Kayseri BAM 3. HD 2024/836 E. 2024/966 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/836
2024/966
7 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/836
KARAR NO: 2024/966
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/07/2022
NUMARASI: 2021/89 Esas, 2022/587 Karar
DAVANIN KONUSU: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 03/02/2021
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 07/06/2024
YAZILDIĞI TARİH: 07/06/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/89 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararı davacı vekili ile davalılar ... Ltd. Şti ve ... vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;16.03.2020 tarihinde müvekkiline ait olan ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Ankara ilinden Kayseri iline doğru devam ederken saat 22:30 sularında Kayseri'ye yaklaşık 25 km mesafede davalı ... .... A.Ş. adına kayıtlı davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari çekici ve ona bağlı ... plakalı Gaz Yakıt Tankeri ile ... dolum merkezinden tali yoldan ana yola çıkmak için direksiyonu çevirdiğini ve hava koşullarından dolayı ana yolu tamamen kapatmış olduğunu, müvekkilinin hava kaşullarını gözeterek gerekli tüm trafik kurallarına uyarak yaklaşık 50-55 km hızla seyrederken ... sevk ve idaresindeki tırı gördüğünü, hızını azaltarak frene bastığını, tır ile arasında yaklaşık 2 metre mesafe kalacak şekilde durabildiğini ve tıra herhangi bir şekilde çarpmadığını, daha sonra hızla gelen davalı ... Ltd.Şti. adına kayıtlı ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü davalı ... 'in yolu kapatan tıra çarpmamak için direksiyonu sağa kırarak kullandığı tırın sağ ön köşesiyle müvekkiline ait duran araca arkadan hızla çarptığını, çarpmanın etkisiyle savrulan müvekkilinin aracının sol tarafı öndeki tıra çarptığını ve müvekkilinin aracının yeniden yola savrulduğunu, çarpışma nedeniyle zincirleme yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracındaki oğlu ... 'ın müvekkilinin eşi ... ve kendisinin yaralandığını, müvekkilinin şikayeti ile Kayseri Cumhuriyet Savcılığı 202015587 Soruşturma dosyası ile soruşturma başlatıklığını, 24.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... ve ... 'in asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının belirtildiğini; savcılık soruşturması üzerine açılan Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/1322 esas sayılı dasyasında alınan 25.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ... ve ... 'in asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiğini, kaza sonucu müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, araçta pert kaydının oluştuğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda müvekkiline %25 kusur isnat edilmesi sebebiyle ... AŞ.den müvekkiline sadece 51.560,00TL ödeme olduğunu, 24.06.2020 tarihli ve 25.01.2021 tarihli bilirkişi raporlarında müvekkilinin kusurunun ve ihlalinin bulunmadığının belirtildiğini, müvekkilinin zararının kısmen değil tamamının tazmini gerektiğini, davalı sigorta şirketince ödenmeyen %25'lik kısmının da müvekkiline ödenmesi gerektiğini, o tarihlerde müvekkilinin aracının değerinin 72.000,00TL olduğunu, trafik kazası sebebiyle (fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla) uğranılan zarar 100,00TL'nin kaza tarihi oları 16.03.2020'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı sigorta şirketinden yaptığı ödemeye ek olarak ödenmeyen müvekkilinin %25'lik kusuruna karşılık gelen miktarın tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara ve davalı sigorta şirketine sorumlulukları oranında yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili Cevap dilekçesinden özetle; 16.03.2020 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait olan ... plakalı çekici ve ona bağlı ... plakalı LPG tankeri ile ana yola çıkmakta iken davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkili şirket aracının yanında durduğunu ve bu esnada diğer davalı ... Ltd.Şti.'ye ait ... plakalı çekici ve ona bağlı ... plakalı römorkun davacı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin olayda doğrudan bir kusurunun olmadığını, davacının kusurunun da araştırılmasını ve aynı zamanda zararı artırıcı eylemleri olup olmadığının tespiti için kusur raporu alınmasını, kazaya karışan ... plakalı çekici ve ona bağlı ... plakalı aracın 01.10.2018 tarihli kira sözleşmesi ile ... A.Ş. ne kiralandığını, sürücüsü ... 'in de kiracı şirketin çalışanı olduğunu, müvekkilinin işleten ve işveren sıfatı bulunmadığından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın aracın sigortacısına (... AŞ. ve ... AŞ.) ve kiracısına (... .... A.Ş.) ihbarını talep ettiklerini, davanın ... AŞ. ve ... AŞ, ne ihbarını, davanın ve davacının tüm taleplerinin reddini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracındaki hasar için ödeme yapıldığını, fahiş talebin reddi gerektiğini, ekspertiz incelemesinde aracın rayiç bedelinin 58.000,00TL olarak belirlendiği, hurda bedeli için 32.240,00TL teklif edildiği ve 75 kusur nispetine göre 19.320,00TL hasar ödemesi yapıldığını, mutabakatname imzalandığını, kabul anlamında olmamak üzere, davacının gerçek zararının açıklama ve itirazları gözetilerek tespit için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK'na sevk edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin zarardan azami olarak poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacı tarafa yapılan ödemenin poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin temerrüt tarihinin KTK hükümleri doğrultusunda belirlenmesi gerekmekle, faizin yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davanın kabulü halinde başvurunun müvekkili şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren faize hükmedilmesini, esastan ve usulden reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti. ve ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; 16.03.2020 tarihinde mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan ... plakalı Çekici ve ona bağlı ... plakalı Yarı Römork sürücüsü müvekkili ... 'in yolu tamamıyla kapatan ... plakalı LPG tankerine çarpmamak için sola manevra yaptığını ve davacıya ait araca kazara arkadan çarpmak zorunda kaldığını, bu çarpışma sonrası zincirleme, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yolu tamamen kapatan gaz tankerinin herhangi bir ikaz ve dörtlü sinyal lambası yanmadığından, müvekkilinin tankeri son anda görebildiğini, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını, gerçekleşen kazada, hava kaşullarının elverişsiz olması, görüş mesafesinin kısa olması, yolların buzlu olması ve davacıya ait aracın yolu tamamen kapatmış olmasının öngörülebilir ve belirlenebilir olmadığını, müvekkilinin tüm bu olumsuz koşullara rağmen takip mesafesini koruyabildiğini, daha büyük çaplı kazayı engelleyebilmek için sola manevra yaptığını, müvekkiline kusur atfedilmesinin olanaksız olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmediklerini, davacı tarafın vartığını iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin usul ve yasalara aykırı mitelikte olduğunu, davaya kanu edilen kazada tarafların kusuruna ilişkin bir rapor bulunmadığını, gerçekleşen kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, gerçekleşen kazada ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, taraflar arasında yürütülen ceza davası henüz kesinleşmediğini, Ceza hukuku yönünden alınan kararları da hukuk hakimi açısından bağlayıcı nitelikte olmadığını, kusur durumunun belirlenmesi açısından dosyanın ATK'na sevk edilmesini, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davanın ilgili sigorta şirketlerine ihbar edilmesi gerektiğini, davanın usul ve esastan reddine, davanın ilerde doğabilecek rücu taleplerine bağtı olarak ... A.Ş.'ne dava dilekçesinin tebliğ edilerek davanın ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının iddialarının sadece dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olduğu ve davanın sonradan delil listesi sunmasına muvafakatlarının olmadığını, davanın belirsiz alacak dava olarak ikame edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı üçüncü bir sürücünün %100 kusuru bulunduğundan illiyet bağının ortadan kalktığını ve dava konusu kazada müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinden 51.560,00-TL ödeme aldığını ancak trafik kaza tespit tutanağında kendisinin %25'lik kısmını alamadığını beyan beyan ederek ödenmeyen kısmının tahsilini talep ettiğini, davacının maddi tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, haksız davanın usul ve esastan reddine, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın ileride doğabilecek rücu taleplerine bağlı olarak ... A.Ş, ... A.Ş ve ... A.Ş'ne davanın ihbar edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirketin davada ihbar olunan olarak yer aldığını, taraf sıfatının bulunmadığını, Davacı tarafından ikame olunan dava ile 16.03.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın tazmini talep edildiğini, ancak müvekkil şirket ile davalı ... A.Ş arasında akdedilmiş olan "Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi " poliçesi üzerinde inceleme ile de görüleceği üzere söz konusu poliçenin konusu Bu sigorta,yukarıda detayları yazılı sigortalının mutad faaliyetleri sırasında poliçede yazılı faaliyet konusundan kaynaklı bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan uğrayacakları bedeni, maddi zararlara karşı sigortalının hukuki sorumluluğu çerçevesinde poliçede yazılı tutarlara kadar, Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile poliçede yazılı özel şartlar dahilinde teminat verir" şeklinde olduğunu ancak dava konusu kaza müvekkili şirket tarafından akdedilmiş olan poliçede yazılı faaliyet konusundan ileri gelmiş bir kaza olmadığını, trafik kazası olduğunu, söz konusu zararın kazaya sebebiyet veren araçların Trafik (Zorunlu Mali Mesuliyet) ve varsa İhtiyari Mali Sorumluluk poliçesinden karşılanması gerektiğini belirterek müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu poliçe kapsamında herhangi bir sorumluluğu olamayacağını, davanın müvekkili şirkete ihbarında fayda bulunmadığını belirterek ihbarın geri çekilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
"...1-Davacının davalı ... A.Ş'ye yönelik davasının pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Davacının davalı ... ile ... A.Ş'ye yönelik davasının ESASTAN REDDİNE,
-
Davacının diğer davalılara yönelik davasının kabulü ile 16.440,00. TL tazminatın davalılar ... ve ... Ltd Şti'den kaza tarihi olan 16/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ... A.Ş lehine vekalet ücretine hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin karşı tarafların aralarındaki kiralama işlemini bilmemesinin adeta bir kusur olarak atfedilmiş olup müvekkilinin tarafların aralarındaki kiralama durumunu bilmesinin mümkün olmadığını, bu yüzden müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurunun da mümkün olmadığını, bu nedenlerle karşı tarafların kendi aralarındaki ilişkiden dolayı müvekkilinin adeta cezalandırır gibi aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu, mahkemenin ıslah dilekçesindeki kusur değerlendirilmesi yapılarak kusurları oranında uğradığı zararların karşı taraflardan tahsil edilmesi talebini göz ardı ederek daha önceden yapılan ödemeye ilişkin olarak davalı ... plakalı araç sürücüsü ... ve diğer davalı ... A.Ş lehine vekalet ücretine hükmetmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, ıslah dilekçesinde taraflara izafe edilebilecek kusurları oranından taraflardan tahsili şeklinde talepte bulunmuş ise de, daha önceden ödeme yapıldığından bahisle davanın esastan reddine karar verilmiş olup gerek hukuk yargılaması öncesi ceza soruşturması aşamasında alınan bilirkişi raporlarında davlı ... in asli kusurlu olduğu şeklinde rapor hazırlanmasının gerek yargılama devam ederken ıslah dilekçesinde kusurları oranında yükleme yapılması talebinin olmasına ve müvekkiline yine bu konuda herhangi bir kusur atfedilememesine rağmen mahkemenin davayı esastan reddederek karşı taraflar lehine vekalet ücretine hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin aracın rayiç bedeli 68.000,00-TL olmasına rağmen 35.760,00-TL yönünden değerlendirme yapmış olup bu konuda da ileride tarafına karşı açılabilecek davalara karşı bu konuda da taraflara karşı ek dava açma hakkını saklı tuttuğunu beyan ederek mahkeme kararının davalılar ... A.Ş ve ... ile ... A.Ş'ne doğan vekalet ücretleri yönünden ve diğer yönlerden lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... Ltd. Şti ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan çekicinin ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından teminat altında olduğunu, sigorta poliçelerinin ve hasar dosyalarının ilgili sigorta şirketlerinden celbini talep etmesine rağmen mahkemenin gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadan dosyayı doğrudan bilirkişiye tevdi ettiğini, davacının sigorta şirketlerine başvuru yapmadan doğrudan dava yoluna giderek maddi zararlarını karşılamak istemelerinin kötü niyetli davranıldığının göstergesi olduğunu, müvekkili şirket ve şoförün gerekli tüm dikkat ve özeni göstermiş olmasına rağmen müvekkilinin yolu tamamen kapatmış olan tıra çarpmamak için mecburi olarak sola manevra yapmak zorunda kaldığını, kazayı önlemek amacıyla gerekli tüm çabayı gösterdiğini, yolu tamamen kapatan gaz tankerinin herhangi bir ikaz ve dörtlü sinyal lambasının yanmadığından, müvekkilinin tankeri son arda görebildiğini, olayda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, bilirkişinin raporunda her ne kadar müvekkilinin kuralları ihlal ettiğini belirtmişse de nasıl neden olduğu konusunda hiçbir açıklamaya yer vermediğini, hiçbir şekilde savlarını delillendiremediğini, müvekkili şirkete ait araçta hiçbir eksik ve kusurun bulunmaması, müvekkili şoförün belgelerinin eksiksiz, alkolsüz ve yeterli deneyime sahip olmasının bunun ispatı olduğunu, olumsuz hava koşullarından kaynaklanan, öngörülmesi muhtemel olmayan kazada müvekkilinin kusurlu olduğuna yönelik raporun kabul edilemeyeceğini, dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, tarafların kusur oranlarına ve aracın hasar ve zarar durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden tekrar rapor aldırılmasına karar verilmesini talep etmesine rağmen mahkemenin itirazlarını dikkate almadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarını dikkate alarak hüküm kurduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak araçta meydana gelen hasar neticesinde oluşan zararın tazminine ilişkindir.Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarih, 2021/89 Esas 2022/587 Karar sayılı kararı ile, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen hasar neticesinde oluşan zararın tazminine yönelik talebin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, Kayseri 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/1322 E.sayılı dosyasında, hazırlık aşamasında kusur bilirkişisi ... 'dan alınmış olan 24/06/2020 tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davacının kusur ve ihlalinin olmadığı, ... plaka sayılı çekici sürücüsü davalı ... 'in tali kusurlu olduğu ve ... plaka sayılı çekici sürücüsü ... 'in asli kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu; yine ceza dosyasında trafik kusur bilirkişisi ... 'dan alınmış olan 25/01/2021 tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu, davalı ... 'in asli kusurlu olduğu, davalı ... 'in davalı ... ile aynı düzeyde asli kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu; yine ceza dosyasında İstanbul ATK'dan alınmış olan 23/06/2021 tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu, davalı ... 'in asli kusurlu, davalı ... 'in ise tali kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu; eldeki dosyada kusur bilirkişisi ... 'dan alınmış olan 22/10/2021 tarihli raporda trafik kazasının meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı ... 'in tali kusurlu, davalı ... 'in ise asli kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu; ilk derece mahkemesince dosya içerisindeki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek üç kişilik heyetten rapor alındığı, İTÜ trafik kürsüsünden seçilen üç kişilik heyetten alınmış olan ve hükme esas yapılan 05/04/2022 tarihli raporda trafik kazasının meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı ... 'in %50 oranında kusurlu olduğu, davalı ... 'in %50 oranında kusurlu olduğunun rapor edilmiş ve çelişkinin giderilmiş olduğu, hükme esas alınan raporun dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, olayın oluş şekline uygun düştüğü tespit edilmiş olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Trafik kazası neticesinde zarar meydana gelmesi halinde, zarar görene karşı, aracın sürücüsü kusur sorumluluğu gereğince, aracın işleteni kusursuz sorumluluk gereğince, ZMMS ve İhtiyari Mali Mesuliyet (İMMS) sigorta şirketi ise poliçeden kaynaklı sözleşme sorumluluğu gereğince müteselsilen sorumlu olacaktır. Araç sürücüsü, işleteni, ZMMS ve İMMS arasındaki dava arkadaşlığı zorunlu dava arkadaşlığı olmayıp, ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan, zarar gören, tahsil kabiliyeti en güçlü sorumluya karşı dava ve icra takibi yoluna başvurabileceği gibi sorumluların tamamına karşı da dava ve icra takibi yoluna başvurabilecektir. Zarar görenin, sigortaya başvurma mecburiyeti olmayıp, zararını sürücü ve işletenden talep etme hakkı mevcuttur.Davanın dayanağı olay trafik kazası olup, KTK'nın 88. maddesi gereğince "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yani işletilen bir aracın neden olduğu kaza sonucu araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketi ve varsa başka sorumlular müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk "dış ilişkide" TBK 61. maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluğu aynı kanunun 91. maddesi sürücünün sorumluluğu TBK'nın 49. maddesi ve ev başkanın sorumluğu ise TMK'nın 369. maddesidir.Müteselsil sorumlular arasındaki ilişki ise aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecek, talebini, isterse tüm sorumlulara karşı bir arada tek dava ile isterse ayrı ayrı açacağı davalar ile ileri sürebilecektir. Somut olayda, trafik kazası neticesinde zarar gören davacı trafik kazası neticesinde maddi hasarlı hale gelen ... plaka sayılı aracın zarar göreni olup, trafik kazasının meydana gelmesinde sürüş kurallarına ilişkin etkin bir kusuru olmadığı gibi zararın artmasına sebebiyet vermiş olan herhangi bir müterafik kusurları da olmadığından, trafik kazası nedeniyle oluşan zararlarının tamamını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi ve 163. maddesi uyarınca, trafik kazasına sebebiyet vermiş olan ... plaka sayılı aracın işleteni, sürücüsü, ZMMS'sinin her birisinden, bir kaçından ya da yalnızca birisinden, ya da ... plaka sayılı aracın işleteni, sürücüsü, ZMMS'sinin her birisinden, bir kaçından yada yalnızca birisinden, ya da her iki aracın işleteni, sürücüsü, ZMMS'sinin her birisinden, bir kaçından yada yalnızca birisinden talep edebilir, zarar gören davacı bu hususta seçimlik hakka sahip olup, davacıya kusur oranından ya da sorumluluğundan daha fazla ödeme yapan davalı müteselsil ilişkide 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. ve 167. maddesi uyarınca şartları varsa rücu edebilecektir. Bu durumda, trafik kazasının meydana gelmesinde kusuru olmayan davacının bilirkişi tarafından tespit edilen maddi tazminatının tamamından müteselsil sorumluluk gereğince, aracın işleteni, sürücüsü ve ZMMS'i, ZMMS'nin poliçe limitini aşan durumlarda varsa İMMS'i davacıya karşı birlikte sorumlu olup, davacı tarafça bunlardan birisine, bir kaçına ya da tamamına karşı dava ve icra takibi yapmakta seçimlik hakka sahip olduğu kanaatine varılmış olmakla, davalı vekilinin, davacı tarafın sigorta şirketlerine başvuru yapmaksızın, davacı tarafça doğrudan doğruya dava açılmasının kötüniyetli olduğu yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Davacı taraf, ıslah dilekçesinde 6098 sayılı TBK'nın 62.maddesince trafik kazasınına sebebiyet vermiş olan ve davacıya karşı müteselsil sorumlulukları olan, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... , işleteni ... Aş., ZMMS'i ... Aş ile ... plaka sayılı arıcın sürücüsü ... ve işleteni Kardeşler ... Ltd.Şti. arasındaki iç ilişki gereğince kusur oranları dikkate alınarak tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece HMK'nın 26.maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereğince trafik kazasının meydana gelmesinde hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur oranları dikkate alınarak davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarlarının tespit edildiği, davacının talebi doğrultusunda davalı ... Aş. ve davalı ... 'in ödemesi gereken 17.880-TL.'nin üzerinde dava öncesinde davacı taraf ile ZMMS ... Aş. arasında 06/04/2020 tarihli "İbraname-muvafakatname" adlı sulh sözleşmesi gereğince 17/04/2020 tarihinde 19.320-TL davacıya ödenmiş olduğundan, davalı ... Aş., ... 'e yönelik mahkemece davanın reddine karar verilmesi ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde, “işleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması şarttır.Somut olayda, mahkemece kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, maliki olan ... Aş. tarafından dava dışı ihbar olunan ... Aş'ye uzun süreli olarak kiralandığı belirtilmiş ve bunu gösteren kira sözleşmesi dosyaya sunulmuştur. Uzun süreli araç kira sözleşmesinin akdedilmesi nedeniyle ... Aş.'nin işletenlik sıfatı sona ermiş olup, aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması isabetlidir. Kaza tarihinde araç maliki olan davalı ... Aş.'nin işletenlik sıfatı bulunmadığı yargılama sırasında anlaşılarak hakkındaki dava reddedilmiştir. Bu halde davacı tarafça, trafik kazasına sebebiyet vermiş olan ... plaka sayılı aracın, uzun süreli olarak ... Aş'ye kiralanmış olunduğu bilenemeyeceğinden ve bilinmesi de davacıdan beklenemeyeceğinden, araç maliki davalı ... Aş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak, yeniden hüküm kurulması gerektiği görülmüştür.
Yukarıda izah edilen sebeplerle, dosya içeriği, tarafların dayandığı ve davanın niteliği gereğince toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, davalı ... Aş. lehine hükmedilen vekalet ücretinin, hükümden çıkartılması gerektiği kanaatine varılmış bulunmakla; HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;
A-) Davalı ... Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
B-) Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/89 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,
-
Davacının davalı ... A.Ş'ye yönelik davasının pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Davacının davalı ... ile ... A.Ş'ye yönelik davasının ESASTAN REDDİNE,
-
Davacının diğer davalılara yönelik davasının kabulü ile 16.440,00. TL tazminatın davalılar ... ve ... Ltd Şti'den kaza tarihi olan 16/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 1.123,02. TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacı tarafından yatırılan 59,30. TL peşin harç ile 279,05 ıslah harcının mahsubu ile bakiye 784,67. TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 59,30. TL başvurma harcı, 59,30. TL peşin harç ile 279,05 ıslah harcının davalılar ... ve ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 548,00. TL posta tebligat . 59,20. TL müzekkere gideri ve 2.400,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.007,02. TL giderinin davalılar ... ve ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereğince belirlenen 5.100,00. TL maktu vekalet ücreti takdirine takdir edilen vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar ... ile ... A.Ş kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereğince belirlenen 5.100,00. TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine,
-
Davalı ... . A.Ş kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş ise de davalı lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgi tarafa iadesine,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılar ... ve ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
C-) Davacının istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla;
-
) İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-
) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
) Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 382,00 TL tebligat posta gideri ve 272,00 TL dosya istinaf posta masrafı olmak üzere toplam 1.146,00 TL yargılama giderinin ... ve ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Ç-) Davalı ... Ltd Şti istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;
-
) Alınması gereken 1.123,02 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 300,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 823,02 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
D-) 1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
- ) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25