SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1378

Karar No

2024/1270

Karar Tarihi

20 Eylül 2024

T. C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1378

KARAR NO: 2024/1270

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/03/2023

NUMARASI: 2022/176 Esas, 2023/264 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 01/03/2022

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 20/09/2024

YAZILDIĞI TARİH: 22/09/2024

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/176 Esas, 2023/264 Karar sayılı ilamı davalılar vekilleri tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ... tarihinde davacı...'ın eşi diğer davacıların babaları olan ...'un karaştığı trafik kazasında vefat ettiğini, müteveffa ...'un bisikletli, davalı ...'nün ise araçlı olduğunu, kaza sonrasında ...'un otopsi tutanağına göre maktulün araç dışı trafik kazası sonrası künt kafa travmasına bağlı, kafatası kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu öldüğünün belirtildiğini, davalı hakkında davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan ceza aldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nün tali kusurlu olduğunu, davacıların müteveffa ...'un mirasçıları olduğunu, müteveffanın olay tarihi itibariyle emekli olduğunu, 2.287,97-TL emekli aylığı olduğunu, bu nedenle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını ve başvuruda bulunulduğunu ancak olumlu bir cevap gelmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davacı ...'ın 900,00 TL destekten yoksun kalma, 100,00-TL cenaze giderleri olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi zararın, tüm davacıların uğradıkları toplam 40.000,00-TL manevi zararın da sorumluluk düzeylerinde ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinden özetle; zaman aşımı definde bulunduklarını, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların taminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zaman aşımına uğrayacağının açık olduğunu, bu doğrultuda davanın gerektiğini, usulü itirazlarının bulunduğunu, dava yoluna gitmeden önce yazılı başvuruda bulunulması gerektiğini ancak davacının geçerli bir başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin manevi sorumluluğunun 125.000,00-TL olduğunu, dava konusu trafik kazasında müteveffanın bisiklet ile girilmesi yasak olan bölünmüş karayolunda tedbirsiz ve kontrolsüz şekilde sevk ve idaresindeki bisiklet ile manevra yapmış olması nedeniyle asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü davalının meydana gelen trafik kazasında atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, aksi halde ise adli tıp trafik ihtisas dairesinden ve fen heyetinden kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin faizden sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın üstüne düşen somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini, davaya konu trafik kazasında davalıya isnat edilebilecek bir kusur olmadığını, kaza nedeniyle kusuru olmamasına rağmen büyük üzüntü yaşadığını, davalının kaza anında 50-60 km hızla giderken müteveffanın önüne giriş yaptığını, yapabilecek bişey olmadığını, keşif yapılmasını talep ettiklerini, kusur açısından rapor alınması gerektiğini, kazadan doğan zararlardan sorumlu tutulamayacağını, manevi tazminat talep edilemeyeceğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin zenginleşme maksadına dayandığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesinine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;

  1. DAVACININ MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ ile; davacı ... için 195.000. TL destekten yoksun kalma, 100,00. TL cenaze giderleri olmak üzere toplam 195.100,00. TL maddi tazminatın davalılar ...A.Ş ve davalı ...' den müştereken alınarak( davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 410.000. TL ile sınırlı olmak üzere) adı geçen davacıya verilmesine,

  2. DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜ İLE; davacı ... için 10.000. TL, davacı ... için 10.000. TL, davacı... için 10.000. TL, davacı ... için 10.000. TL olmak üzere toplam 40.000. TL manevi tazminatın davalılar ... A.Ş ve davalı ...' den müştereken alınarak ( davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 125.000. TL ile sınırlı olmak üzere) adı geçen davacılara verilmesine, dair karar verildiği görülmüştür.

Bu karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/176 Esas, 2023/264 Karar Sayılı ve 30/03/2023 karar tarihli dosyasında kusur durumunun hatalı olarak tespit edilen kusur durumunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, dava dosyası kapsamında alınmış olan 23.08.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda müteveffa ...'un asli kusurlu, müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında müteveffa bisiklet sürücüsü %100 kusurlu olarak tespit edildiğini, sigortalısı araç sürücüsüne kusur verilmediğini, ayrıca müteveffanın bisiklet giremez yola bisiklet ile girdiğinden tamamen kusurlu olduğunun açık olduğunu, bu nedenle kusur durumuna ilişkin çelişkiler giderilmeksizin hüküm tesis ediliş olmasının hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle dosyanın kusur durumunun netleşmesi ve çelişkilerinin giderilmesi adına İstanbul Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesine sevkini talep ettiklerini,

kabul anlamına gelmemekle beraber müterafik kusur halinin asli kusur oranı içine dahil edilerek hüküm kurulmuş olması açıkça hatalı olduğunu, Zarar görenin zararını kendi kusuruyla ağırlaştırması olarak ifade edilebilecek müterafik kusur hali 23.08.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda tespit edilen sürüş asli kusurlarından bağımsız olup hesaplanan tazminattan yargıtay kararları gereği ayrıca %20 den az olmamak üzere indirim uygulanması gerekirken, müterafik kusurun asıl kusur oranı içine dahil edilerek müteveffa için %70 kusur oranı belirlenmesi açıkça hatalı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine cenaze giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ile, re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle; Tehiri icra taleplerinin kabulü ile istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın icrasının geriye bırakılmasına, hatalı ve hukuka aykırı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/176 Esas 2023/264 Karar Sayılı ve 30/03/2023 karar tarihli kararının usul ve esas yönünden itirazları doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini belirtilen şekilde karar verilmesini yargılama masraf ve giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

Davalı ...vekilinin süresinde verdiği dava dilekçesinde özetle; Davaya konu olan olayda müvekkilin bir kusuru bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında uyması gereken her kurala uyduğunu, müvekkilinin ilgili kaza anından 50-60 KM/H hızla ilerlerken müteveffa sürücü...'un bisikletli giremez tabelasını dikkate almayarak bisikletiyle çapraz bir şekilde müvekkilin seyir halindeki istikametine doğru giriş yaptığını, trafik kazası sonucu ortaya çıkan zararın müvekkilinden talep edilebilmesi için, müvekkilinin kusurunun olması gerektiği gibi, ilgili kusurlu eylemin kazaya sebebiyet vermiş olması, yani fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporuna olan itirazlarımız dikkate alınmadığını, adli tıp kurumu tarafından alınması gereken ek raporun alınmadığını, alınmamış bu durumda hüküm de aykırılık teşkil etmektedir, raporlar ve kaza tespit tutanağı yeterince incelenmediğinden hatalı bir raporlama olmuştur, güncel mevzuatlar ve kararlar çerçevesinde bilirkişilerin kusur oranı belirtmesinin önüne geçilmiş olsa da sayın bilirkişilerin bu hususu göz ardı ederek hakkaniyetli bir oranlama ve hesaplama yapmadıklarını, bu durumdan dolayı ek rapor alınması gerekirken eksik ve hatalı şekilde düzenlenen bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar alınması kanuna ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, Müvekkili hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında da müvekkile söz konusu olaydan dolayı taksirle adam öldürmeden ceza verilmiş olsa da söz konusu Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılmasına bırakılmış olup bu söz konusu karar da mahkumiyet hükmü içermediğinden ve müvekkilin suçu işlediğinin kesinliğini oluşturmadığından dolayı ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuna atıf yapılması kararın bozulmasına sebep olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ile resen nazarı itibar alınacak sebeplerle; Tehiri icra talebimizin kabulü ile istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ...E. sayılı icra takibinin geri bırakılmasına, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/176 E. - 2023/264 K. Sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın REDDİ yönünde hüküm kurulmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

Davalı ... vekilinin süresinde verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı taraflarca müvekkil şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığını, eksik evrakla yapılan başvurunun geçerli olmadığını, davacılar tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmayıp, Mahkeme huzurunda ikame edilen başvuru anılan dava şartına haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket’in kasko ihtiyari mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğu araç sürücüsünün kusuru oranında olup sigortalı araç sürücüsü ...''nün kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığını, 23.08.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda, sürücü ...'nün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı gerekçesiyle kusurlu olduğu bilgisi yer almış ise de, bisikletli ...'un pedallı bisiklet ile taşıt girmez orta refüjle bölünmüş tek yönlü karayoluna girdiği gibi katıldığı taşıt yolunda sağ şeritten seyretmemiş kontrolsüzce çaprazlama sol şeride geçerek hem kendi trafik güvenliğini, hem de taşıt yolunda seyreden sürücülerin trafik güvenliğini tehlikeye attığını, kusur atfedilebilmesi için zararlı sonucun öngörülebilir ve bilinebilir olması yeterli değil, önlenebilir olması da gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmamakla birlikte kusur oranının tespiti için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat tutarı davacı yanlar için bir zanginleşme aracı olduğunun açık olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen manevi tazminat tutarının kabulünün mümkün olmadığını, itirazları doğrultusunda asla kabul anlamına gelmemek şartıyla davacıların manevi tazminat bedelleri düşürülmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararına karşı tehir-i icra talepli olarak istinaf yoluna başvurduklarını, haksız ve hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın müvekkili şirket yönünden reddini talep ettikleri görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderlerinden oluşan maddi tazminat ve aynı kanunun 56/2.maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir.

Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih 2022/176 Esas 2023/264 Karar sayılı kararı ile trafik kazasından kaynaklı, destekten yoksun kalma tazminatının ve cenaze giderlerinden oluşan maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı ... Aş., ... Aş. Ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.

100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi

“(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi, aynı kanunun 99.maddesind e ise “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar” düzenlemesi yer almaktadır.

Somut olayda, kaza tarihi ... tarihi olup davacı tarafça, davalı... AŞ'ye 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce başvuruda bulunulmuş, bazı belgelerin eksik olması nedeniyle bu bu belgelerin ibrazı halinde ödeme yapılacağının davacı...'a bildirilmiş olduğu ve sigortaca herhangi bir ödeme yapılmadığı, dolayısıyla davacı tarafça KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuruda bulunulması dava şartının yerine getirilmiş olduğu kanaatine varılmış olmakla, davalı ... A.Ş. vekilinin usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle dava şartının yerine getirilmemiş olduğu yönündeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.

Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.

Trafik kazasının nasıl meydana gelmiş olduğu, kimin sevk ve idaresindeyken gerçekleştiği, trafik kazasının meydana gelmesinde aracı sevk ve idare eden kişinin kusur durumu, karşı tarafın ya da trafik kazası tek taraflı olarak gerçekleşmiş ise başka etmenlerin trafik kazasına etkisi; kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağından, adli raporlardan, kaza sonrası alınan ifadelerden, kamera kayıtlarından ve bilirkişi raporlarından tespit edilir.

Somut olayda, davalı ...'nün sanık olarak yargılandığı Kayseri 16.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1162 E. 2022/112 K. sayılı dosyasında İstanbul ATK'dan alınmış olan... tarihli raporda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'nün ailt düzeyde tali kusurlu, bisiklet sürücüsü müteveffa ...'un ise asli kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun ceza dosyasında alınan kusur raporuyla çelişkili olmadığı, olayın oluş şeklini doğruladığı kanaatine varılmış olunduğundan, davalı ... Aş. vekili, davalı ... Aş. vekili ile davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaflarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği davalı, meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarını tazmin ile sorumlu olup, davacıların kendi yöresel değerlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değİldir. Bu bağlamda; taziye teşekkür giderleri, yemek giderleri, mevlüt giderleri vs.gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderlerine davalının sorumluluğunda olan giderlerden değildir. (Yargıtay 17.HD'nin 23/11/2020 tarih ve 2019/2045 E. 2020/7455 K.sayılı ilamı)

Somut olayda, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen 100-TL.lik cenaze gideri, davalı tarafça karşılanması gereken cenaze gideri kapsamın olup, davalı... Aş.'nin 100-TL. cenaze giderlerinden sorumlu olduğu

kanaatine varılarak, davalı sigorta vekilinin istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.

Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayda, taraflar arasında yaşanan olayın oluş şekli, olay tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ... Aş.vekilinin ve davalı ...vekilinin aksi yöndeki istinaflarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşılmakla, davalı ... Aş.vekilinin, davalı ... Aş.vekilinin ve davalı... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

  1. ) Davalılar ... Aş., ... A.Ş. ve davalı ...'nün istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. ) a. ) Davalı ... AŞ.'nin İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 2.732,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan toplam 863,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.869,40 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davalı ... A.Ş. Tarafından fazla yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde yatırana iadesine,

b-) Davalı ...A.Ş.'nin İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 13.327,28 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 3.332,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.995,28 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

c-) Davalı ...'nün İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 16.059,68 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 4.015,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.044,68 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

  1. ) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  2. ) Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,

  3. ) İstinaf yargılaması bakımından davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,

  4. ) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZararkesinreddiAçılanVeTazminatkonusukayseriSebebiylenumarasıCismani(ÖlümTazminat)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim