Kayseri BAM 3. HD 2023/1272 E. 2024/1052 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1272
2024/1052
14 Haziran 2024
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1272
KARAR NO: 2024/1052
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2022
NUMARASI: 2021/911 Esas, 2022/895 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2019
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 14/06/2024
YAZILDIĞI TARİH: 14/06/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/911 Esas, 2022/895 Karar sayılı ilamına karşı davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı otobüsün yolcu indir bindir yaptığı sırada davalı şirkete ait olan ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı beton mikserinin arkadan çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... tarihli trafik kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı ... 'ün KTK'nun 52/1-c kuralını ihlal etmesi sebebiyle bu kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında davalının bu kazada tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkiline ait aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ve işletilememesi nedeniyle ortaya çıkan zararın davalı tarafça karşılanması gerektiğini, davalıların bu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca müvekkilinin aracın tamir süresi boyunca şoförleri için maaş ve SGK prim ödemelerinde bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin aracını kullanan ... 'nın hiç bir kusuru bulunmadığını kusurun tamamen diğer araçta olduğunu, araçta meydana gelen hasarın düzeltilmesi ve güvenli bir şekilde yolcu taşıyabilmesi için yaklaşık 25 gün sanayide tamir faaliyetinin sürdüğünü, bu süreçte müvekkilinin araçtan hiç bir şekilde gelir elde edemediğinden bahisle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL yoksun kalınan kar ve şoför giderlerinin kaza tarihi olan 30/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı Kayseri ... Ltd. Şti. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin araç işleten sıfatının bulunduğunu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile, 30.08.2019 tarihinde, davacının maliki ve işleteni olduğu ... sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesi meydana gelen kaza nedeniyle yoksun kalınan kar zararın tazmini talepli davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının davası ve tüm talepleri zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava ikame edildiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkili şirkete ait aracı sigortalayan ... A.Ş.'nin Zorunlu Mali Mesuliyet Katılım Poliçesi ile teminat altına alındığını, dava sonucunda çıkabilecek tazminatların ... A.Ş.'ye rücu edileceğinden davanın bu şirkete ihbarı talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekili şirketin maliki ve işleteni olduğu araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelmediğini, öncelikle davanın ... A.Ş.’ye ihbarına, akabinde yapılacak yargılama sonucunda müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
"...Açılan davanın kabulüne,
-
Kar kaybı nedeniyle 7.554,46. TL'nin 1.359,79. TL'sine kaza tarihi olan 30/08/2019 tarihinden, kalan kısım olan 6.194,67. TL'sine ise ıslah harcının yatırıldığı 20/09/2022 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Şoför maliyeti nedeniyle 6.553,70. TL'nin 6.446,69. TL'sine kaza tarihi olan 30/08/2019 tarihinden, kalan kısım olan 107,01. TL'sine ise ıslah harcının yatırıldığı 20/09/2022 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Bu karar davacı vekili ve ... Ltd. Şti. Vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından bilirkişilerce yapılan yanlış hesaplamaların esas alınması sebebiyle fahiş derecede düşük miktarlarda yoksun kalınan kar ve şoför maliyetlerinin hesap edildiğini, raporlarda tarafların kusuruna ilişkin açıklamalara katılmakla beraber birçok eksiklik ve hata bulunmakta olması sebebiyle itirazda bulunsa da itirazlarının dikkate alınmadığını, dosyada bulunan ... A.Ş'nin 08/01/2020 tarihli yazısına itibar edilerek hesaplama yapılması gerektiğinin itirazında belirtildiğini ancak ısrarla ve hiçbir gerekçe gösterilmeden emsal niteliğine haiz olmayan ... A.Ş'nin 02/12/2019 tarihli yazısı ve Kayseri Otobüsçüler Esnaf Odası ... tarihli yazılarına istinaden hesaplama yapıldığını, dosya içerisinde ... A.Ş'nin 08/01/2020 tarihli ... plakalı aracın tamir süresi olan 30/08/2019-25/09/2019 tarihleri arası çalışma planının bulunduğunu, bu çalışma planı dikkate alınarak hesaplama yapılmadığını ve mahkemede eksik ve hatalı olan bu rapor doğrultusunda karar verildiğini, kazalı aracın kaza olmasaydı çalışacağı güzergahlar, giderce km ve toplam gelirinin zikredilen yazıda açıkça belirtildiğini ancak bilirkişinin farazi emsallere dayandığını ve mahkemeyi yanlış şekilde yönlendirdiğini, dosyada emsal araçların yakıt tüketimi hakkında somut bir bilgi bulunmamakta olup mahkemece bu hususun haksız olarak dikkate değer görülmediğini, haliyle yakıt tüketim hesabının da farazi tahminlere dayanarak hesapladığını, ... plakalı aracın çalışmadığı süre boyunca elde edeceği kazancın 32.371,06-TL (hakediş)-10.107,37-TL (yakıt)-6.446,69-TL (şoför maaşı) olacak şekilde hesaplanması gerektiğini, bu halde müvekkilinin uğramış olduğu kar kaybı zararının 15.817,00-TL olduğunun ortada olduğunu, mahkeme tarafından kurulan kararın bu haliyle kabul edilmesi mümkün olmayıp mahkeme tarafından hükmedilen değerlerin düzeltilmesi gerektiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ... Ltd. Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın müvekkili şirketin maliki ve işleteni olduğu araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelmediğini, mahkemece kaza tespit tutanakları, ifade evrakları, olay yeri keşif tutanakları dayanak yapılmak suretiyle kusur ve derecesi ceza mahkemesinden ayrı ve bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemece rapor alındığını ancak bilirkişi raporuna itirazında da belirttiği üzere bilirkişice meydana gelen kazada müvekkili şirkete kayıtlı olan araca % 100 kusur verildiğini, meydana gelen kazada davacı yana ait kayıtlı arcın da kazada kusurlu bulunduğunu, davacı yan adına kayıtlı aracın kurallara aykırı şekilde seyri nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kazada kusurlu durumda olduğunu, davacının kusurunun olup olmadığının açık ve oransal olarak tespiti amacıyla Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor tanziminin istenmesi gerektiğini, mahkemece itirazlarına rağmen ek bilirkişi raporu alınmayıp, müvekkili şirkete % 100 kusur verilerek bu yönde hesaplama yapılarak hüküm kurulduğunu ayrıca davacının kar ve diğer zararlarına mahsuben mahkemece hükmedilen miktarın emsal bedellere göre yüksek olduğunu, davacının bu karar ile sebepsiz zenginleşeceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararından sonra alınan rapora itiraz edildiğini ancak itirazlarının dikkate alınmadığını, hesaplanan zararın normalin üstünde olduğunu, mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının ikinci kez dosyayı ıslah ettiğini, davacının aynı dosyada ikinci kez ıslah hakkının bulunmadığını ancak mahkemece ıslaha itirazının da değerlendirilmeden ikinci verilen ıslah dilekçesine göre davanın kabulüne karar verildiğini, ıslah ile ilgili olarak zamanaşımı itirazında da bulunulduğunu ancak bu itirazının da dikkate alınmadığını beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2021 tarih 2019/753 Esas 2021/95 Karar sayılı kararı ile trafik kazası sonucu otobüsün kazanç kaybı ve şoför maliyetinden oluşan maddi tazminat talebine ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve ... Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yapılan incelemeler ve araştırmalar neticesinde, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2022 tarih 2021/911 Esas 2022/895 Karar sayılı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı ... Ltd.Şti. vekilinin istinafı üzerine, istinaf incelemesi için dairemize gelmiş olduğu görülmüştür.İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir.Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde "Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla bilirkişi incelemesinden sonra artırılmak üzere şimdilik 5.000-TL yoksun kalınan karın ve şoför giderlerinden oluşan maddi tazminat talebinde bulunmuş, 06/11/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 1.359,79 TL. Yoksun kalınan kar ve 6.446,60 TL. Şoför gideri olmak üzere 7.806,60 TL'ye yükseltmiştir. Davacı taraf açmış olduğu davayı belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olduğunu lafzen belirtmemiş olup, bir davayı açmak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime ait olduğundan, davacı tarafın burada, alacağın ne kadar olduğunu dava açtığı sırada kendisince bilinmediği ve belirlenemediği, bir durum söz konusu olmadığı, eldeki davayı belirsiz alacak davası şeklinde değil, kısmi dava şeklinde açtığı, davayı tam dava şeklinde açmamasının zararın belirlenememesinden ziyade taraflar arasında tartışmalı olmasından kaynaklandığı; HMK'nın 176/2.maddesince aynı davada taraflar, ancak bir kez ıslah talebinde bulanabileceğinden davacı vekili tarafından yapılan 20/09/2022 tarihli ıslah dilekçesinin bu dava açısından geçersiz olduğu, davacı tarafça ek dava da açılmak ve eldeki dava ile de birleştirilmek suretiyle karar verilmediği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince, davacının ikinci ıslah dilekçesinin reddine, Dairemizin kaldırma kararından önceki 2019/753 E. 2021/95 K.sayılı ilamındaki miktarlar gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, davanın 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi gereğince açılmış belirsiz alacak davası olarak görülmek suretiyle davacının ikinci ıslahı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu görülmüştür.Dava açılmakla, belirsiz alacak davasında, alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresi kesilmekte iken, kısmi davada, talep edilmeyen kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Belirsiz alacak davasında, davalı tarafça dava açıldıktan sonra ileri sürülen zamanaşımı def'i sadece ilk talebi değil bedel artırım talebini de kapsar ve süresinde zamanaşımı def'in de bulunmaması halinde arttırılan bedel için sonradan zamanaşımı def'inde bulunulamaz.2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.(Yargıtay 17.HD'nin 24/10/2019 tarih ve 2019/2544 E. 2019/9944 K.sayılı ilamı)
Somut olayda; davaya konu trafik kazası 30/08/2019 tarihinde, meydana gelmiştir. Dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelerden kazanın yaralanmalı trafik kazası olduğu anlaşıldığından, olayda, 5237 Sayılı TCK'nın 66/1-e.maddesi uyarınca, öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. O halde, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında 31/10/2019 dava tarihinde, 06/11/2020 1.ıslah tarihinde ve 20/09/2022 2.ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı defiini dikkate almamış olması isabetli olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, eldeki davada kusur bilirkişisinden alınan kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ... ’ün %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... ’nın ise kusursuz olduğu rapor edilmiş olup, raporun olaya ve oluşa uygunluk teşkil ettiği ve trafik kazası tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalı ... Ltd.Şti. vekilinin kusura yönelik tüm itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.Dairemizin kaldırma kararından sonra, mahkemece daha önce rapor vermiş olan bilirkişiden Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda rapor alındığı, raporun denetime elverişli ve hüküm vermeye yeterli olduğu kanaatine varılmış olunduğundan, davacı vekilinin yoksun kalınan karın daha yüksek olduğu yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.
Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı ancak kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının istinaf eden yönünden kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;
A-) Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Davalı ... Ltd. Şti'nin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
B-) Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/911 Esas, 2022/895 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,
- Açılan davanın kabulü ile,
a-Kâr kaybı olarak 1.359,79-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Şoför maliyeti olarak 6.446,69-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gerekli 533,26. TL ilam harcından 85,39. TL peşin harç ve 47,93. TL ıslah harcının mahsubu ile 399,94 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafın yaptığı 44,40 TL başvurma harcı, 85,39 TL peşin harç, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 303,00. TL posta giderleri olmak üzere toplam 1.494,89 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının bu giderler haricinde yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
C-)Davalı ... Ltd. Şti'nin istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla;
-
) İstinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
-
) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
) Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 176,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 668,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Ç-) Davacının istinaf başvurusu reddedilmiş olmakla;
-
Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
) Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
D-) 1-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
- ) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25