Kayseri BAM 6. HD 2024/1036 E. 2024/1113 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1036
2024/1113
16 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1036
KARAR NO: 2024/1113
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/02/2024
ESAS NO: 2022/846
KARAR NO: 2024/89
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/02/2024 tarih ve 2022/846 E - 2024/89 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı bir icra takibi başlatıldığını, müvekkilin icra emrine sağlık sorunları nedeniyle itiraz edememesi nedeniyle haksız takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı kooperatife üyeliği dahi bulunmadığını, müvekkilinin ... ada ... parsel ... nolu ... mevkindeki taşınmazın bedelini ödeyerek önceki malikinden satın aldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkiline ait taşınmazın Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11.maddesindeki şartları taşıyan bir taşınmaz olduğunu, ileri sürerek davanın kabulü ile; müvekkilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzre kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının kooperatif üyesi olduğunu ispat külfetinin davalı kooperatifte olduğu, davacıya ait kooperatife başvuru evrakları vb. üyelik dosyasına ait herhangi bir kayıt sunmadığından davalı davacının kooperatif üyeliğini ispat edemediğinden kooperatif üyelerinin sorumlu olduğu kesin maliyetten davacının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Kesin maliyetin niteliğinin değerlendirilmesi: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6280 E., 2022/1595 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere " ... kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecektir." denilmekle davacının inşaatların devam ettiği kesin maliyet hesabı ve kesin maliyet hesap raporu uyarınca anlaşıldığından her halde davalının kesin maliyet için takip yapamayacağı anlaşılmıştır. Kötü niyet tazminatı talebine ilişkin değerlendirilmede: İcra İflas Kanunun 72/5.maddesi uyarınca menfi tespit davasında Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davalı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davacı tarafından ispatlanamaması sebebi ile davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 1-Davacının davasının kabulü ile davacının davalıya Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı borçlu, dava şartı olan arabuluculuk başvuru şartını yerine getirmeden işbu davayı ikame ettiğini, zira davacı borçlunun tarafımız ile yapmış olduğu herhangi bir arabuluculuk süreci bulunmadığını, ancak şayet müvekkil kooperatifin farklı bir vekili ile arabuluculuk süreci tamamlanmış ise; bu durumda da söz konusu arabuluculuk dosyasına ait evrakların süresi içerisinde dosya kapsamına sunulması gerektiğini, zira Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A gereği davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğunu, ancak buna karşın huzurdaki dava dosyasında ne dava dilekçesi ile birlikte ne de delil dilekçesi ile ve ne de daha sonrasında arabuluculuk dosyasına ait evraklar, dosya kapsamına sunulmadığını, bununla birlikte 05/01/2023 tarihli ara karar ile davacı vekiline dava dilekçesinde gösterdiği ancak henüz sunmadığı belgeleri mahkemeye sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ve bu hususta gerekli ihtarat yapıldığını, ancak buna rağmen davacı vekili, arabuluculuk dosyasına ait evrakları dosya kapsamına sunmadığını, davacının, dava veyahut delil dilekçesi ile birlikte dosya kapsamına sunmadığı arabuluculuk evraklarını yargılama aşamasında dosya kapsamına sunmasına muvafakatimizin olmadığını bildirmekle; öncelikle davacının dava şartı olan arabuluculuk başvuru şartını yerine getirmemiş olması nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddine; şayet davacı arabuluculuk sürecini tamamlamış ise arabuluculuk evraklarını süresi içerisinde dosya kapsamına sunmadığından huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak buna karşın yerel mahkemece anılan şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılması ile işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil, ... Kayseri'de mukim yapı kooperatiflerinden birisi olduğunu, davacı borçlu, davalı müvekkil kooperatifin yapımı ve inşasına devam etmiş olduğu binada bulunan ve davalı müvekkil kooperatif tarafından yapımı ve inşasına devam edilen daireyi cebri icra yoluyla satın alan şahıstan, satın alan daire sahibi olduğunu, davacı borçlu, dava konusu taşınmazı satış tarihindeki inşaat seviyesine göre satın aldığını, davacıya ait dairenin de içerisinde bulunduğu binanın yapımı ve inşasına devam edilmekte olup gerek davacıya gerekse müvekkil kooperatif üyelerine ait dairelerin kendilerine devir ve teslim edilebilmesi için kooperatifin söz konusu binanın inşasına devam etmesi ve bunun için de gerekli inşa ve yapım maliyetlerini hak sahiplerinden talep ve tahsil etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalı müvekkil kooperatif, 25.03.202 tarihli genel kurul kararını aldığını ve konutların kesin maliyet bedellerini hesapladığını, eksik imalatların tamamlanması için yapılan harcama ve masraflardan davacı borçlunun ödemesi gereken tutar için davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, davacı borçlu anılan icra takibine süresi içerisinde itiraz etmemiş ve anılan icra takibi kesinleştiğini, bununla birlikte halihazırda davalı müvekkil kooperatif tarafından, davacı borçlunun satın almış olduğu daire ve dairenin bulunduğu binanın yapım ve inşasına devam edilmekte olup bu nedenle davacı aleyhinde fazlaya dair hak ve alacaklarımızı saklı tuttuğunu bildirdiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 Tarihli, 2022/846 E. 2024/89 K. sayılı kararının kaldırılmasına, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden mahkemenizce aksi kanaat halinde ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın hukuki dayanaktan yoksun iddiasının reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın inşaat halinde olması sebebiyle kesin maliyet raporunun bulunmaması ve kesin maliyet raporundan kaynaklanan alacak miktarının ise sadece kooperatif üyesi ortaklardan talep edilebileceği göz önüne alınarak davalı tarafın hukuki dayanaktan yoksun sorumluluk iddiasının reddi gerektiğini, adaleti ve hakkaniyeti temin eden Yerel Mahkemenin ilgili ilamının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı kooperatifin, davacının üyesi olduğunu yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 01/02/2024 tarih ve 2022/846 E . 2024/89 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 4.883,09 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.221,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.661,49 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02