SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2024/1039 E. 2024/1037 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1039

Karar No

2024/1037

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1039

KARAR NO: 2024/1037

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/03/2024 ARA KARAR

NUMARASI: 2023/636Esas

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/05/2024

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/636 Esas sayılı 26/03/2024 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalının müvekkil şirkete vade farkına ilişkin düzenlenen fatura alacağından kaynaklanan ödemesini gerçekleştirmemesi üzerine 30.05.2023 tarihinde kapalı tebligat ile gönderilmek üzere davalıya yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığını, mezkur tebligat 04.06.2023 tarihinde tebellüğ edilmiş olup davalı tarafından işbu takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkil şirketin fatura alacağı kaynaklı olarak davalıdan alacağı bulunduğunu, davalıya yönelik başlatılan icra takibi itiraz yoluyla durdurulduğundan Sayın Mahkemeniz huzurundaki işbu itirazın iptali davasını ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, bu kapsamda, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğini, somut olayda, aralarındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirket tarafından davalı borçluya tıbbi cihaz ve sarf malzemesi satılıp teslim edildiğini, akabinde alacaklı müvekkil şirket ile davalı borçlu ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edilerek davalı borçluya tebliğ edildiğini ve söz konusu faturalar davalı borçlu tarafından kabul edildiğini, kabul edilen fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, ilgili fatura bedellerinin tahsil edilmesi amacıyla davalı borçluya yönelik Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibe konu ilgili fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak vade farkı oluştuğunu, vade farkının tahsili amacıyla ... numaralı ve ... numaralı faturalar tanzim edildiğini, müvekkil şirketin davalıya yönelik düzenlediği vade farkı fatura bedellerinin ve faizlerinin müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, mahkeme huzurunda görülmekte olan işbu davaya konu icra takibinde; borç davalı tarafından da kabul edilen faturalara ilişkin olup, davalı borçlunun borca itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacaklarının ödenmemesi üzerine oluşan cari hesap kaynaklı vade farkı faturalarının tazmini hakkında başlatılmış olup davalı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibine konu ... , ... , ... ve ... faturalarının ödenmemesi üzerine, döviz kurunda yaşanan değişiklikler sebebiyle vade farkı oluştuğunu, cari hesap kaynaklı oluşan vade farkı kaynaklı borca ilişkin ... numaralı ve ... numaralı faturalar tanzim edildiğini, mezkur faturalar davalı borçlu tarafından kabul edilmişse de oluşan vade farkına dair davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ikame edildiğini, davalı borçlu tarafından faturalar kabul edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ve dayanaksız olarak borca itiraz edildiğini, davalı borçlunun borca itirazında haksız olduğunun açık olduğunu, dolayısıyla davalı borçlunun icra takibine yönelik itirazının iptal edilmesine ve TTK'nın 1530. maddesi uyarınca tedarik ilişkisine uygulanan faiz oranının takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesi gerektiğini , borçlunun mahkûm olacağı icra inkâr tazminatı, itiraz etmek suretiyle, takibin bir an önce sonuçlandırılmasına engel olmasının bir yaptırımı olduğunu, davalı borçlu takibe haklı bir şekilde itiraz ettiğini yani söz konusu borcu ödediği iddiasını ispatlayamadıkça borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini , davalı borçlu icra takibine itiraz ederek takibin durmasını, zaman kazanmayı ve mevcut borcundan kurtulmayı amaçladığını, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca müvekkil şirket tarafından işbu ilişkiden kaynaklanan edimler gereği gibi yerine getirilmesine ve ayrıca ticari ilişkiye istinaden tanzim edilen faturaların davalı borçlu tarafından kabul edilmesine ancak davalı borçlunun borcu ödememesine rağmen Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası borcuna itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı borçluya yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptaline, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli takibe itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karşı tarafın malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalı tarafça ödenmeyen fatura bedellerinin tazmini amacıyla başlatılan ve işbu davaya konu vade farkı faturalarının kaynağı takip olan Kayseri İcra Müdürlüğü 2023/54973 E. sayılı dosyasına yapılan mesnetsiz itirazın iptali amacıyla dava ikame edilecek, işbu dava dosyasının ikame edilmesi ve esas numarası alması sonrasında mahkemenize bildirilecek olup, bildirim akabinde işbu davaların birleştirilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından kararı ile; Dosya kapsamına göre talep edenin, aleyhine talep ettiği kişiden alacağının varlığını ve vadesinin geldiğini, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık kanaat getirici yeterli delil bulunmadığından , alacağın yargılamayı gerektirmesinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş "1-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde ara karar kurulmuştur.

Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; işbu dosyada mübrez cari hesap ekstresinin ihtiyati haciz kararının verilmesi hususunda faturaların karşı tarafça kabul edilmiş olması ve ürünlerin teslim edilmiş olmasının ve bununla birlikte tebliğ edilen faturaların durum görüntülerinin de mevcut olması yaklaşık ispat teşkil ettiği sabit olduğunu, kaldı ki yargılama esnasında alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de müvekkil şirketin davalıdan alacağı olduğu kanıtlandığını, dava dosyasına sunulan cari hesap, faturalar, ticari defter kayıtları dikkate alındığında müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu bu ilişkiye istinaden bir cari hesap tutulduğu ve düzenlenen faturaların davalıya gönderildiği, işbu faturalara itiraz edilmediğinin açık olduğunu, dolayısı ile davalının müvekkil şirkete karşı borçlu olduğunun ve işbu borca ilişkin başlatılan icra takibine itiraz ederek kötü niyetli olduğu açık olup ilk derece mahkemesi tarafından borçlunun kötü niyetinin kesin olarak kanıtlanması ile müvekkil şirketin daha fazla zarara uğramaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, davada davalı Kayseri ... 'nın müvekkil şirket ... A.Ş ile de ticari ilişkiden kaynaklanan borçları mevcut olduğu gibi müvekkil şirketin ticari ilişki içerisinde olan ve ödenmeyen borçları sebebi ile icra takibi başlattığı bir çok dosyası bulunduğunu, bu dosyalardan bahsedilmesi gerekirse; davalı şirkete karşı 35.161,06 TL bakiye alacağın ödenmemesi sebebiyle İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu borca itiraz edilmesi ile icra takibi durdurulduğunu ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/636 E.sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, ticari ilişkiden kaynaklanan borçların ödenmemesi akabinde başlatılan icra takibine itiraz sonucu açılmış bir dava olup 10.10.2022 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkil şirket ... A.Ş'nin cari hesaptan kaynaklanan alacağının ödenmemesi üzerine 24.08.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yasal süresi içerisinde işbu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibe itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/907 E.sayılı dosyası ile itirazının iptali davası ikame edildiğini, davada 08.12.2022 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebi reddedildiğini, yasal süresi içinde ara karara ilişkin istinaf yoluna başvurulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından her ne kadar alacağın kanıtlanmadığının yanı sıra alacağın vadesinin geldiğinin de kanıtlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, dava dosyasına sunulan faturalar ile icra takibi dosyası da incelendiğinde borçlunun temerrüde düşürüldüğü, dolayısı ile alacağın vadesinin geldiğinin açık olduğunu, bu sebeple sayın mahkemeniz tarafından alacağın vadesinin geldiğinin kanıtlandığının kabulü ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davaya konu somut olayda; aralarındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirket tarafından davalı borçluya tıbbi cihaz ve sarf malzemesi satıldığını ve teslim edildiğini, akabinde alacaklı müvekkil şirket ile davalı borçlu ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından faturalar tanzim edilerek davalı borçluya tebliğ edildiğini ve söz konusu faturalar davalı borçlu tarafından kabul edildiğini, kabul edilen fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, bunun üzerine işbu davaya konu fatura bedellerinin tahsil edilmesi amacıyla davalı borçluya yönelik takipler başlatıldığını, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takiplerinde bilirkişi raporu ile de alacağın kanıtlanması akabinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından borcun vadesinin geldiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebin reddine karar verildiğini, gerek davalıya tebliğ edilen faturalar ile gerek icra takibinde ödeme emrinin tebliğ edilmesi ile davalının temerrüde düşürüldüğü, borcun vadesinin geldiğinin kanıtlandığının kabulü gerektiğini, dolayısı ile sayın mahkeme tarafından yukarıdaki detaylı şekilde izah edilen emsal kararlar uyarınca da ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, davada faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediği müvekkil şirketin ticari defter kayıtları ile de kanıtlandığını, bunun yanı sıra ifası mümkün ve muaccel bir borcun ifasında gecikme durumunda, alacaklının ihtarıyla borçlu temerrüde düştüğünü, alacaklı, ihtar çekmek yerine doğrudan borçluya karşı icra takibi de başlatabildiğini, ödeme emrinin unsurları ihtarda bulunması gereken unsurları içerdiğinden ve ödeme emrinin muhatabı borçlu olduğundan, ihtar çekilmeksizin icra takibi açılması durumunda borçlunun temerrüdünün ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle gerçekleşeceğinin kabulü gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturalar davalı tarafından kabul edilmiş olsa da muaccel olan fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, akabinde müvekkil şirket tarafından icra takibi başlatıldığını ve davalının bu takibe itiraz ettiğini, ihtiyati hacze ilişkin yasal koşullar oluşmuş olup davalının itirazları haksız ve kötü niyetli olduğunu, yargılama esnasında alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de davalının kötü niyetinin kanıtlanmış olması sebebi ile ihtiyati haciz kararının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırı olup sayın mahkemeniz tarafından ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, davaya konu somut olayda, aralarındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirket tarafından davalı borçluya tıbbi cihaz ve sarf malzemesi satıldığını ve teslim edildiğini, akabinde alacaklı müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket tarafından birçok fatura tanzim edilerek davalı borçluya tebliğ edildiğini ve söz konusu faturalar davalı borçlu tarafından kabul edildiğini, kabul edilen fatura bedelleri müvekkil şirkete ödenmediğini, Kayseri İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı 90.536,62-TL tutarlı takibe konu edilmiş ancak işbu konu ilgili fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine, müvekkil şirket ile davalı borçlu arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak vade farkı oluştuğunu, işbu vade farkının tahsili amacıyla ... numaralı ve ... numaralı faturalar tanzim edildiğini, davalı tarafından konu vade farkı faturalarından ve işlemiş faizden kaynaklanan 37.678,22-TL alacağın ödenmemesi sebebiyle, Kayseri İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ödeme emrine, borca, ferilerine ve faiz oranına itirazda bulunduğunu ve akabinde icra takipleri durduğunu, karşı tarafın malları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğine, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; İtirazın iptali davasının ilk şartı gerçek bir alacağın varlığına bağlı olduğunu, cevap dilekçesi ile İtiraz dilekçesin de detaylı olarak olarak izah edilen ve sunulan deliller ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde de görüleceği üzere davacı taraf, müvekkil firmanın bilgi ve talebi dışında fatura keserek müvekkil firmayı borçlu konumuna düşürdüğünü, davacı tarafın dilekçe ekinde sunmuş olduğu Birim Fiyat Teklif Formu'nda "Satış Şartlarımız' bölümünde; "Teklif formu siparişe dönüştüğü takdirde teklif formuna "SİPARİŞİMİZDİR" ibaresi eklenerek, ... firmasına imzalı ve kaşeli olarak iletilmesi gerekmektedir." şeklinde belirtildiğini ve teklif formunun bu şekilde sipariş haline getirileceği açık ve net olarak belirtildiğini, müvekkil tarafından söz konusu teklif formuna herhangi bir şekilde kaşe ve imza atılmamışken davacı tarafça söz konusu ürünler müvekkile fatura edilerek müvekkil firmanın istek ve taleplerinin dışında ürün faturası kesildiğini, davacı tarafça müvekkilin teklifi kabul ettiğine dair somut delil de mahkeme dosyasına sunulmadığını, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında yıllardır yapılan ticaret dolayısıyla müvekkil şirket davacı şirketin söz konusu değişimi yapması için süre tanıdığını, davacı şirketin şube yetkilisi ... ile yapılan görüşmeler neticesinde değişim yapılmasını bekleyen müvekkil, davacı şirket tarafından teslim edilen ayıplı mallar nedeniyle herhangi bir ihtar çekmediğini, davacı şirketin söz konusu ürünlerde değişim yapmayı taahhüt etmesi dolayısıyla yasal yollara başvurmadığını, davacı şirket müvekkil şirkete devamlı olarak söz konusu ürünleri değiştireceği yönünde telkinlerde bulunmuşsa da davacı şirket, ÜTS ( ürün takip sistemi) kaydı bulunmayan ve müvekkilin ihtiyaçlarını karşılamayan ürünleri değiştirmekten kaçındığını, davacı firma tarafından müvekkil firmaya tedarik edilen lenslerden birçoğunun bu şekilde UTS kaydı bulunmamakta olup, müvekkil firma söz konusu lenslerin fatura edilememesinden ciddi kayıplar yaşadığını, söz konusu ürünlerin davacı firma tarafından garanti kapsamında değiştirileceği ve doğru ürünlerin müvekkil firmaya tedarik edileceği belirtilmişse de davacı firma müvekkili aylarca oyaladığını ve söz konusu ürünlerdeki gizli ayıbı gideremediğini, müvekkil davacı firma tarafından bilgisi ve talebi dışında müvekkil firmaya fatura edilen lensleri iade etmek istemesine rağmen davacı firma aylarca müvekkil firmayı oyaladığını ve ürünleri iade almaktan imtina ettiğini, davacı taraf, hukuka aykırı olarak lens tedariki yaptığını, müvekkil firmanın ticari güvenini sekteye uğrattığını, davacı tarafça her ne kadar müvekkilden alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkil firma aleyhinde icra takibi başlatılmışsa da müvekkil firmanın yazılı bir talebinin bulunmamasına rağmen talep dışı ürün tedariki yapan ve sonrası dönemde taraflar arasında uygulanan kurallar gereği uyması gereken yükümlülüklere uymayan davacı firma, müvekkil firmayı açıkça zarara uğrattığını ve kötü niyetli olarak müvekkil aleyhinde icra takibi başlattığını, aleyhe hususları kabul manasına gelmemesi şartıyla; davacı taraf, her ne kadar 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkilin kendisine borcu olduğunun ispatlandığını beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davacı taraf gerçeklikten uzak iddialar doğrultusunda haksız yere müvekkilden alacak talebinde bulunduğunu, davacı taraf, her ne kadar 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunu dayanak göstererek haksız davasını kabul ettirme çabası içerisine girmişse de itirazlar doğrultusunda yapılacak incelemede müvekkil firmaya ayıplı ürün teslim edildiği ve davacı firmanın müvekkilden hiçbir alacağının olmadığı açıkça anlaşılacağını, davacı şirket, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve taraflar arasında teamül haline gelen kurallara aykırı davranarak müvekkili zarara uğrattığını, tüm bu nedenler gereğince davacı tarafın kötü niyetli ihtiyati haciz talebinin reddini talep etme zarureti hasıl olduğunu, yerel mahkemece davacı tarafın ihtiyati haciz kararının reddine karar verilmesi hukuka uygun olup, davacı tarafın haksız istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, davacının haksız ve yersiz istinaf itirazlarının reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ : Derdest dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davacı , dava dilekçesi ile takip ve dava konusu para alacağı yönünden İİK 257. Maddesi gereğince ihtiyati haciz istemiş, mahkeme 14/08/2023 tarihli gerekçeli ara kararI ile yaklaşık ispata yeterli koşulları bulunmadığından reddine karar vermiş, davacı vekili bu ara kararını istinaf etmiş, dosya dairemize gelmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 2023/1897 Esas- 2023/1628 Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair kesin olarak karar vermiştir.Dava devam ederken , davacı vekili mahkemeye sunduğu 25/03/2024 tarihli dilekçesi ile alınan bilirkişi raporu ile alacağın varlığının kanıtlandığının kabulü ile davaların kabulüne ve yaklaşık ispat sağlandığı gerekçesiyle karşı tarafın malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Ayrıca vade farkının değerlendirilmesi ile davalının ticari defterinin incelettirilmesi suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasını da talep etmiştir.Mahkeme 26/03/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile İİK 257.maddesi gereğince aranan yasal koşulların bulunduğunu ispata elverişli mahkemeye yaklaşık kanaat getirici yeterli delil bulunmadığından ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiş, davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; derdest davanın ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olması , takip ve dava konusu para alacağı yönünden alınan bilirkişi raporuna hem davalı hemde ihtiyati haciz isteyen davacı tarafça ayrı ayrı itiraz edilmiş olması, yeni rapor ya da ek rapor alınmasının da taraflarca yani bizzat ihtiyati haciz isteyen davacı tarafça da talep edilmiş olması nedeniyle, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre takip ve dava konusu para alacağı yönünden istenen ihtiyati haczin kabulü için İİK 257. Maddesi gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulları bulunmadığından davacı vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan istinaf edilen ara kararda yazılı açıklamalar , yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde , istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ile aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/636 Esas sayılı 26/03/2024 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 08/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkonusutaraflarınesastanİptaliözetisavunmalarınınistinafreddinederecesebeplerininhukukideğerlendirilmesisebepleriİtirazın"siparişimizdir"nitelendirmekararınınreddine"kesinileridelillerinkayseriiddianumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim