Kayseri BAM 6. HD 2024/1179 E. 2024/1307 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1179
2024/1307
6 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1179
KARAR NO: 2024/1307
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/03/2024
NUMARASI: 2023/208 E. 2024/219 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 06/06/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/03/2024 tarih ve 2023/208 E - 2024/219 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olup İsrail' de ikamet ettiğini, davalı tarafından 27/05/2021 tarihinde proforma fatura gönderildiğini ve müvekkilinin sipariş emri düzenlendiğini, müvekkilinin faturaya istinaden 4.770,25-USD ödemeyi davalıya yaptığını, davalının müvekkilinin sipariş ettiği ürünleri göndermediğini ve ödenen miktarı da iade etmediğini, düzenlenen faturada ve sipariş emrinde de teslimat adresinin açıkça yazdığını, teslimatın ödeme tarihinden itibaren 5 gün sonra olacağının kararlaştırıldığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin teslim edilmeyen ürünler için yapmış olduğu ödemenin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının yabancı uyruklu olup Türkiye' de yerleşim adresi bulunmadığından teminat yatırılmasını talep ettiklerini, ürünlerin müvekkilinin yerleşim yeri adresi Kayseri fabrikasından alınması gerektiğini, müvekkilinin adres teslimli bir satış yapmadığını, müvekkilinin söz konusu mallar için nakliye ücreti almadan satış yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin istenilen ürünleri davacının alması için fabrikada hazırlattığını ve alması için beklediğini, davacının siparişi hazırlattığını ve daha sonra çeşitli bahanelerle almaya yanaşmadığını, vazgeçtiğine ya da iptal edildiğine dair de bir başvuruda bulunmadığını, nakliye bedelinin gönderilmesi halinde ürünlerin gönderileceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davacı vekili tarafından, 27/05/2021 tarihli proforma faturada yazılı ürünlerin bedelinin ödendiği ancak ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle davalı tarafa gönderilen 4.770,25 USD'nın davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesi talep edilmiştir. ... 'tan gelen yazı cevabındaki davalı şirketin hesap hareketlerinin incelenmesinde, davacı tarafından gönderilen paranın 01/06/2021 tarihinde davalı şirketin hesabına geçtiği anlaşılmıştır.Davalının alınan beyanında hazır olan ürünlerin müvekkilinin fabrikasında bulunduğunu,davacının nakliye ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu, ancak keyfi bahanelerle ürünleri almaya yanaşmadığını beyan ettiği görülmekle davacı tarafından gönderilen para karşılığı ürünlerin teslim edilmediği anlaşıldığından ve TBK'nın 125/3 maddesindeki, ''sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler'' hükmü gözetilerek davanın kabulü ile 4.770,25 USD'nin tahsil tarihindeki kur üzerinden, dava tarihi olan 03/03/2023 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4.a maddesi gereğince kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davanın kabulü ile; 4.770,25 USD'nin tahsil tarihindeki kur üzerinden, dava tarihi olan 03/03/2023 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4.a maddesi gereğince kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Söz konusu davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, zira davacının her ne kadar müvekkiline 4.770,25 USD ödeme yaptığı ve mal teslimi yapılmadığı gibi para iadesi de yapılmadığını iddia etmiş ve mahkemece de bu yönde karar verilmiş ise de; davacı yanın müvekkili şirketten 8 farklı ürün ve yaklaşık 215 parça ürün sipariş ettiğini ve ... düzenlendiğini, ... ibareli belgede de açıkça görüleceği üzere '' NOTE: The buyer has to pay the international shipping costs an bank transfer changfes'' ibaresi ile alıcı bankanın nakliye ve taşıma masraflarını ödemek zorundadır ibaresi bulunduğunu, müvekkili firma tarafından davacının sipariş etmiş olduğu ürünlerin sözleşmeden sonra hazırlandığını ve hala da teslime hazır bir şekilde bekletildiğini, fakat davacının ürünleri kendisinin teslim alması veya nakliye masraflarını karşılaması gerekirken üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği için ürünlerin teslim edilememiş olup bu durum karşısında müvekkili firmanın herhangi bir kusuru ya da sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin hala ayakta olduğunu, müvekkili şirketin istenilen ve sipariş edilen teknoloji ürünlerini siparişe uygun olarak hazırladığını ve fabrikasında davacının alması için hazır halde beklettiğini, davacı yanın sipariş üzerine hazırlattığı bu ürünleri daha sonra keyfi bahanelerle almaya yanaşmadığını, sözleşmeden dönme gibi bir irade de göstermediğini, vazgeçtiğine dair ya da iptale dair de bir başvuruda bulunmadığını, anlaşma şartları gibi fabrikadan gelip ürünleri teslim alabileceğini, yahut gerekli nakliye giderlerini ödemesi durumunda da müvekkili firma tarafından gönderileceğini, fakat üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen tarafın davacı iken mahkemece davacının iradesini sözleşmeden dönme gibi kabul ederek karar kurulmasının hatalı olduğunu, sipariş edilen ve müvekkili firma tarafından hazırlanmış olan ürünlerin davacı tarafın siparişi üzerine oluşturduğunu, söz konusu ürünlerin başka bir firmaya pazarlanması ya da kullanılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bizzat davacı tarafından siparişine göre hazırlanmış ürünlerin hala teslime hazır şekilde muhafaza edilirken davacının haksız ve kötniyetli iddialar ile bedelin iadesini istemesi kabul edilemez olduğunu, mahkemece dilekçede belirtmiş oldukları hususlara dikkat edilmeksizin karar kurulduğunu, müvekkilinin ürünleri teslim etmemiş değil davacı ürünleri teslim alması gerekirken teslim almadığını, bu sebeple açılan davanın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf dilekçesinde öne sürmüş olduğu gibi ... faturasında nakliye masraflarını ödeyeceğini düzenlenmiş olmasının siparişlerin alıcı tarafından teslim alınması gerektiği anlamına gelmediğini, müvekkili ile davalı şirket temsilcisi arasında geçen Whatsapp yazışmalarından söz konusu siparişin sevkiyatını davalı şirketin gerçekleştireceği üzere kararlaştıklarının anlaşıldığını, proforma faturada teslim tarihinin de ödemeden itibaren 5 gün sonra olacağının kararlaştırıldığını, ürünleri teslim etme yükümlülüğünün müvekkili ve davalı şirket arasında geçen yazışmalarda da görüleceği üzere davalı şirketin üzerinde olduğunu, iddia edildiği gibi müvekkilinin sipariş ettiği ürünleri teslim alma gibi bir yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkilinin teslim alma yükümlülüğü olduğu bir an için kabul edilse bile ödemesini yapmış olduğu ürünleri teslim almamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ... faturada teslim tarihinin depozito ödendikten 5 gün sonra olarak kararlaştırıldığını, ödemenin müvekkili tarafından 01.06.2021 tarihinde ödeme yaptığını, 06.06.2021 tarihinde teslim yapılması gerekirken teslimat yapılmadığını, ...faturada da düzenlendiği üzere davalı tarafın iddia edildiği gibi teslimin nakliye masraflarının ödenmesinden sonra yapılacağı gibi bir düzenlenme bulunmadığını, davalı şirketin ürünlerin teslimi için hiçbir girişimde bulunmadığını, davalı şirketin söz konusu ürünlerin nakliyesini alıcı ödemeli olarak göndererek ürünleri teslim edebileceği gibi ürünlerin nakliyesinin ne kadar tutacağına ve bu tutarın ödenmesine ilişkin alıcıya bildirimde bulunarak nakliye ve teslimat masraflarını ödenmesini alacaklıdan talep edebileceğini, böyle bir talep karşısında eğer ki alıcı müvekkili tarafından ödeme yapılmamış olsa idi istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazların dikkate alınabileceğini, müvekkilinin nakliye bedelini ödemede temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını, zira davalının müvekkiline nakliye bedeline ilişkin herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, davalı şirketin ürünleri teslimi için hiçbir girişimde bulunmadığını, müvekkilinin nakliye masrafı ödemediğine, nakliye masrafına ilişkin talebte bulunduğuna dair dosya kapsamına hiçbir somut delil de sunmadığını, işbu nedenlerle davalı şirket tarafından yapılan istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yersiz olup gerçeği yansıtmadığını savunarak davalının istinaf başvurusunun reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflara arasında davacı tarafından davalıya 27.05.2021 tarihli proforma faturada belirtilen malların karşılığı olarak 4.770,25 USD gönderildiği davalının faturada belirtilen malları davacıya göndermediği noktasında ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık davalının ifadan kaçınmakta haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı faturada alıcının uluslararası nakliye masraflarını ve banka havale ücretlerini ödemek zorunda olduğunu davacının bu ücretleri ödemediğini bundan dolayı da malları davalıya göndermediklerini beyan etmiştir.Dosyaya sunulan 27.05.2021 tarihli proforma fatura incelendiğinde; teçhizat maliyeti hava yada kara yoluyla 4.077,25 USD Dolar meblağlı olduğunun belirtildiği faturanın notlar bölümünde "alıcının uluslararası nakliye masraflarını ve banka havale ücretlerini ödemek zorunda olduğu ödemenin tamamının mallar gönderilmeden önce yapılacağı ile " depozitonun ulaşmasından sonra 5 gün sonrasının teslimat süresi olarak belirlendiği görülmüştür.Davalı davacıya 31.05.2021 tarihinde 4.077,25 Dolar göndermiş olmasına ... faturada kara ve hava yoluyla teçhizat bedelinin 4.077,25 Dolar olarak belirlenmesine, teslimatın depozitonun gönderilmesinden 5 gün sonra olarak belirlenmesine, davalının üzerine düşen teslim yükümlülüğünü yerine getirmemesine, bu şekilde temerrüde düşmesine, davacının sözleşmeden dönmesine, dönme halinde tarafların aldıkları şeyleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmeleri gerekmesine göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/03/2024 tarih ve 2023/208 E . 2024/219 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 10.186,25. TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.546,60 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 7.639,65 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45