SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 3. HD 2023/1004 E. 2024/751 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1004

Karar No

2024/751

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1004

KARAR NO: 2024/751

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/12/2022

NUMARASI: 2020/165 Esas, 2022/896 Karar

DAVA: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat

DAVA TARİHİ: 18.02.2020

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 07.05.2024

YAZILDIĞI TARİH: 07.05.2024

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/165 Esas, 2022/896 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın maliki ve işleteni olduğu ... plaka sayılı araç ile kendi sevk ve idaresinde 28/07/2019 tarihinde, Konya ili istikametinden Afyonkarahisar ili istikametine seyir halinde iken müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada araç içinde yolcu konumunda bulunan müvekkilinin eşi ... ile müşterek çocuk ...'ın vefat ettiğini, müvekkilleri ... ile ...'ın müteveffaların desteğinden yoksun kaldıklarını, ayrıca müvekkili ...'ın geçici ve sürekli iş göremezliğinin bulunduğunu, bunun bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilleri tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından her iki müvekkili için toplam 237.190,00-TL'nin teklif edildiğini, müvekkili tarafından sadece ZMMS için tutarın kabul edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını beyan ederek, ... A.Ş tarafından ZMMS poliçesi kapsamında teklif edilen ve müvekkillerince kabul edilen ve kesinleşen miktarın, ayrıca ...Sigorta ZMMS poliçesi ve ...Genişletilmiş Artı Kasko Poliçesi kapsamında ayrı ayrıca maddi, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat olarak, müteveffa ... ile ...'ın desteğinden yoksun kalan müvekkilleri ... ile ...için ayrı ayrı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, her bir müvekkili için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00-TL sağlık gideri, 10,00-TL cenaze gideri, 10,00-TL tedavi masrafları ve 10,00-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının, ayrıca her bir müvekkili için ayrı ayrı hükmedilmek üzere toplamda 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olabileceğinden, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere tedavi süresince ortaya çıkan geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedaviye bağlı diğer tüm harcamalar tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın talebine konu tedavi teminatı kapsamında yer alan geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi masraflarından da SGK'nın sorumlu olduğunu, bu nedenle bu taleplerin reddinin gerektiğini, somut olayda davacı ...'nın büyük kardeş olduğu ve müteveffa küçük kardeşin büyük kardeşe destekliğini gerektiren herhangi bir duruma ilişkin belge sunulmadığı vs. gözetildiğinde gerçek anlamda desteklik ilişkisi bulunmadığının açık olduğunu, davacılardan ...'ın kaza tespit tutanağına göre asli ve tam kusurlu olup, aynı zamanda sigortalı araç maliki ve sürücüsü olduğunu, poliçe genel şartları gereği işleten taleplerinin teminat dışı olduğundan bu davacı yönünden tüm taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffa ...'ın kaza esnasında emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığının, müteveffa ...yönünden ise oto koltuğunda olup olmadığının tespiti ile bu yönde gerekli tedbirler alınmamış ise müterafik kusurunun mahsup edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 23.288,88-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 100.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görülmüştür.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin müvekkili ...'ın tüm maddi ve manevi tazminat taleplerini reddettiğini, müvekkilinin zorunlu sigortasını hem de kaskosunu davalı şirkete yaptırdığını, alınan bilirkişi raporlarında tazminat bedeli hesaplanmış olup sonuç kısmında davacı ...'ın araç işleteni ve davalı şirket sigortalısı olmasının davalı sigorta şirketinin davacı sigortalı... yönünden oluşan maluliyet ve destekten zararından sorumlu olup olmadığı, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşip birleşmediği, bu nedenle davacının kendi sigortacısının davalıdan tazminat talep edip edemeyeceği hususlarının değerlendirmesinin mahkemeye bırakıldığını beyan ettiğini, müvekkili...'ın araç işleteni ve davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, ancak müvekkilinin 3. Kişi olarak maluliyet ve destek zararı talep ettiklerini, bu nedenle alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğinden söz edilemeyeceğini, somut olayda müvekkilinin gerek kendi adına gerekse velisi bulunduğu çocuk adına talepleri yönünde 3.kişi konumunda olduklarını, bu nedenle taleplerinin karşılanması gerektiğini, müvekkilinin ölen eşi ve çocuğunun yasal mirasçısı olduğunu, mirasçı olarak müvekkiline, ölen eşi ve kızından dolayı sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu tazminat bedellerinin müvekkiline ödenmesinin yasal zorunluluk olduğunu, müvekkili ...'ın kazada kusurlu olduğunu ancak hiçbir kastı olmadığını bu nedenle mirasçılıktan doğan miras hukukundan kaynaklı haklarının tamamının verilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının müvekkilinin mirasçılıktan doğan hakkı olduğunu, mahkemenin kazada müvekkilinin kusurlu olduğunu bu nedenle maddi ve manevi tazminatlara hükmedilmeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin bu kazayı kasıtlı olarak yapmadığını, bu nedenle mahkemenin sırf kusurdan kaynaklı tazminatlara hükmetmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında, müvekkilinin kazada kusurlu olduğunu ayrıca ölenlerin üçüncü kişi olmadığını, bu nedenle müvekkkili ...'ın maddi ve manevi tazminata hak kazanmadığını belirttiğini, sigorta ilişkisinde sigorta şirketi ve sigortalı olmak üzere iki taraf bulunduğunu, sözleşme dışında kalan kişilerin 3. kişi sayıldıklarını, mahkemenin ölen şahısların müvekkilinin birinin eşi, diğerinin kızı olduğundan 3. Kişi sayılmayacakları yönünde gerekçesinin hatalı olduğunu, ölen şahısların sigorta sözleşmesi tarafı olmadıklarından 3. kişi oldukları hususunın yadsınamayacağını, sırf müvekkilinin tazminat hakkının ortadan kaldırılmak için ölen şahıslar ile müvekkilinin yakınlık ilişkisinden bahisle 3. kişi sayılmayacakları yönündeki yorumun hiçbir hukuki geçerliliği bulunmadığını, müvekkilinin sürekli iş göremezlikten dolayı maluliyet yaşadığının sabit olup bu zararla ilgili tazminat hesaplaması da yapıldığını, yine müvekkilinin eşi ve kızının ölümlerinden dolayı destekten yoksun kaldığı hususu da sabit olup buna ilişkin tazminat hesaplaması yapıldığını, müvekkiline bu ölümlerden dolayı manevi duygunun tatmini amacıyla manevi tazminata hükmedilmesi gerekliliği de nazara alınmadan tüm bu tazminat taleplerinin haksız bir gerekçe ile reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tamamen kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, HMK'nın 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davacı ...vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;

Dava, ölüm ve yaralama ile sonuçlanan tek taraflı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda; Davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 23.288,88-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 100.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. Bu karara karşı sadece davacı ...'ın reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Somut olayda;... günü saat 10:20 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Konya istikametinden Aksaray istikametine seyir halinde iken karayolunun 7+500 km'sine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sağından yol dışı kalması sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı sürücü ...sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahal dışında devlet karayolunda seyir halinde iken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermemiş, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, bu haliyle, sevk ve idare hatası yapıp direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağından yol dışı kalması sonucu meydana gelen olayda %100 (Yüzde yüz) oranında kusurludur. Davacı sürücü ...'ın aynı zamanda ... plakalı otomobilin işleteni olduğu dosya arasındaki trafik kaydı bilgilerinden anlaşılmaktadır.

Dava konusu trafik kazasında davacı sürücü (aynı zamanda işleten) ...'ın kendisinin ve oğlu olan diğer davacı ...'ın yaralandıkları ayrıca davacı ...'ın eşi ... ile kızı ...'ın vefat ettiği, davacı...'ın hem yaralanmalar nedeniyle hem de eşi ile kızının ölümü nedeniyle ... plakalı otomobilin trafik ve KASKO sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır.

Yeni genel şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu 11. madde hükmüne göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir" şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı "Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır" şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ve (d) bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.

Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri itibariyle, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir.

Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun konuyla ilgili 92 inci maddesinin, 26.04.2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun ile değiştiği ve hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin 92 inci maddenin g bendi uyarınca teminat dışı bırakıldığı gibi Trafik Sigortası Genel Şartları A.6. b maddesiyle hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışı bırakılmıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/27305, K:2023/5356 sayılı kararında da benzer yönde açıklama yapılmıştır.)

Bütün bu açıklamalar çerçevesinde; davacı sürücü (aynı zamanda işleten) ...'ın %100 (yüzde yüz) kusuruyla gerçekleşen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından ilk derece mahkemesince davacı...'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru bulunarak davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu sebeple de ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından; davacı... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-1 gereğince duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

  1. ) Davacı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. ) Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,

  3. ) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. ) Davacı...'ın yaptığı istinaf yargılama giderlerinin bu davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. ) Davacı... tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararÖlümManeviTazminatSebebiyleMaddinumarasıCismanikaskove

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim