SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/971 E. 2024/1080 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/971

Karar No

2024/1080

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/971

KARAR NO: 2024/1080

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/01/2024

ESAS NO: 2013/113

KARAR NO: 2024/69

DAVANIN KONUSU: İpotek Fekki- Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/05/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 10/05/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2024 tarih ve 2013/113 Esas - 2024/69 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin belirtilen adresinde ev tipi LPG satış işiyle uğraştığını, davalı firma ile müvekkili arasında 08/01/2008 tarihinde yapılmış bulunan ana bayilik sözleşmesi gereğince müvekkilinin, davalı firmanın "..." markalı tüplerini sözleşmeye konu edilen bölgede satmayı ve dağıtmayı üstlendiğini, davalı firmanın da adı geçen markalı tüplerin müvekkili ile aralarında yapmış bulundukları sözleşme bölgesinde satılmasını sağlamayı, müvekkiline dolu LPG tüpü ve LPG gazı vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalı firma ile aralarındaki sözleşmeye tam olarak uyduğunu, almış olduğu LPG tüplerinin ödemelerini hiçbir şekilde aksatmadığını, davalı firmanın maddi sıkıntı içine düşmesi üzerine firma yöneticilerinin müvekkiline peşin para ile tüp verebileceklerini, vadeli evrakla tüp veremeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine müvekkilinin, parasını peşin ödemek kaydıyla tüp almaya başladığını, zamanla müvekkilinin ödemiş bulunduğu para karşılığında da tüp alamamaya başladığını, ödemiş olduğu paranın cüz'i bir kısmına tüp alır hale geldiğini, müvekkilinin ödemiş bulunduğu paranın karşılığında LPG alamadığını, bu durumda taraflar arasında akdedilmiş bulunan bayilik sözleşmesinin ayakta kalmasının herhangi bir anlamı kalmadığını, davalının müvekkiline LPG gazı vermemesinin açık bir şekilde sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, neticede müvekkilinin, müvekkili ile davalı ile aralarındaki ana bayilik sözleşmesini sözleşme şartlarına uygun bir şekilde Kayseri 10. Noterliği'nden gönderilmiş bulunan ... tarihli ve ...yevmiyeli ihtarname ile feshettiğini, davalı ile aralarındaki cari hesaptan da 27.103,15-TL alacaklı kaldığını, müvekkilinin alacağının ödenmesini ve ana bayilik sözleşmesinin teminatı olarak üzerine ipotek konulmuş olan taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını istediğini, ancak müvekkilinin alacağının ödenmediğini ve taşınmazı üzerindeki ipoteğin halen kaldırılmadığını belirterek öncelikle davanın sonucunda alacağının semeresiz kalmaması açısından davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine alacak miktarı ve fer'ilerini karşılayacak kadar ihtiyati haciz niteliğinde tedbir konulmasına, ardından yapılacak yargılama sonucunda fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 27.103,15-TL alacağının davalıya verilmiş bulunduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, müvekkile ait ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...pafta, ... ada, ... parsel nosunda kayıtlı bulunan ... apartman vasıflı taşınmazın 1/20 arsa paylı, mesken nitelikli, ... kat ...nolu bağımsız bölüm numaralı taşınmazı üzerine sözleşmenin teminatı olarak davalı lehine konulmuş bulunan ipoteğin kaldırılmasına, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Ancak ancak duruşmalara katılan davalı iflas masası vekili ... davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Dava dilekçesinde davacının ikinci talebi ise 27.103,15-TL alacağın tahsiline ilişkindir. Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan inceleme sonunda alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacının ticari defter ve kayıtları kapsamında davacının müflis şirketten davaya konu alacağının veya avans alacağın bulunmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar dosyada mübrez müflis şirketin kaşesi üzerinde imzalı olan müflis şirketin 29/03/2013 tarihli cari hesap ekstresinin incelenmesinde müflis şirketin davacıdan alacaklı olmadığına dair kayıt var ise de bu ekstrenin düzenlenme tarihinden daha sonra 19/04/2013 tarihinde eldeki dava açılmıştır. Ekstrenin düzenlenme tarihinden dava tarihine kadar olan süre zarfında taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin müflis şirket defterlerinden tespiti fiilen imkansızdır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, ticari defterler usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın sahibi aleyhine delil sayılır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/3327 Esas ve 2022/7125 Karar sayılı, 2020/2505 Esas ve 2022/2800 Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2009/1872 Esas ve 2010/11690 Karar sayılı, 2007/3315 Esas ve 2007/8215 sayılı emsal ilamları). Buna göre 27.103,15-TL alacağın tahsiline ilişkin istemi ispatlanamadığından bu isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur..." gerekçesiyle DAVANIN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davacının ipoteğin kaldırılmasına ilişkin isteminin kabulü ile ... İli, ... İlçesi,... Mahallesi, ... Mevkii'nde kain, ... ada ... parsel ... kat, ... bağımsız bölüm sayılı taşınmazda iflas nedeni ile tasfiye halinde bulunan ... A.Ş. lehine verilen 09/02/2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı, 30.000,00-TL borç miktarlı, 1. dereceden FBK süreli İPOTEĞİN FEKKİNE, Davacının alacak isteminin REDDİNE karar verilmiştir.

İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı müflis şirket arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesi gereğince ... ili ... ilçesi ... mahallesi ...ada ...parselde bulunan ... rolu bağımsız bölüme davalı müflis şirket lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkili ile davalı müflis şirket arasında imzalanmış bulunan bayilik sözleşmesi 5 yıllık olup tarafımızca bayilik sözleşmesinin uzatılmayacağı davalı müflis şirkete bildirildiğini, müvekkili ile davalı müflis şirketin iş ilişkilerini sonlandırmaları sonrasında müvekkilinin 27.103,15 TL alacağı olduğu anlaşıldığını, davalı müflis şirkete taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için ihtarname gönderilmiş olup herhangi bir işlem yapılmaması sebebiyle istinafa konu işbu dava açıldığını, taraflarınca açılmış bulunan davada ipotek tesis edilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması ve müvekkilinin alacağı olan 27.103,15 TL'nın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesinin talep olunduğunu, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek davaya konu edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş ancak alacak talebin reddolunduğunu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ipoteğin kaldırılmasına ilişkin verilen karar her ne kadar yerinde olsa da müvekkilinin alacak talebinin reddedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğu inancında olduğunu, bu sebeple davanın kısmen reddine ilişkin karara karşı işbu istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, mahkemece verilen kararda taraflarınca sunulan üzerinde davalı müflis şirketin kaşesinin ve imzasının bulunduğu cari hesap ekstresinin 29.03.2013 tarihli olduğu, davanın 19.04.2013 tarihinde açıldığı ve bu aradaki sürede taraflar arasındaki ticaretin davalı müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenemez olması sebebiyle tespit edilemediği belirtilerek alacak talebin reddedildiğini, mahkemece yapılmış bulunan işbu değerlendirmenin yerinde olmadığını, öncelikle üzerinde davalı müflis şirketin imzası ve kaşesi sunulmuş bulunan cari hesap ekstresinin gerçeği yansıtmadığı iddia ve ispat edilmediğini, bu sebeple davalı müflis şirket yetkilisi tarafından müvekkiline verilmiş bulunan imzalı ve kaşeli cari hesap ekstresinin ikrar niteliğinde bir delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, cari hesap ekstresi tarihi olan 29.03.2013 tarihi ile dava tarihi olan 19.04.2013 tarihi arasındaki sürenin kısalığı ve taraflar arasındaki muhtemel husumet dikkate alındığında tarafların bu kısa sürede ticaret yapması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı müflis şirketin kayıt ve belgelerinin gereği gibi saklanmamasının olumsuz sonuçlarına müvekkilinin katlanmasının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunun açık olduğunu, yargılama sürecinde davalının iflasının açıklanması, iflas masasının kurulması, davalı müflis şirketin bilgi ve belgelerinin davalı müflis şirketle irtibatı bulunmayan birisinde olması gibi hususlar dikkate alındığında davalı müflis şirketinde müvekkili mağdur ettiğinin kabul olunması zorunlu olduğunu, İflas masasının kurulması sonrasında alacaklılar toplantısının uzun bir süre yapılamaması ve yargılamanın uzun sürmesi de dikkate alındığında müvekkilinin mağduriyetinin artmış bulunduğunun da açık olduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin sadece değişen ekonomik koşullar sebebiyle değil, aynı zamanda uzun süren yargılama içerisinde davalının müflis şirkete ait bilgi ve belgelerin ilgisiz şahıslar nezdinde bulunması muhafaza olunamaması nedeniyle tahrip olması, sonucunda da kayıtlara sağlıklı bir şekilde ulaşılamamamış bulunmasından da kayaklandığını, bu nedenle davalı müflis firma tarafından müvekkiline verilen ve ıslak imzalı, imzası inkar olunmayan ve sahteliği de iddia olunmayan dava müstenidi belgelere dayanarak davanın aynen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı firma defterlerinin bulunamaması ve üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamaması nedeniyle müvekkilinin alacağına ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki mahkemece takdir olunan bilirkişi ücretlerinin tamamı mahkemece belirtilen süre içinde müvekkili tarafından karşılandığını, bu durumda da müvekkilinin müflis firmadan alacaklı bulunduğunun kabul olunması zorunlu olduğunu, bu nedenle alacak davanın reddine ilişkin bulunan karar hakkında istinaf talebinde bulunduğunu, davanın reddine ilişkin bulunan kararın kaldırılmasıyla, davanın aynen kabulüne karar verilmesini, istinaf dilekçesinde açıklamış olduğu ve heyetinizce re'sen nazara alınacak diğer hususlarla birlikte yapılacak istinaf incelemesi sonucunda Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/133 Esas ve 2024/69 Karar sayılı kararında davanın kısmen reddine ilişkin kararın müvekkili lehine kaldırılarak alacak davanın aynen kabulüne karar verilemesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Dava, alacak ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacının alacak talebi 27.103,15 TL olarak gösterilmiştir.

Mahkemece davacının talebinin kısmen kabulüne, ipoteğin fekkine, alacak isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı taraf kararı istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde netice olarak istinaf yoluyla kaldırılarak düzeltilmesi istenen karardaki redde konu miktarın/dava değerinin 27.103,15 TL olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.

02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.

(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.

Mahkemece 29/01/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL’dir.

Dolayısıyla davacının istinaf talebine konu olan işbu nihai karar red edilen karar miktarı itibariyle 28.250,00 TL nin altında olduğundan karar tarihi itibariyle KESİN nitelikte bir karardır.

"Ön inceleme

MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.)

(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:

a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması

b) Kararın kesin olması

c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması

ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi

d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi

(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.

(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir.

Davacı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün dava/talep ve dolayısıyla redde konu miktarın/dava değerinin 27.103,15 TL' ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davacının istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair dosya üzerinden yapılan ön incelemede karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/01/2024 tarih ve 2013/113 E. . 2024/69 sayılı nihai kararının istinafa konu dava değerinin/kabul edilen karar miktarının karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. 4 ve 352/1. b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

  4. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

  5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.09/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinkabulüneİpotekreddineAlacakkonusukayserimaddeFekki-ipoteğinfekkinekısmenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim