Kayseri BAM 6. HD 2024/1035 E. 2024/1109 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1035
2024/1109
16 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1035
KARAR NO: 2024/1109
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2024
ESAS NO: 2023/25
KARAR NO: 2024/284
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:16/05/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2023/25 E - 2024/284 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip yapıldığını akabinde Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/122 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını ilgili dosyada davanın açılmamamış sayılmasına karar verildiğini, icra takibine konu alacağın icra tahditi altında ödediğini, icra takibine konu ... plakalı aracın ... isimli kişiye 15 günlüğüne 10/04/2018 tarihinde kiraladığını, ilgili aracın trafik kazasına karıştığını ilgili araç nedeni ile sigorta şirketi tarafından ödenene hasar bedelinde herhangi bir sorumlu olmadığını ileri sürerek; davanın kabulü ile ödenen 40.224,78 TL'nin iadesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesi ile; davacı ... adına kayıtlı ferhat sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... tarihinde ... , ... , ... plakalı araçların hasarlanmasına sebebiyet verdiğini kusurun ... plakalı araca ait olduğunu, ... , ... , ... plakalı araçlar için 41.467,00 TL tazminat ödediğini, davacının kendileri bünyesinde ZMSS'sinin bulunduğunu ancak araç kullanan kişinin ehliyetsiz olduğundan bahisle anılan bedelin kusur oranında rücuen tahsili için takip yapıldığını, borca itiraz ettiğini ve itirazın iptali davası açıldığını, davacının borcu ödeyerek kapattığını icra dosyasına 27/06/2019 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. Somut olayda taraf tanıkları dinlemiş davacı tanığı aracın kendi tarafından üçüncü bir kişiye 10 ila 30 gün arası kiraya kendisinin verdiğini beyan etmiştir. Aracın kiralanıp kiralanmadığına dair emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve sistem kayıtların silindiği beyan edilmiş ve yine vergi dairesi kayıtlarında aracın kiralandığına dair kayıt bulunmamıştır. Davacı iddiasına göre 15 günlüğüne aracı kiraladığını beyan etmiştir. 15 günlük kiralama işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyetinin uzun süreli son bulması olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davacının işleten sıfatı devam ettiğinden ve zarardan sorumlu olduğundan talebin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı taraf dosyanın haricen ve tamamen tahsil edildiğini icra dosyasına bildirmiş olup icra dosyasında dosyanın haricen müvekkil tarafından ödendiği sabit olduğunu, müvekkilin yapmış olduğu istinaf başvurusu müvekkilin itirazını geri almadığının açık bir göstergesi olduğunu, dosya kapsamında dinletilen tanık ve dosya kapsamındaki belgelerde bu hususu açıkça gösterdiğini, davalı her ne kadar müvekkilin itirazını geri aldığını beyan etmiş ise de böyle bir durum söz konusu olmayıp basiretli davranması gereken ve tacir olan davalının herhangi bir belge sunmamış olduğu dosya kapsamında sabit olup davalının müvekkilin itirazını geri aldığı iddiasını belgeyle ispatlaması yasa gereği zorunlu olduğunu, dosya kapsamında davalının müvekkilin itirazını geri aldığına dair iddiasının gerçek olmadığı sabit olduğunu, mahkemece verilen gerekçeli kararda bu talebe ilişkin açmış olduğu davada bu hususlar hiç değerlendirilmemiş mahkemece sanki davalı rücu davası açmış gibi işleten sıfatı hususunda yargılama yapıldığını ve hüküm kurulduğunu, ancak ödemiş olduğumuz miktarın davalıya ödenmesine dair herhangi bir itirazın iptali veya rücuen alacak yönünde karar bulunmadığını, bu nedenle mahkemenin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurma zaruretimiz doğduğunu, zira dosya kapsamında müvekkilin itirazını geri alma durumunun olmadığını, davalı tarafça aracı süren şahısın ehliyetsiz olduğu beyan edilmiş ise de işleten sıfatını kabul anlamına gelmemek şartıyla aracı süren kişiye arkadan çarpma sebebi ile kusuru isnat edilse de kasıtlı olarak diğer araçlara çarpmadığı dosya kapsamında sabit olduğunu, yine bu nedenlerle eksik araştırma ile hüküm kurulması yerinde olmadığını, söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme her ne kadar araçta müvekkilin işleten sıfatı bulunması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamında kazaya ilişkin dosya ve evraklar getirtilmemiş olup eksik araştırma ile karar verildiğini, zira aracın kiralandığına ilişkin beyanlar iş bu dosyada belge ile sabit olduğunu, araç ile ilgili olarak vergi dairesine yazılan müzekkerede aracın ak sigorta ya kiralanıp kiralanmama hususu sorulmuş olup dosya kapsamında aracın ... 'e kiralanması hususu araştırılması gerektiğini, kazayı yapan şahısın aracı kullandığından müvekkilin haberi dahi olmadığını, araç uzun süreli kiralanmış olduğundan olayın oluşumu ile müvekkilin fiili arasında illiyet bağı mevcut olmadığını, zira müvekkil araç kiralama sözleşmesinin 3. Maddesinin g fıkrasında aracı kiralayanlardan başkasının kullanamayacağını kiralayana bildirdiğini, bunun yanı sıra müvekkil aracı işleten olmadığını, işleten sıfatı olmadığını, görüldüğü üzere müvekkil üstüne düşen bütün sorumlulukları yerine getirdiğini, müvekkilin aracı rızaen kiraladığı kişi kazaya karışan olmadığını, aracı işleten kişi aracı kiralayan kişiden habersizce aracı alıp kaza yaptığını, bu durumda da müvekkilin hiçbir sorumluluğu mevcut olmadığını, zira illiyet bağı kesildiğini ve rızai verme durumu söz konusu olmadığını, dosya kapsamında müvekkilin ödemiş olduğu bedelin iadesine ilişkin dava açmış olmamıza rağmen müvekkilin alacak miktarı hesaplanmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak davanın kabulüne ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahalli mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine, kötüniyetle istinafa başvuran karşı tarafın 329. madde gereğince giderlere ve cezaya mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının adına kayıtlı sigortalı aracın talebe konu kaza nedeniyle oluşan zarar kapsamında işleteni olmadığını ve davaya konu aracın ehliyetsiz üçüncü kişi tarafından kullanılması nedeniyle davalı sigorta şirketince ödenen zarar kapsamında rücu şartlarının oluşmadığını yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği sabit olmadığından davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2023/25 E . 2024/284 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02