Kayseri BAM 6. HD 2024/1114 E. 2024/1326 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1114
2024/1326
29 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1114
KARAR NO: 2024/1326
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/02/2024
ESAS NO: 2023/976
KARAR NO: 2024/143
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:29/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:12/06/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarih ve 2023/976 Esas 2024/143 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye ve 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve ferdileştirme ile taşınmaz temin ettiğini, davacı kooperatifin halen tasfiye aşamasında olmadığını, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişileri ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konut teslimi yapamadığını, mağduriyetlerin büyüdüğünü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda ümitlerini yitirdikleri bir aşamada kooperatif ve mağdur üyelerin bir araya gelerek taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ve borçların ödenmesi için süratle çalıştığını, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşıldığı, üyelerden ödenmeyen maliyet bedelleri için davalar açıldığını, Kayseri ATM'de 160'dan fazla dava açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ve istinaf mahkemesince onandığını, temyiz başvurusunda Yargıtay 6. H.D.'nin 2021/6290 E, 2022/521 K sayılı ilamında kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilip edilemeyeceği gerekçesiyle erken dava sebebiyle yerel mahkeme kararının bozulduğunu, Yargıtay'ın söz konusu kararı sonrasında birçok yerel mahkemenin bu kararı emsal kabul ederek davaların reddi yönünde karar verdiğini, istinaf mahkemelerinin yerel mahkemenin kabul yönündeki kararlarının kaldırdığını, bu davalardaki üyelerin tamamının üye olmadıkları, kooperatifle ilişiklerinin kesildiğini ileri sürdüklerini, Yargıtay ilgili kararında bu konudaki uyuşmazlığa noktayı koyduğunu ve üye olduğunu kabul ettiğini, kooperatifçe inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğinin bahse konu Yargıtay kararında belirtildiğini, hal böyle olunca davalının istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcundan sorumlu olacağını, kooperatifçe alınan genel kurul kararları doğrultusunda davalının aidat borcu olduğunu, davalı borcuna ilişkin aidat çizelgesini dosyaya sunduklarını,, kooperatif aidat borçlarına zamanaşımı işlemesinin söz konusu olmayacağını belirterek şimdilik 9.000 TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Müvekkilinin 2010 ve 2011 yılında alınan Genel Kurul kararları gereği kooperatif tarafından belirlenen kesin hesap bedelini ödemek suretiyle ferdi tapusunu aldığını, kooperatif karar defteri incelendiğinde 01/05/2011 tarih ... numaralı yönetim kararı ile ... numaralı ortak ... için ilişiğin kesildiği ve tapuların verilmesine karar verildiğini, bu kararın incelendiğinde müvekkilin ilişiğinin kesildiğinin görüleceğini, ilişiği kesildiği için müvekkilinin 2012-2018 yıllarına ait hiçbir Genel Kurula üye olmadığı için ve ilişiği kesildiği için davet edilmediğini, kanun kapsamında olayın incelendiğinde sadece yönetim giderlerinin istenebileceğini, inşaat maliyeti vb. Gibi hiçbir hususun ve kalemin yönetim gideri olarak değerlendirilemeyeceğini, davacı tarafça 2003- 2022 yılları arasında ki aidat alacağının istendiğini, oysa böyle bir talebin kanunen mümkün olmadığını, müvekkilin üye olmadığı ve yönetim kurulu kararı ile 2011 tarihinde ilişiğinin kesildiği için aidat ve yönetim giderinin talep edilemeyeceğini, davacı tarafça müvekkili hakkında 2011-2022 yıllarına ait bir yönetim gideri alacağı olduğuna dair bir ihtarın, tebliğin yada Genel kurul kararının olmadığını, dolayısıyla belirli bir alacağın olmadığını, tüm bu nedenlerle hem faiz talebine hem de faiz miktarına ayrı ayrı itiraz ettiklerini, mesnetten yoksun açılmış davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 06/07/2023 tarih 2022/457 esas 2023/664 karar sayılı davanın kabulüne dair kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Kayseri BAM 6. HD'nin yapmış olduğu inceleme sonucu vermiş olduğu 19/10/2023 tarih 2023/1625 esas 2023/1727 karar sayılı kaldırma kararında kaldırma gerekçesi olarak "Davacı dava dilekçesinde Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu iddia etmiş olup dosyada bulunan bilirkişi raporu incelendiğinde; davalı kooperatifçe çıkarılan 21/03/2011 tarihli maliyet raporu gereğince alacak borç durumunu hesaplayıp davalıya bildirdiği, davalının da davacı kooperatife bu doğrultuda ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı kooperatif 21/03/2011 tarihi itibariyle alacak borç durumunu hesaplayıp davalıya bildirdiği davalınında davacı kooperatife bu doğrultuda ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ödeme tarihi, ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar, 21/03/2011 tarihli maliyet raporunda istenen alacaklar ve 6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler dikkate alınarak davacının davalıdan alacak talep edebileceği dönemin 21/03/2011-31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem olabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemece aldırılan raporda bu husus irdelenmeden hazırlanmış olup raporun bu haliyle eksik olup hükme esas alınması mümkün değildir. O halde mahkemece dosyanın tekrar aynı bilirkişiye tevdi ile 21/03/2011 - 31.05.2022 tarihleri arasında davalının ödemesi gereken aidat miktarı bulunarak davalının bu tarihler arası yaptığı ödemelerin ödeme tarihi, ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar, 6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler birlikte dikkate alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür." hususlarına değinmiştir. BAM kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmekle BAM kaldırma kararında belirtilen sebep ve gerekçeleri karşılayacak şekilde rapor aldırılmış olup; bilirkişinin ek raporunda " davalının (her ne kadar BAM kaldırma kararında 21/03/2011 tarihi itibariyle alacak borç durumunu hesaplayıp davalıya bildirdiği davalının da davacı kooperatifin bu doğrultuda ödeme yaptığı ve bu suretle davacının davalıdan alacak talep edebileceği dönemin 21/03/2011 - 31/05/2022 tarihleri arasındaki dönem olabileceği ifade edilmiş ise de davacı kooperatifçe 28/02/2011 tarihi itibariyle maliyet çalışması yapıldığı anlaşılmaktadır.) 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediğini ve bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat oluşması durumunda bahse konu 28.02.2011-31.05.2022 dönemi aidatlar toplamı 146.300,00-TL olarak hesaplandığı, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi dosyadaki hesap ekstresinde
gözükmediğini, davalının maliyet raporunun hazırlandığı 28.02.2011 tarihinden önceki ve sonraki tümaidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda ödenmesi gereken tutarın kök rapordabelirtilen 68.520,00-TL olacağı" rapor edilmiştir. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu ve BAM kaldırma kararı sonrası alınan ek rapor bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kesin maliyet bedelinin de içerisinde yer aldığı kooperatif aidat alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği aidat alacağının olduğu, kooperatif aidat alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olacağı gözönüne alındığında, davalının bu borcuna genel kurulda kararlaştırılan yıllık %18 (aylık %1,5) oranı üzerinden gecikme faizi uygulanacağı, Kayseri BAM 6. HD'nin kararında belirtildiği, 28/02/2011 - 31/05/2022 tarihleri arasındaki dönem için yapılan hesaba göre davalının ödemesi gereken toplam aidat tutarının 146.300,00-TL olduğu, davalının kendisine çıkartılan maliyet raporundan sonraki dönemde aidat ödemesinin bulunmadığı, maliyet raporunun hazırlandığı tarihte ödenmesi gereken aidat tutarı 35.210,00-TL olup davalının yapmış olduğu toplam ödeme tutarı olan 112.990,00-TL bu tutardan çıkartıldığında davacının fazladan yapmış olduğu ödemenin 77.780,00-TL olduğu, bu fazla ödemenin maliyet raporunun çıkartıldığı 28/02/2011 tarihinden sonraki aidat tutarı toplamı olan 146.300,00-TL'den mahsup edildiğinde davalının davacı kooperatife olan bakiye aidat borcunun 68.520,00-TL olduğu ve bu tutarın davacı tarafından dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile birlikte davalıdan talep edildiği bu suretle davacının talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile 9.000,00-TL'nin dava tarihinden, 59.520,00-TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KABULÜ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 01/06/2022 tarihinden, 59.520,00-TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 15/06/2023 itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı müvekkilini ...'ye karşı üye olduğu iddiası ile aidat alacağı davası açıldığını, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişilerce 2011 tarihinde müvekkilince ödendiği hal üzere 112.990,00 TL olarak kabul edilip hesaplama yapması TÜFE endeksine ya da denkleştirişi adalet sistemine göre yapılan ödemenin güncel değerinin bulunarak tenzil edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya içerisinde bulunan kooperatif karar defterinde geçen ve 01/05/2011 tarih 597 sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkili ...'nin kesin maliyet raporu sonucu borçlarını ödediği ve ilişkisinin kesildiğinin açıkça kararda belirtildiğini, söz konusu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve hak düşürücü süre için ayrıca bir itiraza gerek olmayıp mahkemece resen incelenmesi gerektiğinden hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın reddi gerekirken kabulünün de usul ve yasaya aykırı olduğunu, 01/05/2011 tarihi itibariyle müvekkilinin kesin maliyet bedelini peşin olarak yatırdığını, bu bedelin içerisinde yapı maliyeti, aidat alacağı vb kalemlerde olduğu için ve kooperatif kararıyla 01/05/2011 tarihi itibariyle müvekkilinin ilişiği kesildiği için 01/05/2011 - 2022 tarih aralığına ilişkin aidat alacağının hesaplanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu müvekkilinin söz konusu dairesini 12/02/2020 tarihinde sattığını, müvekkilinin ilişiğini 01/05/2011 tarih ve 597 numaralı yönetim kurulu kararı ile ilişiği kesildiği için bu tarihten sora müvekkilinin üye olduğuna dair kooperatifçe hiçbir ihtar ya da genel kurula davet gelmediği için müvekkilinden sanki üyeymiş gibi aidat alacağı talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, kooperatif üyelerinin kesin maliyet bedellerine ödeyerek daire sahibi olacakları ve kooperatifle üyeliklerinin sona ererek ilişkilerinin kesileceğine dair 2010 ve 2011 genel kurul kararlarının kesinleşmiş olduğunu, iptali için bir dava açılmadığını, kooperatif tarafından müvekkiline öncesinde temerrüte düştüğüne dair herhangi bir ihtarat gönderilmediği için ve müvekkili ile kooperatif arasında ticari bir ilişkinin söz konusu olmadığı için %18 faiz talebi ve buna uygun karar verilmesininde usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle tehiri icra taleplerinin kabulü ile ilamın icraya konulduğu Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına karar kesinleşinceye dek durdurulması için tehiri icra talepli olarak istinaf başvurusunda bulunduklarına dair derkenar düzenlenerek verilmesini ilgili icra müdürlüğüne gönderilmesini ve icranın geri bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, kanun gereği icra müdürlüğünden gerekli kapak hesabı yaptırılarak söz konusu miktarın icra dairesine teminat olarak nakdi teminat mektubu depo edilecek olduğunu, icra mahkemesine tehiri icra için başvuru yapılacağını, mahkemenin kabul kararının arz ettikleri gerekçelerle usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamında toplanan delillere ve tarafların karşılıklı iddia ve savunmalara, ilk derece mahkemesince Dairemiz kaldırma kararları doğrultusunda aldırılan 20.11.2023 tarihli uzman bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, mahkemenin kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/02/2024 tarih ve 2023/976 E. . 2024/143 K.sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 4.680,60'TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.170' TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.510,6' TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45