SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/1136 E. 2024/1304 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1136

Karar No

2024/1304

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1136

KARAR NO: 2024/1304

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/11/2023

ESAS NO: 2021/400

KARAR NO: 2023/1034

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/06/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 06/06/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/11/2023 tarih ve 2021/400 E - 2023/1034 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın nüfus kaydı itibariyle 75 yaşında olduğunu ancak kendisinin beyanı ve fiziki görüntüsü itibariyle 85 yaşlarında olduğu, babasının kendisini 10 yaşında iken nüfusa kaydedildiğini, okuma yazmasının olmadığını, bir çok kronik rahatsızlığı ile birlikte alzheimer hastalığı olan yaşlı bir kadın olduğunu, bu nedenlerle kendisine Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/479 Esas - 2020/964 Karar sayılı ilamı ile kızı ...'ın kendisine vasi olarak atandığını, müvekkilinin davalı ve dava dışı üçüncü kişi tarafından ne kadar profesyonel bir dolandırıcılık keyfiyetine muhatap kılındığını, kendisinin elinden hile ile dava değeri olarak gösterdikleri miktar kadar kambiyo senedi almasının sağlandığını, müvekkilinin ...Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren ... Bakımevi'nde kalmakta olan, aklen malul olan torunu ...'a telefon almak üzere ... İletişim adlı telefoncu dükkanından ikinci el bir telefonda anlaştıklarını, satıcının müvekkiline "teyze; sen bu 100.00,00-TL'nı de ödeme, Devlet, bu şekildeki insanlara yardım ediyor ve bedelsiz telefon alma hakkın bulunuyor" şeklinde bir sözle başlayıp, müvekkilinin "madem böyle bir hakkım var. öyle yapalım" sözü üzerine, "peki: senin malın-mülkün veya bankada paran var mı" sorusu üzerine de, "evet; uzun yıllar yurtdışında çalışan ve vefat etmiş bulunan eşimden dolayı adıma kayıtlı gayrimenkuller ve bankada adıma yatırılmış paralar var" şeklinde cevabı karşısında, muhtemelen kendisinin kolay kandırılabilecek iyi bir av olduğunu değerlendirmek suretiyle, "yalnız Devlet'in Ücretsiz telefon hakkından yararlanabilmek için bankadan -üzerine yalırılmış bir para yoktur- yazısı alman gerekiyor bunun için de bankadaki paranın tamamını çek ve bu yaziyi al; ben de seninle gelip, sana yardımcı olayım." şeklinde konuştuklarını, birlikte müvekkili adına banka hesabında bulunan 90.000,00-Euro ve 60.000,00-TL bulunan ...'na gittiklerini, müvekkilinin durumu anlatması üzerine iyi niyetli banka personeli tarafından dolandırılmak üzere olduğu konusunda uyarıldığını, müvekkilinin bankadan para çekmeden dışarı çıktığını gören şahsın kendisine kızarak "..ben buraya boşunamı geldim, ben sana yardım etmek istiyorum, sen ise oradaki banka görevlisinin aklına uyuyorsun, madem bana güvenmedin, o halde ben de beyan suretiyle bedava telefon işini yine de halledeceğim." şeklinde konuştuğunu ve birlikte müvekkilin tekrar dükkanına götürdüğünü, müvekkilinin aklen malul olan torununa güya bedava telefon veriliyormuş gibi davranarak, bunun için bir takım belgeler hazırlayarak, bunları müvekkilinin imzalamasını istediğini, müvekkilinin, sanki ücretsiz telefon alıyormuş mutluluğu içerisinde önüne konulan belgeleri imzaladığını, "bu belgeler nedir?" diye sorulduğunda, "telefonu aldığına dair Devlete verilecek beyanname ve garanti belgesi" olduğunu söylediğini, bu arada alınan telefonun aktif hale gelmesi içinde "e-devlet" şifresi alınması gerektiğini söyleyen ..., müvekkilini de yanına alarak merkez postaneye gittiklerini, muhtemelen müvekkilini annesi veya bir yakını göstererek kendi telefonunu, doğrulama konunun gönderileceği telefon numarası olarak vererek "e-devlet" şifresinin kendi telefonuna gönderilmesini sağlamış, böylece de müvekkilinin tüm kozmik bilgilerine ulaşmıştır, adı geçen banka şubesine de telefon bankacılığı ile talepte bulunduğunu ve yine kendi telefon numarasını vermek suretiyle müvekkilinin banka kayıtlarına ulaşabilme yolunu açtığını, ayrıca işbirlikçisi olarak devreye soktuğu ... ile birlikte müvekkiline imzalattığı belgelerden birisini borçlanma senedi, diğerini borçlanma belgesi olarak tanzim etmek suretiyle, müvekkilinin davalı ...'dan kendisinin bu yaşında kronik rahatsızlıkları ve en önemlisi bizzat vesayet altına alınan biri olduğu halde müvekkiline güya 113.000,00-Euro borç para verdiği ve bu paranın da ödenmemekle icra takibine geçildiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine başlandığını, yapılan tebligatın usulsüz olarak tebliğ edilip takibin kesinleştiğini belirterek müvekkilinin altın alarak parayı değerlendirdiği ve kendisinin de parasını altın alarak değerlendirmek üzere müvekkiline verdiği gibi, bir çocuk aklıyla dahi alay eder şekilde ifadesi ile bu kadar açık ve net veriler karşısında teşekkül halinde müvekkilini dolandırmak suretiyle senet tanzim ettiklerini, bunu hile ve desise ile müvekkiline imzalattıklarını, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı davacının davalıya veya bir başkasına herhangi bir borcunun olmadığını belirterek, dilekçe üzerinden verilecek teminatsız ivedi tedbir kararı ile bahse konu icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin davaya konu edildiği şekliyle davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ve mevcut icra takibinin iptali ile ayrıca davalının dava değerini %20'sinden aşağı olmamak üzere, makul bir kötüniyet/icra inkar tazminatını müvekkiline ödemesine karar verilmesini, davalı ve işbirlikçisi aleyhinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde derdest bulunan 2020/11234 hazırlık sayılı soruşturma dosyası ve devamında ikame olunacak ceza davası ile hukuki süreçten kaynaklı sair yasal hakları, bu kapsamda hukuki ve cezai manada davalı ve ilgilileri hakkında sahip olduğu tüm yasal talep haklarını saklı tutmak suretiyle, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değerinin 747.382,00-TL'dan gösterildiğini oysaki Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takipte kesinleşen miktarın yani menfi tespit davasına konu harcın miktarının 975.800,17-TL olduğunu, eksik harç ikmal edilmeden, davaya devam edilmesinin mümkün olmadığını, eksik harcın ikmali için davacı tarafa kesin süre verilmesini, harcın, verilen kesin sürede ikmal edilmemesi durumunda, dava şartlarından olan harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, ikame olunan davanın diğer bir mahkeme olan Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/148 Esas ve 2020/504 Karar sayılı dosyasının istinaf incelemesinde olduğunu, davanın diğer bir mahkemede dertesti rüyet olan diğer dava ile aynı konu aynı taraflar arasında olduğu aralarında hukuki ve fiili irtibatı bulunduğu nedeniyle HMK'nun 114 ve devamı maddelerinde bulunan ilk itirazlardan derdestlik itirazında bulunduklarını, hali hazırdaki davayı ikame eden davacının dava dilekçesi ve diğer lahikaların tanziminde kanuni noksanlar bulunduğunu, bu usul hatalarının da tebliğinde usülüne muvafık olmadığı, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Takibe konu bononun düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nun, "Borçlanma Ehliyeti" kenar başlığını taşıyan 670. maddesine göre; sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi, kambiyo senetleri ile borçlanmaya da ehildir. Aynı Kanunun 1. maddesi gereğince, bu Kanunun ayrılmaz bir parçası olduğu açıklanan TMK'nun 9. maddesine göre, fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir; 10. maddeye göre, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır; 13. maddeye göre, yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir; 14. madde hükmüne göre, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur; 15. madde hükmüne göre, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz; 16. maddeye göre ise, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Hukuki işlem ehliyeti, yapılan işlemin geçerlilik koşulu olup, davada da taraflara ilişkin dava koşullarındandır. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Akıl hastalığı yahut akıl zayıflığı gibi sebeplerden biri ile makul surette hareket etmek iktidarından mahrum bulunanlar, başka bir deyimle tam ehliyetsiz olanların yaptıkları hukuki işlemler, kanuni mümessilleri tarafından onaylanmadıkça geçersizdir. 11/06/1941 gün ve 1941/4-21 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın sonuç bölümünde; "... Mümeyyiz olmayan bir kimse ile hukuki muamelede bulunan diğer âkidin bunu bilmeyerek hüsnüniyetle hareket etmiş olması, zikri geçen 15. maddenin mutlak ve kat'i sarahati karşısında, öyle bir kimsenin tasarrufu üzerine hukuki hükmün terettüp etmesi için kafi değildir. Kanun o gibi temyiz kudretinden mahrum kimselerin esasen hüküm ifade etmeyen tasarrufları hususunda o tasarruftan dolayı hak iddia edenlerin hüsnüniyetlerini himaye etmemektedir... Medeni Kanunumuz'un metin ve ruhundan başka türlü bir netice çıkarılmasına imkan yoktur..." hükmü yer almakta olup, anılan hükümle, ayırt etme gücünden yoksun olan kişilerin tasarruflarının geçersiz olduğu açıkça vurgulanmıştır. Eldeki davada, dava konusu icra takibinin dayanağı olan 24/12/2019 düzenleme tarihli, 21/01/2020 vade tarihli, 113.000,00-Euro bedelli senedin düzenleme tarihi olan 24/12/2019 tarihi itibari ile hukuki işlem ehliyetinin olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmesi istenilen Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 24/12/2019 tarihli raporda dava konusu senedin keşidecisi olan davacı ...'ın akit tarihi, yani senedin düzenleme tarihi olan 24/12/2019 tarihinde fiili ehliyetine haiz olmadığı bildirilmiştir. Bu durumda davacı ...'ın dava konusu senedi düzenleme tarihinde hukuki işlem (fiil) ehliyetine haiz hukuki sonuç doğurmayacağı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini de talep etmiştir. İİK'nun 72/5. maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davalının senedi keşide eden davacı ...'ın akıl hastalığını anlayabilecek durumda olduğu halde bundan yararlandığı, dosya kapsamı, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/11234 Soruşturma sayılı dosyası kapsamı ve Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/257 Esas sayılı dava dosyası kapsamındaki delillerden anlaşılmakla İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca icra takibine konu edilen 113.000,00-Euro'nun icra takip tarihi olan 24/02/2020 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00Euro=6,614-TL'den olmak üzere hesaplanan 747.382,00-TL'nın takdiren %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ve bu takibe dayanak yapılan 24/12/2019 düzenleme tarihli, 21/01/2020 ödeme tarihli 113.000,00-Euro bedelli bono nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin İPTALİNE, İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca icra takibinin derhal durdurulması hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına müzekkere yazılmasına, İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca icra takibine konu edilen 113.000,00-Euro'nun icra takip tarihi olan 24/02/2020 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00-Euro=6,614-TL'dan olmak üzere hesaplanan 747.382,00-TL'nın takdiren %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı vekil, müvekkilinin nüfus kaydında 74 yaşında olduğunu ancak aslında babasının 10 yaş küçük yazdırdığını ve gerçekte 84 yaşında bulunduğunu ileri sürdüğünü, bu beyan hukuki manada destekten yoksun sadece kuru söylemden ibaret olduğunu, bunu ispat edecek hiçbir delil olmadığı gibi Mahkemenizin de görevsiz olduğu bu konu hakkında araştırma yapması ya da dikkate alması mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın yaş büyütme konusunda elinde bir mahkeme kararı varsa dosyaya ibraz etmesi zorunlu olduğunu, eş söyleşi ile; herhangi bir ilama dayanmayan ve davacının yaşının 10 yaş daha büyük olduğu savının dikkate alınmayacağını, davacının okur yazar olmadığı ileri sürüldüğünü, ancak ..., Kayseri 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1930 esas ve 2008/2091 Karar sayılı ilamı ile ...'a vasi olarak atandığını, dönem dönem vasilik görevi aynı mahkeme tarafından uzatılmış olup 27.11.2017 tarihinde kısıtlı ... için Kayseri Özel İhtisas Engelli Bakım Merkezine yerleştirilmesi için davacın bizzat talebi doğrultusunda gerekli resmi işlemleri yapmak üzere ...'a mahkeme tarafından yetki ve izin verildiğini, bu husus mahkeme kararıyla sabit olduğunu, dosyaya sunulan 10.03.2020 tarihli doktor raporunda açıkça çelişkiler mevcut olduğunu, bu rapor geçici olup kati rapor olmadığını, raporun tanı kısmında ; "bunama tanımlanmamış" ifadesi yer alırken karar kısmında ise; mms:21 puan hafif kogrnitif bozukluk denilen akıl hastalığı tanısı konulduğunu, ancak şunu ifade etmek gerekir ki; Alzheimer hastalığı tanısı, anamnez (hasta ve/veya yakınlarından alınan hikaye), nöropsikolojik testler, beyin görüntüleme yöntemleri, MMSE, BOMC, STMS, B12, folat, gerekirse EEG, hafıza ile ilişkili vitamin ve mineral testlerinin toplamıyla konulur. Mevcut raporda bu hususlar yer almadığını, takibin kambiyo senedine özgü haciz yoluyla başlatılan takip olduğundan , takibe konu senet ile ilgili senetlerin sebepten mücerret borç doğurduğu (İlletten mücerret olduğu ) İspat yükü bakımından aynı ispat gücü olan belgeyle ispat edilmesi gerektiği gerek yargıtay kararları gerekse de kanun amir hükümleri karşısında çok net olduğunu, müvekkilimin savcılık dosyasında tutuklandığı ve sabıka kaydının olduğu beyan edilerek peşin hükümle suçlu kabul edildiğini, ancak Savcılık makamının bizzat tahliye isteği sonucunda müvekkilim tahliye edildiğini, önyargı ile ...'ı mahkum etmeye hiç kimsenin hakkı olmadığı gibi söz konusu ithamın hukuki bir açıklaması da olmadığını, basit ve içi boş iddialardan müteşekkil savcılık soruşturması sonucunda ... hakkında takipsizlik kararı verileceğini, müvekkilinin suçlu olarak dikte edilmesi hukuka aykırı bir yaklaşım olup kabulü asla mümkün olmadığını, gerekçeli kararda yazılı kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığını, gerçekten Yargıtay 12. HD., 17.10.2003 Tarih ve 16002/20271 E.S. Kararı ile, 13.10.2003 Tarih, 16128/19895 E.S. kararlarına göre; senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadıkça, imza itirazının kabulü karar ile birlikte alacaklı aleyhine tazminata karar verilemeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 14.03.2012 Tarih ve 2012/12-62 Esas, Bu haliyle Müvekkilin Borçlu /Davacının Fiil Ehliyetine haiz olup olmadığı hususunu irdeleme imkanı olmadığı gibi kendisinden de bu durumu irdelemesi beklenemez bu hususta kötüniyet tazminatı işin esasına girilmeden verilmesi hukuka aykırı olduğunu, kararda belirtilen vekalet ücreti hukuka aykırı olduğunu, dava değeri üzerinden Harç tamamlatılmadan hükmedilen vekalet ücreti hukuka aykırı olduğunu, istinaf inceleme neticesinde davanın Kayseri 1.Asliye Ticaret mahkemesinin 20/11/2023 tarih ve 2021/400 Esas 2023/1034 Karar sayılı kararın kaldırılmasına , davanın usulden reddine, davacının davasının esastan reddine , davacı borçlu hakkında %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 25/01/2024 tarih ve 2021/400 E 2023/1034 K sayılı ek kararı ile; "Davalı ... vekili 09/01/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de gerekli olan istinaf harç ve masraflarını yatırmadığı anlaşılmakla mahkememizce istinaf kanun yoluna başvurana gerekli olan harç ve masrafları yatırması için muhtıra çıkartılmış ve 15/01/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 1 haftalık kesin süreye rağmen gerekli olan harç ve masraflar davalı vekili tarafından ikmal edilmediğinden HMK'nın 344. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına," şeklinde karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan 07/02/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinaf inceleme neticesinde davanın öncelikle Kayseri 1.Asliye Ticaret mahkemesinin 25/01/2024 ve 20/11/2023 tarih ve 2021/400 Esas - 2023/1034 Karar Sayılı kararın kaldırılmasına, davanın usulden reddine, davacının davasının esastan reddine , davacı borçlu hakkında %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, kambiyo senedine dayalı takipten dolayı menfi tespit talebine ilişkindir.

Davalının istinaf dilekçesiyle istediği adli yardım talebinin dairemizce yapılan değerlendirmesinde 04/06/2024 tarih ve 2024/1136 E sayılı kabul kararı ile adil yardım talebinin kabulüne ve bu kapsamda ilk derece mahkemesinin 19/04/2024 tarih ve 2021/400 E - 2023/1034 K sayılı davalının istinaf başvurusunun reddine dair ek kararın kaldırılması ile davanın esasına ilişkin davalı istinafının yapılan değerlendirilmesinde; davaya konu kambiyo senedini düzenleyen davacının düzenleme tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığının tespiti ile davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen davalının sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir ancak, emsal Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2022/375 E - 2024/905 K sayılı ilamında da belirtilen gerekçelerle yabancı para cinsinden açılan davalarda vekalet ücretinin yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı esas alınarak takdir edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince TC Merkez Bankasınca belirlenen karar tarihindeki döviz efektif satış kurunun hükme esas alınması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle ve HMk 355. Md uyarınca davalının istinaf sebepleriyle bağlı olarak yapılan incelemeye göre, davalı istinafı bu yönden yerinde görülmekle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ancak işbu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle davalı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince davanın esasına dair düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki gibi karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

  2. HMK'nın 353/1. b.2. maddesi gereğince, KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/11/2023 tarih ve 2021/400 E . 2023/1034 K sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;

  1. "1. Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ve bu takibe dayanak yapılan 24/12/2019 düzenleme tarihli, 21/01/2020 ödeme tarihli 113.000,00. Euro bedelli bono nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

  2. İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra takibinin İPTALİNE,

  3. İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca icra takibinin derhal durdurulması hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına müzekkere yazılmasına,

  4. İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca icra takibine konu edilen 113.000,00. Euro'nun icra takip tarihi olan 24/02/2020 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00. Euro=6,614. TL'dan olmak üzere hesaplanan 747.382,00. TL'nın takdiren %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince icra takibine konu edilen 113.000,00. Euro'nun karar tarihi olan 20/11/2023 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00. Euro=31,2114. TL'dan olmak üzere hesaplanan dava değeri 3.526.888,20. TL üzeriden alınması gereken 240.921,73. TL harçtan peşin alınan 12.763,42. TL harcın mahsubu ile bakiye 228.158,31. TL harcın davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  6. Davacı tarafça yatırılan 54,40. TL başvurma harcı ve 12.763,42. TL peşin harç olmak üzere toplam 12.817,82. TL'nın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davacı tarafça yapılan 114,00. TL tebligat gideri, 129,00. TL e. tebligat gideri, 134,60. TL posta masrafı, 1,20. TL KEP masrafı, 2.328,00. TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli olmak üzere toplam 2.706,80. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Davalı tarafça yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  9. 6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, icra takibine konu edilen 113.000,00-Euro'nun dava tarihi olan 30/12/2020 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00 Euro=9.10 TL'dan olmak üzere hesaplanan dava değeri 1.028.300,00-TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 143.113,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,"

  1. İstinaf başvurusunda bulunan davalının adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan 1.169,40 TL istinaf kanun yolun başvurma harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  2. İstinaf başvurusunda bulunan davalının adli yardım talebi kabul edilmiş olup yapılan herhangi bir istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  3. İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 05/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntespitineiptalineEvraktanTespitasliyekabulüolmadığınınticaretkonusuMenfiborçlukayseri(KıymetliKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim