SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1333

Karar No

2024/1235

Karar Tarihi

16 Eylül 2024

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1333

KARAR NO: 2024/1235

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/12/2022

NUMARASI: 2018/934 Esas, 2022/1019 Karar

DAVA: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat

DAVA TARİHİ: 24.12.2018

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 16.09.2024

YAZILDIĞI TARİH: 16.09.2024

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/934 Esas, 2022/1019 Karar sayılı kararına karşı davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... günü saat 19:00 sıralarında Ankara Kayseri İl Yolu istikametinden ...Mah. İstikametine seyreden ... plakalı araç sürücüsü ... ile...'ın kullandığı ... plakalı araca çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralandığını, Davalı ...'in kusurlu olduğunu ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/56921 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma devam ettiğini, davaya konu kazanın karayolu sınırları içerisinde olduğunu ve ZMMS kapsamında olduğunun sabit olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsayacak şekilde geçerli olmak üzere ... poliçe numarası ile davalı ...A.Ş. Nezdinde sigortalandığını, davalı sigorta şirketine 17/11/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, evrakların gönderildiğini ve anlaşmanın olmadığını belirterek davanın ve davaya vekaletinin kabulüne karar verilmesini,davacı adına maddi zarar sebebiyle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik(belirsiz alacak davası niteliğinde ve ilerde bilirkişi marifetiyle hesaplanacak bedel kadar tamamlanmak üzere), müvekkili için 250,00 geçici iş göremezlik, 250,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 500,00 TL maddi tazminatın müşterek ve müteselsil olarak davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, müvekkili... için 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışında kalan davalı...'den alınarak müvekkiline verilmesine, ... plakalı araç üzerine tedbir konulmasına, olay tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, fazlaya ilişkin dava ve taleplerinin saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...vekili, cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketi yönünden uygun bir başvuru yapılmadan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, kazada müvekkilinin kusurunun olmadığını, polis tutanağındaki kusura itiraz ettiklerini, uzman bilirkişiden kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kazanın meydana geldiği saat akşam saatlerinin olduğunu, davacının yeterli ehliyeti olmamasına rağmen trafiğe çıkmış olması da kusur durumuna etki ettiğini, davanın teknik dava olmasından ötürü öncelikle kusur durumu akabinde bilimsel raporlar alındıktan sonra ayrıntılı beyanda bulunulacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan her iki araç malikinin de ticari işletmesiyle ilgisi olmadığını, ticari iş niteliğinde olmayan bir trafik kazasından kaynaklandığını, davacı ile müvekkil şirketi arasında da bir sözleşme olmadığı olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğunu, davanın belirsiz alacak davası mı yoksa tespit davası mı olup olmadığının belli olmadığından menfaat yokluğu yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvurmadığını, ZMMS poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğunu, doğan zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ayrıca poliçedeki şahıs başına teminat limitinin 360,00 TL olduğunu ve bu tutarın müvekkilin sorumluluğunun üst sınırı olduğunu , kesin işgörmezlik yönünden; kusur incelemesi yapılması gerektiğini, aktüerya hesaplama yapılması gerektiğini, SGK 'dan ödeme alıp almadığı araştırılmasını, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını, tazminat hesaplamasının 18 yaşından itibaren başlatılması gerektiğini, koruyucu tedbirler alınmadığından indirim yapılmadığını, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddini gerektiğini savunarak davanın dava şartı yokluğu yönünden reddine bu talebin yerinde görülmezse kusur yönünden yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu esastan reddine karar verilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebinin reddine, davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebinin kabulü ile; 294.619,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı Sigorta şirketinden ve davalı ... mirasçıları,..., ..., ..., ..., ...ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihinden davalı ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönlerinden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın ... mirasçıları,..., ..., ..., ..., ...ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan... tarihiden yasal faiz uygulanmasına dair karar verildiği görülmüştür.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... A.Ş. vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi hesap raporuna dayanak teşkil eden sağlık kurulu raporunun hatalı olduğunu, taraflarınca yapılan itirazlar değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olmasına itiraz ettiklerini, davacının sürekli iş göremezlik durumuna dayanak teşkil eden maluliyet raporunun fahiş ve yönetmeliğe uygun olmadığını, yapılan hesaplamanın TRH-2010 Mortalite Tablosu-Prograsif Rant sistemine göre yapıldığını, ancak kişinin yaşam olasılıkları göz önünde bulundurularak %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini ve bu hususa itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda muhtemel yaşam süresinin yanlış hesaplandığını, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama aşamasında ceza yargılamasına ilişkin evrakların temin edilmediğini, ayrıca savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı hususunun da taraflarınca talep edilmiş olmasına rağmen herhangi bir araştırma yapılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle kaydıyla bilirkişi tarafından kusur durumuna ilişkin tanzim edilen raporun hatalı olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının ehliyetsiz araç kullanması nedeniyle kararda kusur indirimi yapılmasına itiraz ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince yapılan kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;

İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebinin reddine, davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebinin kabulü ile 294.619,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı Sigorta şirketinden ve davalı ... mirasçıları,..., ..., ..., ..., ...ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihinden davalı ...mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ...ve ... yönlerinden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan ...tarihiden yasal faiz uygulanmasına dair karar verilmiştir. Bu karara karşı sadece davalı ... A.Ş. vekilince aleyhine hüküm kurulan maddi tazminat yönüyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı...) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden de maddi zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacının, maddi zararını ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den isteme hakkı da vardır.

Somut olayda; ...günü saat 19:00 sıralarında, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı kamyonet ile Ankara-Kayseri İl yolunu takiben ... Mahallesi istikametine seyri sırasında olay mahalli 2. km'ye geldiğinde, önünde aynı yöne seyretmekte olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı traktöre arka kesiminden aracının ön kesimiyle çarpması sonucu dava konusu kaza meydana gelmiştir. Davalı sürücü ... gece vakti, aydınlatmanın olmadığı yolda yağmurlu havada sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermeyip, yağmurdan dolayı görüşün kısıtlı olduğu bu yerde hızını mahal şartlarına ve gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamayarak, önünde seyir halinde olan fark edemediği traktöre arka kısmından çarptığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle %100 (yüzde yüz) oranında kusurludur. Davacı sürücü...arka ışık donanımı çalışır vaziyette bulunan traktör ile gece vakti meskun mahal dışında seyri sırasında, arkasından gelen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrederek idaresindeki traktöre arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.

İlk derece mahkemesince de kabul edilen yukarıdaki kusur durumu gerek dosya kapsamı gerekse olayın gelişim şekliyle uyumlu olup Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nın ...tarihli kusur raporunda ve trafik bilirkişisi tarafından hazırlanan 18/07/2019 tarihli kusur raporunda da aynı yönde tespitlere yer verilmiş olduğundan davalı sigorta şirketinin kusur raporları ve oranı bakımından yaptığı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/11777, K:2022/4888 sayılı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/12597, K:2022/4965 sayılı kararları da aynı yöndedir.) Somut olayımızda kaza ... tarihinde gerçekleştiğinden mahkemece 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin %8 olarak belirlenmesi ve bu maluliyet oranı itibariyle davacının karşılanmayan maddi zararının belirlenmesi doğrudur. Dolayısıyla davalı sigorta şirketinin maluliyet oranı ve uygulanan yönetmeliğin hatalı olduğu kapsamındaki istinaf itirazlarının reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan 07/09/2022 havale tarihli ek raporda, TRH-2010 yaşam tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/5068, K:2021/3211 sayılı kararındaki kabul ve açıklamalara uygundur. Dolayısıyla davalı sigorta şirketinin 1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca hesaplama sırasında davacının geliri asgari ücret seviyesinde kabul edildiğinden davacının gelirinin hatalı esas alındığı ve hesap raporunun hatalı olduğu yönündeki davalı sigorta şirketi istinaf itirazı da yerinde bulunmayarak reddedilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2023/10887, K:2023/13284 sayılı ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2023/4121, K:2023/8462 sayılı kararlarındaki açıklamalar nazara alındığında, kaza tarihinde 18 yaşından küçük davacı için askerlik dönemi içinde sürekli maluliyet tazminatı hesaplanmasında bir hata bulunmadığı değerlendirilerek davalı sigorta şirketinin aksi yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Ayrıca davacının bakiye ömrünün hesaplanması noktasında da bir hata olmadığı, davalı sigorta şirketinin bu husustaki istinaf itirazının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Dosya arasında ceza yargılamasının yürütüldüğü Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/279 Esas, 2019/812 Karar sayılı dosyası mevcut olup dosyanın incelenmesinde ... hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve kararın 14/10/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüş ayrıca ceza dosyası içeriğinden uzlaşma sürecinin başarısızlıkla sonuçlandığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ceza dosyasının ve uzlaşma sürecinin akıbetinin araştırılmadığı yönündeki davalı sigorta istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Somut olayda davacının, davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurduğu dosya arasındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Başvuru evrakının ekinde Genel Şartlar uyarınca bir kısım belgelerin eksik olması sigorta şirketinin temerrüt tarihi bakımından önemli olup bir kısım belgelerin eksik sunulduğu gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca sigortaya başvuru şartının yerine getirilmediğini kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle davalının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca sigortaya başvuru şartının yerine getirmeden dava açıldığı yönündeki istinaf itirazının haklı olmadığı zira davacı tarafça sigorta şirketine yazılı olarak başvurulduğu tespit edildiğinden davalının bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Öte yandan, davalı sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasının kabulüne ve dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiğine göre maddi tazminatla ilgili yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı sigorta şirketinin de sorumlu tutulması doğru olup aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.

Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı...A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

  1. ) Davalı ...A.Ş.nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. ) Alınması gereken 20.125,44 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında peşin alınan 5.032,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.093,44‬ TL'nin davalı...A.Ş.den alınarak Hazineye gelir kaydına, davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının da Hazineye gelir kaydına,

  3. ) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. ) Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. ) Davalı ... A.Ş. tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesine göre yatırana İADESİNE,

  6. ) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; tarafların yokluğunda, HMK md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TrafikKaynaklananManeviTazminatMaddinumarasıKazasındanve

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim