SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/1000 E. 2024/1125 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1000

Karar No

2024/1125

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1000

KARAR NO: 2024/1125

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/06/2022

ESAS NO: 2021/193

KARAR NO: 2022/456

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 tarih ve 2021/193 Esas - 2022/456 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ... 'ın davalı şirketin değeri 14.280.000,00-TL olan tüm paylarının, 2.642.400,00-TL değerine tekabül eden payına sahip iken 13/03/2017 tarihinde hastalık sebebiyle vefat ettiğini, geride mirasçı olarak 4 çocuğunun kaldığını, babasının ölümü ve çeşitli sağlık sorunları ile uğraştıkları sırada şirketi yöneten davalı ...'in hisselerin kendisine devredilmesi teklifinde bulunduğunu, o dönem içinde bulunduğu psikolojik sorunları ve şirketin mali durumu ve benzeri hususları araştırmak ve incelemek bakımından hiçbir bilgi ve tecrübesi olmaması nedeniyle kardeşlerinin bir an evvel hisseleri devretmek istemeleri yönünde baskıyla karşı karşıya kaldığını, bu sırada şirket hisselerinin değerinin ne olduğu konusunda bilgi edinemediğini, davalı ...'in tüm hisseleri satın almak istemesi ve kardeşlerinin baskısı üzerine babasından miras kalan şirket hisselerin 02/08/2017 tarihinde davalıya devrettiğini, davalı ...'in payları devralırken müvekkili ile ve diğer mirasçılar ile ayrı ayrı hisse devir sözleşmeleri yaptığını ve her birinden hisse devri ferağ beyanı aldığını, 18/07/2017 tarihli hisse devri ferağ beyanında hisselerin nominal değeri üzerinden müvekkiline mirasçı olarak düşen ... pay ve her biri 400,00-TL nominal pay değeri olarak 660.400,00-TL üzerinden devredildiğinin yazıldığı, buna karşılık 02/08/2017 tarihinde yapılan Şirket Hisse Senedi Devri Protokolü başlıklı devir belgesinde müvekkiline mirasçı olarak düşen 1651 adet payın birim adedinin 1.110,00-TL'den satıldığını, bu bedelin 1/4'ünün peşin alındığını, geri kalanın ise 21/09/2017 tarihinden itibaren eşit taksitlerle olmak üzere 36 ayda ödeneceğini, bunlara ilişkin bono düzenlendiğini, bu süreçten sonra uzunca bir süre müvekkilinin sağlık sorunlarıyla ilgilendiğini, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra bazı kimseler vasıtasıyla elde ettiği bilgiler ve beyanlar neticesinde söz konusu hisselerin değerinin kendi devir ettiği miktardan çok daha yüksek bir değere karşılık geldiği yönünde müvekkilinde şüpheler oluşmaya başladığını, davalı şirketin bir perakende şirketi olması, bu niteliğinin Kayseri'de bilinen ve isim yapmış bir nitelikte bulunması, şirketin elinde yüksek değeri olan gayrimenkuller bulunması, şirketin cirosu ve kazancının büyüklüğü, aynı zamanda kurulduğu tarihten bu yana hiç kar dağıtmamış olmasının hisse devrinden uzun zaman sonra dolaylı olarak öğrenmesi sonucu bu şüphelerin yoğunlaşmasına ve kendisinin bilgisizliğinden ve deneyimsizliğinden yararlanıldığı kanısına varmasına yol açtığını, müvekkilinin babasının ortak olduğu dönemde ve hisse devri gerçekleşene kadar şirketin hiç kar dağıtmadığını, açıklanan gerekçelerle ileri sürdükleri aşırı yararlanma hali TBK'nun 28.maddesinin göstermiş olduğu şartların gerçekleştiğini, davanın konusunun hisse devri olması nedeniyle bu hisselerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından ticaret sicilinde davalı ...'e ait görünen devredilen miktar kadar hisse üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, ayrıca davalı ... A.Ş.'nin ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada,... parselde kayıtlı arsa, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı arsa, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı arsa, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, zemin kat, ... nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, zemin kat, ... nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı arsa, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı arsa, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı arsa, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı tarla, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı tarla ve ... A.Ş. ... Şubesi'nde bulunan banka hesaplarının ve diğer davalı ... üzerinde kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, zemin ... kat, ... giriş, ... nolu bağımsız bölüm,... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, ... kat, ... giriş, ... nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, ... kat, ... nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel nolu taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel nolu taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel nolu taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, ... Kat, ... olu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel, ... Kat, ... nolu bağımsız bölüm nolu taşınmaz ve ... A.Ş. ... Şubesi'nde bulunan banka hesaplarının üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, akabinde müvekkili ile ... arasında yapılan ve diğer davalı şirketin sözleşmenin tarafı olması ve ödemeyi gerçekleştirmesi nedeniyle müdahil olduğu hisse devir sözleşmesinde aşırı yararlanma nedeniyle TBK'nun 28/1.maddesi uyarınca davalıların devir esnasında elde ettiği kazanımın bedeli ile müvekkiline verilen bedel arasındaki oransızlığın giderilerek aşırı yararlanma konusu olan bedelin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı ...'ın hisse devir anlaşmasını diğer müvekkili ... ile yaptığını, davacının diğer müvekkili ... A.Ş.'ye hisselerini devretmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını dolayısıyla bu müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, açılan davanın süresinde olmadığını, 1 yıllık hak düşürücü / zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, hisselerin satışının davacının hür irade beyanları ile gerçekleştiğini, bahsi geçen olayda aşırı yararlanmadan bahsedilebilmesi için hukuken aranan şartların oluşmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde de mesnetsiz davanın esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "......Toplanan deliller yapılan yargılama sonucunda; şirket bünyesinde uzun yıllar çalışmış şirketin iç işleyişini bilen ve davacıyı ve babasını uzun yıllardır tanıyan tanıkların beyanlarından davacının babasının ölmesinden sonra şirket ortaklarından ayrılmayı düşünen ortaklara yapılacak ödeme, şirket hisselerinin nasıl değerlendirileceği ve her bir hissenin bedelinin ne olacağı hususlarında toplantılar yapıldığı, bu toplantılara davacının ve kardeşlerinin de katıldığı bu toplantılardan sonra her bir hisse sahibinin kendi çalışmasını yaparak bir sonraki toplantıya katıldığı ve neticeten yapılan son toplantıda hisse bedellerinin ve ödeme koşullarının belirlendiği, davacı ve kardeşlerinin belirlenen bedel üzerinden ve ödeme şartları dahilinde hisseleri devretmeyi kabul ettikleri, yine bu dönemde belirlenen hisse değeri ve ödeme şartlarında aynı şekilde diğer ortaklar ... ve ... 'ın da hisselerini satarak ortaklıktan ayrıldığı, davacının hisse devirlerini 18.07.2017 ve 02.08.2017 tarihlerinde yaparak ortaklıktan ayrıldığı, SGK kayıtlarına göre davacının şirkette bizzat çalıştığı, bu sebeple şirket malvarlığı ve ekonomik değeri hakkında bilgi sahibi olduğu, kaldı ki hisse değerlendirme toplantılarının uzun bir süre yapıldığı, gerekli araştırma yapılması için yeterince vakit olduğu, davacının yapmış olduğu hisse devir sözleşmelerinin mahiyeti dikkate alındığında herhangi bir araştırma, soruşturma ve değerlendirme yapılmadan imzalanacak sözleşmeler olmadığı hisse devirlerinin ve sözleşmelerinin 18.07.2017 ve 02.08.2017 tarihlerinde yapılması eldeki davanın ise 04.11.2019 tarihinde açılması dikkate alındığında 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmış......" 1-Açılan davanın REDDİNE, dair karar verilmiştir.İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece, davaya konu hisse devirlerinin 02/08/2017 ve 18/07/2017 tarihlerinde olduğu, dava tarihinin ise 04/11/2019 olduğu, hisse devir sözleşmelerinin mahiyeti dikkate alındığında herhangi bir araştırma, soruşturma ve değerlendirme yapılmadan imzalanacak sözleşmeler olmadığı, davacının babasından miras yoluyla kendisine intikal eden hisseleri devrettiği, babası üzerinden şirket malvarlıkları ve hisse değerlerini ne kadar olduğunu bilmemesi mümkün olmadığı yönüyle davanın reddi kararına bir gerekçe belirtildiğini, işbu karar ve gerekçesinen oldukça hatalı olup, açıkçası yerel mahkemenin ısrarla iddiaları ve delilleri neden değerlendirmediğini anlamadıklarını, fakat tahminlerince kapsamlı bir dosya olması nedeniyle hızlıca davanın reddine karar verilmek istendiğini, nitekim ilgili kararı veren hakimin tayini çıktığını, dosyanın haksız ve hukuka aykırı şekilde reddedilerek adeta kaderine ve sürüncemede bırakıldığını, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda mahkemece müvekkilinin SGK kayıtlarına dayanarak şirkette bizzat çalıştığı, bu sebeple şirket malvarlığı ve ekonomik değeri hakkında bilgi sahibi olduğu kanısına varılmış olsa da müvekkilinin, çalıştığı pozisyon ve yaptığı görev itibariyle şirketin ticari iş ve faaliyetlerden anlayabilecek biri olmadığını, SGK kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere müvekkilinin, şirkette reyon sorumlusu olarak çalıştığını, bu nedenle yerel mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, tanıklarından ...'nın beyanında; "Davacı şirkette rafları düzenlerdi." demiş ve diğer tanığı ...'nun da ifadesinde; "2 yıl muhasebecilik ve reyon sorumlusu olarak görev yapmıştır." şeklinde iddialarını teyit eder şekilde beyanda bulunduklarını, yargılamada, yalnızca davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesi ve müvekkilinin babasının ölümünden sonra şirket hisselerinin nasıl değerlendirileceği ve bedelinin ne olacağı hususlarında toplantılar yapıldığı, bu toplantılara müvekkilinin ve kardeşlerinin de katıldığı, toplantılardan sonra her bir hisse sahibinin kendi çalışmasını yaparak bir sonraki toplantıya geldiği ve yapılan son toplantıda müvekkilinin ve kardeşlerinin belirlenen bedel üzerinden ve ödeme şartları dahilinde hisseleri devretmeyi kabul ettikleri, hisse değerlendirme toplantılarının uzun bir süre yapıldığı, gerekli araştırma yapılması için yeterince vakit olduğu kanısı ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki, müvekkilinin babasının ölümünün yarattığı üzüntü ve psikolojik süreç ile geçmişten gelen ve devam eden sağlık sorunları, aynı zamanda eşinin sıkıntılı bir süreç içerisinde ilerleyen hamileliği, ayrıca çocuğunun doğum ve sonraki sürecinde yaşanan ciddi sağlık sorunları, davalılarca müvekkilinin hissesinin oldu bittiye getirilerek devrini sağlamalarına yol açtığını, müvekkilinin manevi anlamda zayıf ve hisse devri sözleşmesinin diğer tarafına oranla zor durumda olduğu bir dönemdeyken, davalı şirketin çoğunluk hissesine sahip olan, aynı zamanda şirketi yöneten davalı ...'in, müvekkilinin babasına ait olan hisselerin kendisine devredilmesi teklifinde bulunduğunu, ancak toplantıların davalı yanın baskı ve ikrahı ile biran evvel hisse satışının yapılmasını istediği bir hal içerisinde yapıldığını, nitekim dosya kapsamında alınan davalı tanıklarının beyanlarında da toplantılarda herhangi bir uzmanlık raporu alınmadığı, kendiniz araştırın dendiğini belirttiğini, müvekkilinin böyle bir süreç neticesinde gabine maruz kalarak hisse devri yaptığını, şirket yönetim kurulunca herhangi bir uzmanlık raporu alınmadan, adeta müvekkiline baskı kurarak hisse devrini alel acele temin etmeye çalışmış ve bunu başardığını, (Yargıtay 1. HD. 02.11.2021 T. 2020/2126 E. 2021/6326 K.) yine tanıklarından ...'nun ifadesinde; ''Ben orada hem mağaza sorumlusu hemde depo sorumlusu olarak çalıştım. Ben her sene sonu gelen giden malın sayımını yaptığımdan maliyet hesabını da kazancı da bilmekteyim. Şirketin 2014 yılından itibaren ortalama olarak bir yıllık geliri 3-4 milyon lirayı bulmaktadır. ... le 2019 yılının Ocak ayında karşılaştık. Muhabbetimizde ortaklıklarının bittiğini, babasının kanser hastası olması sebebiyle sonradan vefatının, ortaklıklarının bitmesinin sebebi olarak kendisinin psikolojik rahatsızlıkları olduğunu ayrıca çocuğunun hastalığının kendisini etkilediğini söyledi. Ortaklık payı olarak kendisine 1.8 milyon TL verdiklerini söyledi. Ayrıca benim bildiğim kadarıyla ve ... 'nın beyanı doğrultusunda kendisinin sayılan sebepler doğrultusunda ortaklıktan çıkarmak istemişlerdir.'' demiştir. Diğer tanığımız ... da beyanında; ''Davacı şirkette rafları düzenlerdi. Davacının babası patronumdu. Daha sonra davacı da şirkette çalışmaya başladı. 2018 yıllarında ben oradan ayrıldım. Ben devir döneminde şirkette çalışmıyordum. Ben şirketten ayrıldıktan sonra 2019 yılının Ocak-Şubat aylarında davacı ile karşılaştım. O dönem davacı ile davalı ...'in ayrıldıklarını, davacının şirketten ayrıldığını duymuştum. Davacıya da ne yaptığını sordum. Davacı, görüntü itibariyle kötü durumdaydı. Davacının çocuğu olmuş, kalbi delikmiş, psikolojik ilaçlar kullanıyormuş. Davacıya, hangi miktar karşılığı şirketten ayrıldığını sordum, oranın getirisi çok yüksekti neden bu kadar az para ile ayrıldığını sordum. Bilmiyorum abla dedi, zaten davacı iyi görünmüyordu. Psikolojik ilaçlar kullandığı belliydi. Ben davacının babasının rahatsızlığından haberim vardı. Davacının babasının rahatsızlığı kanserdi, ancak rahatsızlığı çok hızlı ilerledi. Davacı, babasının rahatsızlığı, ölümü ve çocuğunun rahatsızlığından dolayı çok üzgündü. Bu olaylardan çok etkilenmişti. Ben davalı ...'in davacının bu kötü durumundan faydalanarak anlaşma sağladığını düşünüyorum.'' şeklinde beyanda bulunduğunu, böylece, Dairece verilen bir önceki karar doğrultusunda öğrenme tarihinin tespitine yönelik gerekli araştırmanın yapılmasının gerektiğine ilişkin gerekçe üzerine tanıkların beyanları alındığını, en başından beri ileri sürdüğü üzere müvekkilinin gabine maruz kaldığını 2019 yılı başlarında öğrenmesine ve dava tarihinin ise 04/11/2019 olmasına rağmen yerel mahkemece hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemece tanıkların beyanları dikkate alınarak öğrenme tarihinin 2019 yılı başları olduğu ve davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde izah ettiği nedenler muvacehesinde, öncelikle tehir-i icra talebimizin kabulüne, ayrıca Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2022 tarih ve 2021/193 E. 2022/456 K. sayılı kararının istinafen kaldırılmasına karar verimesini talep etmiştir.

Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dinlenen davacı tarafın tanıklarının tamamının davalı müvekkili şirketle husumetleri ve davaları bulunduğunu, bu tanıkların husumetleri bulunduğundan dolayı kasıtlı bir biçimde gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını, dinlenen davacı tanıklarının müvekkili şirketle görülmekte olan davaları ve husumetleri bulunduğundan dolayı ifadelerinin dikkate alınmasının hiçbir suretle mümkün bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı tarafın iddialarının ispat edilemediğini belirterek; istinafa cevap dilekçesinde arzedilen nedenlerle ve re’sen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması sebebiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine, kötüniyetle istinafa başvuran karşı tarafın 329. madde gereğince giderlere ve cezaya mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava; davalı şirket hisselerinin davalı tarafından gerçek değerinin oldukça altında bir bedelle satın alındığı, taraf edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunduğu iddiasına dayalı olarak açılmıştır. Davacı TBK 28.maddesine istinaden davaya konu hisse devrine ilişkin edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi amacıyla alacak isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlık, hisse devir sözleşmesinin müzayaka halinde yapılıp yapılmadığı, gabinin koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadırTBK'nın 28. maddesi “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. “ hükmünü haizdir.Gabin, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birisinin diğer tarafın müzayaka halinden (zor durumda, sıkıntı ve darlık içinde kalmasından), tecrübesizliğinden veya hiffetinden (düşüncesizlik ve uçarılık) yararlanmak suretiyle aşırı bir menfaat elde etmesi, edimler arası bir dengesizlik yaratması demektir. (Burcu Kalkan, Türk Hukukun Gabin, İst. Ocak 2004, Sahife 51), "Gabin, dar ve zor durumda kalmalarından ötürü sözleşme yapmaya sürüklenmiş kişileri korumak ve zayıfı güçlüye ezdirmemek için daha çok sosyal amaçlarla kabul edilmiş bir müessesedir. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 6.bas.Sh.388, .... , Türk Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 2003, Cilt 1.Sahife 297)Gabinin biri objektif diğeri de subjektif olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır. Bir sözleşmenin edimleri arasındaki aşırı oransızlık objektif unsuru oluşturmaktadır. Aşırı oransızlığın karşı tarafın özel durumundan yani müzayaka veya hiffeti ya da tecrübesizliğinden bilerek yararlanması sonucu doğması gerekir ki buna da subjektif şart denmektedir. Somut olayda davacı 02.08.2017 tarihli sözleşmede şirket hisselerinin gerçek değerinin oldukça altında satın alındığını, taraf edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunduğunu ileri sürmüş olup, edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı olduğu, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi bu durumun ise TBK'nın 28/2. Maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği de gözetilmek suretiyle (bkz. Yargıtay 11. HD'nin 04.07.2017 tarih ve 2016/2200-2017/4078 sayılı ilamı ve 23.06.2021 tarihli ve 2021/565 Esas- 2021/5340 Karar sayılı emsal nitelikteki ilamları da bu yöndedir) mahkemece dava konusu olayda gabinin subjektif ve objektif unsurlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar verilmesi gerekir. Ne var ki ilk derece mahkemesince, gabinin, 1 yıllık süre içinde ileri sürülüp sürülmediği araştırılmıştır. Gabinin subjektif unsuru olan zor durumda bulunma unsuru tanıklar dinlenerek, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık hali ise araştırılmamış olup eksik inceleme ile karar verilmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılacak iş, gabinin objektif unsuru olan edimler arasındaki aşırı oransızlık halinin tespitini sağlamak amacıyla taraflar arasında imzalanan devir sözleşmesiyle davacı tarafa verilen hisse satış değeri ile davacının davalı şirketteki hisselerinin devir tarihi itibarıyla değeri usul ve yöntemine uygun olarak konusunda uzman bilirkişi veya gerektiğini bilirkişi heyeti raporuyla belirlenerek sonucuna uygun bir karar vermekten ibarettir.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

  2. HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/06/2022 tarih ve 2021/193 Esas . 2022/456 sayılı nihai kararın KALDIRILMASINA,

  3. HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

  4. Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

  7. HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 15/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusutaraflarınKaynaklanan)savunmalarınınHizmetistinafreddinederecesebeplerininhukukisebepleri(TicarinitelendirmeNiteliktekikararınınSözleşmesindenkesindelillerinAlacakkayseriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim