Kayseri BAM 6. HD 2024/929 E. 2024/1043 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/929
2024/1043
3 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/929
KARAR NO: 2024/1043
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/02/2024
ESAS NO: 2018/853
KARAR NO: 2024/137
DAVANIN KONUSU: İstirdat-Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/05/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 09/05/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2024 tarih ve 2018/853 Esas - 2024/137 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirket tarafından davacı aleyhine haksız olarak Kayseri 3. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında çek bedeli alacağına dayalı Kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davacının keşideci ...'dan aldığı çeki cirolayarak ... 'e verdiğini, çekin keşide tarihinin ... olduğunu, sonrasında davacının çek bedelini ... 'e 17/06/2015 tarihinde ödediğine ilişkin ibraname alıdığını, bu tarihten sonra davacıya çek aslının talebine rağmen teslim edilmediğini, sonrasında söz konusu çek nedeni ile 2018 yılında takip başlatıldığını ve davacının cebri icra tehdidi altında 14/02/2018 taihinde ödeme yaptığını, ancak çekin kambiyo senedi vasfına sahip olmadığını, çekin ön yüzündeki tarih kısmının değiştirildiğini, çekin Merkez bankasında karşılıksız çek kaydı bulunamadığını ve ... bankasıda çekin ibraz olmadığını bildirdiğini, icra takibi alacaklısınında meşru hamil olmadığını, Kayseri C. Başsavcılığının 2017/61306 soruşturma nolu dosyasında rapor alındığını, çek üzerinde banka kaşesi olmasına rağmen ... bankasının ibrazı kabul etmediğini, davalının ciro silsilesindeki kaşesinin karalandığını, davacının usulsüz olarak cebri icraya maruz kaldığını, takip nedeni ile Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2017/900E, Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2017/773 E ve Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2017/890 E sayılı davaların açıldığını, davacının ... 'e ödeme yaptığını, davacının manevi tazminat hakkının doğduğunu belirterek haksız olarak ödeme yapmak zorunda kaldığı Kayseri 3. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu 69.307,48 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilinin talep edilmiş olduğu görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı taraf hakkında Kayseri 3. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında yapılan takibin tamamen yasaya ve usule uygun olduğunu, davalının çekte yetkili hamil olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk olmadığını, beyaz ciro ile de çeke sahip olunabilceğini, söz konusu çekin kambiyo vasfına haiz olmadığı yönündeki iddiaların doğru olmadığını, ay değeşikliği yönünden keşidecinin imza örneğinin alınmadığını, bu kişinin de imza örneklerinin alınması gerektiğini, çekteki bu değişikliği davalı şirket yetkilisinin yapmadığının da rapor ile belirlendiğini, çekin bankaya ibraz edilmediği iddiasının doğru olmadığını, davacının açtığı davaların reddedildiğini, davacının ... 'a ödeme yapmasının davalı açısından öneminin olmadığını belirterek davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "......Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; iş bu davada, davacı tarafça dava dışı ... ’e ödeme yapılmış olmasına rağmen davalının yeniden çek bedelini icra yolu ile kendilerinden tahsil etmiş olması nedeni ile çek bedeli ve manevi tazminat taleplerinin ödenmesi amacı ile dava açıldığı görülmüş olup, davaya konu ... ye ait olmakla Kayseri 3. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasında takibe konulan ve ... ’in savcılıkta alınan beyanı ile teyit edilen parafla keşide tarihi keşideci ... tarafından 28/05/2015 olarak düzeltilen çekin, davacı tarafça ... ’e 17/06/2015 tarihinde ödenerek ibraname alındığı ve çekin kambiyo vasfında olmaması nedeni ile davalıya borçlu olunmadığı davacı tarafça iddia edilmekle birlikte, söz konusu çekin bankaya zamanında ibraz edilmediği iddiası yönünden ilgili bankaya ve Bankalar Birliğine yargılamanın başında yazılan müzekkerelere çekin ibraz edilmediği konusunda cevap verildiği ancak yargılama devam ederken söz konusu çeke ilişkin davalı tarafça Kayseri C.Başsavcılığına başvurulması üzerine yapılan 2020/3016 sayılı soruşturmada ... çalışanı ... alınan ifadesinde çekin bankaya ibraz edildiğini ve üzerindeki imzalarını ikrar ettiği, şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verildiği ve banka tarafından da son yazılan müzekkereye verilen cevapta çekin 29/05/2015 tarihinde bankaya ibraz edildiğinin belirtilmesi karşısında çekin kambiyo vasfında olması ve ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmaması nedeni ile davacının cirantalardan birine ödeme yapmakla borçtan kurutulamadığı anlaşılmakla ...." gerekçesiyle davacının istirdat ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine haksız olarak Kayseri 3.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile çek bedeli alacağına dayalı Kambiyo senetlerine özgü icra takibi açıldığını, müvekkilinin, keşideci ...‘dan aldığı çeki cirolayarak ... ’e verildiğini, çekin bankaya ibraz edilmediğini, atılan parafın herhangi bir ayırıcı özellik göstermediğini, bununla birlikte bankalarda ki çek ibraz sitemi girift ve çok aşamalı bir sistem olup ibraz edilen bir çekin kaybolması veya kaydedilmemesinin mümkün olmadığını, başlangıçta merkez bankasında ve kendi bankalarında böyle bir kaydın olmadığını beyan eden banka yazısı, sonraki dönemde değiştirildiğini, kuvvetle muhtemel baskılara dayanamayan banka yetkilileri ne zaman hangi surette bu başvurunun yapıldığını ispata dahi gerek duymadan ilk gönderdikleri yazı ile tamamen çelişkili ikinci bir cevap verdiklerini, YARGITAY 12. Hukuk Dairesi 1997/4512 1997/4805 takip alacaklısı davalının ciro silsilesinde ki kaşesinin karalandığını, bu sebeple kambiyo senedinde ki ciro silsilesinin bozuk olduğunu, YARGITAY 19. Hukuk DairesiEsas No: 2016/9795 Karar No: 2017/5172 Karar Tarihi: 19.06.2017Söz konusu Yargıtay kararında belirtildiği üzere takip alacaklısının ciro silsilesine göre hak sahibi olması gerektiğini, ancak söz konusu çekin alacaklısı olarak icra takibi yapan davalının, ciro silsilesinde ki kaşesinin üzeri belirgin şekilde karalandığını, müvekkilinin usulsüz olarak cebri icraya maruz kaldığını, Yargıtay‘ın yerleşik kararlarında da belli olduğu üzere borçlu borca itiraz süresini kaçırması sebebi ile cebri icra tehdidi altında ödeme yaptı ise söz konusu ödemeyi yapmasından itibaren bir yıl içinde ödediği paranın istirdatını isteyebileceğini, YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 1980/3-1347 Karar: 1982/73, YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ 2016/16593 E.2017/1234 K. 01.03.2017 tarihli kararında ise özetle cebri icra tehdidi altında ödeme yapan borçlunun istirdat davası açabileceği hükme bağlandığını, hal böyle olunca Yargıtay kararlarına uygun olarak müvekkilinin cebri icra tehdidi altında ödeme yaptığı ve müvekkilinin gerçekten borçlu olmadığının ise aşikâr olduğunu, müvekkilinin ciranta dağıstan tekin‘e ödeme yaptığını, müvekkilinin manevi tazminat hakları doğduğunu, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2013/7086 E. 2014/38646 K. numaralı 18.12.2014 tarihli kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/1361 E. 2016/3788 K. numaralı 23.03.2016 tarihli kararı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2010/6851 E. 2011/1255 K. 2.3.2011 TARİHLİ kararında özetle hamilin iyi niyetli olmasının öneminin vurgulandığını, istinaf dilekçesinde arz ve izah ettiği sebeplerle çekin kambiyo vasfının olmadığı, alacaklı cirantanın ciro silsilesinde geçerli bir cirosunun olmadığını, bankaya usule uygun ibraz edilmediği ayrıca müvekkili çekin bedelini ciranta Dağıstan Tekin ‘e ödediği izahtan vareste olduğunu, hal böyle olunca iş bu dava da müvekkilinin cebri icra tehdidi altında ödediği meblanın istirdatı ile uğradığı ticari itibar kaybı sebebi ile manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/853 ES, 2024/137 Kar. Sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, İİK'nun 72. Maddesi uyarınca, kambiyo senedi vasfındaki çek nedeniyle başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit-istirdat ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu çekin ödendiğini ve fakat kendisine iade edilmediğini iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Çek kambiyo senetlerinden olup, sebepten mücerrettir. Yasa gereği kambiyo senetlerinin sebepten bağımsız olduğu, çek hamilinin çeki edinmesine sebep olan ticari ilişkiyi ispatlama yükümlülüğünün bulunmamaktadır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. TTK.790. maddesine göre "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır."Somut olayda dava konusu çekte lehtardan hamile ciro silsilenin tam olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı anlaşıldığından davalının yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir. Davacının aksini, iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Davacının bu iddialara yönelik yazılı kanıt sunamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davacının istinaf isteminin HMK.353/1-b.1 mad gereği esastan reddi gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/02/2024 tarih ve 2018/853 E. . 2024/137 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafından peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.03/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19