SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/995 E. 2024/1130 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/995

Karar No

2024/1130

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/995

KARAR NO: 2024/1130

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/02/2024

NUMARASI: 2023/131 E. 2024/213 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 28/02/2024 tarih ve 2023/131 E - 2024/213 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten 08/11/2022 tarihinde ... marka ve ... yi satın aldığını, bilgisayar alındıktan iki gün sonra kurulumunu yapan müvekkilinin kullanım esnasında kasanın alt kapağının her iki tarafının ön kısımlarında açıklık ve kullanım esnasında esneme ve bu esneme nedeniyle çıtırtı sesi geldiğini fark etmesi üzerine bilgisayarı 12/11/2022 tarihinde ... mağazasına götürerek ayıbı izah ettiğini, 13/11/2022 tarihinde ürünü kutusu ile davalıya teslim ederek iade veya ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebinde bulunduğunu, ... servisinde yapılan inceleme sonucunda bilgisayarın alt kasasında eğim olduğunun rapor edildiği halde raporda ücretli değişim yazdığı için davalı firma tarafından işlem yapılmadığını, ... etkilileri ile yaptıkları görüşmede "bizim teknik raporlarımız yeterli, ... sizin işinizi niye zora sokuyor" şeklinde ifadelerle müvekkilinin haklı olduğunu kabullendiklerini, sonrasında ürünü... servisine teslim ettiklerini, ilk incelemede bilgisayarın işlevi yönünden ayıplı olmadığı fiziki yönden alt kapak ile kasa arasında boşluk olduğunu belirtir rapor düzenlendiğini, ... ın iade veya değişim taleplerini uygun görmediğini ve ayıplı ürünü müvekkiline iade ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını, neticeten müvekkilinin satın aldığı ayıplı bilgisayarın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya güncel bedelin iadesi ile birlikte en yüksek avans faizi işletilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının bahsi geçen bilgisayarı müvekkili şirketin mağazasından eksiksiz ve hasarsız bir şekilde satın aldığını, müvekkili şirketin ürünün yalnızca satıcısı konumunda olduğunu mevzuat gereği üreticiye veya ithalatçıya rücu imkanı bulunduğundan davanın ... A.Ş'ye ihbar edilmesi taleplerinin bulunduğunu, davacı şirketin üründe ayıp iddiası ile yetkili servise başvurduğunu, yapılan inceleme sonucunda üründe herhangi bir sorun tespit edilemediğini, ürünün kullanılabilir durumda olduğunu, kullanım amacı bakımından değerini kaldıran veya önemli ölçüde azaltan bir husus bulunmadığını, yetkili serviste de üründe donanımsal bir arıza tespit edilmediğini, davacının seçimlik haklarını kullanması için yasal şartların oluşmadığını, üründeki sorunun teslim anında açık bir şekilde belli olduğunun davacı tarafça belirtilmesine rağmen kanunda belirlenen hak düşürücü süre olan 2 gün içerisinde müvekkili şirkete durumu bildirmediğini, ihbar sürelerine uymadığını, ürünün ayıplı olduğu kabul edilse bile davacının ayıba bağlı haklarını kullanamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı şirketin davalıdan 08/11/2022 tarihinde ... marka ve model dizüstü bilgisayar satın aldığı, kurulumunu yaptıktan sonra alt kapağının ön kısımlarında açıklık ve esneme olduğu, kullanım sırasında bu esneme nedeniyle ses geldiğinden bahisle ayıba karşı sorumluluk hükümlerine dayanarak davalı aleyhine eldeki davayı açtığı, 05/04/2023 tarihli bilgisayar mühendisi bilirkişi raporunda kasada esneme ve açıklık olduğu, bilgisayarın ana işlemlerini yapmasına bir engel olmamakla birlikte kullanım esnasında rahatsız edici bir sesin geldiği, ancak bu hususun üretimden kaynaklı açık ayıp mahiyetinde olduğunun tespit edildiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda da alt kapak üzerinde bulunan imalattan/montajdan kaynaklı kapak açıklığı gözle de göründüğünden açık ayıp mahiyetinde olduğunun tespit edildiği, davacı tacir olduğundan TTK 23/c maddesi uyarınca açık ayıp ihbarını ihbar süresi olan 2 iş günü içerisinde yapması gerektiği, ancak davacının 08/11/2022 (salı günü) fatura tarihli ürünü yine bu tarihte teslim aldığını beyan etmesine rağmen iki iş günlük süre geçtikten sonra 13/11/2022 tarihinde davalıya götürerek ayıp ihbarında bulunduğu, teslim tarihinden itibaren iki iş günü sayıldığında en geç 10/11/2022 (perşembe) günü mesai bitiminde ayıp ihbarının yapılması gerektiği, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı anlaşıldığından davacının ayıba karşı tekeffülden kaynaklı haklarını kullanamayacağı kanaatine varılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Davanın reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dosyası incelendiğinde gerek ilgili servis raporları gerekse bilirkişi raporları üründeki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını ifade ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ürün teslim aldıktan iki gün sonra orijinal ambalajını açarak ürünün işlevine odaklanıp gerekli kontrolü yaptığını, ilk anda üründeki ayıbı fark edemediğini, kaldı ki yetkili ... servisinin ilk inceleme raporunda (21/11/2022 - 01/12/2022) on günlük süre içerisinde kendisine tanımlanan ayıbı saptayamadığını ve hata olmadığını rapor ettiğini, ancak müvekkili şirketin ikinci kez yaptığı başvuru sonucu (10/12/2022) yapılan incelemede ayıbın farkına varabildiğini, sadece bir markanın ürünlerini inceleyen yetkili servisin, başvuru üzerine yaptığı ayrıntılı incelemeye rağmen fark edemediği bir ayıbı bu ürünü daha önce hiç kullanmamış sıradan bir bilgisayar kullanıcısının 2 gün içinde hemen farketmesini beklemenin gerçekçi olmadığını, ayrıca bu durumun bilirkişi raporunda da bilgisayarın olağan kullanımına engel olmadığını ancak sessiz bir ortamda kullanımda fark edilebileceğini belirtmesiyle de desteklendiğini, görevinin üründeki hatayı saptamak olan ve bu amaçla bir inceleme yapan yetkili servisin hemen fark edemediği hatayı açık ayıp olarak tanımlayarak 2 gün süre şartını gerekçe göstermenin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar ayıbın dış yüzeyde (kasada) olması bilirkişiyi açık ayıp ifadesine yönlendirmiş ise de gerek 6098 sayılı Borçlar kanunu 219 ve 223 m. İkinci fıkrası. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 23 maddesinin c fıkrası gereğince ayıbın gizli ayıp olduğunu, ayıbın kasada olması bilirkişinin açık ayıp yargısına varmasına neden olduğunu, ancak her iki bilirkişinin raporları incelendiğinde ayıbın sessiz ortamda fark edilebildiğinin açıkça ifade edildiğini,bilirkişinin hem açık ayıp demesi hem de sessiz ortamda fark edilebiliyor olmasını raporunda belirtmesinin bir çelişki olduğunu mahkemenin resen dikkate almaması gerekli değerlendirmeyi yapmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ticari satışın, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satış olduğunu, müvekkili şirketin süresi içerisinde ihbar ederek mağduriyetinin önlenmesini talep ettiğini beyan ederek Kayseri 1 . Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/02/2024 Tarih. 2023/131 E ve 2024/213 K sayılı ilamının bozulmasına, belirlenen arabuluculuk ücreti ve davalı şirkete ödenecek vekalet ücreti kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, 6098 sayılı TBK'nın 227 ve devamı maddeleri uyarınca ayıplı olduğu iddia edilen araçta ayıp nedeniyle ayıpsız misli ile değişim olmadığı takdirde bedel iadesi talebine ilişkindir.Davacı ile davalı arasında 08.11.2022 tarihinde davaya konu ... bilgisayarın satıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı ve davalı şirket olup 6102 sayılı TTK 16. Maddesi uyarınca tacirdirler.Davacı tacir olup aracıda ticari amaçla aldığından 6102 sayılı TTK 19/2 hükmü uyarınca taraflar arasında uyuşmazlığın ticari nitelikte satım sözleşmesi olduğu sabittir.Uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun. 207 ve devamı maddelerinde satım sözleşmesine dair hükümler düzenlenmiştir.Bu noktada uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karışı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiğiniteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” denilmektedir." Alıcının bildiği ayıplar" başlıklı 222. Maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmadığı, yine satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK 223.maddesinde ise "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse,bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmü düzenlenmiştir."Satıcının ağır kusurunun sonuçları" başlıklı 225. maddesinde; Ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükümlerin geçerli olduğu düzenlenmiştir.

Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. Maddesi incelendiğinde;

Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

  2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

  3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

  4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "Düzenlemesi mevcuttur.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. Maddesine göre Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz.Külfet teknik anlamda bir yükümlülük veya borç değildir. Külfet, mülkiyetten farklı olarak herhangi bir borç yaratmayan, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanabilir. Burada muayene ve ihbar külfetini yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur. Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır.Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk T.Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının davalıdan 13.11.2022 tarihinde davaya konu ... bilgisayarı 31.999 TL bedelle satın aldığı, 12.11.2022 tarihinde davalı şirkete bilgisayarı götürerek ayıplı olduğunu ilettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece aldırılan 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu üründe üretimden kaynaklı açık ayıp olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının tacir olmasına, davaya konu ürünü 08.11.2022 tarihinde satın alıp 12.11.2022 tarihinde şirkete ayıp ihbarında bulunmasına, üründeki ayıbın açık ayıp olmasına 6102 sayılı TTK 23/1-c madde hükmündeki açık ayıplar için iki günlük içinde ihbar etme zorunluluğunun bulunmasına, davacının daha önceki tarihte ayıbı ihbar ettiğine dair bir iddiasının olmamasına, davacının istinaf aşamasında yemin delilinin hatırlatılmadığı yönünde bir istinaf talebinin olmamasına, bu hususun da HMK 355. Md uyarınca resen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin aykırılık teşkil eden hususlardan olmamasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Açıklamalar ışığında davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 28/02/2024 tarih ve 2023/131 E . 2024/213 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSatımdanticaretTazminatkonusutaraflarınKaynaklanan)savunmalarınınistinafderecesebeplerininhukukideğerlendirilmesihmksebepleri(Ticarinitelendirmeasliyekararınınkesindelillerinkayseriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim