SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1325

Karar No

2024/1400

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1325

KARAR NO: 2024/1400

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/03/2024

ESAS NO: 2023/802

KARAR NO: 2024/334

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2024

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 27/06/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2024 tarih ve 2023/802 Esas - 2024/334 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2005 yılında Kayseri'de kablo makinalarının tel çekme ünitelerinde kullanılan ... , ... , ... şeklinde ilgili malzemelerin kablo sektöründe kullanımına hitap etmek amacıyla kurulduğunu, davalının, müvekkili şirket nezdinde belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında 22/08/2013 tarihinden 31/03/2023 tarihine kadar tornacı (torna tezgahı işçisi) polisaj taşlama elemanı olarak çalıştığını, iş akdininin feshi neticesinde ... numaralı arabuluculuk anlaşması ile işçilik alacaklarına ilişkin davalının tüm istemleri hususunda anlaşma sağlandığını, davalının müvekkili şirkette çalıştığı süre içinde dizaynı, üretimi ve kullanımı müvekkili şirkete ait olan bakır tel çekme haddeleme makinaları için kullanılmakta olan nikel çember ve nikel silindirlerinin tüm çizimlerini ve müvekkilinin müşteri çevresini elde ederek işverenin iyi niyetini suistimal etmek ve sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle teşhir edip pazarladığını, aynı iş kolunda kurmuş olduğu ve çalışmaya başladığı ... isimli firmada daha önce müvekkili şirketin ticari işleri sebebi ile tanıştığı müşterilerine ulaştığını ve onlara teklif ve tanıtımlarda bulunduğunu, davalının müvekkili firmada çalıştığı süre içinde edinmiş olduğu bilgileri müvekkilinin zararına kullandığını, davalının bu hareketi ile taraflar arasında akdedilen rekabet etmeme / gizlilik sözleşmesini açıkça ihlal ettiğini ve müvekkili şirketi maddi- manevi zarara uğrattığını, haksız rekabet/gizlilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle davacının elde etmekten yoksun kaldığı kâr miktarı ve elde etmesi mümkün görülen yararın, (bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesini müteakip) şimdilik 500,00-TL maddi tazminata dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte hükmedilmesini, haksız rekabet/gizlilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle 300.000,00-TL manevi tazminata dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte hükmedilmesini, dizaynı ve kullanımı müvekkili şirkete ait olan ürünlerin davalı tarafından pazarlanması, fiyat teklifine çıkartılması ve müvekkili şirketin müşterilerine haricen ürün satılmaya çalışılması hususunda davalının gizlilik/rekabet etmeme sözleşmesine aykırı hareketlerinin men'i adına haksız rekabetin tespitine ve men'i ne, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında imzalanmış bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan 30/01/2023 tarihli sözleşmenin KVKK kapsamında imzalanmış bir gizlilik sözleşmesi olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesi bulunsa dahi TBK'nın 447/2 gereğince müvekkilinin iş akdine son verilmesi ve haksız bir şekilde işten çıkarılan müvekkiline kıdem ve ihbar tazminat ödenmesi dolayısıyla kabul etmemekle birlikte rekabet sözleşmesi olsa bile sona ereceğini, dava konusu çelik kablo çekme-haddelemede kullanılan nikel kontak tüp üretimi işi ve bu tüplerin dizaynı - ölçüsü işinin yalnız davacıya has olmadığını, tel çekme makinelerinde zaten bu ölçülerin standart olduğunu, müvekkili tarafından davacının ticari portföyünü ele geçirdiği iddiasının yersiz olduğunu, davacı tarafça haksız bir şekilde müvekkilinin işine son verildiğini, şimdi de uzmanı olduğu işi yapmaktan haksız bir şekilde alıkonulmak istendiğini ve maddi özgürlüğüne engel olunmaya çalışıldığını, davacının uğradığı bir zarar bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerini davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "......Öte yandan dava dilekçesinin (3) nolu bendindeki "Davalı, müvekkil şirkette çalıştığı süre içerisinde; dizaynı, üretimi ve kullanımı müvekkil şirkete ait olan bakır tel çekme haddeleme makinaları için kullanılmakta olan nikel çember ve nikel silindirlerinin tüm çizim- grafilerini ve müvekkilin müşteri çevresini elde ederek işverenin iyi niyetini suistimal etmek ve sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle teşhir edip, pazarlamıştır. Ne var ki, aynı iş kolunda kurmuş olduğu/ çalışmaya başladığı ... Makina isimli firmada, daha önce müvekkil şirketin ticari işleri sebebi ile tanıştığı müşterilerine, ticari portföyüne bağlantı kurmuş, ticari tekliflerde ve tanıtımlarda bulunmuş, tasarımı müvekkil firma tarafından dizayn edilen emtialara ilişkin fotoğrafik bilgi ve paylaşımlarda bulunmuştur." şeklindeki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacının iş ilişkisinin devam ettiği süre zarfında haksız fiil teşkil eden hareketlerine başladığının iddia edildiği, yine dava dilekçesi içeriğinden taraflar arasındaki iş sözleşmesinin eki olarak gizlilik sözleşmesi yapıldığının belirtildiği, bu durumda iş sözleşmesinin devamı sırasında başladığı iddia edilen eylemlerin haksız rekabet teşkil edip etmediğini araştırma görevinin iş mahkemesine ait olduğu, tüm bu açıklanan sebeplerle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuş......." gerekçesiyle HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Nöbetçi İş Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.

İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/3076 esas ve 2021/9789 karar sayılı 01.06.2021 tarihli kararı emsal gösterilerek İş Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verildiğini, 9. Hukuk Dairesi kararından sonra yeni tarihli son Yargıtay kararına göre iş bu dava açısından görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi olduğunu, Yargıtay Kararı - 11. HD., E. 2021/1534 K. 2021/6811 T. 3.12.2021: Yargıtay İlamı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri’nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik Kararın emsal olduğunu, Yerel mahkemece 'haksız fiil teşkil eden eylemlerin iş akdinin devamı sırasında, işletmede çalıştığı dönemde gerçekleştiğine' ilişkin hüküm kurularak İş mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş, bu saptama da kül halinde hukuka aykırı olup, haksız rekabete konu eylemler davalının işten ayrılmasından sonra başlamış olup, halen de devam ettiğini, şöyle ki, mahkemece görevsizliğe gerekçe gösterilen dava dilekçesinin 3. başlığında esasen anlatılmak istenen hususun; davalının iş akdi devam ederken müvekkili işletmenin tüm gizli bilgisini edindiği ve işten ayrıldıktan sonra işletmede öğrendiği bilgi, belge ve ticari sırları imha etmeyip, kendi firmasında ve kendi lehine teşhir edip- kullandığı, müvekkilinin müşteri çevresine fiyat teklifi gönderdiği ve davalının bu eylemlerinin akdettiği gizlilik- rekabet etmeme sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği ve haksız rekabet oluşturduğu hususu olduğunu, Davalının işten ayrılış tarihinin 31/03/2024 olduğunu, iş akdi sona erdikten sonra davalı kendine ait bir firma kurmuş, gizlilik kapsamındaki müvekkilinin ürünlerinin aynısını kendi firmasında teşhir etmiş ve müvekkilinin müşteri çevresine de bu ürünler için fiyat teklifleri gönderdiğini, müvekkili davalının tüm bu haksız eylemlerini bizzat kendi müşteri çevresinden öğrenmiş ve öğrenmeden itibaren Kayseri 7. Noterliği ... yevmiye numaralı, ... tarihli ihtarname keşide etmiş, haksız eylemlerine son vermesini talep ettiğini, dava dilekçesinin kül halinde tahkik edilecek olursa, davalının haksız eylemlerinin iş akdi feshi sonrasında başladığı tespit edileceğini, ihtarnamede, dava dilekçesinde, cevaba cevap dilekçesinde, 25/09/2023 tarihli 46 sayfadan oluşan delil dilekçesinde, suç teşkil eden haksız rekabet eylemi neticesinde 2023/53292 soruşturma sayılı dosyasından dinlenen tanık beyanlarında, SGK'dan celbi talep olunan davalı işten ayrılış belgelerinden ve dosya mündericatından anlaşıldığı üzere iş akdinin feshinden sonra davalı eylemlerinin gerçekleştiği gayet açık olarak ifade edilmesine rağmen yerel mahkemece rekabetin iş akdi devam ederken gerçekleştiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine dava dilekçesinin 2. Başlığında davalının, müvekkil şirket nezdinde belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında 22/08/2013 tarihinden 31/03/2023 tarihine kadar tornacı (torna tezgahı işçisi)- polisaj taşlama elemanı olarak çalıştığını, iş akdininin feshi neticesinde; 2023/200410 numaralı Arabuluculuk anlaşması ile işçilik alacaklarına ilişkin davalının tüm istemleri hususunda anlaşma sağlandığını, dava dilekçesinin 3. başlığında: 'Ne var ki, aynı iş kolunda kurmuş olduğu/ çalışmaya başladığı ... isimli firmada, daha önce müvekkil şirketin ticari işleri sebebi ile tanıştığı müşterilerine, ticari portföyüne bağlantı kurmuş, ticari tekliflerde ve tanıtımlarda bulunmuş, tasarımı müvekkil firma tarafından dizayn edilen emtialara ilişkin fotoğrafik bilgi ve paylaşımlarda bulunduğunu, dava dilekçesinin 4. başlığında: ''Müvekkilin eski personeli olan davalı... 'in kendilerine müvekkilin tasarladığı ve satmakta olduğu ürünlerin aynısı için teklifte bulunulduğu müvekkile müşteri çevresi tarafından bildirdiği, Bunun üzerine müvekkil Kayseri 7. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, ... tarihli ihtarnamesiyle gizlilik sözleşmesi kapsamında rekabet etmeme/ sözleşmenin ihlali ve haksız rekabetin men'i bildiriminde bulunmuş olmasına rağmen davalı tarafından aykırı davranışları devam ede geldiğini' iş akdi sona erdikten sona erdikten sonra eylemlerin vuku bulduğu gayet net anlaşılmakta iken yerel mahkemece haksız rekabetin iş akdi devamı sırasında meydana geldiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçesini hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle de birlikte; kaldı ki, yerel mahkemece davanın aydınlatılması veya somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında tarafımıza bir süre de verilmemiş olup, haksız rekabetin devam etmesi karşısında tedbir talebin varlığına rağmen bu aşamada görevsizlik kararı verilmesi müvekkil haklarını ziyadesiyle muhtel durumda bıraktığını belirterek; istinaf dilekçesinde izah edilen ve re'sen takdir edilecek gerekçelerle, istinaf incelemesi neticesinde; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/802 Esas, 2024/334 Karar sayılı görevsizlik kararının istinaf incelemesi ile birlikte reddine karar verilerek görevli mahkeme olarak ticaret mahkemesi'nin tayin ve tespitine, şayet sayın daire birinci talebi noktasında aksi kanaatte ise; yeniden karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması hususu HMK 114/1-c ve 115. Maddeleri gereğince kamu düzeninine ilişkin dava şartlarından olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir.6102 sayılı TTK’nın 4/1-c bendi: Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.6102 sayılı TTK’nın 5/1.fıkrası: Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.6098 sayılı TBK VII. Rekabet Yasağı başlıklı madde 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.6098 Sayılı TBK. madde 445- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.6098 sayılı TBK madde 446- Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. 6098 sayılı TBK. madde 447- Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun “Görev” kenar başlıklı 5. maddesi, madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, İş Mahkemeleri’nin görev alanını 5521 sayılı Kanun hükmüne nazaran genişletmiş, 6098 sayılı TBK’da hizmet sözleşmesine tabi işçilerin, işverenleri ile “iş ilişkisi” nedeniyle sözleşme ve kanundan doğan hukuk uyuşmazlıklarını da iş mahkemelerinin görevi kapsamına almıştır.Ancak, rekabet yasağına ilişkin TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen hükümler, doğrudan hizmet sözleşmesinin bir unsuru olarak görülemeyeceği gibi rekabet yasağının işçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin ve buna bağlı olarak iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olması, işçinin tek taraflı bir taahhüdü suretiyle de oluşturulması mümkün bulunmakla, rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların iş ilişkisinden yahut hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilemez.İşçinin bizatihi hizmet sözleşmesinden ve buna bağlı olarak oluşan iş (hizmet) ilişkisinden kaynaklanan rekabet etmeme ve işverene ait sırları saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinde tanımlanan ve kanundan kaynaklanan işçinin özen ve sadakat borcu ile ilişkili olup TBK’nın 444. maddesinde tanımı yapılan ve taraf iradesine bağlı olarak ortaya çıkan rekabet etmeme taahhüdü (rekabet yasağı) ise, açıklanan bu karakteri nedeniyle, işçinin kanundan kaynaklanan özen ve sadakat yükümlülüğünün bir devamı yahut işçinin bu borcunun, sözleşme sona erdikten sonra da devamına olanak sağlayan bir düzenleme niteliğinde değildir. Nitekim, işçinin hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonraya ilişkin sır saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesinde özel olarak düzenlenmiş olup doğrudan kanundan kaynaklanan bir yükümlülük niteliğinde bulunmakla, bu yükümlülüğün, serbest iradeye dayalı rekabet etmeme taahhüdünden hukuki karakteri itibariyle ayrışmakta olduğu, kanunda birbirinden farklı nitelikteki bu iki kavrama ilişkin hükümlerin, açıklanan ayrışmaya uygun olarak farklı bölümlerde düzenlendiği gözden kaçırılmamalıdır.Şu halde, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, 7306 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi kapsamında, iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak tanımlanması ve giderek İş Mahkemelerinin görevi kapsamında addedilmesi yerinde bir yaklaşım değildir. Bu çerçevede, İş Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemelerinin görev alanları bakımından bir hüküm uyuşmazlığından bahsedilemeyeceği gibi 7306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu da ileri sürülemez.Hal böyle olmakla, kanun koyucunun, mutlak ticari dava niteliğindeki bir davayı, TTK’nın 5. maddesinde yazılı “aksine hüküm bulunmadıkça” hükmüne dayalı olarak, ihtisas alanı ve yargılama usulü tümüyle farklı bir mahkemenin görevi kapsamına alması gibi kabul edilemez nitelikteki bir yaklaşımda bulunmasının söz konusu olamaz. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/1534 Esas 2021/6811 Karar)

Yukarıda açıklanan nedenlerle, TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemelerine ait olacağı değerlendirilerek mahkemece yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmiş olması gerekmekle HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının mahkemenin görevli olması nedeniyle kaldırılmasına dair kesin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

  2. HMK'nın 353/1. a.3 md. Gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/03/2024 tarih ve 2023/802 Esas . 2024/334 sayılı kararın KALDIRILMASINA,

  3. HMK nun 353/1. a.3 maddesi gereğince mahkemece davaya bakılıp, tarafların ileri sürdüğü tüm deliller toplanıp sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın görülmesi için dosyanın KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE İADESİNE,

  4. Davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri halinde kendisine iadesine,

  5. Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harçlarının görevli ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,

  6. İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınusuldenTazminatkonusutaraflarınKaynaklanan)özetisavunmalarınınistinafreddinederecesebeplerininhukuki(HaksızRekabettensebeplerinitelendirmekararınınkesindelillerinkayseriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim