Kayseri BAM 6. HD 2024/1018 E. 2024/1129 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1018
2024/1129
16 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1018
KARAR NO: 2024/1129
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/02/2024
NUMARASI: 2022/491 E. 2024/169 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/02/2024 tarih ve 2022/491 E - 2024/169 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kooperatif Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalı ise müvekkilinin kooperatif üyesi olup müvekkil kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin edildiğini, Müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, Mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğünü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan müvekkili kooperatifin, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalktığını ve üyelere ve arsa sahiplerine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için son süratle çalışmakta olduğunu, Bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşıldığını ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, müvekkili kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunmakta olduğunu, kooperatif söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte koperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa,ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının da mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde tarafımızca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parsel ... Blok Bağımsız Bölüm No: ... de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu, Bu sayede müvekkili kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacağını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 9.000-TL aidat alacağının alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı davayı kabul etmediklerini ve reddini talep ettiklerini, davacının aidat alacağını kesinlikle kabul etmemekle birlikte davacı ' 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaacel alacağı bulunduğunu belirterek 2003 yılı Ocak ayı itibariyle aidat talebinde bulunmakta olduğunu, dava dilekçesinde de 'Davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, şeklindeki talebi ile kooperatifin kurulduğu tarihten itibaren aidat alacağı talebinde bulunmakta davalının kooperatife ilk üye olduğu tarihle bağlı kalmayıp eşitlik ilkesi esasına dayandığı gerekçesi ile kooperatifin faaliyetine başladığı yıldan itibaren müvekkilden aidat alacağı talebinde bulunmakta olduğunu, davacının davasını kabul etmemekle birlikte kooperatif üyelerinin üyeliklerinin başladığı tarihten yıllar öncesinde eşitlik ilkesi gerekçesi ile faydalanmadığı bir kooperatife aidat ödemekle yükümlü kılınması hukukun hiçbir ilkesi ile bağdaşmadığı gibi hiçbir Kanun'da yeri olmayıp Yargıtay kararlarının da bu denli haksız bir düzenlemeye yer verdiği düşünülemez olduğunu, bu mantık ile hareket edildiğinde kooperatifin yıllar önce kurulmasına rağmen son bir kaç yıl önce üye olan bir üye yıllar öncesinin aidatlarında sorumlu tutulacağını, Müvekkilinin yıllar önce davalı kooperatif ile ilişiği kesilmiş olduğunu, ayrıca davacı kooperatiften istifa ettiğini, böylece davacı kooperatife üye olmadığından davacının aidat alacağı talebinde bulunması mümkün olmadığını, yine müvekkillerine verilen taahhütnamelerde kesin maliyet bedeli ödeyerek tapusunu alan üyeden başka hiçbir ad altında para talep edilemeyeceği yönünde genel kurul kararı alınması neticesinde borcunu ödeyip tapusunu alan müvekkilinden daha sonra aidat talep edilmesi müvekkilinin müktesep haklarının açıkça ihlali olup müvekkilinin halen üye kabul edilse dahi bu genel kurul kararı ile şartlı üye statüsünde olup kendisinden aidat, genel gider vs. talep edilemeyeceği edilmesi halinde ise müktesep haklarının da ihlal edileceğinin açık olduğunu, izah edilen nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddini ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilerek zamanaşımından davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı kooperatife yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra bilirkişi heyetinden davacının dava konusu aidat alacağı olup olmadığının tespiti için rapor alınmış olup, heyet raporu alındıktan sonra Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1501 esas 2023/1472 karar sayılı ilamı ile dava konusu aidat alacağına yönelik güncel değerlendirme yapılması ile bu kapsamda davacının alacağı olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 18/12/2023 tarihli ek rapor alınmış ve raporda, davacının davalıdan 43.613,00 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi üzerine raporun denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeni ile rapor itibar edilmiş, ilgili ilamda da açıklandığı üzere aidat alacağının üyelik ilişkisi devam ettiği için zamanaşımına uğramayacağı anlaşılmış, davacı vekilinin 06/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren, 32.903,00 TL aidat alacağının ise ıslah tarihi olan 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren,32.903,00 TL aidat alacağının ise ıslah tarihi olan 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı tarafından aidat alacağı talebi ile açılmış olan davada yerel mahkeme davanın kabulüne karar verdiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edildiğini ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010, 2011 , 2012 yıllarında genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyelerin bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almamış ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, müvekkillerin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil, davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişiklerinin kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin kooperatif tarafından ilişiğinin kesildiği gerekçesi ile genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısı ile müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığının genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğunun mahkemenin resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işleminin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, Genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu, emsal Kayseri BAM 6.Hukuk Dairesinin 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında üyeliğin devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısı ile aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığının defaatle bildirildiğini, yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, açık kapı ilkesinin de bir anlamı kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacının talebinin 1163 sayılı kanun gereği zamanaşımına uğradığını ileri sürerek istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 43.613 TL'ye çıkarmıştır.Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 41.093 TL'nin yıllık %18 aylık 1,5 faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.Davalı taraf istinaf dilekçesini verdiği tarihten sonra 11.05.2024 tarihinde dairemize sunduğu beyan dilekçesinde; mahkemece aldırılan raporda davalı lehine hesaplanan aidat alacağı içerisinde ne kadarının genel gider alacağı olduğunun belirtilmediğini belirterek yeni bir istinaf talebi ileri sürdüğü görülmüştür. Davalının dilekçesinde belirtiği yargılama aşamasında cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürmediği görülmekle bu hususta inceleme yapılmamıştır. Davalı taraf istinaf dilekçesini verdiği tarihten sonra 30.04.2024 tarihinde dairemize sunduğu beyan dilekçesinde ; kendilerince 2012 yılından sonra kooperatife ödeme yapıldığını belirtip buna ilişkin dekont sunduğu görülmüştür.
Ödeme, borcu söndüren bir sebep olup her aşamada ileri sürülebildiğinden mahkemece davalının sunduğu dekontlara ait ödemelere ilişkin olarak ilgili bankadan sorularak gelen cevabi yazı doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor aldırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi amacıyla davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-
HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/02/2024 tarih ve 2022/491 E . 2024/169 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 16/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02