SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2023/2266 E. 2023/2113 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2266

Karar No

2023/2113

Karar Tarihi

29 Kasım 2023

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2266

KARAR NO: 2023/2113

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/10/2023 ARA KARAR

ESAS NO: 2023/357

KARAR NO: 2023/1056

DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

KARAR TARİHİ: 29/11/2023

KARAR YAZIM TARİHİ: 29/11/2023

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2023 tarih ve 2023/357 Esas- 2023/1056Karar sayılı ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı kooperatifin ... nolu üyesi iken kendisine kura teslim tutanağı neticesinde isabet eden ... . Kat ... nolu bağımsız bölümü ... tarihli konut teslim tutanağı ile teslim aldığını ve o tarihten beri taşınmazı fiilen kullandığını, müvekkili davalı kooperatife üyelikten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin müvekkiline karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı kooperatifin iflas ettiğini ve tapu kaydının halen davalı kooperatifte olan bağımsız bölümün iflas masasına kaydolduğunu ve kooperatifin borçlarından dolayı müvekkile ait bağımsız bölümün satışının da ... iflas sayılı dosyası ile talep edildiğini belirterek ... İli, ... İlçesi, ... ada ... Parsel ... . Kat ... nolu bağımsız bölüme tedbir konulmasını, müvekkiline ait bağımsız bölümün ... iflas sayılı dosyası ile satışının istenildiğini, tedbiren ve teminatsız olarak aksi halde mahkemece uygun bir teminat karşılığında satışın tedbiren durdurulmasını, davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi ... ada ... parsel ... . Kat ... no'lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini aksi halde konutun rayiç bedelinin davalıdan tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, kooperatif üyesi olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, kooperatife halen üye olan davacıya payı oranında isabet eden ek ödeme yükümlülüğünün bildirildiğini ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafın müflis kooperatife halen borçlu olduğunu, davacının, müflis kooperatiften alacaklı değil, aksine müflis kooperatife ait olan taşınmazda haksız yere işgal ettiği için ecri misil ödemesi gerektiğini, davacı tarafından işbu dava açıldıktan sonra müflis kooperatife alacak kayıt başvurusu yapıldığını, iflasın açılmasından sonra iflas idaresinin tüm alacakların İİK madde 198 hükmüne göre paraya dönüşmüş olmasından dolayı, bu şekilde konusu para olmayan taleplerin aynen ifa edilmesine karar verilemeyeceğini davacının haksız davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "HMK 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

İİK'nun 198. maddesi, "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir. Şu kadar ki iflas idaresi taahhüdün aynen ifasına deruhte edebilir. Bu takdirde alacaklı talep ederse iflas idaresi teminat gösterir...Borçlar Kanununun 290ncı maddesi hükümleri mahfuzdur." hükmünü içermektedir.

Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı kooperatif üyesinin kooperatife karşı parasal yükümlüğü bulunması halinde tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği gibi değerini de isteyemeyeceği, davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nun 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü gözetilmesi gerekir. (Bu yönde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/1332 Esas 2021/1412 Karar, 2021/982 Esas 2021/1411 Karar, 2021/1568 Esas 2021/1410 Karar sayılı emsal kararları).

Somut uyuşmazlık yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir kararının yalnız uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, kanun gereği tedbir imkanı olmadığından anlaşılmakla davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş "1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.

Bu ARA karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkil davalı kooperatifin ... nolu üyesi iken kendisine kura teslim tutanağı neticesinde isabet eden ... . Kat ... nolu bağımsız bölümü ... tarihli konut teslim tutanağı ile teslim almış ve o tarihten beri taşınmazı fiilen kullandığını, Müvekkil davalı kooperatife üyelikten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin müvekkiline karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve kendisine isabet eden bağımsız bölümün tapusunu vermemesi ve davalı kooperatifin borcu sebebiyle ... iflas sayılı dosyası nedeniyle ... tarihleri arasında satış yapılacağından tedbiren satışın durdurulması talep edilmiş olup mahkemece 20.10.2023 tarihli ara karar ile tedbir talebimiz reddedildiğini, Fakat konuya ilişkin Yargıtay 15. H. D. 2010/2052 e. 2011/2753 k. Sayılı ilamında müvekkilin talebinin ayni hakka ilişkin olduğu açıkça düzenlendiğini, müvekkilin tapu iptali talebi şahsi hakka ilişkin olmayıp paraya çevrilmeyeceğinden taşınmaz üzerine tedbir konulması gerektiğini, Müvekkilin yaklaşık 15 yıldır oturmakta olduğu dairesi davalı kooperatifin borçları sebebiyle satılacak olup satış günü 23.10.2023 tarihi olduğunu, Yerel mahkemece daha önceki tedbir talebimizin reddedilmesi nedeniyle müvekkilin mağduriyeti halen devam ettiğini, Taşınmazın satışının tedbiren durdurulması gerekirken tedbir kararı verilmemesi nedeniyle taşınmazın satışı yapılacak olup davalı kooperatif iflas ettiğinden müvekkilin davayı kazanması halinde dahi zararının telafisi uzun süre de mümkün olmayacağını, ayrıca davalı kooperatif iflas etmiş olup müvekkile daire verilmesi de bu şamadan sonra mümkün olmadığını, bu hususun da göz önüne alınması gerektiğini, istinaf talebimizin kabulü ile yargılama sona erene kadar tedbiren satışın durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından tedbir talebine ilişkin olarak verilen ret kararı doğru olduğunu, davacı tarafça her ne kadar istinaf başvurusu dilekçesinde; "alacağın paraya dönüşmesi için iflas idaresine müvekkilin başvur yapması ve iflas idaresi tarafından tapu iptali talebinin kura katılım belgesi kooperatifi üyelik sözleşmesi vs gibi belgelerin kabul edilmemesi gerekmektedir." şeklinde ifadeler istinaf başvurusuna gerekçe olarak gösterilmiştir. Öncelikle davacının bu iddiasının hukuki dayanağı bulunmayıp, İİK 198. maddesinin emredici hükmüne açık aykırılık içermektedir. İİK 198. Madde hükmü "Mevzuu para olmıyan alacak ona muadil bir kıymette para alacağına çevrilir." şeklinde olup, hükümde ve devamında, konusu para olmayan alacakların değerine göre para alacağına çevrilmesi için hiçbir şart öngörülmediğini, kısaca, davacının iddia ettiği şekilde bir başvuru ve akabinde iflas idaresi tarafından alınacak bir karar şartı kanunda öngörülmemiş olup, böyle bir uygulamanın zaten iflas hukukuna uygun olmayacağı aşikar olduğunu, yerel mahkeme tarafından tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçeyi yerinde olup, davacı tarafça yapılan işbu istinaf başvurusu hakkında ret kararı verilmesini Başkanlığınızdan vekaleten talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Derdest dava, dava konusu bağımsız bölüme ilişkin taşınmazın davalı kooperatif adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescili, aksi halde konutun rayiç bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.

Davacı vekili yargılama devam ederken mahkemeye verdiği tedbir talep dilekçesi ile: "Müvekkil davalı kooperatifin ... nolu üyesi iken kendisine kura teslim tutanağı neticesinde isabet eden ... . Kat ... nolu bağımsız bölümü ... tarihli konut teslim tutanağı ile teslim almış ve o tarihten beri taşınmazı fiilen kullanmaktadır Müvekkil davalı kooperatife üyelikten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin müvekkiline karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve kendisine isabet eden bağımsız bölümün tapusunu vermemesi ve davalı kooperatifin borcu sebebiyle ... iflas sayılı dosyası nedeniyle satışı yapılacağından tedbiren satışın durdurulması talep edilmiş olup mahkemece yalnızca taşınmaz üzerindeki tedbir talebimiz İİK 198 . Maddesi gereği para alacağına dönüştüğünden bahisle reddedilmiştir.

Fakat konuya ilişkin Yargıtay 15. H. D. 2010/2052 e. 2011/2753 k. Sayılı ilamında müvekkilin talebinin ayni hakka ilişkin olduğu açıkça düzenlenmiştir.

''Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yüklenicinin iflası halinde eser sözleşmesi ilişkisinin son bulmayacağı kabul edilmektedir. İş sahibinin iflastan önce yükleniciye iş bedelini ödemiş olması halinde iflas anında eser tamamlanmış olsa bile eserin değerini para olarak iflas masasına yazdıracağı düşünülebilir ise de arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde pay devri semenin ödenmesi niteliğinde olmayıp yüklenicinin sözleşme gereği taahhüt ettiği yükümlülüğüne mahsuben avans ödemesi vasfında olduğu ve gerçek satış işlemi de sözkonusu bulunmadığından mülkiyet hakkı sahibi olan davacı arsa malikinin tek taraflı irade beyanı ile sonlandırılması mümkün olmayan arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshini ve mülkiyet hakkına dayalı olarak tapu kaydının iptal ve tescilini istemek hakkı vardır. Davanın esasına girilmesi gerekir.

İİK'nın 198. maddesinde yer alan alacak deyiminden de anlaşılacağı gibi buradaki alacaklar nispî ( şahsi ) haklara ilişkin alacaklardır. Buna karşılık ayni haklar 198. madde hükmünün kapsamı dışındadır ve iflasın açılmasıyla para alacağına dönüşmezler. İflasın açıldığı anda iflas edenin elinde bulunan üçüncü şahıslara ait mallar, şerh verilmek suretiyle ayni hak kuvvetini kazanmış olan kişisel haklar ve mülkiyete dayalı ayni haklar iflasta para alacağına çevrilmezler ve bu haklar iflas masasına karşı aynen ileri sürülebilir ( Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 17.01.1989 gün 6697-103 sayılı ve 14. Hukuk Dairesi'nin 17.01.1985 gün 7129-395 sayılı ilamları ).'' şeklide karar verilmiştir. Bu durumda müvekkilin tapu iptali talebi şahsi hakka ilişkin olmayıp paraya çevrilmeyeceğinden taşınmaz üzerine tedbir konulması gerekmektedir.

Müvekkilin yaklaşık 15 yıldır oturmakta olduğu dairesi davalı kooperatifin borçları sebebiyle satılacak olup satış günü ... tarihidir. Mahkemenizce daha önceki tedbir talebimizin reddedilmesi nedeniyle müvekkilin mağduriyeti halen devam etmektedir.Taşınmazın üzerine tedbir konulması gerekirken konulmaması sebebiyle taşınmazın satışı yapılacak olup davalı kooperatif iflas ettiğinden müvekkilin davayı kazanması halinde dahi zararının telafisi uzun süre de mümkün olmayacaktır.Bu sebeple satışın öncelikle teminatsız aksi halde teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesini" talep etmiştir.

Mahkeme, 20/10/2023 tarihli gerekçeli ara kararı ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş, davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacının işbu derdest davasında istediği söz konusu ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü için HMK'nın 389 vd. Maddesi gereğince aranan gerekli ve ayrıca yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması,... iflas sayılı dosyadan yapılacağı söylenen cebri satış işleminin bizzat kendisinin işbu davanın/uyuşmazlığın doğrudan konusu olmaması, ayrıca bu davada taraf olmayan 3. Kişilerin maddi hukuktan ve cebri icra hukukundan kaynaklı haklarını da etkileyecek ve engelleyecek şekilde, işbu dava dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararının da verilemeyecek olması nedeniyle davacı vekilinin söz konusu mahiyetteki ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararla da davacı vekilinin sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan sözkonusu ara kararının yukarıda belirtilen gerekçelere binaen ve sonucu itibariyle hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2023 tarih ve 2023/357 E sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli olan 269,85TL maktu istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

  4. HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

  5. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 29/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTapukesin(SatınDayalı)TescilasliyeAlmayaVeticaretkonusukayserireddine"İptalihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim