SoorglaÜcretsiz Dene

Kayseri BAM 3. HD 2022/2774 E. 2023/1998 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2774

Karar No

2023/1998

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2774

KARAR NO: 2023/1998

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/10/2022

NUMARASI: 2021/564 Esas, 2022/732 Karar

DAVANIN KONUSU: Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat

DAVA TARİHİ: 27.08.2021

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 21.11.2023

YAZILDIĞI TARİH: 21.11.2023

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/564 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ...vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ...marka araçla sürücüsü tespit edilemeyen ...plakalı aracın ön kısmıyla diğer aracın sol yan kısmına çarpması neticesinde çift taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müteveffanın araç içinde yolcu olduğunu, kazanın oluşumunda müteveffanın kusurunun bulunmadığını, müteveffanın ölümüyle birlikte eşi ve engelli oğlunun destekten yoksun kaldığını, davacıların bundan sonraki hayatları boyunca fazlasıyla acı çekeceklerini, davacıların hayatlarının en acı olayını yaşadıklarını, bu nedenlerle şimdilik 2.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 1.000,00-TL, ...vasisi ... için 1.000,00-TL'nin tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Yetki, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarını sunduklarını, zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, başvurunun tam yapılmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine karşı davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, poliçe genel şartları ve yasal düzenleme gereğince dava konusu talep açıkça teminat kapsamı dışında olduğundan davanın reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda rapor alınmasını zorunlu olduğunu, tazminat miktarı hesaplanırken aylık net asgari ücret esas alınması gerektiğini, müteveffanın davacılara destek olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, davacı ... eşi olmasına rağmen soyadının aynı olmaması, 01/02/2021 tarihinde evlendiği, evlenip evlenmediği hususunun araştırılması gerektiğini, davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın eşinin evlendiği, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmemesi gerektiği, ayrıca müteveffanın oğlunun kaza tarihinde 20 yaşından büyük olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilemeyeceği, bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, talebin kabul görmemesi halinde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davanın kabulü ile davacı ... için 7.016,64 TL, davacı ...için 408.223,25 TL olmak üzere toplam 415.239,89 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: A-) Davalı ...vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın dava açmadan müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmeyerek, davanın kabul edilmesi; dava açılmasına sebebiyet verilmediği, temerrüde düşülmediği dikkate alınmadan müvekkili şirket aleyhine faize, yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müteveffanın maliki olduğu ve sürücünün kusurlu olduğu tespit edilen ... plakalı aracın sürücüsü; kaza esnasında müteveffa ve diğer kişinin araçtan dışarı fırlaması nedeniyle tespit edilemediğini, davacı tarafın müteveffanın sürücü değil yolcu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddiasını ispat edemediğini, ilk derece mahkemesinin bu iddia ispat edilemediği halde müteveffanın yolcu olarak kabul edilmesi ve bu nedenle kusur indirimi yapılmadan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, her halükarda müteveffanın araçtan fırlamış olduğu dolayısıyla emniyet kemeri takmamış olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle tazminattan en az %20 oranında indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, her halükarda müvekkili şirketin yalnızca sigorta aracın kusurundan sorumlu olduğu gözetilmeden %100 kusur üzerinden tazminat hesaplanması ve müvekkili yönünden bu tazminat üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan heyet (kusur ve hesap) bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bu rapora göre verilen hükmün de hatalı olduğunu, müteveffanın oğlu olan davacı ...'nun ... doğumlu olup kaza tarihinde 20 yaşından büyük olduğunu, bu nedenle yerleşik içtihatlar uyarınca davacı lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacı ... yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı ...'ün ... tarihinde evlenmiş olduğunu, davacının bakımını sağlayıcı yeni bir tasarruf olduğuna göre yerleşik içtihatlar uyarınca davacı lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacı ... yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B-) Davalı ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. maddesi gereğince müvekkili şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, bu hususun cevap dilekçesi ile de belirtildiğini ancak ilk derece mahkemesince bu hususa dikkat edilmediğini, davacıların dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yasaya ve usulüne uygun yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiği halde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mirasçısı olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine karşı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, araç işleten ve sürücüsünün tazminat talepleri poliçe genel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı aracın asli kusurlu olduğuna yönelik değerlendirmede bulunulduğunu, belirtilen kusur dağılımını kabul etmediklerini, somut olayda kaza tespit tutanağında davacıların desteği ...'nun içinde bulunduğu aracın tali yoldan ana yola kontrolsüz çıktığı ve bu nedenle kazanın meydana geldiğinin belirtildiğini, tutanakta araçta bulunan iki kişi de araç dışına savrulmuş halde bulunduğundan sürücüsünün tespit edilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, kusur dağılımının Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden Seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi ve ayrıca Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi marifetiyle yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunun hesaplama tekniğinin de hatalı olduğunu, raporda teminat limitlerinin göz ardı edildiğini, gerekçeli kararda belirtilen temerrüt ve faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için söz konusu huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin dava dilekçesinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, olay da haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olduğunu, bu nedenle faiz yönünden müvekkilinin dava dilekçesinin kendilerine tebliğden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, davacı ...'ün eşi olmasına rağmen soyadının aynı olmaması nedeniyle evlenip evlenmediği hususu araştırılmadan hatalı hüküm kurulduğunu, bu bakımdan söz konusu hususun göz ardı edilerek mahkemece hatalı hüküm kurulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından yasal mevzuata aykırılıklar taşıyan bilirkişi raporları ile birtakım eksik ve hatalı değerlendirmeler doğrultusunda hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Davacı ...'ün kabul edilen maddi tazminat talebi bakımından; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı ... bakımından 7.016,64 TL maddi tazminata hükmedilmiş bu karara karşı davalılarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan karar tarihi itibariyle geçerli olan 8.000,00 TL kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Bu nedenle davacı ... bakımından hükmedilen 7.016,64 TL maddi tazminat kesinlik sınırının altında kaldığından davalıların, davacı ... lehine hükmedilen tazminat bakımından yaptıkları istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK md. 352/1-b uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

Davacı ...'nun kabul edilen maddi tazminat talebi bakımından; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun incelenebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu dosya kapsamı incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9860 Esas ve 2018/14781 Karar sayılı ilamında da Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf sebepleri ile bağlı olduğu vurgulanmıştır.)

Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda; Davanın kabulü ile davacı ... için 7.016,64 TL, davacı ... için 408.223,25 TL olmak üzere toplam 415.239,89 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine dair karar verilmiştir.

Kural olarak 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Dava konusu trafik kazası bakımından ...hakkında ...'nu taksirle öldürme suçundan yargılamanın yürütüldüğü Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/650 Esas, 2021/431 Karar sayılı kararında ... hakkında 1yıl 8 ay hapis cezası verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 22/03/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2021/4-307, K:2021/833 sayılı kararı uyarınca; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları (maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder nitelikte bir hüküm olmadığından) mahiyeti itibariyle hukuk hâkimini bağlamadığı gibi, TBK’nın 74/2. maddesi gereği hukuk hâkimi ceza hâkiminin kusur değerlendirmesi ve zarar belirlenmesine ilişkin kararı ile de bağlı değildir. Ancak bu durum ceza mahkemesi dosyasının delil olma niteliğini değiştirmemektedir.

Ceza dosyası kapsamındaki tutanaklar, tanık beyanları, sürücü ...hakkında ölüm nedeniyle verilen takipsizlik kararı başta olmak üzere ceza ve hukuk mahkemesindeki tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde; ... plakalı otomobilin sürücüsünün ...olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin davacılar desteği ...'nun ... plakalı otomobilde yolcu olduğunun kabul etmesi hatalı olup davalıların bu kapsamdaki istinaf itirazının haklı olduğu ve dava konusu trafik kazasının aşağıdaki şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Somut olayda; ... günü saat 20:20 sıralarında, sürücü... sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobil ile D260-10 Devlet Karayolunu takiben Ankara istikametinden Kayseri istikametine seyri sırasında olay mahalli 9+700 km. Yuvalı kavşağına geldiğinde, seyrine göre sağdan, Yuvalı istikametinden gelerek kavşağa giren sürücü ...idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kesimine aracının ön kesimiyle çarpması sonucu ölümle sonuçlanan dava konusu kaza meydana gelmiştir. Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahal dışında Devlet Karayolunda yağmurlu havada seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalli kavşağa geldiğinde, hızını hava ve zemin durumuna göre ayarlamamış, kavşak öncesi bulunan kavşak levhasını dikkate alarak kavşağa uygun hızla kontrollü yaklaşmaya özen göstermemiş, bu haliyle, seyrine göre sağdaki tali yoldan gelerek kontrolsüzce kavşağa girip kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayan sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobile aldığı fren tedbiriyle birlikte sol yan kesiminden çarpması ve çarptığı bu aracın takla atması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle %20 oranında kusurludur. Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahal dışında seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalli kavşağa geldiğinde, kavşak girişinde bulunan "DUR" levhasına rağmen, durup trafiği iyice kontrol etmeden, bölünmüş yolu takiben gelen ve kavşağa yaklaşmış olan araca rağmen, dikkatsiz ve hatalı biçimde kavşağa girmesiyle, solundan bölünmüş yolu takiben gelerek kavşağa giren ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücü ...'ın kullandığı otomobil ile aracına sol yan kesiminden çarptığı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle %80 oranında kusurludur.

Davacıların desteğinin, davalı ....'ye trafik sigortalı ... plakalı otomobilin işleteni olduğu ve sürücü iken gerçekleşen çift taraflı kazada öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. maddesinin (a) ve (c) bentleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için şu şartların gerçekleşmesi gerektiği söylenebilir.

a) Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır. Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır.

b) Motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölüm neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten (sigortalı) ya da işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır.

c) Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla desteğin kendi kusurundan kaynaklanan destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır.

01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise Genel Şartların A.3. maddesinde “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c ) bendinde “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde, "destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.

Buna göre; davacıların desteği davalı ...tarafından kesilen poliçede taraf olan işleten (sigortalı) olduğundan, ölen kişi üçüncü kişi sayılmayacağından, sigortalı/desteğin ölümü nedeni ile desteğinden yoksun kalan davacıların zararı sigorta teminat kapsamında olmadığından zarardan, davalı ....'nin sorumlu tutulması doğru değildir. Bu nedenle davalı ...'ye karşı açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı ...'nin istinaf başvurusu yerinde bulunarak kabul edilmiştir. (Benzer hukuki uyuşmazlıklarda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2019/2910, K:2020/962 sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/6701, K:2021/10066 sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/9809, K:2021/14420 sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2022/3882, K:2022/10062 sayılı kararlarında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.)

Davacılar tarafından davalı ...'ye dava açılmadan önce gerekli başvurunun yapıldığı ve ayrıca dava şartı arabuluculuk başvurusunun da yapıldığı dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı için davalı ....'nin usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacakları yönündeki istinaf itirazlarının haklı olmadığı ve reddedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Ölen destek ... davalı ....'nin sigortaladığı ... plaka sayılı araçta bulunmadığından davalı ...bakımından hatır taşıması indirimi yapılması mümkün olmadığı gibi davalı .... karşı aracın trafik sigortacısı olduğundan karşı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğu mevcuttur. Dolayısıyla davalı ....'nin hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazı haklı görülmeyerek reddedilmiştir.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamıyla ve ayrıca ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ve ceza mahkemesinin kabulüyle uyumlu şekilde hazırlandığı anlaşıldığından davalı ....'nin kusur raporu bakımından istinaf itirazının yerinde olmadığı ve yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan kusur oranlarının doğru olduğu kabul edilmiştir.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda, TRH-2010 yaşam tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/5068, K:2021/3211 sayılı kararındaki kabul ve açıklamalara uygun olup davalı ....'nin 1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazı haklı bulunmayarak reddedilmiştir. Öte yandan, davacı ...'nun 18 yaşından büyük olmasına rağmen akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmasına dair mahkeme kararı ile vesayet dosyasında alınan sağlık kurulu raporu, kolluk görevlilerince hazırlanan 21/12/2021 tarihli ekonomik ve sosyal durum araştırma raporunda yatalak olduğunun belirtilmesi, başka bir olay nedeniyle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 13/09/2019 tarihli raporda kendi başına hayatını idame ettiremeyeceğinin belirtilmesi bir bütün olarak dikkate alındığında, davacı ...'nun sağlık durumu itibariyle destek ihtiyacının devam ettiği ve hesap bilirkişisi raporunda destek zararının hesaplanmasının doğru olduğu kanaatine varılarak aksi yöndeki davalı ....'nin istinaf itirazı haklı görülmeyerek reddedilmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2013/9521, K:2014/9902 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. Dava konusu olayda davalı ... kazaya neden olan ...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacılar desteğinin de kusuru bulunduğu anlaşıldığından, davalı....'nin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında yani %20 oranında sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde tazminatın tamamından sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiş, davalı ....'nin bu kapsamdaki istinaf itirazı haklı bulunmuştur.

Davacıların desteği ...nun kaza sırasında emniyet kemerini takmadığı ve araçtan fırlayarak vefat ettiği dosya kapsamı itibariyle sabittir. O halde, belirlenen maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği halde ilk derece mahkemesince bu yönde bir değerlendirme yapılmaması hatalı olup davalı ...'nin bu kapsamdaki istinaf itirazı da haklı bulunmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2019/6507, K:2020/7392 sayılı kararında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya yargılamada bulunan eksikler duruşma yapılmadan tamamlanacak nitelikte ise Bölge Adliye Mahkemesince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenleme ve imkan doğrultusunda, davalıların, davacı ... bakımından hükmedilen maddi tazminat açısından yaptıkları istinaf başvuruları kabul edilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca Dairemizce gerekli düzeltme duruşma açılmaksızın yapılmalıdır. Bu doğrultuda; davacı ... tarafından davalı ...'ye karşı açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ... tarafından davalı ....'ye karşı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne (04/04/2022 havale tarihli hesap raporundaki maddi tazminat üzerinden davalı ....'nin sigortalısının %20 kusuruna karşılık gelen maddi tazminattan ayrıca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle bulunan) 65.315,72 TL maddi tazminatın (davalı tarafın usuli kazanılmış hakkına riayet edilerek) 13/10/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Davalıların, davacı ... lehine hükmedilen tazminat bakımından yaptıkları istinaf başvurusunun kesinlik sınırının altında kaldığından 6100 sayılı HMK md. 352 uyarınca usulden reddine karar verilmesi nedeniyle davacı ... lehine hükmedilen tazminat bakımından herhangi bir düzeltme yapılması mümkün olmadığından davacı ... ile ilgili bölüm hükümde aynen muhafaza edilmiştir.

Netice itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-2 uyarınca gerekli düzeltmeler duruşma açılmaksızın yapılarak Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

A-) Davacı ...'ün kabul edilen maddi tazminat talebi bakımından; davalıların, istinaf başvurusunun davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminatın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle 6100 sayılı HMK md. 352/1-b uyarınca USULDEN REDDİNE,

B-) Davalıların istinaf başvurularının davacı ...'nun kabul edilen maddi tazminat talebi bakımından KISMEN KABULÜNE; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli, 2021/564 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince düzeltilerek YENİDEN TESİSİ İLE,

  1. ) Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın kabulü ile; 7.016,64 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,

  2. ) Davacı ... tarafından davalı ....'ye karşı açılan maddi tazminat davasının reddine,

  3. ) Davacı ... tarafından davalı ....'ye karşı açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 65.315,72 TL maddi tazminatın (davalı tarafın usuli kazanılmış hakkına riayet edilerek) 13/10/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'na verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,

  4. ) Alınması gereken 4.941,02 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 1.411,43 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.470,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.470,29 TL harcın davalılardan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, (davalı ....'nin 336,61 TL'lik bölümünden sorumlu tutulmasına)

  5. ) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A. 11. 13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (Davalı ....'nin 131,92 TL'sinden sorumlu tutulmasına)

  6. ) Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 1.411,43 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.530,03 TL harcın davalılardan alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ....'nin 148,41 TL'sinden sorumlu tutulmasına)

  7. ) Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 77,10. TL ve bilirkişi ücreti 2.000,00 TL olmak üzere toplam 2.077,10. TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ....'nin 201,47 TL'sinden sorumlu tutulmasına)

  8. ) Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  9. ) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 7.016,64 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,

10-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...den alınarak davacı ...'na verilmesine,

11-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ndan alınarak davalılar ... ve ....'ye verilmesine,

12-) Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa re'sen iadesine,

13-) Davacı tarafından mükerrer yatırılan 571,90 TL keşif harcının davacılara iadesine,

C-) Davalıların istinaf başvuruları kısmen kabul edilmiş olmakla;

  1. ) İstinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine, istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına,

  2. ) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  3. ) a. ) Davalı ... tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 98,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 318,70 TL'nin davacı...ndan alınarak davalı ....'ye verilmesine,

b-) Davalı ... tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı ...'ndan alınarak davalı ...ye verilmesine,

  1. ) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,

Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 352/1-b ve 353/1-b/2 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı ... bakımından verilen karar açısından tüm taraflar yönünden, davacı ... bakımından verilen karar açısından ise davalı .... yönünden 6100 sayılı HMK'nın 362/1-b maddesi uyarınca kesin olmak üzere, davacı ... bakımından verilen karar açısından davacı ve davalı .... yönünden 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınÖlümkabulüneAçılanreddineusuldentesisiyenidenkaldırılmasınaTazminatkonusuSebebiyleMaddinumarası"dur"kısmen

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim