SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 3. HD 2023/1236 E. 2024/1047 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1236

Karar No

2024/1047

Karar Tarihi

14 Haziran 2024

T. C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1236

KARAR NO: 2024/1047

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/03/2023

NUMARASI: 2021/345 Esas, 2023/265 Karar

DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

DAVA TARİHİ: 08.05.2021

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 14.06.2024

YAZILDIĞI TARİH: 14.06.2024

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/345 Esas, 2023/265 Karar sayılı ilamı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZET Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/10/2015 tarihinde sürücü ... 'in kullandığı ... plakalı araçta yolculuk eden müvekkilinin yaralandığını, olay mahallinde kaza sonrası tutulan tutanakta sürücü ... 'in araçla seyir halindeyken havanın yağışlı, zeminin kaygan, ıslak ve trafiğin yoğun olmasını göz önüne alarak daha yavaş ve dikkatli seyretmesi gerekirken bu kurala uymadığı ve 2918 sayılı KTK'nın 52/1-B maddesini ihlal ettiği görüş ve tespitinde bulunulduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinde %5 oranında maluliyet oluştuğunu, bu nedenle davalı şirketten fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla 17/08/2019 tarihinde yapılan 29.441,00 TL ödemenin yetersiz oluşu nedeniyle de 07/11/2017 tarih ve 2017.E.53632 ve 2014/55363 k.sayılı Sigorta tahkim komisyonu dosyası ile ... TL sürekli maluliyet nedeniyle tazminat alındığını, olayın meydana gelişinde müvekkilinin kusurunun olmadığı, araç sürücüsü ... 'in kusurlu olduğunun açık olduğunu, müvekkilinde meydana gelen söz konusu maluliyet durumunun sadece skar dokusu ve kalmadığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu ağır kaza ve kaza tarihinden itibaren sürekli olarak Erciyes Üniversitesi Psikiyatri bölümünde tedavi girmeye başladığını ve düzenli olarak ilaçlar kullanmaya devam ettiğini ve sürekli olarak travma sonrası stres bozukluğu %40 maluliyet oranına ulaştığını, müvekkilinin kaza tarihinde 19 yıllık muhasebeci olarak çalıştığını , müvekkilinin kazadan önceki en son maaşının 2015 yılı 10. Ay ücretinin brüt 2.974,93 TL olduğunu, hesaplama yapılırken bu hususların göz önünde bulundurulmasını, müvekkilinin meydana gelen kaza neticesinde başında meydana gelen yaralanma nedeniyle belirli bir süre hastanede kaldığını, daha sonraki süreçte evde tedavisine devam ettiğini, müvekkilinin meydana gelen kaza sebebiyle hem geçici şekilde iş göremez hale geldiğini, hem de tedavi süreci boyunca bakıcı giderlerinin ortaya çıktığını, maddi zarara uğradığını, davalı taraf ile arabuculuk görüşmeleri sonunda anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun olmadığının da göz önüne alınarak müvekkili lehine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte şimdilik 25.00 TL sürekli iş göremezli fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte şimdilik 25.00 TL sürekli iş göremezlik, 25,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ ile; 255.342,25. TL sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminatın kısmi ödeme tarihi olan 17/08/20116 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe azami limiti olan 290.000. TL ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri şeklindeki maddi tazminat taleplerinin reddine, dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından süresi içinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu 07/10/2015 tarihli kazaya ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 17/08/2016 tarihinde 29.441,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından yapılan ödemenin yetersiz görülmesi üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve 2017.E.53632 Esas sayılı dosyasın da yapılan yargılama neticesinde 2017/55363 K. Sayılı ilam sonucu 5.191,75 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davacı tarafından maluliyet oranında artış bulunduğu iddia edilerek dava açıldığını, ancak maluliyet artış olgusu tespit edilmeden hüküm kurulduğunu, hesap raporuna esas alınan 18/07/2022 tarihli Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi adli tıp anabilim dalı başkanlığı maluliyet raporunda herhangi bir maluliyet artış olgusu tespiti yer almadığını, tazminat talebine dayanak maluliyet artışına ilişkin olarak, psikiyatri poliklinik muayene kaydı ve 1 yıllık ilaç kullanımını gösterir ilaç dökümü bulunmakta ise de psikiyatri polikliniği muayene takiplerinin düzenli olarak yapılmadığının sabit olduğundan, maluliyet artış olgusunu kabul etmediklerini, ancak tanımlı klinik tablosunun sürekli sakatlık hali olarak kabul edilebilmesinin hukuka uygun olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiğini, dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilmesi için herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle ve uygulamada birliğin sağlanmasına ilişkin Yargıtay kararları uyarınca TRH %1.8 teknik faiz oranı esas alınmayan aktüer raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, dosyada eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde hüküm kurulduğunun sabit olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih, 2021/345 Esas 2023/265 Karar sayılı kararı ile, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı sigorta vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, eldeki davada trafik kazasının ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ... 'in direksiyon hakimiyeti kaybetmesi neticesinde meydana geldiği, davacının ... plaka sayılı aracın içerisinde yolcu konumunda olup, sürüş kurallarına ilişkin herhangi bir kusurunun olamayacağı gibi, dosyadaki verilerden zararın oluşmasına ya da artmasına yönelik 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde anlamında herhangi bir müterafik kusurunun olduğunun da tespit edilemediği anlaşılmakla, davalı sigorta vekilinin kusur raporu alınması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu Adli Tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/09/2013'ten sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince,davacının maluliyetine ilişkin usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 18/07/2022 tarihli rapor hükme esas alınmış olup, raporda maluliyet tespitinin, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre yapılmış olduğu, kazanın meydana geldiği 07/10/2015 tarihi itibariyle yürürlükte olan " Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik," hükümlerine göre maluliyet tespitinin yapılmamış olduğu anlaşılmış, yine davacının davalı sigortaya başvuru yaptığı tarihte alınmış olan maluliyet raporu ile Sigorta Tahkim Komisyonunun 07/11/2017 tarih ve 2017.E.53632 ve 2017/55363 K.sayılı dosyasında hükme esas alınan maluliyet raporunun tespit edilerek, dosya içerisine alındıktan sonra, davacının sigortaya başvuru yaptığı ve kendisine sigortaca ödeme yapıldığı 17/08/2016 tarihindeki maluliyetine esas alınan rapor ile, sigorta tahkim komisyonu kararına konu maluliyet raporundaki maluliyet oranının kaza ile illiyet bağı içerisinde artıp artmadığı ve artmış ise artma oranının belirleneceği şekilde maluliyet raporu alındıktan sonra dosyanın aktüerya bilirkişisine gönderilmesi ve oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve itirazların değerlendirilmemesi neticesinde karar verilmiş olması doğru görülmemiş olup, davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu görülmüştür.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.Yine 6100 sayılı HMK’nın kesin hükmü düzenleyen 303. maddesinde “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir..." hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı kanuna göre kesin hüküm itirazı dava şartlarından olup 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereği dava şartının her zaman ileri sürülmesi mümkündür.Davalı sigorta vekili savunmasında davacının aynı kazadan kaynaklı olarak 2017.E.53632 ve 2017/55363 K.sayılı tahkim dosyasında yapılan başvurusu neticesinde, sigorta tahkim komisyonun kararı doğrultusunda davacı tarafa 15/02/2018 tarihinde 5.191,75 TL. ödeme yapıldığı, sigorta tahkim komisyonu kararının kesinleştiğini dolayısıyla, eldeki davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.Trafik kazası neticesinde zarar gören davacılar zararının tamamını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi ve 163. maddesi uyarınca, trafik kazasına sebebiyet vermiş olan aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacısının tamamından ya da bir kısmından talep edebilir, zarar gören davacı bu hususta seçimlik hakka sahip olup, davacıya kusur oranından ya da sorumluluğundan daha fazla ödeme yapan davalılar ise müteselsil ilişkide 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. ve 167. maddesi uyarınca şartları varsa diğer davalılara rücu edebilecektir. Bu durumda, davacı için tespit edilecek tazminattan müteselsil sorumluluk gereğince, davacıya karşı sürücü, işleten - malik ve ZMMS sigortanın tamamı sorumludur.Somut olayda 2017.E.53632 ve 2017/55363 K.sayılı sigorta tahkim komisyonu kararının, kararın kesinleştiğine ve davacıya 5.191,75 TL ödendiğine ilişkin herhangi bir bilginin dosya içerisine alınmadığı, davalı sigortaca yapılmış olan ödemenin hangi veriler dikkate alınarak (kusur oranı, maluliyet oranı, gelir-asgari ücret dikkate alınarak mı yoksa asgari ücretin üzerinde bir ücret dikkate alınmak suretiyle mi) hesaplanmak suretiyle davacıya ödendiğine ilişkin davalı sigortaca düzenlenmiş olan hesap raporunun, hasar dosyasının dosya içerisine alınmadığı anlaşılmakla; öncelikle davalı sigorta tarafından davacıya yapılmış olan 17/08/2016 tarihli 29.441-TL'lik ödemenin hangi veriler dikkate alınmak suretiyle davacıya ödendiğine ilişkin hesap raporunun, hasar dosyasının davalı sigortadan istenmesi, varsa taraflar arasındaki ibraname-sulh sözleşmesinin bir suretinin dosya arasına alınması, bu eksiklikler giderildikten sonra, dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi ile taraflar arasında ibraname-sulh sözleşmesi varsa ibraname-sulh sözleşmesi tarihi itibariyle tazminat hesaplaması yapılması, ibraname-sulh sözleşmesine esas maluliyet oranı ve gelir dikkate alınarak yapılan hesaplama kadar, davacı ile davalı sigorta arasında, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hüküm altına alınmış olan miktar yönünden HMK'nın 303. maddesi uyarınca maddi anlamda kesin hüküm durumunun değerlendirilmesi, ibraname-sulh sözleşmesine esas alınan maluliyet oranı ve geliri aşan durum olması halinde ise aşan kısım yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu kararının davacı ile davalı sigorta arasında maddi anlamda hüküm oluşturmayacağı hususu değerlendirilmek suretiyle aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmak suretiyle oluşan sonuca göre hüküm kurulması; davacıya davalı sigortaca yapılan ödemenin ibraname-sulh sözleşmesine ilişkin olarak yapılmamış olması, ancak ödemeye ilişkin hesap raporunun, hasar dosyasının temin edilmesi halinde ise, hesap raporuna esas maluliyet oranı ve gelir durumu dikkate alınarak 29.441- TL.lik ve sigorta tahkim komisyonu kararı neticesinde yapılan ödeme güncellenmek suretiyle, hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi yönüyle Sigorta Tahkim Komisyonu kararının maddi anlamda kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde hatalı karar verilmiş olduğu kanaatine varılmış olmakla davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu görülmüştür.01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı)Somut olayda, davacının cismani zarardan doğan tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi esas alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla;19/06/2021 tarihinde 31516 sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde "...destekten yoksun kalma, sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu malu sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır..." hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, 07/10/2015 kaza tarihi dikkate alındığında eldeki davada uygulanamayacağı kanaatine varılmış olunduğundan, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılması yönündeki davalı sigorta vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davanın çözümünü sağlayacak ve esasına etki edecek nitelikteki deliller usulünce ve tam manasıyla toplanmadan dolayısıyla değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olduğundan, davalı sigorta vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle sınırlı olarak kabulü, ilk derece mahkemesi kararının, duruşma yapılmaksızın, kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/6 gereğince duruşma açılmaksızın karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

  1. ) Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a/6. maddesi gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/345 Esas, 2023/265 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

  2. ) Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,

  3. ) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvurana iadesine,

  4. ) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. ) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. ) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,

  7. ) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/6. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1 - a, 362/1 - g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenkanunukanunulardaTazminatkonusutaraflarınsavunmalarınıniflasistinafAçılanVedeğerlendirilmesiyapılmasınadeğişiklikgerekçesebepleri"icraZararCismaniÖlümkesinileridelillerinkayseriiddiaSebebiylenumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim