SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1450

Karar No

2024/1336

Karar Tarihi

30 Eylül 2024

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1450

KARAR NO: 2024/1336

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/05/2023

NUMARASI: 2022/152 Esas, 2023/425 Karar

DAVA: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

DAVA TARİHİ: 21.02.2022

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 30.09.2024

YAZILDIĞI TARİH: 30.09.2024

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/152 Esas, 2023/425 Karar sayılı kararına karşı davalı ...vekili ve davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plakalı aracın, ... tarihinde ... yolunda oğlu ...'in sevk ve iradesindeyken karşı taraftan gelen ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’ın art arda şerit ihlali yapması sebebi ile davacının oğlunun davalıya çarpmamak adına ani manevralar yapmak istediğini, bu esnada direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve sürücü ...'in, davacıya ait araç ile takla atarak yaralandığını, söz konusu ... plakalı aracın diğer davalı davalı ... A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanmış olmakla Sigorta Poliçe numarasının ... olduğunu, yaşanan bu kaza sonucunda başlatılan soruşturma kapsamında Akkışla İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından bilgisine başvurulan ve kaza anından oradan geçmekte olan ..., ... ve ... isimli şahısların kolluk ifadelerinde kazaya açıkça davalı...'ın sebebiyet verdiğini beyan ettiklerini, yine Sarıoğlan Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/907 Soruşturma Numaralı dosya kapsamında alınan uzman bilirkişi raporunda her ne kadar kaza tek taraflı olarak meydana gelmişse ve davalı ... aracı ile direkt olarak karşılıklı kazaya karışılmış olmasa da, kaza davalının kural ihlallerinden kaynaklandığı için ... plakalı araç sürücüsü davalı ... asli kusurlu, davacının oğlu ... tali kusurlu olduğu saptanmış olup soruşturma dosyasında mevcut söz konusu bilirkişi raporunun onaylı bir suretinin sunulmuş olduğunu, ayrıca söz konusu soruşturma tamamlanmış olmakla davalı... hakkında Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/385E. Sayılı dosya ile ceza dosyası devam etmekte olduğunu, söz konusu kaza sonucunda davacının aracı perte çıkarak kullanılamaz hale geldiğini, kaza sonucu başlatılan tahkikat kapsamında Akkışla İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından hazırlanan fezleke ve kaza anında çekilen fotoğraflar ve ruhsatın dosyaya sunulmuş olduğunu, ... tarihli kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta maddi hasar meydana gelmiş ve araç kullanılamaz hale gelmiş, araç hali hazırda hurda bir vaziyette ... Mah. ... Sk. No ....../Kayseri adresinde beklemekte olduğunu, taraflarınca davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespiti amacıyla işbu dava açılmadan önce önce Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyası kapsamında davaya konu kaza nedeniyle davacının uğramış olduğu zararların belirlenmesi amacıyla delil tespiti yaptırılmış olduğunu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda aracın 2. el fiyatının 58.000,00 TL, aracın KDV dahil toplam hasar bedelinin 54.103,55 TL, aracın hurda bedelinin ise 3.896,45 TL olduğu belirlenerek araca pert işlemi uygulanması gerektiği belirtilmiş olduğunu, davacının uğramış olduğu zararlarının ödenmesi için, Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesi gereğince, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış, akabinde taraflarına mail ile dönüş yapılarak ... dosya numarası ile hasar dosyası açılmış olduğu belirtilmiş ancak devamında yazılı veya sözlü olarak cevap alınamamış olduğunu, yine işbu dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek davaya konu kaza nedeniyle davacının uğradığı zararlara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TLnin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusunun 27.08.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile başvuran tarafın pert bedeli talebi olduğunu, ilgili kazaya karışan ... plakalı araç davalı ... A.Ş. tarafından 04.09.2020/2021 tarihlerini kapsayan...numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu ancak aşağıda arz ve izah edilecek hususlar sebebi ile ilgili davanın reddi gerekmekte olduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin evraklar incelendiğinde, kaza tespit tutanağında davacıya ait aracın sürücüsünün aşırı hız sebebi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı kaza meydana geldiği ve tek ve asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu, ilgili kazaya ilişkin yapılan soruşturmada dosyasında ise davacıya ait araç sürücüsü ters yönden geldiğini beyan ettiği sigortalı araca çarpmamak için kendisinin kasten ve bilerek ters yöne girdiğini, ters yönde hareket ederken karşı şeritten araç gelmesi sebebi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek dereye takla atarak düştüğünü iddia etmiş olduğunu, Soruşturma dosyası aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise tanık ifadeleri alınmış alınan ifadelerde davacıya ait araç sürücüsünün hızlı olduğu, ters yönden gelen araca çarpmamak için kendisinin ters yöne girdiği kazanın gerçekleştiği beyan edilmiş, bilirkişi tanık beyanlarını dikkate almış ve sigortalı araç sürücüsünün asli, davacıya ait araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğuna kanaat getirmiş olduğunu, halbuki kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu tamamen davacı yanın aracını kullanan kişi olduğunu, davacıya ait araç sürücüsü hız sınırının 30 km olduğu virajlı yolda 90 Km hızla seyir ettiği, yine ters yönden geldiği kabul edilse dahi ( ki ispatlanamamıştır) hızı 30 km olsa idi fren yapabilecek ve durabilecek kadar süresi olabileceği, bu durumda temassız kazanın meydana gelmeyeceğinin sabit olduğu, yine ters yönden geldiği iddia edilen araca karşı herhangi bir uyarı ( korna, selektör vb) yapmayarak, direk olarak hızını azaltmaksızın kendisinin ters yöne geçmesi gibi hususların somut olay içerisinde değerlendirmesi gerekmekte olduğunu, nitekim sigortalı araç (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) ters yönden gelmeseydi yahut hiç oradan dahi geçmeseydi davacının hızı dikkate alındığında ve tehlikeli viraj uyarısına da 28 metre kaldığı dikkate alındığında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi kaza yapma ihtimali ile aynı olduğunu, bu sebeple kusura ilişkin itiraz ediyor ve kazaya karışan araç sürücülerinin tanık sıfatı ile Mahkemece davet edilmesini talep ettiklerini, kaza sonrası meydana hasara uğrayan aracının onarım masrafları, taşıtın riziko tarihindeki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmezse taşıt tam hasara uğramış sayılacağını, konu hakkında Kara Araçları Sigorta Genel Şartları 3.3.2.2. maddesi bulunduğunu, somut olayda ise, alınan ekspertiz raporu ile aracın onarımının mümkün olduğu ancak onarım masraflarının araç rayiç değerinin 2/3’ü tekabül ettiği tespit edilmiş ve sigortalı tarafından aracın pert- total işlemi uygulanması istenmiş olduğunu, davacı taraf aracının 58.000,00 TL olduğunu sovtaj bedelinin ise 3.896,45 TL olduğunu beyan ettiğini ancak 58.000,00 TL rayiç değerin oldukça yüksek ve fahiş olduğu açık olduğu gibi, davacı yanca sunulan çekme belgesinin de olmadığı ortada olduğunu, aracın 21 yaşında olduğunu, önceki kazalarının neler olduğu tespit edilmemiş, kilometresi belirsiz olduğunu, Muayene tarihi geçmiş olduğu ruhsattan görülmekle birlikte teknik bir arızasının olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması aksinin davacı yanca ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, yine sovtaj değerinin nasıl hesaplandığı belirsizliğini korumakta olduğunu, bunun için ihale açılması ve farklı tekliflerin alınması gerekirken yalnızca tek bir cümle ile geçiştirilmesi hukuka uygun bir tespit yapılmadığının açık bir göstergesi olduğunu, yukarıda da kanun metninden yapmış oldukları alıntıda da açıkça beyan edildiği üzere, sigorta kuruluşunca sigortalıya yahut vekiline ister tam rayiç değerin ister sigorta tazminatının ödenebilmesi için “çekme belgesinin” sigorta şirketine ibrazı zorunlu olduğunu, taraflarına ilgi belgenin ibrazı için başvuran tarafa talepte bulunulmuş olsa da çekme belgesi dosyaya ibraz edilmemiş olduğunu, kaldı ki, taraflarınca şase/motor ve plakadan yapılan sorgulamada da araç için çekme belgesi düzenlenmediği sabit olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonuna zorunlu ön başvuru şartı aranmakta olduğunu, burada sigorta kuruluşuna eksik evrak olmaksızın başvuru yapılması, ret yahut cevap verilmemesi durumunda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabileceği belirtilmekte olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapılması halinde, eksik evrakın tamamlandığı gün başvuru yapılmış sayılır denmekte olduğunu, buna göre hem taraflarından ödeme talep edip, hem de ödemeyi gerçekleştirmek adına kanunen zorunlu tutulan belgenin taraflarınca talep edilmesine rağmen gönderilmemesi açıkça başvuran tarafın kötü niyeti olarak kabul edilmekle birlikte, taraflarına usulüne uygun bir başvuru yapılmamış sayıldığından ilgili davanın reddi gerekmekte olduğunu, aksine hüküm kurularak işin esasına geçilecek olması halinde usule ilişkin taleplerinin ret nedeninin HMK gereğince gerekçeli olarak açıklanması gerektiğini, avans faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davanın kabulü ile, 37.500,00 TL hasar bedelinin davalı ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 09/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve mütselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: A-) Davalı ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Bahse konu trafik kazası ile müvekkili ...'ın herhangi bir ilişkisi olmadığını, söz konusu kazaya müvekkilinin sebebiyet verdiği iddiasının davacı tarafça somut bir şekilde ispat edilemediğinden ve müvekkilinin kazaya sebebiyet verdiğine dair herhangi bir somut belge bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu kusur oranından yola çıkılarak yapılan hesaplama neticesinde ortaya çıkan maddi zararın müvekkiline yükletilmesinin de kabul edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B-) Davalı ...A.Ş. vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Kazaya davacının anlattığı şekilde sigortalının neden olduğunda dair dosyada somut bilgi ve belge olmadığını, kazanın davacı tarafın anlattığı şekilde olduğunun davacı tarafından somut veriler ile ispat edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın kendisi tarafından anlatılan şekilde olduğuna dair beyanı da bulunmadığı gibi aksine sigortalı aracın kendi şeridinde devam ettiği esnada viraja hızlı giren davacının direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı beyanı bulunduğunu, olayın iddia aşamasında kaldığını, kazanın davacı tarafın iddia ettiği şekilde olduğunun davacı tarafından somut olarak ispat edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı ...vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;

İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: Davanın kabulü ile 37.500,00 TL hasar bedelinin davalı...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 09/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve mütselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi zararını 6098 sayılı TBK'nun 49 maddesi uyarınca sürücüden (somut olayda davalı ... ...plaka sayılı aracın sürücüsüdür) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden de maddi zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacının, maddi zararını ...plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den isteme hakkı da vardır.

Somut olayda, sürücü ..., ... günü saat 16:00 sıralarında sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine çift yönlü yolu takiben seyir halindeyken geldiği virajlı olay mahallinde, karşıdan şerit ihlali ile yaklaşan davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmamak için sola manevra yaptığı esnada kontrolünü kaybederek yoldan çıkması ve takla atması sonucu maddi hasarlı kaza meydana gelmiştir. Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışındaki çift yönlü yolu takiben seyir halindeyken, aracını kendi şeridinde kullanmaya özen göstermeden, karşıdan gelen araçlara da dikkat etmeden, kontrolsüzce karşı yöne geçtiği esnada karşı yönden gelen ve seyrini bozduğu sürücü ...'in kullandığı otomobilin yol dışına çıkmasıyla meydana gelen kazada %75(yüzdeyetmişbeş) oranında kusurludur. Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyir halindeyken, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan yaklaştığı olay mahallinde, karşı yönden şerit ihlali ile gelen araca karşı yolun sağına yanaşarak etkin tedbir alma becerisi gösteremeyip, hatalı biçimde sola yöneldiği esnada hakimiyetini kaybederek yol dışı kalmasıyla meydana gelen kazada %25(yüzdeyirmibeş) oranında kusurludur.

Tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan ... tarihli raporda ve istinabe suretiyle alınan Karayolları Genel Müdürlüğü emekli fen heyeti uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin ... tarihli raporunda da yukarıda belirtilen şekilde tespit ve açıklamalara yer verildiği, kazanın oluşumu bakımından doğrudan bilgi ve görgülerini aktaran tanıklar ..., ... ve ...'in kollukta verdikleri ifadelerde kazanın yukarıda kabul edildiği şekilde gerçekleştiğini net olarak beyan etmeleri, dava konusu olayla ilgili ceza yargılamasının yürütüldüğü Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/385 Esas, 2022/131 Karar sayılı dosyası içeriği ve verilen karar bir bütün olarak dikkate alındığında dava konusu kazanın davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışındaki çift yönlü yolu takiben seyir halindeyken, aracını kendi şeridinde kullanmaya özen göstermeden, karşıdan gelen araçlara da dikkat etmeden, kontrolsüzce karşı yöne geçtiği esnada karşı yönden gelen ve seyrini bozduğu sürücü...'in kullandığı otomobilin yol dışına çıkmasıyla meydana geldiği sonuç ve kanaatine ulaşılmış, davalılar vekillerinin, kazanın gerçekleşme şeklinin davacının iddia ettiği gibi olduğunun ispatlanamadığı ve dolasıyla davalı tarafın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı yönlerinden yaptıkları istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Davacıya ait aracın hasar bedelinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan ...tarihli rapor ile istinabe suretiyle alınan Karayolları Genel Müdürlüğü emekli fen heyeti uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin ... tarihli raporu dosya kapsamında mevcuttur. Her iki raporun gerek birbirleriyle gerekse dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerle uyumlu şekilde hazırlandığı anlaşıldığından davalı tarafın zarar miktarı bakımından yaptığı istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.

Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

  1. ) Davalı ... ile davalı ...A.Ş.nin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. ) Alınması gereken 2.561,63 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında davalı ...'dan peşin alınan 640,40 TL ve davalı... A.Ş.den peşin alınan 640,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.280,83‬ TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının da Hazineye gelir kaydına,

  3. ) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. ) Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

  5. ) Davalılar tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,

  6. ) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

KaynaklananTazminatMaddinumarasıKazasındanTrafik

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim