SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 6. HD 2023/1523 E. 2023/1649 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1523

Karar No

2023/1649

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1523

KARAR NO: 2023/1649

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/03/2023

NUMARASI: 2021/540 E. 2023/247 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023

KARAR YAZIM TARİHİ: 12/10/2023

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 28/03/2023 tarih ve 2021/540 E - 2023/247 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile dava dışı borçlu ... A.Ş. arasında akdedilen 03.08.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi gereği borçlu firmaya krediler kullandırıldığını, davalılardan ..., ...'nun sözleşmenin 3,5 maddesi gereği, sözleşmede belirtilen kefaletleri ile sınırlı olmak üzere birbirinden bağımsız ayrı ayrı ve müşterek kefil olduklarını, sözleşmede kefil olarak imzası bulunan kefil ...'nun vefat ettiğini (... ve ... dışında) ... ve ...'nun mirasçı olarak kaldığını, mirasçıların süresi içerisinde mirası reddetmediklerini, sözleşme gereği kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine Üsküdar 16. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ve Üsküdar 16. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ile borçluların ihtar edildiğini, 29.07.2019 tarihi itibarı ile 226.993,73-TL asıl alacak,883.052,40-TL rotatif, 33.990,12-TL işlemiş faiz, 200.000-TL iskonto kredisi, 43.397,26-TL işlemiş faiz, 10.057,75-TL ... kart 733,28-TL işlemiş faiz, 25.034,62-TL Ticari KMH, 1.825,21-TL işlemiş faiz, 3.997,29-TL BSMV olmak üzere toplam 1.428.991,66-TL toplam alacağa ihtar sonrası 654.642,67-TL yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye 774.642,67-TL için yasal takip başlatıldığını, ancak ihtiyati haciz ile başlatılan takipte icra müdürlüğü'nce ödeme emri hazırlanırken takip talebinden farklı ve eksik olarak düzenlendiğini, borçluların haksız ve yersiz olarak takibe itiraz ettiklerini, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı borçlular ... ve ...'nun mirasçılık belgesi gereği ve mirası reddetmemelerinden dolayı borcun tamamından kefalet limitleri içerisinde sorumlu olduklarını belirterek davalılar yönünden takip miktarı olan 774.642,47-TL alacağın tahsilini teminen yapılan takibe karşı davalının itirazlarının iptaline, bilirkişi tarafından düzenlenecek rapor gereği ıslah etmek üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 717.314,74-TL'nin tahsili ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı alacaklara ilişkin olarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/664 Esas ve 2021/579 Karar sayılı dosyasında davanın hala devam ettiğini, kesinleşmediğini, bu nedenle davacı vekili tarafından istinaf edildiğini ve devam etmekte olduğu belirtilerek derdestlik itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı bankanın asıl borçlusunun ... İnş. olduğunu, konkordato alan şirketin kefilleri veya müteveffa mirasçıları için dava dilekçesinde belirtilen takipleri başlattığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2013/7742 esas 2013/10701 Karar ve 15.07.2013 tarihli kararına atıfta bulunarak "Müteselsil kefaleti düzenleyen kanun maddesinde alacağın taşınmaz rehni ile veya taşınır rehni ile teminat altına alınması halinde müteselsil kefile başvurabilmek için hükümde öngörülen koşulların oluşmasının gerektiğinin" belirtildiğini, karşı tarafın belirtmiş olduğu takibin Yargıtay ilamında da görüleceği üzere 6098 sayılı TBK 586 Maddesinin " Alacak , teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa rehin paraya cevrilmeden önce kefile başvurulamaz" düzenlemesi gereğince alacaklının önce rehinle teminat altına almış olduğu alacakları takip yolu ile tahsiline gitmesi gerektiğini, alacaklının kendisini çek ve ipoteklerle teminat altına aldığını, ayrıca davacı bankanın talep etmiş olduğu miktarlardaki uygulamış olduğu faiz miktarının, faiz oranının afaki ve hukuka aykırı olduğunu, konkordato'dan yararlanan şirketlere ve kefillerine sadece anapara üzerinden, faiz harici gidilebilecekken, davacı bankanın faiz miktarını yüksek tuttuğunu, davacı banka tarafından düzenlenen ve konkordato heyetine verilen borç-alacak durumunu gösterir 15.05.2020 tarihli belgede, toplam 1.206.292,92-TL borcunun bulunduğunun belirtildiğini, banka tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına gönderilen ödeme emrinde bu kalemlerin tamamen değiştirildiğini, banka tarafından müvekkillerine 142.757,87-TL fazladan alacak talebinde bulunulduğunu, banka alacağını kendisi komiser heyetine bu şekilde bildirdiğini, bu miktarların esas alınması gerektiği belirterek müvekkilleri aleyhine açılmış olan mesnetsiz davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Anılan şartlar incelendiğinde takibe konu alacağın likit olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gözetilerek davalılar aleyhine itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına davalıların yapmış olduğu itirazların, Rotatif kredilerden kaynaklı 413.584,59-TL asıl alacak, 70.309,38-TL işlemiş faiz, 3.515,46-TL BSMV olmak üzere 487.409,43-TL ve Taksitli Ticari Kredilerden kaynaklı 199.914,22-TL asıl alacak, 33.985,41-TL işlemiş faiz, 1.699,27-TL BSMV olmak üzere 235.598,90-TL olmak üzere genel toplamda 723.008,33-TL nakit alacak üzerinden İPTALİ ile takibin bu alacak tutarı üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Yapılan yargılama neticesinde dosya içerisine aldırılan hatalı ve yanlış değerlendirmeler içeren rapor doğrultusunda davanın kabulüne takibin devamına karar verildiğini, dosya içerisine aldırılan rapor ve bu doğrultuda verilen karar hatalı olduğunu, bu hususta bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtilen hususlar değerlendirilmediğini, eksik husular araştırılmadığını, çelişkiler giderilmediğini, bu hususta mahkeme kararının gerekçesi de usul ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, iş bu sebeple usul ve yasaya iş bu karara itiraz etme gereği hasıl olduğunu, sayın istinaf mahkemesince yapılacak yargılama neticesinde iş bu kararın kaldırılması gerektiğini, banka tarafından 15/05/2020 tarihinde hükümet komiserlerine gönderilen şubenin ıslak imzalı borç bildirimlerine göre 07/12/2018 tarihi itibariyle çek karnesi limit gayrınakit kefalet teminatı dışında toplam 1.206.292,92 tl alacağının olduğunu, buna karşılık firmanın bankada bulunan tahsile koyduğu 854.349,00 tl tutarında 12 adet çekin tamamının tahsil edildiğinin bildirildiğini, buna göre 1.206.292,92 tl - 854.349,00 tl= 351.943,92 tl borç olduğu banka tarafından da bildirildiğini, banka tarafından bildirilen alacağın ipotek teminatlı olduğu beyan edildiğini, bu ipotek 3. Şahıs ipoteği olduğu için rehinli alacak kapsamında olmadığını, bankanın alacağının tamamı adi alacak kapsamında yer aldığını, hükümet komiserleri ve firma yetkilileri tarafından yapılacak bir protokolle 3. Şahsa ait ipoteğin fekki karşılığında kalan borcun ödenerek kapatılacağı yönünde bildirimlerde bulunulduğunu ve mail atıldığını, banka bunlara rağmen ipoteğin satışı yoluna gitmeyi tercih ettiğini, ipotek sahibi ve firmayı zor durumda bıraktığını, bankanın bildirdiği borcu kabul edip bunu ödemek istememize rağmen hesapta çıkan hesap tamamen yersiz olduğunu, davacı bankaya asıl borçlu müvekkil firmanın banka şube müdürünün verdiği 15.0.2020 tarihli imzalı ekte sunulan belgeye dayalı olarak rotatif kredi 540.000,00 tl. , İskonto kredisi 250.000,00 tl., Kredi kartı 12.175,59 tl, Rotatif kredi ipotek teminatlı 168.000,00 tl, Taksitli ticari kredi ipotek teminatlı 236.117,33 tl ( ortalama vade 25/08/2019 ) 1.206.292,92 tl toplam borcunun bulunduğunu, söz konusu raporda bu rakam sunulan belgeler dikkate alınmadan hesaplandığını, bankaya bu tarihten önce tahsil için bırakılan çeklerin dökümü ve ödenen toplam 854.349,00 TL tahsilatı yapılan çeklerden müvekkil şirketin borcu düştüğünde kalan miktar olan 351,943.92 tl olduğunu, asıl alacak miktarı ve alacağın niteliği konusunda açıkça hatalı karar verildiğini, hesaplamalarda bankanın bildirmediği beyan edildiğini, yapılan mahsup işleminin rehinli olduğu iddia edilen (rehni kabul etmemekle birlikte) alacağa istinaden yapılması gerektiğini, bu sebeple öncelikle alacağın aslı konusunda tam ve banka müdürünün sunduğu belge de dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kefillere asıl borçludan daha ağır yük yükletilemez kuralı gereğince de bu alacak miktarının faizsiz alacak olduğu tüm dosya borçluları içinde aynı hükmü doğuracağının aşikar olduğunu, müvekkil bu borcunu konkordato kapsamında taksitle ödeyebilecekken banka tarafından tüm ödemeler peşin olarak tahsil edildiğini, bu konuda müvekkil de zarara uğradığını, söz konusu bedelin vadeli ödenmesi halinde müvekkilin sahip olacağı faiz gelirleri de bankaya geçtiğini, bu sebeple müvekkili kazancının da hesap edilerek borç miktarından mahsubu gerektiğini, davacı banka alacağı adi alacak hükmünde olduğunu, bilirkişi incelemesinde ... A.ş tarafından yapılan ödemelerin toplamı hangi vadelerde tahsil edildiğini, bu ödemeleri elinde tutan bankanın faiz işletip işletmediğini, fazla bekleyen para ve tahsilatlar nedeniylede hangi şekilde kazanç elde ettiğini, bu elde edilen kazancında firmanın borcundan mahsup edilmediği hususunda lnceleme yapılması gerektiği itiraz dilekçesinde talep edildiğini, ancak sayın mahkemece bu itirazların dikkate alınmadığını, ısrarla kefiller yönünden faiz hesaplaması yapıldığını, ... şirketi tarafından yapılan ödemeleri hesaplamaya dahil edilmediğini, müvekkil kefiller asıl borçlunun faydalandığını, hak ve yükümlülüklerden faydalandığını, borçlu ... şirketi konkordato sürecinde olduğundan dolayı asıl borçlunun tabi olduğu külfetten daha fazlasının kefillere yükletilemeyeceği hukuk kuralları gereğincede müvekkillerden ayrıca bir alacak talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, asıl borçlu ... şirketi tarafından yapılan erken ödemeler nedeniyle firma lehine işleyen faiz ve mahsup tutarı dahi hesaplanmadığını, zira adi alacaklar yönünden işleyen konkordato süreci itibarıyla müvekkil şirketin konkordato müracaatı kesin olarak karara bağlandığını, tasdiklenen konkordato projesi itibarıyla müvekkilin rehinsiz borçlarını 01.07.2020 tarihinden itibaren 12 taksitte ödemesi kararlaştırıldığını, bu karar itibarıyla davalı banka da tahsil ettiği müvekkili ait müşteri çekleri ve müvekkilce yada onun adına yatırılan paralardan sadece rehinli alacağını tahsil edip geri kalanını ayrı bir hesapta bekletip konkordato projesi uyarınca belirlenen ödeme şekline uygun olarak alacağını 12 eşit taksitte tahsil etmesi gerektiğini, konkordatonun alacaklıların alacağına oranla garamaten ödeme alması kuralı da ihlal edildiğini, müvekkil vade konkordatosu talebi ile mahkemeye müracaat ettiğini, bilirkişi raporu itibarıyla davalı bankanın alacağını müvekkilin hesaplarından müvekkile verilen vadeye uymaksızın mahsup etmesini haklı gören hesaplama şekli vade konkordatosunun da ruhuna aykırı olduğunu, davacı taraf konkordato sürecine katılımı sağladığını, bir itirazı kayıt sunmadığını, alacağını kayıt ettirdiğini, projeden yararlanmak istediğini, faiz hesaplamasında da hataların bulunduğunu, yapılan ödemeler dikkate alınmaksızın yekün miktar üzerinden faiz hesaplaması yapıldığını, aslında hiç yapılmaması gereken faiz hesabının ödemeler dikkate alınmaksızın yapılması hatalı olduğunu, sayın mahkemece bu hatanın düzeltilmesi yönünde talep edilmiş olsa da ek rapor talebinin değerlendirmeye alınmadığını, ayrıca önemle belirtilen bir diğer husus ise icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı için istenen şartlar oluşmadığını, likid bir alacak söz konusu olmadığını, aynı zamanda borç asıl borçlu tarafından ödendiğini, müvekkillerin bir sorumluluğu mevcut olmadığını, bu hususların göz önüne alınmadan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, neticeten gerçeklikten uzak sadece bir bankacı bilirkişi raporu ile yanlış hesaplamalar sonucu dosyaya sunulan rapor doğrultusunda sayın mahkemece hatalı gerekçelerle verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/540 E 2023/247 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, öncelikle tehiri icra talebinin kabul edilerek mahkeme kararının uyugulanmasının geri bırakılmasını, duruşmalı olarak celse açılmasını, yapılan istinaf incelemesi neticesinde usul ve kanuna aykırı Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/540 E 2023/247 K Karar sayılı kararının kaldırılmasını, yeniden esas hakkında talepler doğrultusunda davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle;Yargılama sırasında dosyaya alınan bilirkişi raporlarına karşı tarafça ve davalı tarafça itiraz edildiğini, bilirkişilerce ek raporlar düzenlenmek sureti ile mahkemece karar vermeye elverişli raporların alınası sağlandığını, müvekkil banka alacağının teminatında bulunan taşınmaza ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, ancak dava dışı ... tarafından vekilleri aracılığı ile taşınmazın satış tarihinden sadece bir kaç gün önce tam üç defa ipoteğin fekki talebi ile Kayseri 5. Aile Mahkemesi 2019/695 E. ve 2020/102 K. sayılı ilamı ile ve yine Kayseri 6. Aile Mahkemesi 2021/153 E. 2021/712 ve halen yargıtay incelemesinde bulunan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2022/1942 E. 2022/1892 K. Sayılı dosyası ile dava açılmış ve açılan davalar red ile sonuçlandığını, İİK.nun 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. İİK.nun 45.maddesi borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmayacağı yasa gereği olduğunu, Borçlar Kanununun düzenlemesi göre ise alacak rehinle temin edilmiş olsa dahi, müteselsil kefiller hakkında haciz yolu ile takip yapılması yasaya uygun olduğunu, kefiller aleyhine başlatılan takipte faiz talep edilemeyeceğine dair iddianın ise hukuki dayanağı bulunmadığını, borçlu kefiller aleyhine kefalet sınırları dahilinde takip yapıldığını, takibe kötü niyetle itiraz edildiğini, asıl borçlu firma, konkordato projesi çerçevesinde ödemelerini yapmadığını, arz ve izah edilen sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 15.04.2021 tarihli ödeme emrine karşı davalılarca 21.06.2021 tarihinde yapılan itirazın iptali davasıdır.Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde: davacı tarafından davalılar aleyhine 08.08.2019 tarihinde 774.642,67-TL TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı davalıların itirazı üzerine 02.10.2019 tarihinde Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/664 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu 2019/664 Esas 2021/579 Karar sayılı ilamıyla; "ödeme emrinin Kayseri 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 30/11/2020 tarih 2020/716Esas-2020/832 Karar sayılı ilamı ile Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında verilen 10/11/2020 tarihli kararın iptali ile ödeme emrinin takibe uygun hale getirilmesine karar verilmesi ve işbu halde itirazın iptali davası için davalılar tarafından itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet veren geçerli bir ödeme emri olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar verildiği karara karşı yapılan istinaf baş vurusunun dairemiz 04.10.2021 tarih 2021/1627 Esas 2021/1720 Karar sayılı ilamıyla reddine karar verildiği kararın taraflarca temyiz edilmeyerek 24.11.2021 tarihindekesinleştiği görülmüştür. Kayseri Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında davalılara gönderilen 08.08.2019 tarihli ödeme emrinin Kayseri 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 30/11/2020 tarih 2020/716Esas-2020/832 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilmesi üzerine davacı tarafından davalılara 15.04.2021 tarihinde yeniden ödeme emri gönderildiği davalılarca 21.06.2021 tarihinde takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın 10.08.2021 tarihinde açıldığı görülmüştür.08.08.2019 tarihli ve 15.04.2021 tarihli ödeme emirleri incelendiğinde; takip dayanağı olarak 27.05.2019 tarihli kefalet sözleşmesi ihtarname ve eki hesap özeti Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının ilamsız takip dosyası olarak gösterildiği takip alacaklısı ve borçlularının aynı kişiler oldukları görülmektedir.

Davalılar vekili Av. ... Dairemize hitaben UYAP tan sunmuş olduğu dilekçe ile; istinaftan feragat ettiğini, vekilin dosyada mevcut olan vekaletnamede feragat istemlerine yönelik yetkisinin de bulunduğu anlaşılmıştır.HMK'nın 349. maddesinde; "(1) Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez. (2) Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur."

Davalılar vekili tarafından sunulan istinaf taleplerinden feragata dair dilekçesi nedeniyle, HMK. 349/2. md. gereğince davalı tarafın istinaf başvurularının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 28/03/2023 tarih ve 2021/540 E . 2023/247 K sayılı kararıyla ilgili davalı tarafın yaptığı istinaf başvurusunun, davalı tarafın istinaf talebinden feragat etmesi nedeniyle HMK 349/2 md gereğince REDDİNE,

Dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  1. İstinaf eden davalıların yaptığı istinaf posta/yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, peşin olarak yatırdıkları istinaf karar harcının talepleri halinde davalılara iadesine,

  2. İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile,HMK 361/1 uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere olarak oy birliği ile karar verildi. 12/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınticaretkonusutaraflarınİptaliözetisavunmalarınınistinafderecesebeplerininhukukigönderilmesinedeğerlendirilmesisebepleriİtirazıniptalinitelendirmeasliyekararınındelillerinkayseriiddiamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim