/2022 tarihinde, tıp merkezinin 250.000,00-TL tutarındaki acil ihtiyacını karşılayabilmek adına hissedarlardan bu tutarı talep eden müvekkiline olumlu dönüş yapan ... bu parayı hastane adına müvekkiline verdiğini ve müvekkilinin de bir süre sonra bu parayı geri ödediğini belirterek 26/12/2022 tarihli şirketin merkez adresinde yapılan genel kurul ile müvekkilinin müdürlük görevinden çekildiğini ve yeni bir müdürler kurulu oluşturulduğunu, huzurdaki dosyanın "yöneticinin azli" konulu olduğu nazara alındığı takdirde; müvekkilinin müdürlük görevini bırakmasıyla birlikte dava konusuz kaldığını, bu nedenle mahkemece davanın reddine yeter kanaat oluşmaması halinde davanın konusuz kalmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere dosya kapsamına göre davalı ... 'nin şirket müdürü olduğu dönemde davalı ... Ltd. Şti. tarafından hastalardan nakit olarak tahsil edilen paraların resmileştirilerek kayıt altına alınmadığı, faturalandırılmayıp vergilendirilmediği, vergi müfettişlerince de bu durumun tespit edildiği, hastalar tarafından yapılan kayıt işlemlerinde elden nakit olarak ödenen paraların davalı ... 'nin hesaplarına yatırıldığı, sonrasında şirket hesaplarına borç açıklamasıyla gönderilerek şirket kayıtlarına alındığı, ilgili işlemlerin bilanço pasifini arttırılması yoluyla şirketin zarara uğratıldığı, davalı ... 'nin yaptığı bu işlemler ile kayıt dışı bir ekonomi oluşturduğu, şirket resmi ödemelerini (doktor ücreti, ortağa ödenen vs.) gayri resmi yoldan yaparak, vergi kaybına neden olduğu kanaatine varılmakla davalı ... 'nin şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığı usulüne uygun delillerle ispatlamıştır. Mevcut durumda davacı taraf davanın açıldığı tarih itibarı ile dava açmakta haklıdır. Bu nedenle davalı ... hakkında açılan dava nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden bu davalı sorumludur.A)2022/1101 Esas sayılı asıl dava dosyasında; 1-Davacıların davalı ... hakkında açtıkları davanın konusuz kalmış olması nedeni ile esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacıların davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davasının PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİ İLE REDDİNE, B)Birleşen 2022/1165 Esas sayılı dava dosyasında; 1-Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran HMK'nun 307-312 maddelerinde düzenlenen davacının feragatı nedeni ile davanın reddine, C-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına..." dair karar verilmiştir.İş bu kararı davalı ... vekili süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinden özetle; Müvekkilin istek ve serzenişleri sonrası gayri resmi olarak bilgilendirme amaçlı yapıldığı iddia edilen 14.10.2022 tarih ve 09:30 da şirket merkezinde yapılan toplantıda denetime elverişsiz, hiç bir resmi geçerliliği olmayan, en küçük işletmelerde dahi tutulamayacak kadar az bilgi ve düzen ihtiva eden, işletmenin birimlerinin alacak-borç hesaplarını dahi içermeyen, şirketin mali durumu hakkında bilgi vermekten çok uzak excell dosyaları içerir 20 sayfalık bir kıta bilgi notunun dağıtıldığını, iş bu toplantı esnasında ilgili evrakların şirket müdürü tarafından yahut ilgilisi tarafından imza ve kaşelenmesi istenmiş ise de bu husustan ısrarla imtina edildiğini, iş bu toplantı sonrasında müvekkil adına Noter Kanalı ile bilgi edinme ve hesap sorma mahiyetinde gönderilen Kayseri 7. Noterliğinin İhtarnamesine müvekkilin tek başına göndermiş olduğu ihtarnameye diğer hak aramak isteyen müvekkil Kayseri 13. Noterliğinin ... Yevmiye ve ... tarihli ihtarnamesi ile şirketin mali verilerinin şirket ortağı vasfı ile sunulmasını talep edildiğini, fakat müvekkile olumsuz cevap verildiğini, cevap içerikli ihtarname de müvekkil adına bilgi ve belgelerin verilememesine tek bir gerekçe ile dahi sunulamadığını, adı geçenlerle fikir ve eylem birliği içinde olacağı niyet okuyuculuğu üzerine ve 3. kişi olan müvekkiller ... ve ... 'nın babası ile şirket müdürünün arasında geçen ve şirket dışı önceki ticari ilişkilerinden doğan alacak verecek ilişkisi bahane gösterildiğini, iş bu red gerekçesinden de anlaşılacağı üzere şirket müdürü iş bu şirket ve hastaneyi sadece kendisine ait olan, kendisinden başka hissedarı olmayan bir mal varlığı olarak görmekte, hastanenin tüm yönetimi de davalı ... ve onun çıkarları ve istekleri temeli üzerine gerçekleştirdiğini, açıkça limited şirketlerde hissedarların bilgi edinme hakkını gasp eden şirket yetkilisi, bilgi vermeme gerekçesi olarak ise şirketten tamamen bağımsız ve alakasız bir gerekçe ile aslında şirketin verilerinde usul ve yasalara aykırı işlemler olduğu korkusunu taşıması hasebiyle şirketin kurulumundan bu yana bilgi paylaşmamasının sebebini gözler önüne serildiğini, herhalde müvekkiller ile bilgi paylaşımını açık ve şeffaf surette asla yapmayan şirket müdürünün, hakkında dava ikame edildikten sonra da şirket verileri ile ilgili kendi lehine bir işlem tesis etme şüphesinin çok yüksek olduğu yaşanan vakıalarla da sabit olduğunu, bu sebeple davalı hakkında bir dava ihtiyati tedbir kararı verilmesi bu yönden şart olduğunu, müvekkile verilen ve herhangi bir resmi bilgi taşımayan bilgilendirme notunda "Borçlarımız" başlığı altında bulunan borçlardan krediler 2.573.554,81 TL ile ... 2.494.650,00 TL kısmının muğlak olması şöyle dursun şirket çek, kredi ve gelirlerini şahsı için kullandığı şüphesiyle şirketin zararına ... 'nin de faydasına olduğu kanaatinin oluştuğunu, şirketin ... 'ye 2.494.650,00 TL nasıl borçlandığı açıklanamadığı gibi çekilen kredilerin ve keşide veya ciro edilen çeklerin hangi ödemelerde kullanıldığı çekler, banka hesap hareketleri ve dekontlarıyla gösterilmeyerek ısrarla saklanıp ... 'nin şahsı veya şahsî şirketi ... A.Ş. İçin kullanmış olabileceği şüphesinin doğmadığını, ... yaklaşık son 1,5 yıldır kendisine ait bir GES (güneş enerji sistemi) yatırımı yaptığını, ödemelerde zorlandığını tıp merkezi içinde farklı zamanlarda dile getirdiği ve bu yatırım nedeniyle ... Ltd. Şti.'nin bir kısım gelirini şahsi GES yatırımında kullanmış olabileceğini, kendisine ait ... A.Ş.'ni de bu eyleminde kullanmış olabileceğini, ... Ltd. Şti.'ye ait ... tarafından keşide edilen ve/veya keşideden sonra ciro edilen bütün çekler incelendiğinde ... 'ye ait olduğunu, oğluna 09/09/2022 tarihinde devredilen ... A.Ş.'ne, ... 'nin şahsına, şirketin bir mal veya hizmet almadığı, faturası olmayan kişi veya kuruma çek keşide ederek kendisine menfaat sağlayarak şirket zararına hareket ettiğinin ortaya çıkabileceğini, özellikle ... ile ... LTD Şti.'nin karşılıklı banka hesap hareketlerinden bu durum ortaya çıkacağını, bu nedenle ... LTD Şti.'nin 01.01.2021-25.11.2022 tarihleri arası banka hesap hareketlerinin ivedilikle bankalardan temin edilmesinin gerektiğini, bu şekilde ... şirket için aldığı kredileri ve/veya şirketin gelirlerini çek yoluyla ... A.Ş.'ye, kendisine veya başka bir kişi ya da şirkete aktararak şirketin zararına yol açacağını, çekler tespit edilip ... 'nin şüpheli sıfatıyla ifadesi alındığında da ... LTD. Şti.'den ... A.Ş.'ye ve kendisine çek keşide veya ciro edip etmediğini, keşide veya ciro etmiş ise ne için hangi mal veya hizmete, hangi faturaya karşılık keşide ettiğini söyleyemeyeceğini,... 'nin şahsına ait kuveyttürk ve vakıfbank hesaplarının hareketlerinden, hastanede elden nakit olarak yapılan özellikle SGK ödemesi kapsamında yer almayan, lazer, estetik, saç ekimi, kapsam dışı olan dermatoloji, göz ve diş tedavisi işlemlerinde hastalardan nakit olarak tahsil edilen paralar resmileştirilerek kayıt altına alınmadığı, faturalandırılmayıp vergilendirilmediği gibi şirket aktifinde de yer almadığını, hastalar tarafından yapılan kayıt işlemlerinde elden nakit olarak ödenen paralar ... ' ye ait hesaplara yatırıldığını, sonra da kendisi tarafından şirket hesaplarına borç açıklamasıyla gönderilerek şirket pasifi arttırılması yoluyla şirket zarara uğratıldığını, şirket sürekli kendisine borçlu olarak gösterilirken aslında şirkete ait para kullanıldığını, en önemlisi, şirkete borç veren şirket müdürü ... 'nin doğrudan şirket hesabına borç kaydı ile para yatırmak yerine, kamufle yöntemi ile ilk önce şahsi hesabına yatırıp buradan şirket hesabına transfer ettiğinde şahsi hesabının hareketleri görülemeyeceğinden aynı gün giriş ve çıkış da bir sorun oluşturmayacağını, ... nin şahsi ... ve şahsi ... hesap hareketlerinin elindeki kısmı ile bu tespiti yaptıklarını, bu nedenle ... şahsi hesabından 11.08.2022 tarihinden sonraki hesap hareketleri ile vakıfbank şahsi hesabından 19.07.2022 tarihinden sonraki hareketleri bankalardan istenerek bu açılardan incelendiğini, ... 'nin bizzat kendisinin bu hesaplara yatırdığı paranın şirket parası olduğu şirket resmi geliri ile meddatadaki gelir arasındaki farktan ve bu şahsi hesaplara yatıp sonra şirket hesabına transfer edildiğinden ortaya çıkacağını, izah edilen tüm iddiaların ilk derece mahkemesi dosyasını ikame ederken dava dilekçesi eki olarak delillerinin sunulduğunu, anılan tüm vakıaların ayrı ayrı şirket yetkilisinin azili için yeterli sebepler olacağı açıkken, tüm bu hususların şirket yetkilisinde bulunmasına ve iddiaları somut belgeler ile de ispat olunmuşken talep edilen ihtiyati tedbir kararının reddi isabetsiz bir karar olduğunu, anılan olayların şirket bünyesinde vucüt bulmasına sebebiyet veren yetkilinin görevinin başında kaldığı her sürede hem şirketin hem şirket ortağı olan müvekkillerin zarara uğrayacağını, davanın seyri için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılmasının şirket yetkilisince engellenme tehlikesinin varlığının açık olduğunu, ayrıca tarafça yerel mahkemeye dava dilekçesi olarak sunulan tüm belgelerle de yaklaşık ispat hususunun yerine geldiği hususun sabit olduğunu, işbu sebeple yerel mahkemece talebin reddine dair verilmiş olan karar hukuka ve usule aykırı bir karar olduğunu, arz ve izah edilen sebepler ve mahkemece nazara alınacak başkaca sebepler ışığında, yerel mahkemece verilmiş olan ihtiyati tedbir talebin reddine dair kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir talebine dair hüküm kurulmasını talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Asıl ve birleşen dava, davalı ... 'nin davalı şirketteki görevinden azli ve davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamında toplanan delillere ve tarafların karşılıklı iddia ve savunmalara, ilk derece mahkemesince aldırılan 30.01.2024 tarihli uzman bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, mahkemenin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece asıl dava dosyasına konu davanın davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davalı ... yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle (davalı şirketteki görevinin sona ermesi dolayısıyla ) esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada ise davadan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davalı ... vekilince yapılan istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalı ... vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 01/04/2024 tarih ve 2022/1101 E. . 2024/357 K.sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf eden davalı ... den alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca ,kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülendilekçesindenkonusunedeniŞirkettaraflarınsavunmalarınınkararistinafpasifreddinederecesebeplerininhukukiolmadığınaolduğunitelendirmesunmuşverilmesinedavalılarkararınınTicarihusumetyokluğuileridelillerin(YöneticilerinmahkemesineAzlineİlişkin)tarihihükümkayseriiddiamahkemesivekili'nincevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim