Kayseri BAM 5. HD 2024/253 E. 2024/231 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/253
2024/231
8 Şubat 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/253
KARAR NO: 2024/231
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/11/2023
NUMARASI: 2023/921 Esas 2023/1016 Karar
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 08/02/2024
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, HMK’nın 353. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı ...'in, müvekkili şirkete, dava dışı takip borçlusu ...'nın düzenlemiş olduğu kambiyo senedine ait borçtan kaynaklı 1.276.563,92-TL alacağı için 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiklerini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci ihbarnamenin tebliğ edildiğini, akabinde muhasebeci tarafından müvekkilinin diğer iki şirketine ait itirazların dosyalarına sunulmasına rağmen davacı şirkete gönderilen ihbarnamelere sehven cevap verilmediğini, sonrasında ise müvekkili şirkete 25/09/2023 tebliğ tarihli 89/3 ihbarnamesi gönderildiğini, davacı şirketin dava dışı takip borçlusuna her hangi bir borcu bulunmadığından yasal süresi içerisinde işbu 89/3'den kaynaklı menfi tespit davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini, müvekkilinin takip borçlusu ...'na söz edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin takip borçlusu dava dışı borçlu ... ile arasındaki tüm ticari defterler, banka hesapları incelenerek gerekli görülürse tanıklar dinlenerek ve uzman bilirkişilerin görüşlerine başvurularak edinilecek raporlar neticesinde müvekkili şirketin davadışı borçluya her hangi bir borcunun olmadığının tespit edileceğini, müvekkili şirketin her hangi bir mağduriyet yaşamaması, haksız yere icra takibine taraf olmaması için işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek müvekkilinin dava dışı takip borçlusu ...'na borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere; kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; Arabuluculuk tutanağının sunulmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunarak, takip alacaklısı davalı ...'in dava dışı takip borçlusu ... hakkında düzenlemiş olduğu kambiyo senedine ait borçtan kaynaklı 1.276.563,92 TL alacağı için 89/1 haciz ihbarnamesini müvekkili şirkete gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci ihbarnamenin tebliğ edildiğini, müvekkilinin diğer iki şirketine ait itirazları dosyalarına sunulmasına rağmen müvekkili şirkete gönderilen ihbarnamelere sehven cevap verilemediğini, 25/09/2023 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkili şirketin dava dışı takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığından yasal süre içerisinde menfi tespit davası açtıklarını, müvekkili ile takip borçlusu arasındaki tüm ticari defterler, banka hesapları incelenerek ve tanıklar dinlenip bilirkişi görüşü neticesinde alınacak rapor neticesinde müvekkili şirketin borcunun olmadığının tespit edileceğini, mahkemece her ne kadar arabulucu başvuru zorunluluğundan haklı davalarını usulden reddetmiş olsa da dava tarihi itibariyle uyap sisteminde zorunlu arabuluculuk ikazı verilmediğini ve dava açılmasını uyap sisteminin kabul ettiğini, mevcut olayda 89/1 ihbarnamesi itirazla durdurulabilecek bir durumdayken 3. kez ihbar sonucu dava açılmasının gerektiğini, salt itirazla durdurulabilecek dosyada tarafların arabulucuda bu konuyla ilgili hesaplar incelenmeden uzlaşmaya varılmasının mümkün olmadığını, bahse konu dosya türünde arabuluculuk başvurusunun dava şartı sayılmasının usul ekonomisi açısından mümkün olmadığını, dava tarihinde dava konusuyla alakalı zorunlu arabuluculuk sekmesinin uyapta yer almadığını, bu nedenle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın; İİK'nın 89/3 maddesi gereğince 3.şahıs tarafından açılan menfi tespit davasına ilişkin olduğu görüldü.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip alacaklısı ... tarafından takip borçlusu ... aleyhine 3 adet senede dayalı olarak toplam 970.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz ile komisyon alacakları olmak üzere 985.132,95 TL toplam alacak üzerinden 03/01/2023 tarihinde yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin kesinleşmesi sonrası davacı 3.kişi şirkete alacaklı tarafın talebi üzerine İİK'nın 89.maddesi gereğince haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, İİK'nın 89/3 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesinin 3. kişi davacı şirkete 28/09/2023 tarihinde tebliği üzerine 11/10/2023 tarihinde yasal 15 günlük süre içerisinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gibi açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir."(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/12/2015 tarih ve 2015/7065 Esas, 2015/17162 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4645 Esas, 2020/4139 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir)
01/10/2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476)
Somut olayda; taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır.
Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2023 tarihli 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında, 2004 sayılı kanunun 89. maddesinin 3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına dair verilen kesin karar uyarınca,
Görev hususunun kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olması nedeniyle mahkemenin görevi yönünden Dairemizce re'sen yapılan inceleme sonucu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmesine ve HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak dosyanın Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmek ve gönderilmek üzere Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine iade edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Dosya kapsamı, delil durumu ve takip dosyası içeriğine göre Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/11/2023 tarih ve 2023/921 Esas 2023/1016 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
İstinaf edilen kararın esası ve istinaf eden davacının istinaf sebepleri incelenmeden HMK'nın 353/1. a. 3 maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi ve HMK'nun 20. Maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflarına tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflarca Yerel Mahkemesine gönderilmesi yönünde müracaat/talep edilmesi halinde dosyanın davanın görülmesi için görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmek üzere Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine İadesine,
-
Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusu için yapılan sair giderlerin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,
-
İnceleme HMK'nun 353. maddesi gereğince duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20