Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1400
2024/1276
23 Eylül 2024
T. C.
K A Y S E R İ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1400
KARAR NO: 2024/1276
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/06/2023
NUMARASI: 2022/629 Esas, 2023/502 Karar
DAVA: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 21.07.2022
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 23.09.2024
YAZILDIĞI TARİH: 23.09.2024
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/629 Esas, 2023/502 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle;... tarihinde sürcü ...sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile kaza mahalline geldiğinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarptığı daha sonra yol kenarında bulunan yaya müvekkilleri ... ve ...'a çarpması sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada yaya konumunda bulunan davacı müvekkillerinin dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç kaza tarihi itibariyle... A.Ş nezdinde Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğunu, manevi zararlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkillerinin trafik kazası sonrasında Kayseri Devlet Hastanesinde tedavi gördüklerini, tedavi sürecince geçici ve sürekli iş göremezlik ile tedavi süresince bir başkasının bakım ve ihtiyacına maruz kaldıklarını, ekonomik ve psikolojik olarak sıkıntılar yaşadıklarını, ayrıca işbu dava konusu trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'a karşı 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/652 esas sayılı dosyası kapsamında yargılamanın devam ettiğini, birleştirme talepleri bulunduğunu belirterek, müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralanması, geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi süresince bakım ihtiyacına maruz kalması nedeniyle duymuş olduğu acı, elem ve keder sebebiyle 10.000,00 TL müvekkili müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralanması, geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi süresince bakım ihtiyacına maruz kalması nedeniyle duymuş olduğu acı, elem ve keder sebebiyle 10.000,00TL poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dava öncesinde müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını,...plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 04/06/2021 - 2022 tarihleri arasında geçerli ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazanın oluşumunda tamamen kusursuz olduğunu, trafikte seyir halindeyken üzerine düşen tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin söz konusu dava bakımından hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacıların yaralanması nedeniyle talep ettiği manevi tazminat miktarının maluliyet nispetinde olması gerektiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı... için 7.500,00-TL ve davacı ... için 7.500,00-TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL manevi tazminatın poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara hak ettikleri bedellerin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Mevcut Adli Tıp Kurul raporları ile müvekkillerinin iş gücünden sürekli şekilde kaybettiğinin tespit edildiğini, Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesinde maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir" denildiğini, dolayısıyla müvekkillerinin bedensel zarara uğradığı ve meydana gelen kazada hiçbir kusurlarının bulunmadığı yargılama esnasında halihazırda tespit ve ispat edilmiş olduğundan gerekçesiz şekilde taleplerin kısmen kabulü ve kısmen reddinin hatalı olduğunu, müvekkillerinden ...'ın kaza tarihinde çocuk yaşta olması ve diğer müvekkili...ın hem kendisinin hem de oğlunun ağır şekilde yaralanması nedeniyle müvekkillerinin duyduğu acı ve keder gözetilmeksizin taleplerin kısmen reddinin hakkaniyete aykırı olduğunu, talebin kısmen reddi nedeniyle, reddedilen tutar yönünden ayrı ayrı karşı vekalet ücretine hükmedilmiş olup müvekkillerinin ayrı ayrı 2.500,00-TL karşı vekalet ücreti ödemek zorunda bırakıldığını, yargılama harç ve giderleri, arabuluculuk masrafları gibi giderlerin de kabul ve ret oranında paylaştırılmış olduğundan müvekkillerinin ayrıca zarara uğratıldığını, dolayısıyla müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının duyulan acıyı hafifletecek, zarara uğrayanda huzur duygusu uyandıracak nitelikte olduğunun ileri sürülemeyeceğini, talep edilen manevi tazminat tutarları 10.000,00-TL olduğundan, mevcut ekonomik şartlarda müvekkillerinde herhangi bir şekilde zenginleşme oluşturamayacağını ve karşı taraf sigorta şirketi olduğundan karşı tarafta herhangi bir fakirleşme meydana getiremeyeceğini, bu sebeple usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı şekilde tezahür eden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davacılar vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;
İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davanın kısmen kabulü ile davacı... için 7.500,00-TL ve davacı ... için 7.500,00-TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL manevi tazminatın poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara hak ettikleri bedellerin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı sadece davacı tarafça manevi tazminat miktarlarının hatalı ve az belirlendiği yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 06/03/2023 tarihli kusur raporunda, davacı tarafın kusursuz, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosya arasındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ... tarihli maluliyet raporlarına göre davacıların olay nedeniyle %3 kalıcı maluliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK md. 56 hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak bedensel bütünlüğü zarara uğrayan lehine manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davalı tarafın kusuruyla gerçekleşen kazanın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacıların yaralanmasının mahiyeti, olay tarihi, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın sürücüsünün tam kusurlu olması, yaşanan olay itibariyle bir bütün olarak davacıların duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi ayrıca gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmış dolayısıyla da davacı tarafın manevi tazminatların az olduğu yönündeki istinaf itirazlarının haklı olmadığı ve reddedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.
Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne yönelik ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
-
) Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
) Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
) Davacıların yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
) Davacılar tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatıranlara iadesine,
-
) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15