Kayseri BAM 6. HD 2024/1244 E. 2024/1374 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1244
2024/1374
13 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1244
KARAR NO: 2024/1374
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2024
NUMARASI: 2023/560 E. 2024/194 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/02/2024 tarih ve 2023/560 E - 2024/194 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kayseri de faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, 20.02.2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında biten ve teslim edilen konutların geçici maliyetlerinin tespiti için komisyon kurulması, belirlenen maliyetin ve şerefiye bedellerinin ilgili üyelere tebliğ edilmesi yönünde karar aldığını, söz konusu karar gereğince 196 dairenin geçici maliyetleri çıkarılarak üyelerden tahsil edildiğini, genel kurul tarafından şimdiye kadar kesin maliyet bedellerinin belirlenmesine ve üyelerden tahsiline yönelik bir karar alınmadığını, sadece 196 üyeden geçici maliyet bedeli alındığını, söz konusu geçici maliyet raporu incelendiğinde kesin maliyet raporunda bulunması gereken özelliklerin bulunmadığını, hesaplamaların eksik ve hatalı olduğunu, geçici maliyet niteliğinde olduğunu, söz konusu hesaplamada arsa sahiplerine yapılan dairelerin maliyetlerinin ortaklara pay edilmediğini, arsa sahiplerine verilecek dairelerin maliyetlerinin dairesini teslim almamış üyeler üzerine bırakıldığını, yapıları hesaplamada belirlenen kat, cephe ve şerefiye bedelinin de gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından bugüne kadar 196 adedi üyelere, 197 adedi arsa sahiplerine olmak üzere 393 daire teslimi yapıldığını, halihazırda 152 kooperatif üyesi ve 157 arsa sahibi olmak üzere 309 dairenin imalatının yarım kaldığını ve tesliminin yapılamadığını, kooperatif tarafından yapılan/yapılacak olan 702 daire olduğunu, kooperatifin mevcut 453 üyesi bulunduğunu, bunlardan 196 üyenin dairesini ve tapusunu aldığını, 344 üyenin ise henüz dairesini alamadığını, eksik ve
hatalı maliyetlerle kooperatif ortaklarına kat mülkiyeti tapuları ferdileştirme ile verildiğini, dairesi teslim edilen 197 arsa sahibine daire maliyeti hesaplanmayarak ve kooperatiften daire almış üyelere yansıtılmayarak 506 daire maliyetinin geriye kalan 344 üyeye yüklendiğini, evini teslim alan üyelerden aylık aidat miktarının %40'ı oranında kira alınması yönünde genel kurur kararı olmasına rağmen bu bedellerin talep ve tahsil edilmediğini, kooperatiften istifa eden üyelere olan borçlar, evlerini teslim alan üyeler için kullanılan banka kredisi borçları, vergi, SGK ve borçlarının dairesini teslim alan üyeleri kesin maliyet hesabına eklenmediğini ve tüm borçların dairesini almayan üyelere bırakıldığını, yapılan fahiş hatalar sebebiyle 21.04.2019 tarihinde yapıları olağan genel kurul toplantısında şimdiye kadar yapılan tüm geçici/kesin maliyet bedellerinin iptali ve yeniden maliyet yapılmasına yönelik karar alındığını, bu kararın herhangi bir muhalefet şerhi olmadan oybirliği ile alındığını, Kayseti 1. ATM'nin 2021/54 esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasının reddedildiğini, yönetim kurulu tarafından kesin maliyet hesabı yapılması için süreç başlatıldığını, hesaplanan kesin maliyetlerin ana sözleşmenin 61. Maddesindeki usule uygun şekilde üyelere tebliğ edildiğini, 15 günlük itiraz süreci ve devamındaki usul uygulanarak tüm üyelere paylarına düşen kesin maliyet borcunun tebliğ edilerek ödeme yapmalarının talep edildiğini, verilen süre içinde ödemelerini yapmayan üyelerle ilgili yasal süreç başlatıldığını, davalının da verilen süreye rağmen borcunu ödemediğini, kooperatifin en yetkili organının genel kurul olduğunu ve aldığı kararlarırı tüm üyeleri bağlayacağını, genel kurulda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alınabileceği gibi daha önce alınan ve uygulanan kararların değişen koşullar ve eşitlik ilkesi gereği değiştirilmesinin mümkün ve geçerli olacağını, bu durumun kazanılmış hakları ihlal etmeyeceğini, son genel kurulda alınan kararın amacının üyeler arasındaki eşitliği sağlamak olduğunu, kooperatifin genel kurul kararı ile şimdiye kadar belirlenen tüm geçici ve kesin maliyet bedellerini iptal etmesi ve yeniden kesin maliyet hesabı yaparak üyelerden talep etmesinde dairesini teslim almamış üyeler ile teslim almış üyeler arasındaki eşitliğin sağlanmasının amaçlandığını, davacı kooperatifin henüz tasfiye aşamasına girmediğini, inşaat faaliyetlerinin devam ettiğini, davacının tamamlamış olduğu daireleri ve tapusunu üyelere verdiğini, davalının üyeliğinin devam ettiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kooperatiften dairesini teslim alan ortağın, üyeliğinin sona ermeyeceğini, davalının davacıya 178.433,00-TL kesin maliyet borcunu ödemediğini, davacı tarafça emsal nitelikte 160 civarında dava açıldığını ve bunun 130 civanındakinin kooperatif lehine karara çıktığını, davalıların bir çoğunun istinaf yoluna başvurduğunu ve esastan reddedildiğini, temyiz edilen kararların Yatgıtay incelemesinde olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000,00 TL'nin davalı tarafa tebliği ile kesinleşmesinden itibaren yıllık %18 faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin davacı kooperatiften 2013 yılında bedelini peşin ödemek suretiyle bir adet daire satın aldığını, 2018 yılında söz konusu daireyi üçüncü kişiye devir ve temlik ettiğini, alım satım işlemlerinde herhangi bir takyidat ve şerh olmadığını, davalıya kooperatif üyeliğinden kaynaklanan kura ile tahsis edilmiş ve tapuda devredilmiş bir taşınmaz olmadığını, davalının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan bir hukuki sorumluluğu ve borcu olmadığını, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, satış işleminden sonra davalı adına aidat, geçici veya kesin maliyet altında bir talep olmadığını, üye olduğuna ilişkin toplantıya çağrı, kura çekimi, ihtar, aidat borç vb bildirim yapılmadığını, kesin maliyet borcuna ilişkin bir ihtar ve bildirim yapılmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce, yukarıda açıklanan istinaf kararı da gözetilerek rapor hazırlanması için dosyanın mali müşavir bilirkişi ile kooperatif hukukunda hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile kooperatif defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 17/01/2024 tarihli raporda özetle: davaya konu maliyet çalışmasının 23/12/2011 olması sebebiyle davalıya çıkarılan maliyet raporundan sonraki 23/12/2011-30/11/2021 döneme ilişkin ödenmesi gereken aidat tutarının 131.450,00-TL olduğu, maliyet raporunun hazırlandığı tarihte ödenmesi gereken aidat toplamının 41.060,00-TL olduğu, davacının toplam ödemesi 141.187,00-TL olduğundan buna göre davalının 103.127,00-TL fazla ödemesi oluşmaktadır. Buradaki fazla ödeme 23/12/2011 tarihinden sonraki aidat hesaplamasından mahsup edildiğinde davacı talebi doğrultusunda 23/12/2011-30/11/2021 dönemi itibariyle ödenmesi gereken tutarın 28.323,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Netice itibariyle davanın kısmen kabulü ile 28.323,00-TL aidat alacağının tam ıslah tarihi olan 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulü ile, 28.323,00-TL aidat alacağının tam ıslah tarihi olan 25/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Cevap dilekçelerinde delil olarak bildirdikleri tapu kaydının istenmediğini, 07.02.2022 tarihli cevap dilekçelerinde, delil olarak "taşınmaza ilişkin tapu kayıtları "nın bildirilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından, bu delillerinin tapu sicil müdürlüğünden talep edilmediğini, tapu kaydının istenmemiş olmasının aidat hesabının yanlış yapılmasına ve davanın esasına etkili olduğunu, İlk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, usule ilişkin istinaf sebeplerinde belirttikleri gibi tapu kayıtlarının dosyaya istenmemiş olmasının aidat borcu hesabının yanlış yapılmasına sebep olduğunu, cevap dilekçelerinde açıkça, dairenin 2018 yılında dava dışı 3. Kişiye satıldığı bu nedenle kooperatif üyeliğinin sona erdiği ve davalı müvekkilinin talep edilen döneme ilişkin kooperatif üyeliğinden kaynaklı borcunun olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, bu itirazlarının göz ardı edilerek, davalı müvekkilinin kooperatif üyeliğinin devam ettiği kabul edilerek aidat borcu hesap edilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kooperatiften alınan dairenin 2018 yılında satılmış olması ile birlikte davalı müvekkilinin kooperatif üyeliğinin de sona erdiğini, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda, davalı müvekkilin kooperatif üyeliğinin 2018 yılında sona erdiği göz ardı edilerek 23.12.2011-30.11.2021 dönemi için aidat borcu hesabının yapıldığını ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/560 E, 2023/194 E. Sayılı kararının istinaf incelemesi le kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dosyada istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 28.02.2011 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiğini, bu sebeple 28.02.2011 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu husus bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca yeniden hesaplama yapıldığını, davalılar tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalı tapusuna kavuştuğu dönemin diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak, yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalı, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığını, bu ödemenin alındıktan sonra davalıya ibraname verildiğini, mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiğini, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda dosya bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, mahkemece verilen kaldırma kararı sonrasında davalıya tapusunu teslim aldığı tarihe kadar aidat borcu hesaplandığını, davalının fazla ödemesinin hesaplandığını, dava tarihine kadarki aidat borcunun hesaplandığını, fazla ödenen tutarın TBK 100 vd. Maddeleri gereği mahsup edildiğini ve müvekkili kooperatifin davalıdan alacağı olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, davalının üye olmadığı yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, davalı ile aynı nitelikte olan başkaca bir davanın, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi6. Hukuk Dairesinin 2024/583E. 2024/705 K. Sayılı ilamıyla kesinleştiğini, istinaf mahkemesi söz konusu ilamında kaldırma ilamı gereği ek rapor aldırılarak raporun dairenin kaldırma gerekçelerine uygun hazırlandığı görüldüğüne hükmedildiğini, bu sebeple davanın kabulü yönündeki hükmün kesinleştiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Kasım 2021 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 6.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 41.143 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 28.323,00 TL'nin yıllık %18 aylık 1,5 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) (Benzer Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas 2024/705 Karar, 2024/584 Esas 2024/710 Karar, 2024/142 Esas 2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas 2024/31 Karar, 2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)
Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, özellikle somut olayın özelliklerine ve dairemiz emsal kararlarına uygun hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/02/2024 tarih ve 2023/560 E . 2024/194 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 1.934,74. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 484,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.450,74 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25