Kayseri BAM 6. HD 2024/918 E. 2024/1015 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/918
2024/1015
2 Mayıs 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/918
KARAR NO: 2024/1015
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/02/2024
NUMARASI: 2022/558 E. 2024/153 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 02/05/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/02/2024 tarih ve 2022/558 E - 2024/153 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin merkezi İstanbul olmakla birlikte hemen hemen Türkiye’nin her tarafına müşterilerinin talebi doğrultusunda ürün gönderdiğini, Kayseri’de bulunan ... Ltd. Şti de müvekkili şirket ile çalışmakta olup, ilgili faturada görülen 30 top tekstil ürünü sipariş ettiğini, müvekkili şirketin nakliye işleri için çalıştığı davalı şirket ile iletişime geçtiği ve nakliye hizmeti talep ettiğini, bunun üzerine davalı şirket çalışanı olan ...'ın, İstanbul’da bulunan ambardan Kayseri’ye nakliyatın yapılması için müvekkil şirkete yönlendirildiğini, ürünlerin 30.10.2017 tarihinde davalı şirket çalışanına ait araca yüklendiği ve sonrasında davalının sorumluluğunda bulunan ürünlerin sipariş veren firmaya/müşteriye teslimi için yola çıkmasına rağmen bir süre sonra ürünlerin teslim edilmediğinin öğrenildiğini, ürünlerin neden teslim edilmediği ile akıbetini sadece davalı şirket yetkililerinin bildiğini, davalı şirketin, ürünleri teslim ettiğini iddia etse de buna ilişkin somut herhangi bir delil bulunmadığını,davalının hakimiyetinde bulunan ürünlerin, kaybolması/çalınması/kullanılmasının davalı şirketin sorumluluğunu doğurduğunu, ürünlerin müşteriye teslim edilmediği gibi müvekkil şirkete iade de edilmediğini, söz konusu ürünlerin müşteriye teslim, bedelinin ödenmesi ve/veya iadenin yapılmaması üzerine bedelinin tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından nakliyeci ile şoförü aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığıni, takip borçlusu davalı şirket çalışanı ... tarafından takibe itiraz edilmediği ve takibin kesinleştiği, ancak davalı/borçlu şirketçe takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yapılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirtein Kayseri' de şehir içi nakliye hizmetleri veren bir şirket olduğunu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 05/05/2017 tarih ve ...... sayılı N1 Belgesinde de görüleceği üzere il sınırları içerisinde nakliyat ambarı işletmeciliği yapan şirket vasfında olduğunu, İl sınırları dışında nakliyat hizmet vermesi hukuken mümkün olmadığı gibi, davalı müvekkil şirketin Kayseri İli dışında herhangi bir yerde şubesinin de bulunmadığını, davacı şirket tarafından davalı müvekkil şirketin çalışanı olarak lanse edilmeye çalışılan ... isimli şahsın davalı müvekkil şirket çalışanı olmadığını, nitekim dava dilekçesinde de takip ve dava konusu ürünlerin ... isimli kişiye ait ...plaka sayılı araca yüklendiği ifade edilmiş olup bu araç da davalı şirkete ait olmadığını, davacı şirket tarafından gönderildiği ileri sürülen ürünler ile ilgili olarak davalı şirket ile herhangi bir irtibat kurulması, hizmet istenmesi de söz konusu olmadığını, müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığında ve arabuluculuk sürecinde bu durum davacı şirkete izah edilmiş ise de sonuç alınmadığını, usul ve yasaya, hukuka aykırı olarak açılan iş bu haksız dava nedeni ile müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Somut davada, davacı tarafından dava dışı ... Ltd Şti' ne gönderilmek üzere davalının çalışanı olan ...'a ait araca yüklenen malın teslim edilmemesi nedeniyle malın bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiş olup davalı tarafından ise ...'ın çalışanlarından biri olmadığı, yine taşımı yapılan aracın şirkete ait olmadığı ve gönderilen ürünlerle ilgili davacı tarafından davalı şirketle iletişim kurulmadığı ileri sürülerek taşıma ilişkisinin kabul etmediği anlaşılmıştır. SGK İl Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabından ...' ın davalı şirket çalışanı olmadığı, taşıma yapılan... plakalı aracın ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.Her ne kadar davacı vekili tarafından davaya konu taşımadan önce de davalı şirkete taşıma yaptırıldığı ve yine aynı şoför ve araç ile taşıma gerçekleştiği beyan edilse de, yine o şoförün davalı tarafından davacıya yönlendirildiğine ve malların teslim alındığına ilişkin belge sunulmadığı, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında sanık sıfatıyla ifadesi alınan şoför ...'ın davalı şirkette çalıştığını beyan ettiği görülse de işbu taşıma ilişkisinin ispatı için yeterli olmadığı, nitekim ilgili ceza dosyasında beyanı alınan tanık...' un... A.Ş' de çalıştığını ve sanık ...' la taşımı işini gerçekleştirdiklerini beyan edildiğinin anlaşıldığı, ancak tanığın alınan beyanında davalı şirket dışında başka bir firmada çalıştığını beyan ettiğinin görüldüğü, davacı tarafından düzenlenen faturada da taşıma işinin davalı firma tarafından gerçekleştirildiğine dair bir bilgi yer almadığından, dava dışı sürücü ...'ı, 30/10/2017 tarihli taşıma işi için davacıya yönlendiren ve fiili taşıyıcı olmasını söyleyen kişinin davalı olduğu ispat edilememiş olup bu hususun tanıkla ispatı da mümkün olmadığı değerlendirildiğinden, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafından sunulan yemin metninin davalı şirket yetkilisi tarafından eda edildiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine, Davacı tarafça takibin kötü niyetli yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflarınca delil olarak gösterilen, kesinleşen ceza dosyasında bulunan ifade ve beyanlara itibar edilmeden hüküm tesis edilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki delillerin yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı değerlendirilerek hüküm tesis edildiğini, bu durumun bozmayı gerektirdiğini, dosya kapsamında şirket yetkilisinin yemini ile çelişen ve davalının taşıma işleminden sorumlu olduğuna dair delillerin varlığına rağmen yemin beyanı doğrultusunda hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/558 Esas – 2024/153 Karar sayılı ilamına karşı istinaf kanun yolu başvuru sebeplerinin kabulüne, yerel mahkemenin ret kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf istinaf talebinde bulunmuş ise de davacı tarafın istinaf talebinin yerinde olmadığından, istinaf gerekçeleri usul ve yasaya, hukuka aykırı olduğundan davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde: alacaklının mahkememiz dosya davacı tarafından ..., ..., ...ve davalı ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti hakkında " 6720,97 USD Asıl alacak (30.10.2017 açıklama kaybolan emtia bedeli" dayanak yapılarak toplam 7.132,20- USD üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından 12.12.2018 tarihinde yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğünce takibin 13.12.2018 tarihinde durdurulduğu eldeki davanın 21.06.2022 tarihinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında davalı şirket hakkında 13.12.2018 tarihinde verilen takibin durma kararının davacıya tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanılmamış olup bu durumda davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı müşterisine teslim edilmek üzere satın aldığı ürünlerin taşınması amacıyla davalı şirket ile anlaştığını dava dışı ...'ın davalı şirketin çalışanı olduğunu, davalı şirket ile yaptıkları taşıma sözleşmesi uyarınca malların ...'ın sürücülüğünü yaptığı ... Plakalı araca yüklendiğinin malların bu kişi tarafından emniyeti suiistimal suretiyle elden çıkarıldığının Bakırköy 16. ASCM 2017/754 Esas 2020/299 Karar sayılı ilamıyla sabit olduğunu belirterek uğradığı zararın amacıyla takip başlattığı görülmüştür.
Davalı davacı ile aralarında taşıma sözleşmesi kurulmadığını, ... isimli kişinin çalışanları olmadığını ... Plakalı aracın şirketlerine ait olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/02/2024 tarih ve 2022/558 E . 2024/153 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19