Kayseri BAM 6. HD 2024/1242 E. 2024/1350 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1242
2024/1350
12 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1242
KARAR NO: 2024/1350
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/04/2024
ESAS NO: 2023/302
KARAR NO: 2024/369
DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/06/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/04/2024 tarih ve 2023/302 E - 2024/369 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmadan 25/08/2021 tarihinde ... marka model buzdolabını 32.448,60-TL bedelli satın aldığını, buzdolabını kullanmaya başladıktan sonra standart dolap bölmesine koyduğu ürünlerin donmaya başladığını, buzdolabının soğutma sisteminde üretim hatasından kaynaklı ayıp olduğunu fark ettiklerini, teknik servis ile 3-4 kez iletişime geçtiklerini ancak olumlu bir dönüş alamadıklarını, bu süreçte müvekkilinin buzdolabını kullanamadığını ve bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, dava konusu buzdolabının gizli ayıplı ürün olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik dava konusu ayıplı buzdolabının ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde satış bedeli olan 32.448,60-TL'nin denkleştirici adalet ilkesine uygun olarak davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmile edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava şartı olan arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılmış olan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dolabı kullanmaya başladıktan hemen sonra ayıpların ortaya çıktığını beyan etmesine rağmen 6 ay geçtikten sonra dava açması nedeni ile taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava konusu malın ayıplı olsa bile ayıbın müvekkilinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belli olmadığını, davacı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre: davacının 25/08/2022 tarihinde ...'nı 32.448,60-TL bedelle davalıdan satın aldığı, ürünün aynı gün davacıya teslim edildiği, ilgili faturanın dava dilekçesi ekinde sunulduğu, satın alınan buz dolabının 2 bölmesi bulunup bir bölmenin dondurucu, bir bölmenin ise standart dolap vaziyetinde olduğu, davacının buz dolabını kullanmaya başladıktan sonra dondurucu özellikte olmayan standart dolap bölmesine koyduğu ürünlerin donmaya başladığını fark ettiği ve ayıba karşı tekeffül sorumluluğu nedenine dayanarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Ayıptan doğan sorumluluk yoluna başvurabilmenin en önemli koşulu muayene külfeti ve ayıp ihbarıdır. Daha açık deyişle satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmekte olup ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için kanun tarafından kendisine yüklenmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. TTK 23/1-c maddesi uyarınca açık ayıpların 2 gün içinde, ayıp açıkça belli değilse teslim tarihinden itibaren 8 gün içinde satıcıya ihbarı gerekir. Gizli ayıp durumunda ise kanun her hangi bir süre tayin etmemiş olup ancak yine de gizli ayıbın öğrenilmesinden itibaren makul süre içerisinde ayıbın ihbarı gerekir. Tacirler arasında ise yapılacak ayıp ihbarının TTK 18/3 maddesinde belirlenen şekillerden birine uyularak yapılması gerekir. Davacının teknik servisin aranması şeklindeki bildirimi ise kanunun aradığı şekilde bir ihbar niteliğinde değildir. Bu nedenle her ne kadar alınan bilirkişi raporu ile ürünün gizli ayıplı olduğu tespit edilmiş ise de tarafların tacir olması nedeniyle ayıp ihbarının kanunun aradığı şekillere uygun yapılmaması, geçerli bir ayıp ihbarının bulunmaması, bu hususta tanık dinletme talebinde bulunulmuş ise de tanıkla ispatın mümkün olmayıp niteliği gereği yazılı delille ispatı gerektiği, servis kayıtlarının celbinde de bu nedenle hukuki yarar görülmediği ve usul ekonomisi uyarınca celp edilmesine gerek olmadığı değerlendirilerek geçerli şekle uyularak yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından alıcının ayıptan kaynaklı haklarını kullanamayacağı kanaati ile açılan davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... A.Ş tarafından davalı ...LTD. ŞTİ. Şirketinden 25.08.2022 tarihinde ... 32.448,60TL bedel karşılığında satın alındığını, müvekkilin satın almış olduğu buzdolabı 2 bölmeli olup, bir bölme dondurucu diğer bölme standart dolap mahiyetinde olduğunu, müvekkil bahse konu buzdolabını kullanmaya başladıktan sonra dondurucu özellikte olmayan standart dolap bölmesine koyduğu ürünlerin donmaya başladığını, buzdolabının soğutma sisteminin gerektiği gibi çalışmadığını fark ettiğini, ivedi bir şekilde teknik servis ile iletişime geçen müvekkil 3-4 kez arayarak teknik servis talebinde bulunduğunu, şikayet edilen firmadan herhangi bir olumlu dönüş alamadığını, işbu sebeple de müvekkil bahse konu buzdolabını kullanamadığını ve bu durum müvekkil açısından mağduriyete sebebiyet verdiğini, yapılan kontroller sonrasında davalı firmaya bildirim yapıldığını, servis talebi oluşturulduğunu, servis tarafından incelemelerde bulunulduğunu ancak davalının çözüme yanaşmadığını, iş bu hususlar üzerine ilk derece mahkemesinde dava ikame edildiğini, tanık deliline başvurulduğunu, servis kayıtlarının celbi talep edildiğini, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama çerçevesinde bilirkişi raporu tanzim edildiğini, alınan bilirkişi raporunda mevcut ayıplar olduğu ve iş bu ayıpların gizli ayıp olduğu ifade edildiğini, ilk derece mahkemesince TTK 18/3 maddesinde belirlenen şekiller geçerlilik şartı olduğu ifade edilerek sunmuş olduğu tanıkları dinleme ve servis kayıtlarının celbine gerek duyulmadığı ifade edilerek karar tesisinde bulunulduğunu, ilk derece mahkemesince TTK 18/3 maddesinde belirtilen şekillerin geçerlilik şartı olduğu, bu şekillerde ayıp bildiriminde bulunulmadığı belirtilerek servis kaydı celbi ve tanık dinletme talebimiz ret edilerek davanın reddi yönünde hüküm tesis edildiğini, söz konusu müvekkil şirket tarafından satın alınan buzdolabının vaat edilen vasıfları taşımaması, standart dolap bölmesine koyulan ürünlerin donmaya başlaması, buzdolabının soğutma sisteminde üretim hatasından kaynaklı olarak ayıp bulunduğu ve dolayısıyla ayıplı mal olduğunu, nitekim dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da dava konusu buzdolabında yer alan ayıbın gizli ayıp olduğu açık bir şekilde ifade edildiğini, davaya konu iadesi istenen buzdolabı sipariş edilen/vaat edilen özellikleri taşımaması ve bir buzdolabından beklenecek kullanımı sağlamaması sebebiyle söz konusu davalı tarafından müvekkile satımı gerçekleştirilen buzdolabının kullanılması müvekkil tarafından mümkün olmadığını, müvekkilin, satın alınan üründen beklediği fayda tamamen ortadan kalktığını, zira söz konusu buzdolabından beklenen fayda söz konusu üründen sağlanamadığını, dolayısıyla satıcının bu ayıplara karşı sorumluluğu bulunduğunu, ağır kusurlu satıcının ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağını, müvekkil şirket de sipariş ettiği buzdolabının ayıplı olması hasebiyle beklenen faydayı sağlamayan ürünü ayıpsız olan benzerleri ile değiştirilmesi hakkını kullanmak istediğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise geri vermeye hazır olduğunu bildirerek satış bedelinin iadesi ile sözleşmeden dönme talep edildiğini, ancak ilk derece mahkemesince iş bu yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan geçerli sekle uyularak yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadıgından alıcının ayıptan kaynaklı haklarını kullanamayacagı kanaati ile açılan davanın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, iş bu yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde müvekkil firma tarafından satın alınmış olan bahse konu buzdolabının ayıplı bir şekilde müvekkile teslim edildiği, müvekkil firma tarafından 3-4 defa teknik servis talebinde bulunulmasına karşın herhangi bir netice alınamadığını, dosya kapsamında sunulan deliller ile yetkili servis başvurusunda bulunduğu, ... üzerinden yaptığı şikayetler ile ayıp ihbarında bulunduğunun sabit olmasına rağmen ilk derece mahkemesince TTK 18/3 Maddesinde yer alan şekil şartlarına uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı bahsine dayanılarak davanın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, iş bu mesnetsiz ve haksız davanın kabulü gerekirken mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesi usule, yasalara, yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, haklı istinaf başvurusunun kabulüne, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/302 E. -2024/369 K sayılı kararının usule, yasalara, yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırı olması nedeniyle inceleme sonucunda kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi adına ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu malın ayıbının müvekkilden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belli olmadığını, davacı tarafın, yasaya öngörülen süre içerisinde bildirim yapmadığını, davanın reddinin isabetli olduğunu, davacı "tacir" tarafından ayıp ihbarı TTK m. 19 kapsamında şekle tabi olup; dosyada buna ilişkin bir delil bulunmadığından davanın reddi isabetli olduğunu, yerel mahkeme kararında da bu hususa açıkça değinildiğini, davacının ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte; süresinde ve şekle uygun ihbar yapılmaması nedeniyle davanın reddi isabetli olup; davacı istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, nitekim yerel mahkeme kararında da bu hususlara değinilmiş olup, yerel mahkeme kararı isabetli olduğunu, davacı istinafına karşı cevaplarımızı arz ile; yerel mahkeme kararının isabetli olması nedeniyle davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, ayıplı menkul satışından kaynaklı ayıpsız misli ile değişimi, talebin kabul edilmemesi halinde bedel iadesi talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen buzdolabının arızası kapsamında yetkili servise başvurulduğunun ve servis tarafından ayıptan kaynaklı incelendiğinin beyan ve iddia edildiği, TTK'nın 18/3.maddesi kapsamında tacirler arasındaki ihbar mükellefiyetinin ihbarın ispatına yönelik olduğu, ayıptan kaynaklı yetkili servise başvurulmuş olmasının ihbar niteliğinde olacağı anlaşılmakla, davaya konu ürün nedeniyle davacının yetkili servise başvurusuna dair tüm kayıtlar celbedilerek ihbar hakkında yapılacak değerlendirme ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davacı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-
HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/04/2024 tarih ve 2023/302 E . 2024/369 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 12/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25