Kayseri BAM 6. HD 2024/974 E. 2024/1070 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/974
2024/1070
9 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/974
KARAR NO: 2024/1070
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2023
NUMARASI: 2020/878 E. 2023/1175 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/05/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2023 tarih ve 2020/878 E - 2023/1175 K kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının ... Bankası’nda çalıştığını, alacağına karşılık ...’den 65.000,00 TL bedelli senet aldığını, davacının bankadan tanıştığı ve kendisini galerici gibi tanıtan davalı ... ’ndan araba almak için 65.000,00 TL bedelli senedi ciro etmek için verdiğini, davacının senedi verdikten sonra davalı ... ve ortakları olarak tanıdığı ... ve diğer davalı ... ’dan aracı alamadığını, araç satışından vazgeçildiği için davacının senedin iadesine karar verilmesini istediğini, davalı ... ’nun senedi kaybettiğini iddia ettiğini, davacının kendisinde bulunan senet fotokopisi üzerine davalı ... ’san ibraname aldığını, ibraname tarihi 22/01/2018 olmasına rağmen davalılar tarafından senedin vade tarihinin 15/02/2019 olarak yazıldığını, davalıların senedin kaybolduğuna dair davacıyı ikna ettiklerini, davalı ... ’nun bu senede dayanarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas) sayılı icra takibi başlattığını, icra takibinin 26/10/2020 tarihinde davalı ... ’a temlik edildiğini, davacının aracına haciz ve yakalama şerhi konulduğunu, aracın yakalandığını ve satış işleminin başlatıldığını, davalıların aralarında ortak olduğunu, icra takibinde diğer davalılar hakkında hiçbir işlem yapılmadığını, bedelsiz olan senetten dolayı davacının borçlu olmadığını belirterek 65.000,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitini ve davalıların bono bedelinin % 20’si oranında tazminata mahkum edilmesini ve bu aşamada öncelikle icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce ara bulucuya başvurmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile redine karar verilmesini, davalı ... ın diğer davalı ... ile tanışıklığı hariç ticari vs. hiçbir ilişkisi bulunmadığını, davalı ... ’ın Örnek-10 ödeme emrine yasal süreleri içerisinde itiraz edilmeyen, İcra Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluna başvurulmayan bir icra takibini (diğer davalı ... dan olan alacağına karşılık) temlik alan, yaklaşık 20 yıldır ve halen, hayatını işçi emekçisi olarak idame ettiren iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalının diğer davalı... 'ndan olan adi nitelikteki alacağını tahsil etmek amacıyla ... 'nun teklifi üzerine temlik giderlerini dahi kendisi üstlenerek mevzu bahis icra takibine konu alacağı usule ve hukuka uygun olarak temlik aldığını, davalının, davacı ... 'ı fiziken görse tanıyamayacak bir kişi olduğunu, hiçbir tanışıklığı, ilişiği bulunmadığını ve ... 'ı ismen söz konusu temlik sonrasında tanıdığını, davaya konu kambiyo senedinin arka planında bulunan hukuki ilişki yahut senedin şekli unsurları hakkında bilgi ve görgü sahibi olmadığını, Örnek-10 ödeme emrine yasal süreleri içerisinde itiraz edilmeyen, İcra Mahkemeleri nezdinde şikayet yoluna başvurulmayan bir icra takibini ... 'ndan olan alacağını tahsil etme gayesiyle hareket ettiğini, davalının, ... yahut dava dışı tanışık olmadığı ... ile hiçbir ortaklık ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen araç alım satım olayı, senedin kaybolması, bedelsiz oluşu, ibraname vs. hususlar ile ilgili en ufak bir bilgisi ve eylemi olmadığını, bu hususların temlik alacaklısı davalı tarafı da ilgilendirmediğini, davalının iyi niyetli temlik alacaklısı olduğunu, asılsız ve mesnetsiz, kurgudan ibaret beyanlarda bulunan kötü niyetli davacının; hiçbir görüşmesi, tanışması, telefon yahut sair yollarla iletişimi olmayan davalıyı, dava dışı ... ile diğer davalı ... ile kendi hayal gücünün yansıması olan dava dilekçesinde ortak olarak ilan ettiğini, davalıyı dolandırıcılıkla, sahtecilikle itham eden davacının dava dilekçesinde bahsettiği, davalı aleyhine Kayseri CBS nezdinde yaptığı suç duyurusu hakkında tahkikatın sonuçlanmasıyla KYOK kararı verileceğine inancının tam olduğunu, söz konusu muhtemel karar sonrasında davacı ... hakkında 5237 S. TCK. 267 İftira suçuna ilişkin şikayet dilekçesini başsavcılığa sunacağını, ayrıca tazminat hukuku yahut özel hukuk nezdinde sair yasal haklarını kullanacağını beyan ettiğini beyan etmiş, davacı yanın iddia ve taleplerini kabul etmediğini, diğer davalı ... ve dava dışı ... ile hiçbir ortaklık ilişkisi bulunmayan, davaya konu kıymetli evrakın düzenlenmesi konusunda hiçbir eylemi olmayan, sadece temlik alacaklısı konumunda olan iyi niyetli davalı ... 'a yöneltilen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, fazlaya ilişkin dava, hak ve istemler saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esasa girilip yapılacak olan yargılama sonucunda esastan reddine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davalının alacağını sürüncemede bırakmak için açılmış olan davada, davacının kötü niyetli olması nedeniyle, 2004 S. İİK’nun madde 72'e göre alacağın geç alınacak olmasından kaynaklanan zararı gidermek adına, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan aleyhine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediğini, söz konusu senedin ... tarafından ciro edilerek ... ’ın bilgisi dâhilinde kendisine verildiğini, ... ve ... arasındaki alacak borç ilişkisinin kendi aralarında olduğunu, kendisini ilgilendirmediğini, ... ’ın dava dilekçesindeki beyanlarının tamamen iftira olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının kendisine galerici olarak tanıdığını söyleyerek yalan beyanda bulunduğunu, kendisinin mermer ve doğal taş işi yaptığını, ayrıca kendisinin yetkilisi olduğu şirketin 2017 yılından itibaren ... Bankası’nda KOBİ temsilcisi olduğunu, gerek görüldüğünde bu durumun bankanın 27 Mayıs Şubesinden öğrenilebileceğini, davaya konu senedi kendisine ... ’den geçtiğini, bu senedi ... ’ı tanıdığı ve kendisinin borcun ödenmemesi durumunda borcu ödeyeceğini kabul ve teyit etmesine itibar ederek aldığını, kendisinin yaptığı ticaretlerde ortağının olmadığını, ... ve ... ’ın ortağı olmadığını, ... ’ın dilekçesinde belirtmiş olduğu durumun da tamamen yalan ve hayal ürünü olduğunu, davaya konu senet için Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacı ... a hem fiziki olarak hem de e-tebligat olarak ödeme emri icra dairesi tarafından gönderildiğini, yasal süreler içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığını, davacının adına takip kesinleşip aracın üzerine haciz konulmasından da kendisinin haberi olduğunu, ayrıca bu araç üzerine haciz konduktan sonra borcu ödemek için şahsından süre istediğini, kendisini bir süre oyalayıp hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine borçluya bizzat tebliğ olan ve yasalara uygun olarak kesinleşen alacaklı olduğu Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyayı ... ’a olan borcundan dolayı İcra dairesine yasal olarak temlik ettiğini, bu dosyayı borcuna karşılık ... ’a temlik ettikten sonra alacaklı tahsilat için işlemlere başlayınca borçlu ... ’ın tamamen kötü niyetli olarak kendisine bu davayı açtığını, davacıya ayrıca savcılıktan suç duyurusunda bulunacağını beyan etmiş, tarafına açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; "...Somut olayda; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinde 26/10/2020 tarihinde takip alacaklısının alacağını dosyamız davalılarından ... 'a temlik ettiği, davacının takip konusu senette bulunan imzaya itiraz ettiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuyla isim ve imzanın davacıya ait olduğu, davalılardan ... nun 25/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ile davacı tarafça dosyaya sunulan senet metni altındaki 22/01/2018 tarihli ibranameyi ve ibraname altındaki imzayı kabul ettiği anlaşılmakla davacının takip konusu 65.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı borcunun olmadığı, takip dosyasında dava açılmadan önce alacağın temliki ile davalı ... nun taraf sıfatının kalmadığı anlaşılmakla pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın bu davalı yönünden reddine ancak ibraya rağmen takibe ve davaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı ... 'ın temlikname ile alacaklı durumda olduğu anlaşılmakla davacının ilgili davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 15/10/2018 düzenleme ve 15/02/2019 ödeme tarihli, 65.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davacının davalı ... 'a borçlu olmadığının tespitine, Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatının reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ve davalı Mehmet Korumaz vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Somut olayda davalı ... senet fotokopisi üzerine kendi el yazısı ile yazıp imzaladığı ibranameyi ve imzasını kabul ettiğini, İbraname metninde " yukarıda fotokopisi bulunan 65.000 TL tutarlı senetten dolayı ... hiçbir hak ve alacağım yoktur. 22/01/2018 ... " ibaresi altında davalının imzası bulunduğunu, dava konusu senet bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının davalı tarafından kabul ediliğini, ... 'nun alacağını ... 'a devrettiğini, asıl alacaklı olan ... 'nun davayı ve ibranamedeki imzayı kabul ettiğine göre devre konu bir alacaktan söz edilemeyeceğini, bu sebeple ilk derece mahkemesince yapılan incelemede davaya konu takip dosyası ve takip dayanağı senet bakımından davacı müvekkilinin davalı ... 'a borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararda "şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatının reddine" karar verildiğini, dava konusu olayda ... tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takip konusu alacağın ... 'a temlik edildiğini, taraflar arasında tanışıklığın bulunduğunu, davalılarca haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatıldığını, davalı ... 'nın ibraname imzalamış olması ve diğer davalı ... 'in olmayan bir alacağı devraldığını öğrenmesini üzerine suç duyurusunda dahi bulunmamış olmasının açıkça davacıların kötüniyetini gösterdiğini, ... 'ın 17.12.2023 tarihli beyanları; "Kesinleşmiş bir takibi alacağına karşılık olarak ... 'ndan alan müvekkil, alacağın varlığı konusunda alacağı temlik eden ... 'nun beyanlarına yönelik olarak söz konusu temliki gerçekleştirmiştir. Ancak alacağın varlığı konusunda sorumluluğu bulunan ... 'nun kabul beyanı sunması kötü niyetlidir ve müvekkili zarara uğratma amaçlı yapılmıştır." şeklinde ise de ... tarafından davalı Hakkı'ya karşı hiçbir şekilde suç duyurusunda bulunulmadığını veya icra/dava yoluyla iddia olunan zararlar tazmin edilmeye çalışılmadığını, Davalı ... 'ın, diğer davalı... 'ndan olan adi nitelikteki alacağını tahsil etmek amacıyla ... 'nun teklifi üzerine temlik giderlerini dahi kendisi üstlenerek mevzu bahis icra takibine konu alacağı usule ve hukuka uygun olarak temlik aldığını iddia ettiğini, davalılar arasında ivazlı temliğin söz konusu olduğunu, davalılar arasında ivazlı bir temlik olduğu için devir eden, devir alan karşı hakkın varlığı ve borçlunun ödeme gücünün garantisini verdiğini, bu durumda davalı ... 'nun diğer davalı ... ’a olmayan bir alacağını devretmiş bulunduğunu, davalılar arasında bu durumla alakalı herhangi bir suç duyurusu olmaması dahi davalılar arasında bulunan bağlantıyı ve tarafların iyi niyetli olmadığını açıkça gösterdiğini, tüm bunlara rağmen yalnızca davalı ... 'ın iyiniyetli temlik alacaklısı olduğuna ve davalı Hakkı ve müvekkili ile tanışıklığı lmadığına ilişkin soyut ve çelişkili beyanları doğrultusunda eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini , sonuç olarak; davalı ... , dava konusu alacağı ... 'a ivazlı olarak temlik ettiğini, TBK ilgili hükümlerinin de devredenin, devir alan karşı hakkın varlığı ve borçlunun ödeme gücünün garantisini verdiğini belirttiğini, somut olayda davalı ... ı'nın, olmayan bir alacağı devretmesine rağmen diğer davalı ... tarafından herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını, bu durumun dahi tarafların icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduklarını gösterdiğini, dosya kapsamından da davalıların tarafından başlatılan dava konusu takibin haksız ve kötüniyetli olduğu açıkça anlaşıldığını ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile bono miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin istinaf/cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, işbu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının, dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurmayıp işbu haksız ve mesnetsiz davayı ikame ettiğini, davacının ika etmiş olduğu davanın eksik hususlar barındırması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu edilen 15/10/2018 düzenleme ve 15/02/2019 ödeme tarihli 65.000,00 TL bedelli bononun ibra edilmemiş olması nedeniyle geçerli olup davacının, davalı müvekkiline karşı borçlu olduğunu, davalı ... 'nun dava açılış tarihi olan 28/12/2020 tarihinden 25/03/2022 tarihine kadar davayı kabul etmeyip davalının kötü niyet olduğunu ve 22/01/2018 tarihli ibranamedeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan edip bu yönde savunmalar yapmasına rağmen 25/03/2022 tarihinde davayı ve mezkur ibranameyi kabul etmesinin muvazaa barındırmakta olup tamamen müvekkiline karşı bir kötüniyet göstergesi olduğunu, müvekkilinin Mehmet Korumaz'ın kesinleşen bir icra dosyasını temlik almış olup, avacı ... ile davalı ... 'nun müvekkilini zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini, taraflarınca talepte bulunulan kötü niyet tazminatının reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği için yerel mahkemece müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/878 E. -2023/1175 K. Sayılı 26.12.2023 tarihli gerekçeli kararının ortadan kaldırılmasına ve işbu davanın reddine, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak için açılmış olan davada davacının kötü niyetli olması nedeniyle alacağın geç alınacak olmasından kaynaklanan zararı gidermek adına alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatını davacıdan tahsil edilerek taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... tarafından 07.10.2020 tarihinde takip borçluları ... , ... ve ... hakkında 15/02/2019 vade tarihli 65.000,00 TL bedelli nakden ibareli kambiyo senedi takip dayanağı yapılarak borçlular hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Takibe dayanak yapılan senet incelendiğinde; keşidecisinin ... lehdarın ... ; senedin tanzim tarihinin 15.10.2018, vade tarihinin 15/02/2019 tarihi nakden ibareli 65.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği senedin arka yüzü incelendiğinde ... tarafından ... 'e ciro edildiği ... tarafından da ... 'na ciro edildiği görülmüştür.Davacı senette lehdar konumda olup takibe konu senedi ciro etmeden davalı... 'na araba almak için verdiğini ... 'ın davalının ortağı olduğunu aracı alamayınca senedi geri istediğini davalı Hakkı'nın senedin kaybolduğunu kendisine ilettiğini, bunun üzerine senedin fotokopisi üzerine davalı ... 'dan 22.01.2018 tarihli ibranameyi aldığını, davalıların senedin vadesini anlaşmalarına aykırı şekilde 15.02.2019 tarihi olarak doldurduklarını, davalı ... 'nun 07.10.2020 tarihinde hakkında takip başlattığını takip başlattıktan sonra 26.10.2020 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki alacağını temlik ettiğinidavalı ... 'nın senetten dolayı kendisini ibra etmesine rağmen alacağını kötü niyetli şekilde diğer davalı Mehmet'e temlik ettiğini beyan ederek eldeki davayı açtığı görülmüştür.Davalı ... söz konusu senedi ... 'den ciro yoluyla aldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... icra dosyasındaki alacağı davalı ... 'nın kendisine olan borcuna karşılık iyi niyetli olarak temlik aldığını, davalı Hakkı ile ortak olmadıklarını ... ve ... 'i tanımadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.26.10.2020 tarihli temlik sözleşmesi incelendiğinde; temlik edenin ... temlik edilenin. ... oldukları temlik eden ... tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla takipten kaynaklı bakiye her türlü hak ve alacaklarının, tüm ferileriyle birlikte davalı ... 'a temlikine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dosyada yer alan ... tarafından imzalanan "İbraname" başlıklı 22.01.2018 tarihli belge incelendiğinde; yukarıda fotokpisi bulunan 65.000 TL bedelli senetten dolayı ... 'da hiç bir hak ve alacağım yokdur.22.01.2018 " şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür.Davalı ... senette lehdar ve ciranta sıfatıyla yer alamayıp 26.10.2020 tarihli temlik sözleşmesi ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki alacak ve takip hakkını devir almıştır. Bununla birlikte senedin 15.02.2019 vade tarihinden sonra yapılan cirolar alacağın temliki hükümlerine tabi olup bu durumda alacağın temliki hükümleri üzerinde durulmasında fayda vardır. Alacağın temliki, alacak hakkını devredenin mal varlığından çıkararak devralanın mal varlığına dahil eden, sözleşmeye dayalı bir tasarruf işlemidir. Böylece temlik ile devreden borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatı ile devralan kişi geçer.6098 sayılı TMK 188. Maddesinde Borçlunun, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebileceği düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 189. maddesine göre, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana temlik olur. Temlik ile devralana geçen hakların kapsamına kefalet ve rehin gibi teminat hakları dahil olduğu gibi, kanuni ipotek hakkı, hapis hakkı, mülkiyeti saklı tutma hakkı, dava açma ve icra takibinde bulunma hakkı da dahildir. TBK’nın 189/2. maddesinde zikredildiği üzere, işlemiş faiz de asıl alaca bağlı yan (feri) hak olarak devralana geçecektir. (EREN, Fikret: Borçlar Hukuk Genel Hükümler, Yirmi Beşinci Basım, Ankara 2020, s. 1362-1375.) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/9367Esas 2021/8606 Karar- 4. Hukuk Dairesi 2021/24728 Esas 2022/9954 Karar)Davalı ... dosyada yer alan 22.01.2018 tarihli ibraname isimli belgenin muvazaalı olarak düzenlendiğini ileri sürmüş olup belgenin sahte olduğuna dair bir iddiası bulunmamaktadır.Davalı ... mahkemeye sunduğu 25.03.2022 tarihli beyanda; açılan davayı kabul ettiğini ayrıca dosyaya sunulan ibranamede ki imzayı kabul ettiğini bildirildiği görülmüştür.Takip konusu alacak bir senede dayanıyorsa ve senedin aslı veya onaylı örneği takip talebi ile birlikte icra dairesine verilmemişse, icra dairesi senedin aslını veya onaylı örneğini vermesini alacaklıdan ister, Senedin aslı veya onaylı örneği icra dairesine verilmedikçe ödeme emri düzenleyip borçluya göndermez. Yine, alacak bir belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya tasdikli örneğini taleple birlikte icra dairesine vermek zorundadır (İİK m. 58/2,4 ; 58/3).
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, takip dayanağı bono davalı takip alacaklısı tarafından yasal zorunluluk nedeniyle icra müdürlüğüne verildiğinden öncelikle bononun davacı ... 'nun elinde bulunduğunun kabulü gerekir. Bunun yanında söz konusu 22.01.2018 tarihli ibraname başlıklı belgenen her zaman düzenlenmesi mümkündür. Ayrıca bono aslının davacının elinde olmaması icra dosyasında bulunması karşısında davacının borcu ödediği sonucuna varılamaz. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2387 Esas 2022/4496 Karar)Davalı ... davayı kabul etmiş olup bu durumda davacı, diğer davalı ... 'ın alacağı temlik aldığı esnada böyle bir alacağın olmadığını bile bile temlik aldığını yazılı ve kesin delillerle ispat ederek borçlu olmadığını ispat etmek durumdadır.Davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olup mahkemece davacıya, davalı ... 'a yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 uyarınca kabulüne , bu sebeple de davacının istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-
HMK'nın 353/1. a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/12/2023 tarih ve 2020/878 E . 2023/1175 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
Davacı tarafın istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
-
Davacı ve davalı ... tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacı ve davalı... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
-
H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 09/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19