Kayseri BAM 3. HD 2022/2379 E. 2023/1783 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/2379
2023/1783
24 Ekim 2023
T. C.
K A Y S E R İ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2379
KARAR NO: 2023/1783
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2022
NUMARASI: 2018/928 Esas, 2022/393 Karar
DAVANIN KONUSU: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 27.12.2018
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: 24.10.2023
YAZILDIĞI TARİH: 24.10.2023
Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/928 Esas, 2022/393 Karar sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 22.04.2017 tarihinde Kayseri ... ilçesi merkezinde 20.00 sularında ... plakalı araç ... sevk ve idaresinde iken müvekkiline çarptığını, olayın, karayolu olarak kabul edilen yerde, sürücünün düğün eğlencesinde kalabalığın üzerine kasten aracını hızlı bir şekilde sevk etmesi ile meydana geldiğini; ceza dosyası içeriğine göre ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin ameliyat ve tedavi süreci yaşayacak şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, %8 kalıcı işgücü kaybı olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketine başvurduğunu, kalıcı maluliyet belirtir kesin rapor istendiğini, bunun mümkün olmadığını, müvekkilinin kalıcı sakatlanması ve tedavi sürecindeki üzüntü ve elem nedeniyle 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... 'dan tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1000TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları ile yol giderleri için 500TL'nin... 'a yükletilmesini ve hükmedilecek tazminat nedeniyle vekalet ücreti ödenmesini; kazaya neden olan ... plakalı aracın trafik kaydına tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, dosya için kusur yönünden ve maluliyet oranı tespiti bakımından rapor alınmasını, müvekkilinin manevi tazminat, geçici iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını talep edilen manevi tazminata ilişkin harç ve giderlerden de müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz oranını aşan her türlü talebinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacının 1.000 TL geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat talebinin reddine, davacının 1.777,50 TL bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin reddine, davacının kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile; 299.615,60 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 2.000,00 TL tedavi gideri tazminatı toplamı 301.615,60-TL'nin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 09/04/2018 tarihinden, diğer davalı ... 'dan kaza tarihi olan 22/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... 'dan kaza tarihi olan 22/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verildiği görülmüştür.Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... A.Ş. vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından işbu husus gözetilmeden karar verildiğini, davacının maluliyetten doğan geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri tazminatına ilişkin taleplerinin teminat dışı olduğunu, bilirkişi raporundaki aksi tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, birlikte kalıcı işgöremezlik zararına dayanarak maluliyet raporunun kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ve uzman görüş kapsamında yer alan görüşte tespit edilen maluliyet oranının mahkeme tarafından tespit edilenden çok daha düşük olduğunu, mahkeme tarafından iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, mahkeme tarafından tanzim edilen kusur raporunda davacının %30 oranında kusurunun bulunduğu tespit edilmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından tüm kusur sigortalı araç sürücüsüne yüklendiğini, hukuk mahkemesi hakiminin ceza mahkemesinde alınan kararlara bağlı olmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faiz oranı belirlenirken dava tarihinin baz alınması gerektiğini, bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9860 Esas ve 2018/14781 Karar sayılı ilamında da Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf sebepleri ile bağlı olduğu vurgulanmıştır.)
Yukarıda açıklaması yapılan 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları ve ayrıca manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davacının 1.000 TL geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat talebinin reddine, davacının 1.777,50 TL bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin reddine, davacının kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile 299.615,60 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00 TL tedavi gideri tazminatı toplamı 301.615,60-TL'nin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 09/04/2018 tarihinden, diğer davalı ... 'dan kaza tarihi olan 22/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... 'dan kaza tarihi olan 22/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir. Bu karara karşı sadece davalı ... A.Ş. vekilince aleyhine hükmedilen maddi tazminat kalemleri yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğu için istinaf incelemesi kabul edilen maddi tazminatlarla sınırlı olarak yapılacaktır.Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ... ) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda davalı sürücü ... aynı zamanda araç malikidir) de maddi zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacının, maddi zararını ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den isteme hakkı da vardır.Somut olayda; 22/04/2017 tarihinde kalabalık bir grubun davalı ... 'ı darp ettikleri, davalının daha fazla darp edilmesini önlemek için araya giren bazı kişilerin davalıyı ... plaka sayılı arabasına bindirerek olay yerinden ayrılmasını istedikleri, arabanın etrafında kalabalık bir grup insanın bulunduğu esnada davalının aracını hızlaca hareket ettirerek davacı ... 'e ve dava dışı başka şahıslara çarparak yaralanmalarına sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu olay bakımından ceza davasının görüldüğü Yeşilhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/38 Esas, 2019/135 Karar sayılı dosyasında; davalı ... 'ın silahtan sayılan otomobili ile kalabalıktan birilerinin yaralanma olasılığının bulunması ve bunu tamamen öngörmesine rağmen kalabalığın içine doğru aracını hızlı bir şekilde sürmesi bir bütün olarak dikkate alındığında davalının kasıtlı hareket ettiği gerekçesiyle davalının, davacı ... 'e çarpmak suretiyle TCK m. 86/1, 86/3-e, 87/3 maddeleri kapsamında silahla kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği sabit görüldüğünden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin 2019/3552 Esas, 2021/2177 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.Davaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamıştır. Aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartlardan olup somut olayda hepsi mevcuttur. Araç işleteninin veya sürücüsünün kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmemiş olup, rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olduğundan, sürücünün sorumluluğu ortadan kalkmayacaktır. O halde olayın trafik kazası olduğu, sürücünün zarardan sorumlu olduğu ve zararın teminat dışı olmadığı kabul edilerek davalı ... A.Ş.'nin zarardan sorumluluğuna karar verilmesi doğrudur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021/14497, K:2022/15164 sayılı kararında da benzer yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.) Öte yandan; davalının eyleminin kasten gerçekleştirildiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin davacıyı kusursuz olarak kabul edip tazminat miktarını hesaplaması doğru olup davalı sigorta şirketinin kusur durumu ve oranı bakımından yaptığı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarihli raporuna göre davacının %8 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 6 (altı) ay olduğu, 1 aylık iyileşme süresince bakıcı ihtiyacının uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu raporun olay tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında hazırlandığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin istinaf dilekçesinin ekinde sunulan uzman görüşünde olay tarihinde yürürlükte bulunmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinden de faydalanıldığının belirtilmesi ayrıca hükme esas alınan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarihli raporunun dosya kapsamındaki Kayseri Şehir Hastanesi'nin ... tarihli raporuyla ve dosya arasındaki tüm tıbbi belgelerle uyumlu şekilde hazırlandığı dikkate alınarak; uzman görüşüyle hükme esas alınan maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğu kapsamındaki davalı sigorta şirketi istinaf itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.2918 sayılı KTK md. 97 uyarınca davacının dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunduğu anlaşıldığından, bir kısım belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle bu başvurunun geçersiz sayılması gerektiği yönündeki sigorta şirketinin istinaf itirazının yerinde olmadığı açıktır. Ayrıca davacının sigorta şirketine başvurusu sırasında Genel Şartlar uyarınca gerekli tüm belgeleri ("Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında hazırlanan Kayseri Şehir Hastanesi'nin ... tarihli maluliyet raporu da dahil olmak üzere) başvuru evrakına eklediği anlaşıldığından, sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin bu başvurudan 8 iş günü sonrası olarak belirlenmesi doğrudur. Zira sigorta şirketinin 28/03/2018 tarihli yazısında eksik belge olarak belirttiği ... plaka sayılı aracın dava konusu olaya karıştığına dair bilgi ve belgeler sigortaya sunulan kolluk görevlilerince hazırlanmış tahkikat evrakı arasında mevcuttur.Son olarak; KTK'nın 6704 sayılı Yasayla değişik 90, 92, 93, 97 ve 99. maddelerinin kimi yönlerden Anayasanın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapılan itiraz başvuruları üzerine, 09/10/2020 günlü ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 esas ve 2020/40 karar sayılı ilamında; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/04/2016 tarihli ve 6704 sayılı Yasası'nın 3. maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "... ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda .." ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "... ve genel şartlarda..." ibaresinin; aynı Kanunun 92'nci maddesine 6704 sayılı Yasa'nın 4. maddesiyle eklenen "i" bendinin; Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, davalı sigortacının sorumluluğunun kapsamının 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirleneceği kabul edilemez. Dolayısıyla da davalı sigorta şirketinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca sorumlu tutulamayacakları yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden davalının sorumlu olduğunu kabul etmesinin doğru olduğu kanaatine ulaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
-
) Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
) Alınması gereken 20.603,36. TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında peşin alınan toplam 5.155,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.448,36 TL'nin davalı ... A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına, davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının da Hazineye gelir kaydına,
-
) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
) Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
-
) Davalı ... A.Ş. tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56