Kayseri BAM 3. HD 2023/922 E. 2024/648 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/922
2024/648
22 Nisan 2024
T. C.
K A Y S E R İ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/922
KARAR NO: 2024/648
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/03/2023
NUMARASI: 2021/222 Esas, 2023/113 Karar
DAVA: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 23/03/2021
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 22/04/2024
YAZILDIĞI TARİH: 22/04/2024
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/222 Esas, 2023/113 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalı ... ’ın işleteni olduğu ... plakalı araç, sürücü ... sevk ve idaresinde, 21.04.2020 günü, saat 08.45 sıralarında, ... Caddesini takiben Kayseri Merkez istikametinden Kayseri Havaalanı istikametine seyir halinde iken, Kayseri Merkez Komutanlığı yaya geçidi önünde, yerleşim yerinde geçerli hız kurallarını yaklaşık %100 aştığını ve o sırada karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkillerinin murisi ... ’ya feci şekilde çarptığını, adı geçenin ölümüne neden olarak ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında sürücü ... hakkında Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/674 Esas sayılı dosyası ile Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan ceza davası açıldığını ve yargılamanın henüz derdest olduğunu, olayın meydana gelmesine müteakip olayın sorumluluğunu taşıyan davalı sürücünün ve eşi davalı işletenin müvekkillerinin acı ve ızdırabını hafifletecek bir taziyeye bile gelmediğini, müteveffanın desteğini çok erken yaşta kaybetmiş olmalarına göre müteveffanın; eşi ... için 10.000,00-TL, çocuğu ... için 10.000,00-TL, çocuğu ... için 10.000,00-TL, annesi ... için 10.000,00-TL, babası ... için 10.000,00-TL, kardeşi ... için 5.000,00-TL, kardeşi ... için 5.000,00-TL, kardeşi ... için 5.000,00-TL olmak üzere toplamda 65.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 21.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkilleri ... , ... , ... , ... ve ... a verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tüm davalılara müşterek ve müteselsil olarak yükletilmesine karar verilmesini vekaleten dava ve talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yayalara kırmızı yandığı esnada orta refüje geçmekte iken (yayanın geçmemesi gereken, araçlara yeşil yandığı esnada geçen) yaya olan davacılar murisi müteveffaya çarptığını ve vefatın gerçekleştiğini, davalı müvekkili araç sürücüsünün hızının normal seyirde olup aracın kornasına basmasına rağmen yayanın tedbirsiz davranışı nedeni ile elim olayın vuku bulduğunu, olay yeri inceleme, sonrasında yapılan araştırma ve nihayetinde açılan kovuşturma dosyası olan Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliği’nin 2020/674 Esas sayılı dosyasında sabit olduğu üzere müteveffa ... nın kazanın oluşum öncesi ve kaza anında Karayolları Trafik Kanunu 68-1-b ve 68-1 b-1 maddeleri kapsamında ve diğer yasal mevzuat çerçevesinde ağır kusurlu olduğunu, kaza anında müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiğini, davalılardan araç sürücüsü ... ’ın kullanmakta olduğu aracı normal seyirde kullandığını, destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilen maddi tazminatın talep edilebilmesi için destek olduğu belirtilen kimsenin eylemli ve düzenli olarak talepte bulunana yardım etmesi bu durumun ileride de sürüp gitmesinin beklenir olması gerektiğini, Borçlar Kanunu 53. maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatının konusu desteğin yitirilmesi nedeni ile yoksun kalınan zarar olduğunu, buradaki amacın destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/17-3 Esas Ve 2011-142 Karar) olduğu düşünüldüğünde davacı tarafın murisi müteveffa yönünden destekten yoksun kalma tazminatı şartlarının oluşmadığını, bu sebeple davanın reddini talep ettiğini, her ne kadar dava dilekçesinde taziyeye dahi gelinmediği beyan edilmekte ise de bu beyanın tamamen mahkemeyi etkileme amacı taşıyan gerçek dışı bir beyan olduğunu, zira davacı taraf olan ... ’nın yakınına ulaşılarak ... 'nın banka hesap bilgileri ve iban numarası talep edilmiş ... 'nın banka bilgilerini bildirmesi üzerine davalı sürücü ... ’ın görev yaptığı komutanlık olan Kayseri Jandarma İl Komutanlığı tarafından ... adına "Jandarma Komutanlığı Yardım ve Bağış Açıklaması" ile 29.04.2020 tarihinde 42.000,00-TL (kaza tarihinden 8 gün sonra) ve 21.05.2020 tarihinde 20.000,00-TL (kaza tarihinden 30 gün sonra) ödemenin ... ’ya yapıldığını, davalı tarafın maddi desteği manevi destek olarak da gerçekleştirilmek amacıyla ailenin yanında acı paylaşılmak istendiğini ancak davacılar tarafça davalı müvekkillerinin taziye ziyaretinin kabul edilmediğini, ayrıca kaza sonrası müteveffanın ruhsal problemleri olduğu ve tedavi gördüğü haricen öğrenildiğini ve bu konuda da araştırma yapılmasını, usul ve yasaya aykırı açılan haksız ve fahiş miktarlı davanın reddi ile mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmişlerdir.Davalı ... A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacıların belirsiz alacak olarak dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, davanın ZMSS sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, ZMSS sözleşmesinden kaynaklanan davaların, 6102 sayılı TTK.nun 1420’nci.maddesi gereğince 2 -6 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, ZMMS Genel Şartlarının C.8 maddesinde de zamanaşımı süresi iki yıl olarak düzenlendiğini ve davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müvekkili şirketin davalılara 95.764,00-TL'lik destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, davalıların talebi kötü niyetli olduğunu, kusur atfını kabul etmemekle birlikte aksi görüşte olunması halinde müvekkili şirketin ancak ve ancak sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağını, bu nedenle somut olaydaki kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın KMAZMSS kapsamında teminat altına alınmamış olup sigorta şirketinden talep edilemeyeceğini, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte olunması halinde haksız ve dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacılar ... , ... ... adına açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... adına açılan davanın kabulü ile, 29.292,47-TL'nin ve davacı ... adına açılan davanın kabulü ile, 37.269,10-TL'nin sigorta şirketi bakımından limitle sınırlı olmak ve ödeme tarihi olan 16/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen iki davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacılar ... ... , ... , ... ve ... için 2.000,00'er TL manevi tazminatın, davacılar ... ,... ve ... için 1.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine dair karar verildiği görülmüştür.Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: A-) Davalılar ... ile ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın açıkça yasaya aykırı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilen maddi tazminatın talep edilebilmesi için destek olduğu belirtilen kimsenin eylemi ve düzenli olarak talepte bulunana yardım etmesi bu durumun ileride sürüp gitmesinin beklenir olması gerektiğini, davacı tarafın murisi müteveffanın davacılardan anne ve baba olan ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı alacak hakları ve şartlarının oluşmadığının açık olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından müteveffanın eşine davalılardan ... 'ın iş yeri olan Jandarma Komutanlığı (Kayseri) tarafından yardım adı altında yapılan ödeme dikkate alındığı gerekçeli kararda belirtilmiş ise de yine de manevi tazminata ilişkin kabul hükmü kurulduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun olmadığı, müteveffanın kırmızı ışıkta yaya geçidi olmayan yerden karşıdan karşıya geçmekte iken kazanın meydana geldiği, Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/674 Esas sayılı dosyasındaki ifadelerinde görgü tanıklarından olayı gören tek tanık ... isimli tanığın sürücünün hızının yüksek olmadığı yönündeki beyanları, müteveffanın ailesi ile görüşülmek istemesine rağmen taziyelerin kabul edilmediği ve benzeri hususların dosyada sübut bulmuş olmasına rağmen manevi tazminat alacaklarının reddi yerine kısmen kabulü ile hüküm kurulmuş olmasını kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B-) Davacılar vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince manevi tazminat miktarı belirlenirken davalının çalıştığı kurum dava dışı üçüncü kişi konumunda olan Kayseri İl Jandarma Komutanlığı tarafından müteveffanın eşi müvekkil ... 'nın hesabına yardım ve bağış açıklaması ile ödenmiş olan tutarların üçüncü kişi doğrudan zarar görene yardım etme amacı ile hareket ettiğinden bu davada talep edilen manevi tazminat miktarlarının mahsubu yapılarak tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı kurum tarafından müvekkillerine hiçbir suretle zararın giderilmesi amaçlanan, ifa yerine sayılacak nitelikte ödeme yapılmadığını, dava dışı kurumun yalnızca müvekkili ... 'nın hesabına yardım ve bağış açıklaması ile ödeme yapmış olup zararın tazmini ile ilintisi bulunmadığını, ilk derece mahkemesince hükmedilen son derece düşük ve günümüz ekonomisinde hiçbir karşılığı olmayan tutarların adeta müteveffanın ailesine ikinci yıkımı yaşattığını, davalının çalıştığı kurum tarafından yapılan ödemenin yalnızca ... 'nın hesabına yapıldığını, davalılar tarafından müvekkillerine ödenmiş herhangi bir para olmadığını, bu nedenle manevi tazminatın ölçüsüz ve orantısız şekilde çok düşük bir şekilde tayininin hukuka aykırı olduğunu, Adli Tıp Raporunun eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirme sonucu hazırlanmış olduğundan neticeten belirlenen kusur oranlarının da evleviyetle hatalı olduğunu, raporda belirlenen kusur oranlarını kesinlikle kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazları dikkate alınmayarak Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderilmediğini ve itiraz haklarının hukuka aykırı şekilde ihlal edildiğini, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle de hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, olayın meydana gelmesine müteakip olayın sorumluluğunu taşıyan davalı sürücünün ve eşi davalı şişletenin müvekkilinin acı ve ızdırabını hafifletecek bir taziyeye bile gelmediklerini, bu durumun müvekkillerin acı ve üzüntüsünü daha da derinleştirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak tam kabul kararı verilmesini talep etmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun incelenebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu dosya kapsamı incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir.
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı kamu düzenine ilişkin hususlar ve davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacılar ... , ... , ... adına açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... adına açılan davanın kabulü ile, 29.292,47-TL'nin ve davacı ... adına açılan davanın kabulü ile, 37.269,10-TL'nin sigorta şirketi bakımından limitle sınırlı olmak ve ödeme tarihi olan 16/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen iki davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacılar ... , ... , ... , ... ve ... için 2.000,00'er TL manevi tazminatın, davacılar ... , ... ve ... için 1.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine dair karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ... ) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda davalı ... ) de zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacıların, maddi zararını ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den isteme hakkı da vardır.Kural olarak 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Dava konusu trafik kazası bakımından davalı ... hakkında taksirle öldürme suçundan ceza davasının görüldüğü Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/674 Esas, 2021/1728 Karar sayılı dosyasında ... bakımından 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın 27/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2021/4-307, K:2021/833 sayılı kararı uyarınca; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları (maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder nitelikte bir hüküm olmadığından) mahiyeti itibariyle hukuk hâkimini bağlamadığı gibi, TBK’nın 74/2. maddesi gereği hukuk hâkimi ceza hâkiminin kusur değerlendirmesi ve zarar belirlenmesine ilişkin kararı ile de bağlı değildir. Ancak bu durum ceza mahkemesi dosyasının delil olma niteliğini değiştirmemektedir.Somut olayda; 21.04.2020 günü saat 08:45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile MKP bulvarını takiben ... Üst Geçit istikametinden ... istikametine göre yolun sağından soluna geçmek üzere kaplamaya girip geçişini sürdürerek şeridine giren davacılar desteği müteveffa yaya ... 'ya çarpması sonucu davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile ışık kontrollü yaya geçidine geldiğinde, her ne kadar istikamet yönüne yanan yeşil ışıkta geçmiş ise de olay mahalli özelliklerini ve istikametine hitaben bulunan trafik uyarı işaret levhalarını dikkate alıp, kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette hızını azaltarak kontrollü bir şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, mevcut hızıyla geçiş yaptığı sırada yolun sağından soluna geçmek üzere kaplamaya girmiş ve geçişini sürdürerek şeridine kadar gelen yayaya tedbirsizce çarpması ile karıştığı kazada %15 (yüzde on beş) oranında kusurludur. Davacılar desteği müteveffa yaya ... karşıdan karşıya geçişini; trafik ışıklarının araç sürücüleri için yeşil yanması sebebiyle durup, mahalde bulunan butonu kullanarak trafik ışıklarının kendi istikametine yeşil ışık, araçlar için kırmızı ışık yandıktan sonra gerçekleştirmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, akan taşıt trafiğine rağmen kendi can güvenliği tehlikeye atarak karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, istikametine göre sol tarafından gelmekte olan sürücü idaresindeki araca ilk geçiş hakkını vermeden geçişini sürdürmek istemesi neticesi meydana gelen olayda %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurludur.İlk derece mahkemesince, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Trafik İhtisas Dairesinden alınan 15/02/2022 tarihli kusur raporunda, davalı ... 'ın %15 oranında kusurlu, davacılar desteğinin ise %85 oranında kusurlu olduğu belirtildiğinden ve bu raporun ceza yargılamasında temin edilen kusur raporları ve olayın gelişim şekline uygun olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince, bu kusur raporuna itibar edilerek davalı ... 'ın %15 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru bulunmuştur. Dolayısıyla tarafların kusur oranı bakımından yaptığı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Anne ve babanın, çocuğunun haksız fiil sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, desteklik ilişkisinin varlığının ispatı için Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir bağlanması şartının aranmayacağı, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında çocukların anne-babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun E:2016/5, K:2018/6 saylı kararında da belirtildiğinden ölen ile davacılar ... ve ... arasındaki destek ilişkisinin ispatlanamadığı yönündeki davalılar istinaf itirazı haklı görülmeyerek reddedilmiştir.Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK md. 56/2 hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak ölüm halinde ölenin yakınları lehine manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda, davalı ... 'ın %15 oranında kusuruyla gerçekleşen kazada davacılar desteğinin vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu tarz bir olayın davacılarda oluşturması muhtemel üzüntü ve endişenin ağırlığı dikkate alınarak davacıların duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi ayrıca gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, somut olayın özelliklerine göre, olay tarihi, davalı tarafın kusurlu olması, haksızlığın boyutu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıların manevi tazminat taleplerinin tümden kabulü suretiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği halde ilk derece mahkemesince daha az miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış dolayısıyla da davalıların manevi tazminatın yüksek belirlendiği şeklindeki istinaf itirazı yerinde bulunmayıp davacıların manevi tazminatın az belirlendiği bakımından istinaf itirazlarının haklı olduğu değerlendirilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme ve yukarıdaki açıklamalar itibariyle davalılar ... ve ... 'ın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya yargılamada bulunan eksikler duruşma yapılmadan tamamlanacak nitelikte ise Bölge Adliye Mahkemesince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenleme ve imkan doğrultusunda, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca Dairemizce gerekli düzeltme duruşma açılmaksızın yapılarak davacılar ... , ... , ... ... ve ... için 10.000,00'er TL manevi tazminatın, davacılar ... , ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine hükmedilmesi suretiyle davanın manevi tazminat talepleri yönünden tümden kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
A-) 1-) Davalılar ... ve ... 'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
) Alınması gereken 8.986,97 TL harçtan peşin alınan 2.717,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.269,55 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına, davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının da Hazineye irad kaydına,
-
) Davalıların yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
B-) Davacıların istinaf başvurularının KISMEN KABULÜNE, 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-2 uyarınca hükmün düzeltilerek yeniden tesisi amacıyla Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarihli, 2021/222 Esas, 2023/113 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, hükmün düzeltilerek yeniden tesisi ile,
- Davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;
a-Davacı ... adına açılan maddi tazminat davasının reddine,
b-... adına açılan maddi tazminat davasının reddine,
c-... adına açılan maddi tazminat davasının reddine,
d-... adına açılan davanın kabulü ile, 29.292,47-TL'nin sigorta şirketi bakımından limitle sınırlı olmak ve ödeme tarihi olan 16/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
e-... adına açılan davanın kabulü ile, 37.269,10-TL'nin sigorta şirketi bakımından limitle sınırlı olmak ve ödeme tarihi olan 16/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... 'nın manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... 'nın manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... 'nın manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... un manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... un manevi tazminat davasının kabulü ile, 10.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... 'un manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... 'un manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
-
Davacı ... 'un manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
10-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacılar ... , ... ve ... dan alınması gerekli 179,90-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 256,17-TL peşin harçtan mahsubuna, kalan miktarın peşin harç olarak kabul edilmesine,
11-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.546,82-TL ilam harcından, 76,27-TL peşin harç ve 213,68-TL ıslah harcın toplamı olan 289,95-TL harcın mahsubuna, bakiye 4.256,87-TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
12-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.440,15-TL ilam harcının davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre; 60,72-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 1.338,98-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
14-Davacılar tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 76,27-TL peşin harç, 213,68-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 349,25-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
15-Davacılar tarafından yapılan 1.700,00-TL bilirkişi ücreti, 730,30-TL Adli Tıp fatura ücreti, 157,55-TL posta ücreti olmak üzere toplam 2.587,85-TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.475,04-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacıların üzerinde bırakılmasına,
16-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 101,25-TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 4,41-TL'sinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine, kalan kısmın davalıların üzerinde bırakılmasına,
17-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Maddi tazminat yönünden vekalet ücreti;
18-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'a ödenmesine,
19-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... a ödenmesine,
20-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.maddesi uyarınca 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ... dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
21-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.maddesi uyarınca 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ... 'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
22-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.maddesi uyarınca 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ... dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
Manevi tazminat yönünden vekalet ücreti;
23-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'ya ödenmesine,
24-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... ya ödenmesine,
25-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'ya ödenmesine,
26-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'a ödenmesine,
27-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'a ödenmesine,
28-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'a ödenmesine,
29-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'a ödenmesine,
30-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ... 'a ödenmesine,
C-) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 hükmü dikkate alınarak davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
) Davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiği nazara alınarak; istinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara iadesine, davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ise Hazineye irad kaydına,
-
) Davacılar tarafından yapılan 492,00. TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
-
) İstinaf yargılaması bakımından taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,
-
) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin HMK m. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-b-1,2 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 362/1 - a uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41