SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/998 E. 2024/1126 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/998

Karar No

2024/1126

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/998

KARAR NO: 2024/1126

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/12/2023

NUMARASI: 2014/667 E. 2023/1093 K.

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2024

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/12/2023 tarih ve 2014/667 E - 2023/1093 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı ... 'ın da söz konusu kooperatifin inşaat müteahhidi olduğunu, üyelere kura sonucu çıkan dairelerin üyelere teslim edildiğini ancak ana sözleşmeye uygun şekilde maliyet hesabı yapılıp usülünce kesinleştirilmediğini, buna rağmen yüklenici ve kooperatif yöneticilerinin o civardaki rayiç fiyatların neredeyse 2'ye katlayan fahiş maliyet takamlarını üyelere kabul ettirebilmek için türlü baskılar uygulayıp yıldırmaya çalıştıklarını, bu cümleden olmak üzere müvekkiline isabet eden ve müvekkiline tahsis edilmiş olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel numaralı taşınmaz üzerindeki ana yapının ... numaralı bağımısız bölümünün tapusunun da ekte örneği sunulan tapularda olduğu gibi ana sözleşme, genel kurul kararları ve mevzuata aykırı şekilde yüklenici firmaya devredildiğini, işbu dairenin müvekkiline ait olduğu hususunun kura kayıtları, üyelik kayıtları ve evi teslim alan üye ile davalı şitketin yetkili elemanlarınca imzalanmış evlerin teslimine ilişkin tutanaklar ile kanıtlanacağını, müvekkilinin aidat ödediğini, bakiye maliyet borcu da uüsülünce tespit edilip kesinleştirilirse bakiye borcunu ödeyip tapusumu alacağını, tapunun yükleniciye devrinin tamamı ile hukuksuz ve dayanaksız bir işlem olduğunu, bununla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacak olduğunu, zira genel kurulda ekte örneği sunulduğu üzere “ayrılan veya ihracı kesinleşen üyelerden boşalan dairelerin satılması ve borç için verilmesi yolunda” bir karar alınmışsa da müvekkilinin dairesinin böyle bir durumu olmadığını, yüklenicinin bu dairenin kendisine tahsis edildiğini, Üyenin üyeliğinin sonlanıp sonlanmadığının çok kısa bir araştırma ile öğrenmesinin mümkün ve gerekli olduğunu, zira genel kurul kararı olmadan böyle bir dairenin devrinin de mümkün olmayıp alınan genel kurul kararının da üyeliği sonlanmış ve boşta kalmış daireler için olduğunu, yüklenicinin bu koşullarda tapu siciline güvene dayanarak iktisabı için korunabilecek bir 3. Kişi olmayıp aksine tapunun kendilerine geçtikten sonra müvekkili ve diğer tapusunu usulsüz aldıkları üyeleri çağırıp “ biz kooperatife ödediğinizi bilmeyiz, biz daireyi satın aldık, bize ödediğimiz bedeli öderseniz ancak tapunuzu alırsınız” diye tehditler savurmakta olduklarını, davalı kooperatifin ana sözleşmedeki üyeye vaki taahhüdüne rağmen tapuyu yükleniciye devretmişse de müvekkilinin kesin hesap bakiye borcunun belirlenip mahkeme veznesine depo ettirilebilmesi için davalı gösterilip yargılamaya dahil edildiğini, davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ana yapının 6 nolu bağımsız bölümünün davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının üyelik durumunun araştırılması gerekmekte olduğunu,hem davalı hem de davcı yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunmamakta olduğunu, iyi niyet ile 3. kişi durumunda bulunan müvekkilinin bu davada davalı olması ve kendisine husumet yönetilmesi mümkün olmadığını, diğer davalı kooperatiften alacaklı olması nedeni ile alacaklarını tahsil edebilmek amacı ile dava konusu taşınmazı iyi niyetli olarak satın alırmış olduğunu, davacının hak iddiasında bulunduğu taşınmazlar müvekkil tarafından imal edilmiş olduğunu ancak imalat bedellerinin kendisine ödenmediğinin anlaşıldığını, ortada bir ferdi mülkiyet olmadığı ve davacı adına kayıtlı bir taşınmazda haczedilmediği veya devredilmediğini, davalı kooperatifin son genel kurulunda da kooperatifin müvekkile borcu olduğunun görüldüğü ve borca karşılık taşınmazlar verilmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmekte olduğunu, 01.06.2014 tarihli genel kurulun 14. gündem maddesinden davalı kooperatifte kesin maliyet hesaplarının çıkartıldığı ve buna göre de bir kesim üyelerin ödemeler yaptığı, genel kurul tarafından da ibra edildiklerinin anlaşıldığını, müvekkilinin davalı kooperatiften alacağını alamamış olduğunu, alacaklarının bir kısmı ile ilgili olarak ta icra takibinin geçmişteki alacaklarına karşılık tapu siciline güvenilerek taşınmazları devralmış iyi niyetli 3. kişi olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia etmiş ise de bunu ispatlamakla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yapı Kooperatifi'ne tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "... Islahın amacı, yargılama sürecinde şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi elbette ki mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri ıslahla düzeltilemez. Feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar maddi hukuk işlemi mahiyetini de taşımaktadır ve bu sebeple, bu işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi imkânsızdır (Özekes, Hakan: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2017, s. 1517). Çünkü ıslah, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlılığından kaynaklanan zımni hak kayıplarının telafisi için öngörülmüş bir müessesedir. Davanın tamamen ıslahı, dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasını gerektirir. Gerek öğretide gerekse uygulamada, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava açılmamış sayılacak, tamamen ıslah edilen dava ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan, bunun doğal sonucu olarak, zamanaşımı ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacaktır. Onun için davanın tamamen ıslahında ıslah olunan dava, ilk dava gününde açılmış sayılacaktır (Kuru, s. 3998 vd; Özekes, s. 1537).Davacı kooperatif tarafından açılacak davadaki tescil isteminin kendi istemi haline getirmiştir. Dava dilekçesinde olmayan yeni bir talebin kısmi ıslahla davaya eklenmesi mümkün değildir ve bu tam ıslaha konu edilebilecek bir husustur. HMK'nun 180. maddesinde "Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." hükmü yer almaktadır. Ancak davacı tarafça HMK'nun 180. maddesindeki usule uygun şekilde tam ıslah talep edilmediği gibi tam ıslaha uygun şekilde işlem de yapılmamıştır. Bu nedenle davacının ıslah hakkını kullanmamış, hiç ıslah yapmamış gibi davaya devam edilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Anılan gerekçelerle ıslah dikkate alınmamıştır. Davanın reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından gerekçeli kararda ıslahın mahiyetine ilişkin yanlış değerlendirme ve kopyala yapıştır işlemi yapılarak red kararının gerekçelendirildiğini, kooperatifin davalı ... 'a olan borcunu müvekkili ve diğer bir kısım üyelerin dairelerini devrederek ödemesinin herhangi bir yasal dayanağının mevcut olmadığını,kooperatifin iflası sebebiyle maliyet hesabının kesinleştirilmesinin kooperatifçe yapılması imkanı kalmamışken yerel mahkemece somut olaya uymayan yargıtay kararının emsal alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, kooperatif tarafından yapılan kesin hesap maliyet raporuna itirazın kesin olarak karara bağlanmadığını, taşınmazların satımına yönelik genel kurul kararı olmadan gerekli şartlar sağlanmadan yapılan satım işleminde davalı ... iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, kooperatiflerde gayrimenkul alım satım ile ilgili şartları azami ve asgari rakamları tespit yetkisinin genel kurulda olup davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile davalı şirkete yapmış olduğu gayrimenkul satışının açıkça kanuna aykırı olduğunu, devredilen daire bedelinin ticari defterlere işlenmediğini, kooperatif tarafından yapılan ana sözleşmedeki değişikliklerin güncel Yargıtay İçtihatları gereğince yok hükmünde olduğunu, kooperatif tarafından yapılan işlemlerin 1163 Sayılı Yasanın 23. Maddesinde aykırılık etmesi sebebiyle müvekkilinin tapu iptal ve tescil davası açma hakkı olduğunu, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/532 E sayılı dosyasının celbini talep etmiş olmalarına karşı bu taleplerinin ıslah dilekçelerinin yerel mahkemece hatalı değerlendirilmesi sonucu dikkate alınmadığını ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/667 E. 2023/1093 K. ve 06/12/2023 tarihli kararının kaldırılmasına, söz konusu kararın kaldırılıp yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Açtığı davada haksız olduğunu ve hukuka aykırı taleplerde bulunduğunu gören davacının usul hükümlerini yok sayarak yeni taleplerde bulunduğunu, davacının tam ıslah yaptığı iddiasını desteklemek için yanıltıcı bir şekilde bir kısmını alıp sunduğu Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/2652 E 2021/1340 K Sayılı ilamı dahi davacının iddialarını çürüttüğünü, davacının bizzat kendisinin sunduğu Yargıtay Kararının dahi yerel mahkeme kararının yerindeliğini desteklediğini, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirildiğini, dava açıldıktan yıllar sonra kooperatifin iflas ettiğini, bu nedenle davacının kooperatifin iflas ettiğinden bahisle Yargıtay Kararlarının dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürmesinin de hatalı olduğunu, davacının kooperatife borçlu olduğu hususunda bir ihtilaf olmadığını, borçlu olan bir üyenin kendi adına tapu tescili istemesinin mümkün olmayacağının da yargı kararları ile sabit olduğunu, davacının delil olarak sunduğu 2015/532 E Sayılı dosyaya sunulmuş olan 2017 tarihli bilirkişi raporu, rapora konu dava ve davaya konu 01.03.2015 tarihli genel kurulun ise zaten müvekkilinin tapuları aldığı tarihten sonraki işlemlere ve kararlara ilişkin olduğunu, bu dosyaya sonradan delil olarak sunulmaya çalışılmasının da , dikkate alınmadığı gerekçesi ile kararın hatalı olduğunun ileri sürülmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek davacı tarafından sunulan haksız ve yasal dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık davacının kooperatife karşı edimlerini yerine getirip getirmediği ve tapu iptal ve tescil şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.Dava konusu olayda; davacı, davalı Konakkent Konut Yapı Kooperatifi üyesi olup kendisine tahsis edilen dairesinin de kendisine teslim edildiğini, ancak bu dairenin kooperatifin davalı yükleniciye borçlarına karşılık davalı yükleniciye satıldığını, taşınmaz tapusunun verilmediğini ileri sürerek davaya konu taşınmazın tapusunun iptal ve tescil kararı verilmesini talep etmiştir.Yargıtay yerleşik uygulamasına göre,'' kooperatife ait bir taşınmazı tahsisle devralıp kullanan bir ortağın taşınmazını tapuda resmi işlemle temlik alanın iyiniyeti korunamaz. Tapuda işlem yapan basit bir araştırmayla bu taşınmazın kooperatif tarafından kime tahsis edildiğinin öğrenebilecek durumdadır. Kaldı ki içinde kooperatif üyesinin oturduğu bir taşınmazı satın alırken böyle bir araştırmayı yapmak taşınmaz alan herkesten beklenmelidir. (Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 19.01.2021 tarihli 2019/3393 Esas, 2021/82 Karar- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1660 Esas 2023/2738 Karar) Davacının yüklenici kooperatif üyesi olup kur'a ile dava konusu taşınmazın davacıya isabet ettiği, taşınmazın davacıya teslim edildiği, davacıya tahsis edilen taşınmazın 14.07.2014 tarihinde davalı yüklenici şirket adına tescil edildiği ihtilaf konusu değildir.Davacının evde ikamet ettiğine dair bir iddiası da bulunmamaktadır.Davacı dava dilekçesinde kooperatifçe bakiye maliyet borcunun kesinleştirilip kendisine bildirilmesi halinde bu borcu ödeyeceğini beyan ederek davalı kooperatife borcu olduğunu kabul etmiştir. Davacının 14.08.2014 tarihli güncel maliyet raporuna göre davalı kooperatife borcunun olduğunun belirtildiği görülmüştür.Bilindiği üzere kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davalı kooperatife karşı tüm akçalı edimlerini yerine getirmiş olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ayrıca 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacı ile aynı durumda olan ortağa borca rağmen tapularının verilmiş olması halinde de davacı tapu talep edebilecektir. (Y.23HD. 13.07.2020, 2017/1239E., 2020/2574 K) Bu hususta bilirkişi heyetinden rapor alındığı, eşitlik ilkesine aykırı bir durum bulunmadığı gibi davacının kooperatife borcunun bulunduğu anlaşılmış olmakla davacının tapunun kendi adına tescili talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararını yerinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı 19.04.2023 tarihli dilekçesi ile kooperatife olan gerçek borcunun tespit edilerek bu bedelin ve ferilerinin mahkeme veznesine depo edilmesi suretiyle davalı şirket adına olan tapunun iptali ile kendi adına tescilini bu mümkün olmazsa eşitlik ilkesi uyarınca kooperatife en az ödeme yaparak tapu alan üyenin borcunun belirlenerek b bedelin mahkeme veznesine depo edilmesi suretiyle davalı şirket adına olan tapunun iptali ile kendi adına tescilini buda mümkün olmazsa kooperatif ile şirket arasında gerçekleşen satım sözleşmesinin gerçek iradeye aykırı olduğundan yokluğunun tespiti ile davalı şirket adına olan tapunun iptali ile davalı kooperatif adına tescilini talep etmiştir. Davacının 19.04.2023 tarihli dilekçesinin 4. Numaralı bendinde ileri sürdüğü taşınmazın davalı şirket adına olan tescilinin iptali ile davalı kooperatif adına tescili yönündeki talebi ıslah ile ileri sürmesi usul ve yasaya aykırı olup mahkemece davacının bu talebinin de reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/12/2023 tarih ve 2014/667 E . 2023/1093 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTaputicaretkonusutaraflarınKaynaklanan)İptalisavunmalarınınistinafderecesebeplerininhukukiVedeğerlendirilmesihmkVaadisebeplerinitelendirmeasliyekararınınSözleşmesindenkesindelillerinTescil(Satışkayseriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim